Bodyguardd 1
Bodyguardd
Vahsi Uzman 1
Vahsi Uzman
[DEV]AB 1
[DEV]AB
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
mavzermete 1
mavzermete
Hikaye Ekle

Beşikdüzü

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan SpeedOfLight
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 340
Horasan erenlerinden Hacı Bektaş Velinin ilk müridlerin olan ve Horasan'dan yola çıkarak Doğu 'ne yerlesen Çepnilerin tarihsel durumu ise bugun hiçbir ortak kültürel bağları olmayan hatta varlıklarından dahi haberdar olmadıkları batıdakı Çepni grubuna oranla bazı soru işaretlerini barındırmaktadır. Batıdaki Kızılbaş/Alevilerin tersine Karadeniz'de yasayan Çepnilerde yer yer sünnilik hakimdir. Bunun nedeni Aleviliğin bölgedeki asimilasyonu yani yokedilmesine yönelik politikalardandır. Bu durumun gözden kaçan istisnaları ilçesi Güvenc Abdal Ocağı, Şiran ; Harşit Vadisi ve Dereli,Bulancak ilçeleri ve Yüksek Köylerdeki ve genelde ordu daki Gürgentepe ilçe merkezi ve köyleri, Ordunun diğer ilçelerindeki bazı köyler ve kasabalar ile, yuzyılın basındaki göçler ile sakarya kocaeli bolgelerine yerlesen doğu karadeniz kökenli Çepni alevilerdir.
Karadeniz Çepnileri, Makamı Gümüşhane Kürtün GÜVENDİ yaylasında bulunan Güvenç Abdal Ocağına bağlıdırlar.İlk Osmanlı kayıtlarında harşıt vadisindeki Çepniler için Kızılbaşlar terimi kullanılır iken daha sonra bu tur tanımlar yapılmaz olmustur. Bunun sebebi zamanla sünniliğin benimsenmesi olabileceği gibi alevi gelenekleri yasamak isteyenlerin İrana geri donmeleri sonucunda arta kalan azınlığın devamı olan gruplar olmaları ve IIci Mahmut döneminde 1826 dan sonra Yeniçeri Ocaklarının kapatılmasıyla birlikte Bektaşi'liğinde Osmanlı da yasaklanması olabilir. Dini inanıs acısından mevcut bulunan bu aydınlatılmamıs noktalara rağmen Çepni boyu tum doğu karadeniz sahili boyunca yayılmıs kendine has bir kültürel havza olusturmustur. Yerlestiği bölgeye harşit vadisi boyunca yayılarak kuzeye ilerlemiş ve nihayet sahillere ulaşmıstır. Bu yayılma politıkası sonucunda bolgenin turk olmayan halkı ya Çepniler içinde erimiş ya da daha sık rastlanan bir biçimde birtakım merkezlerde toplanmış veya bolgeyi terketmiştir. Bunun sonucu olarak 1831 yılındakı ilk baslayıp 1914 sayımına kadarki surede Çepnilerin genel olarak yerlestiği bolgede Rum veya Ermeni nufusa rastlanmadığını izlemekteyiz. Bu yerlesimi destekler sekilde Trabzon ilinin diğer ilçelerine nazaran Beşikdüzü ve Şalpazarı ilçelerinde rumca kökenli köy adlarına pek tesadüf edilmez. Köy adlarının düzenlendiği 1960 larda pek cok yerlesimin adı değisirken bu oran adı gecen ilçelede son derece dusuk seyretmiştir. Bu durum Beşikdüzünün cok erken tarihlerde kalıcı olarak Turklestiğinin de gostergesidir.son osmanlı salnamesinde 1900 lü yılların basında o zamanki Vakfıkebir kazasına bağlı olan Beşikdüzünde hristıyan nufus sıfırdır. Hiçbir köyünde Rum veya ermeni nufus bulunmamaktadır. O gunku Trabzon eyaletiyle karsılastırıldığında tam bir tezat olusturmaktadır. Bunun sonucunda da yuzyıllardır sabit köklu bir Turk nufus yapısına sahip olmustur.

