- Katılım
- 4 Nis 2013
- Konular
- 1,555
- Mesajlar
- 2,936
- Online süresi
- 15h 13m
- Reaksiyon Skoru
- 156
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 13 Yıl 2 Ay 4 Gün
- Başarım Puanı
- 221
- MmoLira
- 71
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Bir buzulun başlangıcında çok miktarda yağan ve yazın erimeyen kar vardır. Kar yavaş yavaş buza dönüşerek hareket etmeye başlar ve bir buzul oluşur.
İlk koşul: düşük sıcaklıklar
Buzulların oluşabilmesi için, karın yıl boyunca yerde kalabilmesi, bunun için de düşük sıcaklıklar gerekmektedir. Bu da ya yüksek enlemde yerlerde, ya da topoğrafik olarak yüksek kesimlerde gerçekleşebilir, yeryüzünde enleme ve yüksekliğe bağlı olarak buzulların oluşabildikleri alanlar belirtilmiştir. Görüldüğü gibi, kutup bölgelerinde deniz seviyesinde buzulların oluşabilmesi veya kalabilmesine karşın, Orta Afrika'da bu seviye, Kilimanjaro dağlarında 5500 metreye ulaşmaktadır.
İkinci koşul: nem
Kar ve buzul oluşumu, nem ve soğuk gereksinmektedir. Buzullar, dağlık alanlarda nemli rüzgarların yağış bıraktıkları kısımda gelişebilirler fakat yağış gölgesinin olduğu diğer dağ yamacı kuru ve buzulsuz olacaktır (bakınız yağış gölgesi). Güney Amerika'nın And dağlarında hakim rüzgarlar doğudan estikleri için, bu dağların doğu kısımları buzullu, batı kısımları ise karsız ve buzulsuzdur
KAYNAK: Understanding Earth, Frank Press ve Raymond Siever, Freeman yayımcılık. TekinYürür FJ 2005
Buzul Büyümesi
Taze bir kar yağışı, toz gibi gevşek kar tanelerinden oluşur. Bu tür kar yerde kaldıkça aşağıya doğru çöker, sıkışır ve daha yoğun, taneli bir yapı kazanır. Bu karın üzerine gelen her yeni kar kütlesi, alttakini sıkıştırararak daha yoğun hale getirir
Bu şekilde kar kütlesi gitgide sıkışan, yoğunlaşan ve taneleri eriyerek tekrar çimentolanan bir kayaç gibi pekişir. Genellikle 10 ila 20 sene arasında zaman alan bu buzul oluşturma olayına birikme (accumulation) denir.
Buzullar içinde hem mamut gibi hayvan, hem de eski insanlara ait az bozulmuş kalıntılara rastlanmıştır. Ayrıca, kalın buzulların kimyasal analizleri bize buzulun oluştuğu zamanlara ait atmosferin kimyasal özelliklerini - örneğin CO2 miktarı vermektedir.
Buzulun küçülmesi: yüzden erime (ablation)
Bir buzulun bir yılda kaybettiği toplam buz miktarına yüzeyden erime (ablation) denir. Nedenleri şunlardır:
erime: buz eridiğinde - örneğin buzulun hareketleri sonucu daha sıcak kesimlere gelmesi ile - buzul malzeme kaybeder;
buzdağları oluşumu ile: bir buzul kıyıya geldiğinde, buz parçaları kırılarak denize düşerler;
süblimasyon : soğuk kesimlerde buz, doğrudan katı halden gaz haline geçebilir;
rüzgar aşındırması: kuvvetli rüzgarlar, buzu eriterek ve süblimasyonla aşındırabilir.
