HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Felsefe, Antik Yunan döneminden bu yana iki ana kanaldan ilerlemiştir. Bunlardan birincisi Herakleitosun başını çektiği, evrende değişimin esas olduğunu söyleyen ve onun ünlü sözü olan Herşey akıp geçer.i sloganlaştıran değişimci kanaldır. Diğeri ise Parmenidesin değişimi yadsıyan, evrenin tüm görüntüsünün bir yanılsamadan ibaret olduğunu söyleyen değişime karşı kanaldır. İşte bu kamplaşmada Herakleitos ve Parmenidesten sonraki düşünürler, onlar kadar katı olmasalar da bir tavır aldılar. Atomcu felsefe ise bu iki kanalı da aşarak bir çeşit Tez + Antitez = Sentez denklemi öne sürdü. Buna göre Parmenidesin aradığı yaratılmamış, yok olmayan, değişmeyen Bir varlık atomcularda parçalanarak gözle görülemeyecek kadar küçültülmüştür, ancak atomlardan meydan gelen çoklukta yani evrende sürekli bir değişim esastır. İşte atomcu düşüncenin ana ilkesi budur.
Atomcu düşüncenin içinden çıktığı bir önemli çelişki de Parmenidesin birciliği (monizm) ile Empedoklesin çokçuluğu arasındakidir. Empedoklese göre toprak, hava, su ve ateş 4 ana elementtir. Bunların farklı oranlarda karışmasıyla çokluk meydana gelir. Oysaki atomcularda ana öğe sayısı 4 ile sınırlı değil sonsuzdur.
Bir de atomculuk ile Anaksagorasın ilişkisi önemlidir. Bilindiği üzere Anaksagorasın en büyük başarısı, ilk defa olarak o maddeden, ona hareket veren ve hükmeden kımıldatıcı gücü, nusu (ruh ve akıl) ayırmıştır. Anaksagorasla felsefede dualizm başlar. Bu düşünce daha sonra Platon ve Aristotelese geçerek felsefe tarihinde bugüne kadar gelmiştir. İşte Demokritos bu akıma kapılmayarak ruhun da maddi atomlardan meydana geldiğini söyleyerek felsefe tarihinin en güçlü materyalist düşüncesini ortaya koymuştur.
Atomculuğun Yunan düşüncesindeki temel yanlışlara düşmemiş olması onun en önemli artısıdır. Şöyle ki o dönemin çok bilinen paradoksları doğayı matematiksel açıklama çabasına karşın ortaya atılmıştı. Oysaki Demokritos ve Leukipposun atomları geometrik olarak değil fiziksel olarak bölünemeyendir. Bu sayede bu teori kendine sağlam bir yer edinmiştir.
Atomcu düşüncenin içinden çıktığı bir önemli çelişki de Parmenidesin birciliği (monizm) ile Empedoklesin çokçuluğu arasındakidir. Empedoklese göre toprak, hava, su ve ateş 4 ana elementtir. Bunların farklı oranlarda karışmasıyla çokluk meydana gelir. Oysaki atomcularda ana öğe sayısı 4 ile sınırlı değil sonsuzdur.
Bir de atomculuk ile Anaksagorasın ilişkisi önemlidir. Bilindiği üzere Anaksagorasın en büyük başarısı, ilk defa olarak o maddeden, ona hareket veren ve hükmeden kımıldatıcı gücü, nusu (ruh ve akıl) ayırmıştır. Anaksagorasla felsefede dualizm başlar. Bu düşünce daha sonra Platon ve Aristotelese geçerek felsefe tarihinde bugüne kadar gelmiştir. İşte Demokritos bu akıma kapılmayarak ruhun da maddi atomlardan meydana geldiğini söyleyerek felsefe tarihinin en güçlü materyalist düşüncesini ortaya koymuştur.
Atomculuğun Yunan düşüncesindeki temel yanlışlara düşmemiş olması onun en önemli artısıdır. Şöyle ki o dönemin çok bilinen paradoksları doğayı matematiksel açıklama çabasına karşın ortaya atılmıştı. Oysaki Demokritos ve Leukipposun atomları geometrik olarak değil fiziksel olarak bölünemeyendir. Bu sayede bu teori kendine sağlam bir yer edinmiştir.
