- Katılım
- 26 Haz 2009
- Konular
- 3,917
- Mesajlar
- 6,237
- Reaksiyon Skoru
- 252
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 16 Yıl 11 Ay 21 Gün
- Başarım Puanı
- 301
- MmoLira
- -101
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Pers İmparatorluğunun sona ermesiyle kurulan Pontus Krallığı döneminde Caberia adıyla anılan Niksar; Sayfiye alanlarına pek çok tapınak, saray ve yerleşim birimi inşa edilmiştir. MÖ 72 yıllarında Romalılarla Pontuslular arasında cereyan edenMithridat savaşlarının üçüncüsü Niksarda yapılmış ve şehir Romalıların eline geçmiştir. Romalılar, şehre Neocaesarea (Kayser'in yeni şehri) adını vermiş ve Niksar ismi Neocaesarea'dan dönüşmüştür.
Niksar, Romalılar döneminde ayrıca Diospolis, Sebaste isimleriyle anılmıştır. 1672 yılında Niksara gelen Evliya Çelebi ise Seyahatnamesinde Niksar ismi hakkında uydurulan şöyle bir hikayeyi nakleder;
demektedir.
Roma İmparatorluğu'nun M.S. 395 yılında ikiye bölünmesiyle Niksar, Bizans egemenliğine girmiştir. 11. yüzyılda Türklerin Anadoluya yaptıkları akınlarda 1067 yılında Alp Arslanın komutanlarından Afşin Bey tarafından fethedilmiş, ancak 1068yılında tekrar Bizansın eline geçmiştir. Malazgirt Savaşı sonrasında ise Artuk Bey tarafından fethedilen Niksar, 1073te tekrar elden çıkmıştır.
Niksarın asıl fatihi Danişmendli Devletinin kurucusu olan Melik Danişmend Gümüştekin Ahmet Gazi olmuştur. Danişmend Gazi fetihten sonra Niksarı sahil Rumlarına karşı mücadelede kendisine hem bir üs hem de bu devletin başkenti olarak seçmiştir. Bu dönemde Niksar ilim ve kültür merkezi haline gelmiştir.
1175te II. Kılıçaslan zamanında Selçuklu topraklarına katılan Niksar, Moğol istilası ile 1341de önce Eretna Devletinin daha sonra da Tacettinoğulları Beyliğinin hâkimiyetine girmiş ve bu beyliğin merkezi olmuştur.
1387 yılında Niksarı ele geçiren Kadı Burhaneddinin bir savaşta öldürülmesi üzerine bölge halkı Yıldırım Bayezidtan yardım istemiş ve Yıldırım Beyazıtın oğul Süleyman Çelebi 1398de Niksarı Osmanlı topraklarına katmıştır.
Fatih Sultan Mehmetin Trabzon seferi, Yavuz ve Kanuninin doğu seferleri sırasında uğradıkları tarihi şehir, Osmanlıların son yıllarında Tokat Sancağına bağlı bir kaza merkezi olarak varlığını sürdürdü.
Tarihi geçmişinin simgesi olarak Roma, Bizans, Selçuklu, Danişmendli ve Osmanlı Devletinden kalma pek çok eser hala şehrin tabii bir parçası olarak ayaktadır. İstiklal Savaşı sırasında Rum ve Ermeni çetelerinin baskılarıyla karşılaşan Niksar, diğer taraftan memleketimizi işgal eden düşmanlara karşı, 16 Haziran 1919da İzmirin işgalini protesto etmek amacıyla Anadoludaki ilk mitinglerden birini gerçekleştirerek Cumhuriyetten bugüne kadar varlığını sürdürmektedir.
20 Haziran 1919da İzmirin Yunanlılar tarafından işgal edilmesi üzerine Tokattaki ilk miting Niksarda yapmıştır. Binlerce kişinin katıldığı miting sonunda Redd-i İlhak Cemiyeti Reisi Hacı Mahir Beyin imzası ile İtilaf Devletleri temsilcilerine aşağıdaki metinle telgraf çekilmiştir.
Niksar, Romalılar döneminde ayrıca Diospolis, Sebaste isimleriyle anılmıştır. 1672 yılında Niksara gelen Evliya Çelebi ise Seyahatnamesinde Niksar ismi hakkında uydurulan şöyle bir hikayeyi nakleder;
| « Bu Niksar'ın doğusu Nik Hisar, yani iyi hisar olup hafifletmek suretiyle yanlış olarak Niksar denir. » | |
Roma İmparatorluğu'nun M.S. 395 yılında ikiye bölünmesiyle Niksar, Bizans egemenliğine girmiştir. 11. yüzyılda Türklerin Anadoluya yaptıkları akınlarda 1067 yılında Alp Arslanın komutanlarından Afşin Bey tarafından fethedilmiş, ancak 1068yılında tekrar Bizansın eline geçmiştir. Malazgirt Savaşı sonrasında ise Artuk Bey tarafından fethedilen Niksar, 1073te tekrar elden çıkmıştır.
Niksarın asıl fatihi Danişmendli Devletinin kurucusu olan Melik Danişmend Gümüştekin Ahmet Gazi olmuştur. Danişmend Gazi fetihten sonra Niksarı sahil Rumlarına karşı mücadelede kendisine hem bir üs hem de bu devletin başkenti olarak seçmiştir. Bu dönemde Niksar ilim ve kültür merkezi haline gelmiştir.
1175te II. Kılıçaslan zamanında Selçuklu topraklarına katılan Niksar, Moğol istilası ile 1341de önce Eretna Devletinin daha sonra da Tacettinoğulları Beyliğinin hâkimiyetine girmiş ve bu beyliğin merkezi olmuştur.
1387 yılında Niksarı ele geçiren Kadı Burhaneddinin bir savaşta öldürülmesi üzerine bölge halkı Yıldırım Bayezidtan yardım istemiş ve Yıldırım Beyazıtın oğul Süleyman Çelebi 1398de Niksarı Osmanlı topraklarına katmıştır.
Fatih Sultan Mehmetin Trabzon seferi, Yavuz ve Kanuninin doğu seferleri sırasında uğradıkları tarihi şehir, Osmanlıların son yıllarında Tokat Sancağına bağlı bir kaza merkezi olarak varlığını sürdürdü.
Tarihi geçmişinin simgesi olarak Roma, Bizans, Selçuklu, Danişmendli ve Osmanlı Devletinden kalma pek çok eser hala şehrin tabii bir parçası olarak ayaktadır. İstiklal Savaşı sırasında Rum ve Ermeni çetelerinin baskılarıyla karşılaşan Niksar, diğer taraftan memleketimizi işgal eden düşmanlara karşı, 16 Haziran 1919da İzmirin işgalini protesto etmek amacıyla Anadoludaki ilk mitinglerden birini gerçekleştirerek Cumhuriyetten bugüne kadar varlığını sürdürmektedir.
20 Haziran 1919da İzmirin Yunanlılar tarafından işgal edilmesi üzerine Tokattaki ilk miting Niksarda yapmıştır. Binlerce kişinin katıldığı miting sonunda Redd-i İlhak Cemiyeti Reisi Hacı Mahir Beyin imzası ile İtilaf Devletleri temsilcilerine aşağıdaki metinle telgraf çekilmiştir.


