- Katılım
- 17 Şub 2013
- Konular
- 2,610
- Mesajlar
- 11,806
- Reaksiyon Skoru
- 435
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 245
- TM Yaşı
- 13 Yıl 2 Ay 4 Gün
- MmoLira
- -76
- DevLira
- 0
Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!
Seyfülislam Kaddafi, Muammer Kaddafi'nin, ikinci eşi Safiyeden 25 Haziran 1972de dünyaya gelen ilk oğludur. Kaddafi oğluna İslamın Kılıcı anlamına gelen Seyfülislam (Saif Al İslam) adını verdi.
Seyfülislam Kaddafi, Trablustaki Al-Fateh Üniversitesinde mimarlık okudu. 1995te Viyana Üniversitesinde eğitimini sürdürürken, İsviçre vizesini uzatmayınca Cenevre Üniversitesinden kovuldu. Sonra eğitimini Londra Ekonomi Okulundan aldığı doktorayla taçlandırdı. Mezun olup ülkesine döndüğünde, Fas Kralı 2. Hasan tarafından babasına hediye olarak inşa edilen, Trablusa tepeden bakan villaya yerleşti.
1997de Trablusta Kaddafi Uluslararası Yardım Vakfını kurdu ve ülkesi adına yardım kampanyaları düzenlemeye başladı. Örneğin, depremin yerle bir ettiği Haitiye yüzlerce ton yardım malzemesi gönderdi.
Seyfülislam Kaddafi'nin en büyük amacı Libya'ya demokrasiyi getirmekti. Demokrasinin Libyada kök salacağına inanıyordu ve bunu sık sık dile getiriyordu. 2004te New York Timestan Craig Smithe, Gelecek demokrasidir. Biz bölgemizden daha ileri olmak zorundayız, geride kalamayız. Çünkü bütün dünya demokrasiye doğru gidiyor diyordu. Aynı yıl Arapların dünyaca ünlü haber kanalı El Cezireye verdiği röportajda: Libyaya demokrasi getirmek zorundayız. Araplar ya değişecekler ya da değişim dışarıdan empoze edilecek. Hatta Seyfülislam Kaddafi, daha kapsamlı sohbetlerinde Libya siyasetinin bir evrime değil, devrime ihtiyacı olduğunda da bahsediyordu.
2006da rejimi eleştirdiği için babasıyla girdiği bir tartışmadan sonra Libyayı terk etti. İki yıl yurtdışında bankacılık sektöründe çalıştı. Babasının çağrısı üzerine 2008de Libyaya geri döndü.
Seyfülislamın en büyük hedeflerinden biri, Libyanın Amerikayla ilişkilerini normalleştirmekti. Amerikan şirketlerinin ülkesinde yatırım yapmasını, Libyalı gençlerin Amerikada eğitim görmesini istiyordu. 2008de dönemin ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Riceı Amerikada ziyaret etti. Bakanlık yetkilileri, Libya ile büyüyen ve gelişen ilişkilerde, Seyfülislamı önemli bir siyasi figür ve babasının ardılı olarak tanımlıyordu. Ağustos 2008de Reuterse konuşan Seyfülislam, ülkesinin daha iyi bir gelecek ve sivil bir toplum inşa etmek için gayret ettiğini söylüyordu. Ajansın, Sait: Libya reformu için geri sayım başlıyor başlığıyla duyurduğu makalede, izolasyondan yıllar sonra Libyanın uluslararası politikanın tam ortasında olduğu vurgulanıyordu. Seyfülislamın çabası, Riceın, 55 yıl sonra bir Kuzey Afrika ülkesini ziyaret eden ilk Amerikalı Dışişleri Bakanı olarak, Eylül 2008de Trablusu ziyaretiyle meyvesini verdi.
Kaddafi öldürüldükten sonra Seyfülislam muhalifler tarafından Libya'nın güneyindeki Sebha bölgesinde yakalanıp tutuklandı.
Seyfülislam Kaddafi, Trablustaki Al-Fateh Üniversitesinde mimarlık okudu. 1995te Viyana Üniversitesinde eğitimini sürdürürken, İsviçre vizesini uzatmayınca Cenevre Üniversitesinden kovuldu. Sonra eğitimini Londra Ekonomi Okulundan aldığı doktorayla taçlandırdı. Mezun olup ülkesine döndüğünde, Fas Kralı 2. Hasan tarafından babasına hediye olarak inşa edilen, Trablusa tepeden bakan villaya yerleşti.
1997de Trablusta Kaddafi Uluslararası Yardım Vakfını kurdu ve ülkesi adına yardım kampanyaları düzenlemeye başladı. Örneğin, depremin yerle bir ettiği Haitiye yüzlerce ton yardım malzemesi gönderdi.
Seyfülislam Kaddafi'nin en büyük amacı Libya'ya demokrasiyi getirmekti. Demokrasinin Libyada kök salacağına inanıyordu ve bunu sık sık dile getiriyordu. 2004te New York Timestan Craig Smithe, Gelecek demokrasidir. Biz bölgemizden daha ileri olmak zorundayız, geride kalamayız. Çünkü bütün dünya demokrasiye doğru gidiyor diyordu. Aynı yıl Arapların dünyaca ünlü haber kanalı El Cezireye verdiği röportajda: Libyaya demokrasi getirmek zorundayız. Araplar ya değişecekler ya da değişim dışarıdan empoze edilecek. Hatta Seyfülislam Kaddafi, daha kapsamlı sohbetlerinde Libya siyasetinin bir evrime değil, devrime ihtiyacı olduğunda da bahsediyordu.
2006da rejimi eleştirdiği için babasıyla girdiği bir tartışmadan sonra Libyayı terk etti. İki yıl yurtdışında bankacılık sektöründe çalıştı. Babasının çağrısı üzerine 2008de Libyaya geri döndü.
Seyfülislamın en büyük hedeflerinden biri, Libyanın Amerikayla ilişkilerini normalleştirmekti. Amerikan şirketlerinin ülkesinde yatırım yapmasını, Libyalı gençlerin Amerikada eğitim görmesini istiyordu. 2008de dönemin ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Riceı Amerikada ziyaret etti. Bakanlık yetkilileri, Libya ile büyüyen ve gelişen ilişkilerde, Seyfülislamı önemli bir siyasi figür ve babasının ardılı olarak tanımlıyordu. Ağustos 2008de Reuterse konuşan Seyfülislam, ülkesinin daha iyi bir gelecek ve sivil bir toplum inşa etmek için gayret ettiğini söylüyordu. Ajansın, Sait: Libya reformu için geri sayım başlıyor başlığıyla duyurduğu makalede, izolasyondan yıllar sonra Libyanın uluslararası politikanın tam ortasında olduğu vurgulanıyordu. Seyfülislamın çabası, Riceın, 55 yıl sonra bir Kuzey Afrika ülkesini ziyaret eden ilk Amerikalı Dışişleri Bakanı olarak, Eylül 2008de Trablusu ziyaretiyle meyvesini verdi.
Kaddafi öldürüldükten sonra Seyfülislam muhalifler tarafından Libya'nın güneyindeki Sebha bölgesinde yakalanıp tutuklandı.


