Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
Denizcilik alanında gemi veya yüke gelen olağandışı zararları belirtmek için avarya terimi kullanılmaktadır. Günümüzde, başlıca üç tür avaryadan bahsedilmektedir ki, bunlar:
1) Müşterek avarya (TK m. 1179),
2) Küçük Avarya,
3) Hususi avaryadır (TK m. 1180).
Türk Ticaret Kanununda Küçük avarya deyimine yer verilmemiştir. Ancak, bununla kastedilen, Türk Ticaret Kanununun 1075. maddesinde sayılan özellikle kılavuz, liman, fener, römorkaj, karantina, buz kırdırma ve bunlara benzeyen hususlara müteallik resim ve ücretler gibi, gemiciliğin adi ve fevkalade masraflarıdır. Navlun mukavelesinde, bu masrafları gerektiren tedbirleri almakla mükellef olmasa dahi, bu masraflar, daima taşıyan tarafından karşılanacaktır. Bunlar çok defa bir kazadan doğmazlar.
Şayet bir kaza neticesinde gemi veya yük zarara uğrarsa veya bir masraf yapılırsa, bu, küçük avarya olmamak ve müşterek avarya da sayılmamak kaydıyla, hususi avarya teşkil eder. Keza, bir müşterek avarya hareketi neticesinde ortaya çıkan gecikmeden dolayı (işsiz kalma gibi) zararlar ve müşterek avaryanın dolayısıyla neticesi olan (rayiç farkından meydana gelen zararlar gibi) zararlar, hususi avaryadan sayılırlar (TK m. 1180/1).
Gene aynı şekilde, yolculuk sırasında dahi olsa, hususi avarya neticesinde lazım olan paranın tedarikinden çıkan zarar ve masraflarla gemi ve yük için birlikte itiraz edilmiş ve her ikisi birlikte kurtarılmış olsalar bile, itiraz masrafları ve gemi yüzmekte iken makine ve kazanların zorlaması yüzünden, gemi yük ve navlun veya bunlardan birinin maruz kalacağı zararlar, hususi avarya sayılırlar. (TK m. 1196/1, 2, 3. bentler) Hususi avaryanın özelliği şuradadır ki, bunlardan gemiye ait bulunana gemi maliki, yüke ait bulunana da yük sahibi katlanır. (TKm. 1180/2).
Günümüz hukukunda, eskiden olduğu gibi küçük avarya halinde beliren masrafların, gemi ve yük sahipleri arasında paylaşılması söz konusu değildir. Aksine, taşıyan, bunları ödemelidir. Ayrıca, her ne kadar hususi avaryaya ilişkin kanun maddesinde bunların bir kazadan doğacağı belirtilmişse de, eğer sorumlu tutulabilecek bir şahıs mevcutsa, ona başvurularak zararın tazmininin sağlanabileceği kabul edilmektedir. Bu bakımlardan, küçük ve hususi avaryalar kavramları artık terkedilmiş sayılır.
1) Müşterek avarya (TK m. 1179),
2) Küçük Avarya,
3) Hususi avaryadır (TK m. 1180).
Türk Ticaret Kanununda Küçük avarya deyimine yer verilmemiştir. Ancak, bununla kastedilen, Türk Ticaret Kanununun 1075. maddesinde sayılan özellikle kılavuz, liman, fener, römorkaj, karantina, buz kırdırma ve bunlara benzeyen hususlara müteallik resim ve ücretler gibi, gemiciliğin adi ve fevkalade masraflarıdır. Navlun mukavelesinde, bu masrafları gerektiren tedbirleri almakla mükellef olmasa dahi, bu masraflar, daima taşıyan tarafından karşılanacaktır. Bunlar çok defa bir kazadan doğmazlar.
Şayet bir kaza neticesinde gemi veya yük zarara uğrarsa veya bir masraf yapılırsa, bu, küçük avarya olmamak ve müşterek avarya da sayılmamak kaydıyla, hususi avarya teşkil eder. Keza, bir müşterek avarya hareketi neticesinde ortaya çıkan gecikmeden dolayı (işsiz kalma gibi) zararlar ve müşterek avaryanın dolayısıyla neticesi olan (rayiç farkından meydana gelen zararlar gibi) zararlar, hususi avaryadan sayılırlar (TK m. 1180/1).
Gene aynı şekilde, yolculuk sırasında dahi olsa, hususi avarya neticesinde lazım olan paranın tedarikinden çıkan zarar ve masraflarla gemi ve yük için birlikte itiraz edilmiş ve her ikisi birlikte kurtarılmış olsalar bile, itiraz masrafları ve gemi yüzmekte iken makine ve kazanların zorlaması yüzünden, gemi yük ve navlun veya bunlardan birinin maruz kalacağı zararlar, hususi avarya sayılırlar. (TK m. 1196/1, 2, 3. bentler) Hususi avaryanın özelliği şuradadır ki, bunlardan gemiye ait bulunana gemi maliki, yüke ait bulunana da yük sahibi katlanır. (TKm. 1180/2).
Günümüz hukukunda, eskiden olduğu gibi küçük avarya halinde beliren masrafların, gemi ve yük sahipleri arasında paylaşılması söz konusu değildir. Aksine, taşıyan, bunları ödemelidir. Ayrıca, her ne kadar hususi avaryaya ilişkin kanun maddesinde bunların bir kazadan doğacağı belirtilmişse de, eğer sorumlu tutulabilecek bir şahıs mevcutsa, ona başvurularak zararın tazmininin sağlanabileceği kabul edilmektedir. Bu bakımlardan, küçük ve hususi avaryalar kavramları artık terkedilmiş sayılır.