KAYNAK: Understanding Earth, Frank Press ve Raymond Siever, Freeman yayımcılık. TekinYürür FJ 2005
Bilimadamlardan 'Buzullar Eriyor' Uyarısı
Amerikalı bilimadamları, Grönland ve Antarktika'daki buzulların peşi sıra parçalanmasından endişe ettiklerini ve bunun okyanuslardaki su seviyesinin bugün öngörülenden daha çabuk yükselmesine neden olabileceğini açıkladılar. Science dergisindeki habere göre, ABD'nin Oregon Üniversitesi'nden buzulbilimci Peter Clark'ın da aralarında bulunduğu bilimadamları, Grönland ve Antarktika kıyılarındaki buzul tabakalarının son yıllarda inceldiğinin gözlemlendiğini belirtti. Bu bölgelerdeki buzulların incelmesinin büyük buz kütlelerini etkileyebileceğini ve birçok buzulun zincirleme reaksiyonla eriyebileceğini belirten Clark'a göre, büyük buz tabakalarındaki incelme, okyanusların su seviyesinin bugün öngörülenden çok daha fazla ve çabuk yükselmesine neden olabilir. Bilimadamları, gelecek 200 yılda küresel ısınma nedeniyle özellikle Grönland'daki buzulların erimesinin, okyanusların su seviyesinin yükselmesine yol açacağını, aynı senaryoya göre Antartika'daki buzulların genişlemesinin dengeleyici unsur olacağını düşünüyor.Bu durumda okyanuslarda su seviyesinin gelecek 200 yılda yaklaşık 50 cm yükseleceği tahmin ediliyor.Buzulbilimci Peter Clark, işaretlerin gösterdiği gibi hem Grönland'da hem Antarktika'daki buzulların erimesinin, okyanusların su seviyesinin gelecek 200 yılda 1 metre yükselmesine yol açabileceğini, 1000 yıl içinde Grönland'daki buzulların tamamen eriyebileceğini ve okyanusların su seviyesinin 6 metre yükselebileceğini belirtiyor.
Amerika Coloradodaki Ulusal Buz ve Kar Verileri Merkezinden (NSIDC) Mark Serreze, Bu yıl, Kuzey Kutbundaki buz seviyesi en düşük değere ulaştı dedi. Buzul kalınlığı, 19 Eylülde, 5 milyon 350 bin kilometrekare olarak ölçüldü. Bir diğer araştırmacı Julienne Stoeve de, incelme bu hızla giderse 2060 yazında kutup bölgesinde buzun kalmayabileceğini açıkladı. Serezze, buzullardaki bu hızlı küçülmeyle ilgili, Buzulların bu hızla erimesi, küresel ısınmanın artan etkilerini kanıtlıyor diye konuştu.
Buz Denizi'ndeki buzuldan iki dev parça koptu
Kuzey Buz Denizi'ndeki en büyük buzul olan Ward Hunt buzulundan 2 dev parça koptu. Parçaların yüzen 2 ada oluşturduğu bildirildi. Kanada'nın kuzeyindeki Ellesmere Adası yakınında bulunan 5 büyük buzuldan en büyüğü 443 kilometrekarelik yüzölçümüyle Ward Hunt buzulu. Ward Hunt buzulundan bu ay sonlarında bir gün ara ile 2 dev parçanın koptuğu bildirildi. Kopan parçalardan biri 4-5 kilometrekare, diğeri ise 14 kilometrekare yüzölçüme sahip. Buzul parçaları, yüzen 2 ada oluşturdu. Bunun, Kuzey Buz Denizi'nde son 3 yılda meydana gelen en önemli kopmalar olduğunu belirtildi. Kuzey Buz Denizi'ndeki erimenin devam ettiğini belirten uzmanlar, bunun küresel ısınmanın göstergesi olduğunu söylüyor.
Küresel ısınma, endişelenmeyi gerektirmeyecek kadar uzak ya da belirsiz bir gelişme olarak görülebilir bir hafta sonrasının hava durumunu dahi genellikle doğru tahmin edemeyen günümüz bilgisayar teknolojilerinin öngördüğü bir diğer gelişme... En azından, soğuk bir kış gününde birkaç derecelik ısınmanın o kadar da kötü olmadığını düşünebilir ve iklim değişikliğine ilişkin uyarıları, yaşam biçimlerimizi değiştirmek için geliştirilen çevreci korkutma taktikleri olarak algılayabilirsiniz. Ancak değişen Dünya konulu dosyamızın birinci bölümü JeoAlarm a göz atmanızda yarar var. Dünya'nın insanlığı tedirgin eden haberleri olduğunu göreceksiniz.