Eski adı da Turkçe iken tarihi adları değistirilerek yapılan hatalara örnek olarak; oğuz köyüne Abdallı köyüne korkuthan köyüne kancuma köyüne ağaçlı isimlerinin uygun görülmesi verilebilir. Anılan bu isimler Türkmen/Alevileri hatırlattısı için değiştirildiği sanılmaktadır. Beşikdüzünün 29 adet köyünden eski adları Turkçede bir anlam ifade etmeyen köy sayısı sadece 4 tur (yazıyla dört). Hemen bitişikteki ilçe olan Vakfıkebirin 35 adet köyunun ise eski adlarına bakıldığında 30 tanesinin turkce olmadığı sadece 5 koyun adının orijinalinin Turkce oldugu gorulur. Arada 4 kilometre varken turkce oranı tam olarak tersine donmüstur. Bu bize Beşikdüzü köylerinin farklı bir kurulus hikâyesi olduğunu ispatlar. Beşikdüzünde eski adı Turkçe olmayan köylerden; kadahor rumca kato(yukarı) + horio (köy) kelimelerinden diğeri olan mesopliya; mezo (orta) + poli/ polita(kasaba) kelimelerinden turemiştir. Muhtemelen eski halkı bu koyleri terk edince yerlerine yeni yerlesen Turkler de benzer adları benimsemişlerdir değistirme gereği duymamıslardır. Geriye kalan 25 köyun ise adının yuzyıllardır hic değismediğini göz önune alırsak ; Turkler tarafından sıfırdan kurulduğunu iddia etmek mantıksız olmayacaktır. İlçe toponomisinde Turkçe harici isimlere rastlanmayışı kadar halkının bir takım kültürel özellikleri de Trabzon'un diğer ilçelerinden Beşikdüzünü ayırır. Bu özelliklerin başında konuşulan aksan gelir. Karadeniz lehçesinin içinde ayrı bir altgrup olusturan bu aksan Trabzon merkezinde veya diğer doğu ilçelerde konusulandan yapısal olarak tamamen ayrı olup daha ziyade Giresun tarafında konusulanla benzerlik götermektedir. Bu İtibarla Beşikdüzü Vilayeti Çepni'nin (Koyulhisar/gGürgentepe/Giresun hattı bir parçasıdır. Beşikdüzünde kullanılan bir takım yerel kelimeler Trabzonun diğer ilçelerinde hiç bilinmezken 'ta veya gibi uzak veya ulasımı Besikduzu ile kulturel etkileşim olusturamayacak kadar imkânsız yerlerde bile aynen kullanılmaktadır. Teker teker kelime haznesi haricinde cekim ekleri cumle kurulusları acısından da Trabzon yoresinden cok Giresun tarafında kalan ilçeler ile benzerlik gostermektedir. Bu aksan farkının nedeni yukarıda da belirttiğimiz Çepnilerin doğu Karadenize yerlesim sureciyle ilgilidir.


Çepniler bolgeye harsit vadisinden girmiş Kürtün ilçesinden asağı inerek Doğankentten Tirebolu sahiline ulasmıslar buradan batıya doğru espiye yağlıdere keşap gıresun bulancak piraziz ve orduya ilerlerken doğu yonunde ilerleyenleri ise gorele eynesil ve beşikdüzüne yerleşmişlerdir. Yıne komsu olması sebebiyle Şalpazarı halkı da Torul KÜrtün tarafından dağları asarak ağasar vadisine inmişlerdir. Bu yerlesim bütünlüğü nedeniyle adı gecen ilçeler arasındaki dil benzerliği daha fazladır. Bazı bilimsel kaynaklarda tum boylarından geldiği iddia edilmektedir. Nitekim oğuz köyleri denilen bir grup köyün bulunması ve bu 14 köy haricinde genelde sahilde kalan köylerin kendilerini farklı addetmeleri bu yondeki gorusleri doğrulayabilecek de olsa Turkiye'nin baska yerinde pek bulunmayan aksan yapısındaki ortaklık bir takım sonradan olusabilecek kulturel farklılıkları gozardı etmemizi gerektirebilecek boyuttadır. Örneğin sahil bolgesinin iletişim ve ulasım olarak dısarıya acık olusu ; ulasımı zor olduğu için kulturel yapısını daha iyi muhafaza eden şalpazarı ve ona yakın yuksek koylerle arada fark olusmasına neden olabilir. Tarihsel gelişimindeki bu özellikler nedeniyle Beşikdüzü konuşma dili saf bir Turkçe'den oluşmaktadır Trabzon'da rastlanılan kökenli veya trabzonun eski halklarından kalma kelimelere hemen hiç rastlanılmamaktadır.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst