Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
İflas, borçlarını ödemekten aciz olduğu mahkeme kararı ile tespit ve ilan olunan borçlunun halidir. Bu halde bulunan borçluya müflis denir. Sözünü ettiğimiz hal, İcra ve İflas Kanunu tarafından düzenlenmiş yasal bir durumdur.
Kanunda gösterilen hal ve şartlarda müflis duruma düşen borçlu için herhangi bir müeyyide söz konusu değildir. Ancak, İİKnun 311. maddesi başlığı Hileli iflas şeklindedir; işte bu maddede düzenlenmiş hallerde, müflis borçlu hakkında TCK m. 506da gösterilen müeyyide uygulanır.
İlk madde 311de ortaya konulmuş ana ilkeye göre, iflasından evvel veya sonra alacaklılarını zarara sokmak kasdı ile... aşağıdaki suretlerde hileli muamelelerde bulunan kimse hileli müflis sayılır ve TCKya göre cezalandırılır. Kanunun bu düzenlemesi, alacaklıları zarara sokmak kasdı ile hareketi, hileli iflas için gerekli görmüş ve yedi bent içinde topladığı hileli hareket ve muameleleri hileli iflasın kabulüne karine kabul etmiştir.
Bu haller şunlardır:
1) Alacaklıların müşterek rehin makamında olan mallarını tamamen veya kısmen kaçırır, gizler veya tahrip ederse,
2) Alacaklılar zararına hakikat hilafına makbuz verir veya yazı ile borç ikrar ederse,
3) Muvazaalı satış, muamele veya bağış yaparsa,
4) Evlenme mukavelesinde gerçekte getirilmemiş bir çeyizi getirilmiş gibi tanırsa,
5) Gerçek dışı borç ikrar etmek veya muvazaalı muameleler ve sözleşmeler yapmak suretiyle alacaklılarını zarara sokarsa,
6) Borcunun alacağından fazla olduğunu bildiği halde, önemli değer taşıyan malını veya fabrikası mahsullerini hem satış günü piyasasından, hem de maliyet değerinden pek aşağı bir fiyata satarak mevcudunu israf ederse,
7) Konkordato sözleşmesi dışında alacaklıya özel çıkar temin ederse.
İşte yukarıda sayılan hallerde borçlu, hileli iflas durumunda kabul edilmektedir; bu durumda olan borçluya TCK m. 506ye göre Hileli müflisler hakkında iki seneden beş seneye kadar ağır hapis cezası verilir.
Kanunda gösterilen hal ve şartlarda müflis duruma düşen borçlu için herhangi bir müeyyide söz konusu değildir. Ancak, İİKnun 311. maddesi başlığı Hileli iflas şeklindedir; işte bu maddede düzenlenmiş hallerde, müflis borçlu hakkında TCK m. 506da gösterilen müeyyide uygulanır.
İlk madde 311de ortaya konulmuş ana ilkeye göre, iflasından evvel veya sonra alacaklılarını zarara sokmak kasdı ile... aşağıdaki suretlerde hileli muamelelerde bulunan kimse hileli müflis sayılır ve TCKya göre cezalandırılır. Kanunun bu düzenlemesi, alacaklıları zarara sokmak kasdı ile hareketi, hileli iflas için gerekli görmüş ve yedi bent içinde topladığı hileli hareket ve muameleleri hileli iflasın kabulüne karine kabul etmiştir.
Bu haller şunlardır:
1) Alacaklıların müşterek rehin makamında olan mallarını tamamen veya kısmen kaçırır, gizler veya tahrip ederse,
2) Alacaklılar zararına hakikat hilafına makbuz verir veya yazı ile borç ikrar ederse,
3) Muvazaalı satış, muamele veya bağış yaparsa,
4) Evlenme mukavelesinde gerçekte getirilmemiş bir çeyizi getirilmiş gibi tanırsa,
5) Gerçek dışı borç ikrar etmek veya muvazaalı muameleler ve sözleşmeler yapmak suretiyle alacaklılarını zarara sokarsa,
6) Borcunun alacağından fazla olduğunu bildiği halde, önemli değer taşıyan malını veya fabrikası mahsullerini hem satış günü piyasasından, hem de maliyet değerinden pek aşağı bir fiyata satarak mevcudunu israf ederse,
7) Konkordato sözleşmesi dışında alacaklıya özel çıkar temin ederse.
İşte yukarıda sayılan hallerde borçlu, hileli iflas durumunda kabul edilmektedir; bu durumda olan borçluya TCK m. 506ye göre Hileli müflisler hakkında iki seneden beş seneye kadar ağır hapis cezası verilir.