Şu anda Alaska'dan And Dağları'nın karlı zirvelerine kadar her yer ısınıyor, hem de hızla. Sıcaklıklar geçtiğimiz yüzyıldan bu yana Dünya genelinde 0,6ºC arttı ancak en soğuk, en uzak noktalar çok daha fazla ısındı. Sonuçlar pek de iç açıcı değil. Buzullar eriyor, nehirler kuruyor, kıyılar erozyona uğruyor ve yakınlarda yaşayan toplulukları tehdit ediyor.
EkoAlarm başlıklı bölümde okuyacağınız gibi, flora ve fauna da ısınmadan etkileniyor. Değişiklikler büyük ölçüde gözden ırak gerçekleşiyor. Ancak akıldan ırak olmamalı çünkü bunlar gezegenin geri kalanı için geleceği gösteren işaretler.
Bazı şüpheciler, Hemen karar vermeyin diyor. İklim kararsızlığıyla ünlüdür. Bin yıl önce Avrupa ılımandı ve İngiltere'de şaraplık üzümler yetişiyordu; 400 yıl öncesine gelindiğinde ise iklim değişmiş, hava serinlemiş ve Thames belirli aralıklarla donmaya başlamıştı. Şu andaki ısınma da doğanın kaprisi, geçici bir durum olamaz mı? Uzmanlar, Bundan çok da emin olmayın diyor. Kuşkusuz, izleyen sayfalarda okuyacağınız ısınma belirtilerinin bazıları iklimin doğal ritmiyle açıklanabilir. Ancak gezegen genelinde ateşi yükselten bir diğer etken daha var.
Yüzlerce yıldır ormanları kesiyor; kömür, petrol ve benzin yakarak bitkilerle okyanusların soğurabileceğinden çok daha büyük bir hızla karbon dioksit ve ısıyı tutan diğer gazları atmosfere salıyoruz (bkz. Döngüde Kaybolan Karbon, NG Türkiye, Şubat 2004). Atmosferdeki karbon dioksit düzeyi bugün, yüz binlerce yıl önce olduğundan çok daha yüksek. İklim uzmanlarından George Philander, Bizler artık iklimi belirleyen süreç üzerinde etkili olabilen jeolojik unsurlarız diyor.
BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), 2001'de yayımladığı ve bir dönüm noktası oluşturan raporda, geçtiğimiz yüzyıldaki ısınmanın çok büyük ölçüde insan etkinliğinden kaynaklandığını açıkladı. Küresel sıcaklıklar, binlerce yıl öncesindeki dönemlerde olduğundan çok daha hızlı bir şekilde artıyor. Ve iklim modellemeleri, yanardağ ve güneş patlamaları gibi doğal iklim güçlerinin tüm bu ısınmayı açıklayamadığını gösteriyor.
IPCC, yüzyılın sonuna kadar 1,5 ila 5,5ºC 'lik bir sıcaklık artışı öngörüyor. Ancak ısınma aşamalı olmayabilir. SüreAlarmı bölümünde yer verilen geçmiş dönemlere ait iklim kayıtları, gezegenin karmaşık bir termostatı olduğunu akla getiriyor. Ve bazı uzmanlar günümüzdeki sıcaklık artışının yıkıcı bir iklimsel sendelemeyi hızlandırabileceği konusunda kaygılı.
Kanada'nın büyük bölümü buzullarla kaplı eyaleti Nunavut'taki Auyuittuq Milli Parkı, buzulların erimesi sonucu başgösteren sel tehlikesine karşı ziyaretçilere kapatıldı.Kanada Milli Parklar sözcüsü Pauline Scott, hava sıcaklığının son iki haftada son 40 yılda görülmeyen şekilde arttığını belirterek, "Yükseklerden taş ve çamur halinde sel geliyor. Park bu haliyle ziyaretçilere açık tutulamazdı" dedi.Uzmanlardan rapor alıncaya kadar parkı kapalı tutmak zorunda olduklarını kaydeden sözcü, "Ancak 19 bin kilometrekarelik parkın büyük bölümünü kaybettiğimizi söyleyebilirim. Artık Auyuittuq Milli Parkı diye bir park olmayacak" diye konuştu.Buz kayakçıları ve buz dağlarına tırmanma meraklılarının en çok tercih ettiği parklardan biri olan Auyuittuq Milli Parkı, Baffin Adası'nda ve dev Penny Buzdağı'nın üzerinde bulunuyor. Parkta, her yıl 12 derece civarında seyreden hava sıcaklığı, son iki haftada 27 dereceye kadar çıktı.
İlk koşul: düşük sıcaklıklar
Buzulların oluşabilmesi için, karın yıl boyunca yerde kalabilmesi, bunun için de düşük sıcaklıklar gerekmektedir. Bu da ya yüksek enlemde yerlerde, ya da topoğrafik olarak yüksek kesimlerde gerçekleşebilir, yeryüzünde enleme ve yüksekliğe bağlı olarak buzulların oluşabildikleri alanlar belirtilmiştir. Görüldüğü gibi, kutup bölgelerinde deniz seviyesinde buzulların oluşabilmesi veya kalabilmesine karşın, Orta Afrika'da bu seviye, Kilimanjaro dağlarında 5500 metreye ulaşmaktadır.
İkinci koşul: nem
Kar ve buzul oluşumu, nem ve soğuk gereksinmektedir. Buzullar, dağlık alanlarda nemli rüzgarların yağış bıraktıkları kısımda gelişebilirler fakat yağış gölgesinin olduğu diğer dağ yamacı kuru ve buzulsuz olacaktır (bakınız yağış gölgesi). Güney Amerika'nın And dağlarında hakim rüzgarlar doğudan estikleri için, bu dağların doğu kısımları buzullu, batı kısımları ise karsız ve buzulsuzdur
KAYNAK: Understanding Earth, Frank Press ve Raymond Siever, Freeman yayımcılık. TekinYürür FJ 2005
Buzul Büyümesi
Taze bir kar yağışı, toz gibi gevşek kar tanelerinden oluşur. Bu tür kar yerde kaldıkça aşağıya doğru çöker, sıkışır ve daha yoğun, taneli bir yapı kazanır. Bu karın üzerine gelen her yeni kar kütlesi, alttakini sıkıştırararak daha yoğun hale getirir
Bu şekilde kar kütlesi gitgide sıkışan, yoğunlaşan ve taneleri eriyerek tekrar çimentolanan bir kayaç gibi pekişir. Genellikle 10 ila 20 sene arasında zaman alan bu buzul oluşturma olayına birikme (accumulation) denir.
Buzullar içinde hem mamut gibi hayvan, hem de eski insanlara ait az bozulmuş kalıntılara rastlanmıştır. Ayrıca, kalın buzulların kimyasal analizleri bize buzulun oluştuğu zamanlara ait atmosferin kimyasal özelliklerini - örneğin CO2 miktarı vermektedir.
Buzulun küçülmesi: yüzden erime (ablation)
Bir buzulun bir yılda kaybettiği toplam buz miktarına yüzeyden erime (ablation) denir. Nedenleri şunlardır:
erime: buz eridiğinde - örneğin buzulun hareketleri sonucu daha sıcak kesimlere gelmesi ile - buzul malzeme kaybeder;
buzdağları oluşumu ile: bir buzul kıyıya geldiğinde, buz parçaları kırılarak denize düşerler;
süblimasyon : soğuk kesimlerde buz, doğrudan katı halden gaz haline geçebilir;
rüzgar aşındırması: kuvvetli rüzgarlar, buzu eriterek ve süblimasyonla aşındırabilir.
