HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Ussal yasa.
Logos sözcüğü Yunancada usla kavrama anlamındadır ve duyguyla kavrama anlamındaki pathos sözcüğü karşılığında kullanılır. Yunanca kavrama ve seçme anlamlarını veren leg kökünden türemiştir. Kök anlamıyla ilgili olarak us ve bu usa dayanan söz, yasa, düzen, bilgi, bilim anlamlarını da dilegetirir. Yunanca legein sözcüğü söylemek anlamındadır, bu yüzden Hıristiyan ve İslam tanrıbilimcileri logos deyimini tanrısal söz anlamında kullanmışlardır.
Logos deyimini terimleştiren antikçağ Yunanlılarının en seçkin düşünürü Herakleitostur. Herakleitosun dilinde, logos, doğa yasasıdır; evrendeki düzenliliği, yasalılığı, uyumu o sağlar. Bundan da öte o, Herakleitosun açıklıkla belirttiği gibi bir değişme yasasıdır. Herakleitos onu evrensel değişmenin, sürekli oluşun yasası olarak ileri sürüyor ve bir anlamda tanrısal değişmezliğe karşı çıkıyor. Herakleitosun verdiği anlam, Anaksagorasın başkavramı olan nous (anlak, zeka)dan farlıdır. Nous bir düzenleyici olarak evrenden önce de vardır ve evrene dışarıdan gelir. Logossa evrenle birliktedir ve bizzat evrensel oluşun içindedir.
Platon ve Aristoteles logos deyimini mantıksal temel anlamında kullanmışlardır. Platon a göre bilgi, logosta temellenir. İdealar, hem düşünceler (Yu. Logoi) hem de bu düşüncelerin ilksiz ve sonsuz nesne (Yu. Onta)leridir. Düşünceyle nesne arasındaki özdeşlik bu yüzdendir, yani düşünce nesnesine her ikisi de İdealarda temellendiği için uygundur.
Antikçağ Yunan felsefesinde bu terime tanrısal bir anlam veren Stoacılar olmuştur, onlara göre doğada içkin bulunan tanrısallık koinos logos (Evrensel us)tur.
Yeniplatoncular, özellikle Philon, bu anlamı güçlendirmişler ve onu tanrısal söz ve evrensel güç deyimleriyle nitelemişlerdir.
Hıristiyan tanrıbilimcilerin söz anlayışı, Stoa ve yeniplatoncular yolundan gelmektedir. Hıristiyan inancına göre logos, insan kılığına giren İsada gerçekleşen tanrısal sözdür.
Böylelikle evrensel değişirlik yasasını dilegetiren Herakleitosun başkavramı logos, tam karşıt bir anlama dönüşmüş olmaktadır. Her şey akar, geçer, değişir der Herakleitos; evrende kalıcı olan hiçbir şey yoktur. Bu sürekli evrensel değişirlik logosça düzenlenmiştir, logos yasasına göre olup bitmektedir.
Ortaçağ skolastiği, özellikle Augustinus, logos kavramını tanrısal ışık (eş deyişle bilgi kaynağı, yani bizzat tanrı) anlamında kullanır.
Hegel vb. gibi yeni idealistlerin evrensel us, evren ruhu, saltık düşünce, kavram vb. gibi deyimlerle bizzat tanrıyı dile getirirler. S.236, Bk. Herakleitosçuluk.
(Logos, ya da nous vb. denilen şey, doğa yasalarıdır. Evreni yönettiği sanılan ve tanrı dedikleri şey de aslında doğa yasalarıdır. Doğa yasaları, idealistlerin dediği gibi soyuttur, insan düşüncesinden bağımsız olduğu gibi evrenden de bağımsızdır, öncesiz-sonrasızdır, tıpkı tanrı gibi. Ama özdekçilerin dediği gibi de ne Tanrıdır ne de tanrısaldır. Bu, idealizmle materyalizmin sentezidir, bu, felsefede bir devrimdir.
Logos sözcüğü Yunancada usla kavrama anlamındadır ve duyguyla kavrama anlamındaki pathos sözcüğü karşılığında kullanılır. Yunanca kavrama ve seçme anlamlarını veren leg kökünden türemiştir. Kök anlamıyla ilgili olarak us ve bu usa dayanan söz, yasa, düzen, bilgi, bilim anlamlarını da dilegetirir. Yunanca legein sözcüğü söylemek anlamındadır, bu yüzden Hıristiyan ve İslam tanrıbilimcileri logos deyimini tanrısal söz anlamında kullanmışlardır.
Logos deyimini terimleştiren antikçağ Yunanlılarının en seçkin düşünürü Herakleitostur. Herakleitosun dilinde, logos, doğa yasasıdır; evrendeki düzenliliği, yasalılığı, uyumu o sağlar. Bundan da öte o, Herakleitosun açıklıkla belirttiği gibi bir değişme yasasıdır. Herakleitos onu evrensel değişmenin, sürekli oluşun yasası olarak ileri sürüyor ve bir anlamda tanrısal değişmezliğe karşı çıkıyor. Herakleitosun verdiği anlam, Anaksagorasın başkavramı olan nous (anlak, zeka)dan farlıdır. Nous bir düzenleyici olarak evrenden önce de vardır ve evrene dışarıdan gelir. Logossa evrenle birliktedir ve bizzat evrensel oluşun içindedir.
Platon ve Aristoteles logos deyimini mantıksal temel anlamında kullanmışlardır. Platon a göre bilgi, logosta temellenir. İdealar, hem düşünceler (Yu. Logoi) hem de bu düşüncelerin ilksiz ve sonsuz nesne (Yu. Onta)leridir. Düşünceyle nesne arasındaki özdeşlik bu yüzdendir, yani düşünce nesnesine her ikisi de İdealarda temellendiği için uygundur.
Antikçağ Yunan felsefesinde bu terime tanrısal bir anlam veren Stoacılar olmuştur, onlara göre doğada içkin bulunan tanrısallık koinos logos (Evrensel us)tur.
Yeniplatoncular, özellikle Philon, bu anlamı güçlendirmişler ve onu tanrısal söz ve evrensel güç deyimleriyle nitelemişlerdir.
Hıristiyan tanrıbilimcilerin söz anlayışı, Stoa ve yeniplatoncular yolundan gelmektedir. Hıristiyan inancına göre logos, insan kılığına giren İsada gerçekleşen tanrısal sözdür.
Böylelikle evrensel değişirlik yasasını dilegetiren Herakleitosun başkavramı logos, tam karşıt bir anlama dönüşmüş olmaktadır. Her şey akar, geçer, değişir der Herakleitos; evrende kalıcı olan hiçbir şey yoktur. Bu sürekli evrensel değişirlik logosça düzenlenmiştir, logos yasasına göre olup bitmektedir.
Ortaçağ skolastiği, özellikle Augustinus, logos kavramını tanrısal ışık (eş deyişle bilgi kaynağı, yani bizzat tanrı) anlamında kullanır.
Hegel vb. gibi yeni idealistlerin evrensel us, evren ruhu, saltık düşünce, kavram vb. gibi deyimlerle bizzat tanrıyı dile getirirler. S.236, Bk. Herakleitosçuluk.
(Logos, ya da nous vb. denilen şey, doğa yasalarıdır. Evreni yönettiği sanılan ve tanrı dedikleri şey de aslında doğa yasalarıdır. Doğa yasaları, idealistlerin dediği gibi soyuttur, insan düşüncesinden bağımsız olduğu gibi evrenden de bağımsızdır, öncesiz-sonrasızdır, tıpkı tanrı gibi. Ama özdekçilerin dediği gibi de ne Tanrıdır ne de tanrısaldır. Bu, idealizmle materyalizmin sentezidir, bu, felsefede bir devrimdir.