KAYNAK: Understanding Earth, Frank Press ve Raymond Siever, Freeman yayımcılık. TekinYürür FJ 2005
Bilimadamlardan 'Buzullar Eriyor' Uyarısı
Amerikalı bilimadamları, Grönland ve Antarktika'daki buzulların peşi sıra parçalanmasından endişe ettiklerini ve bunun okyanuslardaki su seviyesinin bugün öngörülenden daha çabuk yükselmesine neden olabileceğini açıkladılar. Science dergisindeki habere göre, ABD'nin Oregon Üniversitesi'nden buzulbilimci Peter Clark'ın da aralarında bulunduğu bilimadamları, Grönland ve Antarktika kıyılarındaki buzul tabakalarının son yıllarda inceldiğinin gözlemlendiğini belirtti. Bu bölgelerdeki buzulların incelmesinin büyük buz kütlelerini etkileyebileceğini ve birçok buzulun zincirleme reaksiyonla eriyebileceğini belirten Clark'a göre, büyük buz tabakalarındaki incelme, okyanusların su seviyesinin bugün öngörülenden çok daha fazla ve çabuk yükselmesine neden olabilir. Bilimadamları, gelecek 200 yılda küresel ısınma nedeniyle özellikle Grönland'daki buzulların erimesinin, okyanusların su seviyesinin yükselmesine yol açacağını, aynı senaryoya göre Antartika'daki buzulların genişlemesinin dengeleyici unsur olacağını düşünüyor.Bu durumda okyanuslarda su seviyesinin gelecek 200 yılda yaklaşık 50 cm yükseleceği tahmin ediliyor.Buzulbilimci Peter Clark, işaretlerin gösterdiği gibi hem Grönland'da hem Antarktika'daki buzulların erimesinin, okyanusların su seviyesinin gelecek 200 yılda 1 metre yükselmesine yol açabileceğini, 1000 yıl içinde Grönland'daki buzulların tamamen eriyebileceğini ve okyanusların su seviyesinin 6 metre yükselebileceğini belirtiyor.
Amerika Coloradodaki Ulusal Buz ve Kar Verileri Merkezinden (NSIDC) Mark Serreze, Bu yıl, Kuzey Kutbundaki buz seviyesi en düşük değere ulaştı dedi. Buzul kalınlığı, 19 Eylülde, 5 milyon 350 bin kilometrekare olarak ölçüldü. Bir diğer araştırmacı Julienne Stoeve de, incelme bu hızla giderse 2060 yazında kutup bölgesinde buzun kalmayabileceğini açıkladı. Serezze, buzullardaki bu hızlı küçülmeyle ilgili, Buzulların bu hızla erimesi, küresel ısınmanın artan etkilerini kanıtlıyor diye konuştu.
Buz Denizi'ndeki buzuldan iki dev parça koptu
Kuzey Buz Denizi'ndeki en büyük buzul olan Ward Hunt buzulundan 2 dev parça koptu. Parçaların yüzen 2 ada oluşturduğu bildirildi. Kanada'nın kuzeyindeki Ellesmere Adası yakınında bulunan 5 büyük buzuldan en büyüğü 443 kilometrekarelik yüzölçümüyle Ward Hunt buzulu. Ward Hunt buzulundan bu ay sonlarında bir gün ara ile 2 dev parçanın koptuğu bildirildi. Kopan parçalardan biri 4-5 kilometrekare, diğeri ise 14 kilometrekare yüzölçüme sahip. Buzul parçaları, yüzen 2 ada oluşturdu. Bunun, Kuzey Buz Denizi'nde son 3 yılda meydana gelen en önemli kopmalar olduğunu belirtildi. Kuzey Buz Denizi'ndeki erimenin devam ettiğini belirten uzmanlar, bunun küresel ısınmanın göstergesi olduğunu söylüyor.
Küresel ısınma, endişelenmeyi gerektirmeyecek kadar uzak ya da belirsiz bir gelişme olarak görülebilir bir hafta sonrasının hava durumunu dahi genellikle doğru tahmin edemeyen günümüz bilgisayar teknolojilerinin öngördüğü bir diğer gelişme... En azından, soğuk bir kış gününde birkaç derecelik ısınmanın o kadar da kötü olmadığını düşünebilir ve iklim değişikliğine ilişkin uyarıları, yaşam biçimlerimizi değiştirmek için geliştirilen çevreci korkutma taktikleri olarak algılayabilirsiniz. Ancak değişen Dünya konulu dosyamızın birinci bölümü JeoAlarm a göz atmanızda yarar var. Dünya'nın insanlığı tedirgin eden haberleri olduğunu göreceksiniz.
Şu anda Alaska'dan And Dağları'nın karlı zirvelerine kadar her yer ısınıyor, hem de hızla. Sıcaklıklar geçtiğimiz yüzyıldan bu yana Dünya genelinde 0,6ºC arttı ancak en soğuk, en uzak noktalar çok daha fazla ısındı. Sonuçlar pek de iç açıcı değil. Buzullar eriyor, nehirler kuruyor, kıyılar erozyona uğruyor ve yakınlarda yaşayan toplulukları tehdit ediyor.
EkoAlarm başlıklı bölümde okuyacağınız gibi, flora ve fauna da ısınmadan etkileniyor. Değişiklikler büyük ölçüde gözden ırak gerçekleşiyor. Ancak akıldan ırak olmamalı çünkü bunlar gezegenin geri kalanı için geleceği gösteren işaretler.
Bazı şüpheciler, Hemen karar vermeyin diyor. İklim kararsızlığıyla ünlüdür. Bin yıl önce Avrupa ılımandı ve İngiltere'de şaraplık üzümler yetişiyordu; 400 yıl öncesine gelindiğinde ise iklim değişmiş, hava serinlemiş ve Thames belirli aralıklarla donmaya başlamıştı. Şu andaki ısınma da doğanın kaprisi, geçici bir durum olamaz mı? Uzmanlar, Bundan çok da emin olmayın diyor. Kuşkusuz, izleyen sayfalarda okuyacağınız ısınma belirtilerinin bazıları iklimin doğal ritmiyle açıklanabilir. Ancak gezegen genelinde ateşi yükselten bir diğer etken daha var.
Yüzlerce yıldır ormanları kesiyor; kömür, petrol ve benzin yakarak bitkilerle okyanusların soğurabileceğinden çok daha büyük bir hızla karbon dioksit ve ısıyı tutan diğer gazları atmosfere salıyoruz (bkz. Döngüde Kaybolan Karbon, NG Türkiye, Şubat 2004). Atmosferdeki karbon dioksit düzeyi bugün, yüz binlerce yıl önce olduğundan çok daha yüksek. İklim uzmanlarından George Philander, Bizler artık iklimi belirleyen süreç üzerinde etkili olabilen jeolojik unsurlarız diyor.
BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), 2001'de yayımladığı ve bir dönüm noktası oluşturan raporda, geçtiğimiz yüzyıldaki ısınmanın çok büyük ölçüde insan etkinliğinden kaynaklandığını açıkladı. Küresel sıcaklıklar, binlerce yıl öncesindeki dönemlerde olduğundan çok daha hızlı bir şekilde artıyor. Ve iklim modellemeleri, yanardağ ve güneş patlamaları gibi doğal iklim güçlerinin tüm bu ısınmayı açıklayamadığını gösteriyor.
IPCC, yüzyılın sonuna kadar 1,5 ila 5,5ºC 'lik bir sıcaklık artışı öngörüyor. Ancak ısınma aşamalı olmayabilir. SüreAlarmı bölümünde yer verilen geçmiş dönemlere ait iklim kayıtları, gezegenin karmaşık bir termostatı olduğunu akla getiriyor. Ve bazı uzmanlar günümüzdeki sıcaklık artışının yıkıcı bir iklimsel sendelemeyi hızlandırabileceği konusunda kaygılı.
Kanada'nın büyük bölümü buzullarla kaplı eyaleti Nunavut'taki Auyuittuq Milli Parkı, buzulların erimesi sonucu başgösteren sel tehlikesine karşı ziyaretçilere kapatıldı.Kanada Milli Parklar sözcüsü Pauline Scott, hava sıcaklığının son iki haftada son 40 yılda görülmeyen şekilde arttığını belirterek, "Yükseklerden taş ve çamur halinde sel geliyor. Park bu haliyle ziyaretçilere açık tutulamazdı" dedi.Uzmanlardan rapor alıncaya kadar parkı kapalı tutmak zorunda olduklarını kaydeden sözcü, "Ancak 19 bin kilometrekarelik parkın büyük bölümünü kaybettiğimizi söyleyebilirim. Artık Auyuittuq Milli Parkı diye bir park olmayacak" diye konuştu.Buz kayakçıları ve buz dağlarına tırmanma meraklılarının en çok tercih ettiği parklardan biri olan Auyuittuq Milli Parkı, Baffin Adası'nda ve dev Penny Buzdağı'nın üzerinde bulunuyor. Parkta, her yıl 12 derece civarında seyreden hava sıcaklığı, son iki haftada 27 dereceye kadar çıktı.

