Psych0SoociaL 1
Psych0SoociaL
onur akbaş 1
onur akbaş
noisiv 1
noisiv
xranzei 1
xranzei
Bvural41 1
Bvural41
D 1
delimuratt
ShadowFon 1
ShadowFon
shrpnl 1
shrpnl
DEVLOPER 1
DEVLOPER
Manwe Work 1
Manwe Work
Agora Metin2 1
Agora Metin2
Karan2offical 1
Karan2offical
Hikaye Ekle

Uğur böceğim - final

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan qecekondu06
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 195

qecekondu06

Developer
Telefon Numarası Onaylanmış Üye
Fahri Üye
TM Üye
Katılım
25 Ocak 2013
Konular
6,740
Mesajlar
21,611
Online süresi
2d 13h
Reaksiyon Skoru
2,176
Altın Konu
0
TM Yaşı
13 Yıl 4 Ay 25 Gün
Başarım Puanı
509
MmoLira
2,783
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

UĞUR BÖCEĞİM - FİNAL
Hani bazen çocukların uykusunun gelmesi için başında sabaha kadar masal anlatırlar ya, şu sonu mutlu bitenlerinden.
Hayat bize sunduğu fırsatları doğru değerlendirme sonucunda hayal edilmeyecek tarzda mutlu kılardı insanı.
Aşk göreceli kavram olmuştur her zaman.
Kimine göre dünya üzerinde en ilahi duyguydu, kimine göre sıradandı.
Aşk iki farklı ruhu birbirlerine mühürlerdi, kalplerini teke indirirdi.
...
Vidal herşeyle ince ayrıntısına kadar ilgilenmişti. Okyanus gözlüsüne yakışır okyanus kıyısında sahilde hayalindeki düğünü kuruyordu. Nola her zaman çocuksu heyecanıyla kumsal düğününü düşlediğini yosun gözlü aşkına itiraf etmişti. Vidal o andan itibaren zihnine kazımıştı, meleği onun olacak mihraba kendisine yürüyecekti. Son hazırlıklar yapılırken Hector'un ailesine ait olan otelde meleği onu bekliyordu. İhtişamlı beş yıldızlı otelde kral dairesi kendileri için tahsis edilmişti.
Vidal'ı derin düşüncelerden çalan telefonu ayırmıştı. Komidinin üzerinde duran telefonunu almıştı, ekrana bakma zahmetine girmeden açtı.
" Dostum senin bu 'karın' tam bir kaçık. Kaç gelinlikçi dolaştım haberin var mı? " arayan tabi ki Hector'du. Vidal şaşırarak dostunun neyden bahsettiğini anlamaya koyuldu.
" Hector anlayabileceğim tarzda konuşsan! " telefonun ucundan bir homurtu yükseldi.
" Aldığın transparan gelinliği kafama geçirdi. Seni eline geçirdiğinde gırtlağına çökecekmiş. Ha bu arada Marissa ile daha usturuplu gelinlik alma timindeyiz, bunu telafi edeceğinden şüphem yok. " Vidal suratına kapanan telefonla daha fazla dayanamayarak kahkahasını serbest bıraktı. Kahkaha krizini atlatır atlatmaz kendini duşa attı.
Ilık su ruhuna terapi uygularken kapısının kuvvetlice çalınmasıyla duş keyfi yarıda kalmıştı. Koca villada tek başına olduğunu sanıyordu genç adam, hizmetçilerin hepsini düğün için görevlendirmişti.
" Aç şu kapıyı koca eşşek! "
Nola sinirden köpürür bir vaziyette otelden firar ederek soluğu Vidal'ın yanında almıştı. Eve vardığında kapıyı kimsenin açmamasına daha da delirerek iyice çileden çıkmıştı. Mutfak kapısından içeri girerek merdivenleri son hızla tırmanmıştı. Üçyüz kilometre engelli koşusunu tamamladıktan sonra tek engel aralarında duran ince(!) kapıydı. Sinirle ard arda yumruklarını indiriyordu.
" Vidal aç şu kapıyı, bak kırdırtma bana lanet şeyi. " Vidal kendine gelerek beline sardığı havluyla kapıyı açtı. Karşısında sinirden kıpkırmızı kesilen mavi gözlü meleği yumruk yaptığı eli havada asılı kalmıştı. Yüzüne yayılan gülümsemeyle Nola'yı tepeden tırnağa süzüyordu. Nola bir an nefes almayı unutmuştu. Bu adam bu kadar yakışıklı - seksi diyelim şuna Nola, sen dahil hepimizin dibi düşüyor! - olmak zorundamıydı. Islak kumral saçları yeşilin en canlı rengini bağrında barındıran gözlerini gölgeliyordu. Bedeninden süzülen damlalar iştah kabartıcıydı.
" Hayırdır sevgilim... " genç kadın zorda olsa kendini toparlayarak aç bakışlarını dizginlemeye çalışıyordu.
" Beni ne zannediyorsun sen, ha! Victoria secret defilesine çıkmıyorum evleniyorum. " hışımla odaya dalarak ellerini beline yerleştirerek erkeğe suçlar bakışlarını yönlendirmişti.
" Ama uğur böceğim gelinliğin sana yakışmıştı... " mavi gözleri ölümcül pırıltılarla kısılırken tehditkar bir şekilde Vidal'ın üzerine yürüyordu.
" Evet yarı çıplak kalmam senin hoşuna gidiyor olabilir fakat kıçıma kadar yarılmış o paçavrayla ikiyüz kişinin içine çıkacak değilim. " Vidal gülmemek için dudağını dişlerken, Nola tavrında ısrarcıydı. " hem ne keyif sahibisiniz bayım pardon ama kıçınıza yumurta dayandığı sıra yetişmek için telaşe yaratıp pederin huzurunda beni bekletirsen bence git vur kendini ki benim elimi kana bulama. "
Bu son noktaydı. Vidal daha fazla dayanamamış kahkahalarla gülmeye başlamıştı. Vidal'ın tepkisi Nola'yi iyice körüklemişti. Sol omzundaki şeytan kulağına Vidal'ın yakışıklı suratını dağıtmasını hatta kasıklarına bir tekme savurmasını fısıldıyordu. Nola aklına yapışan düşünceleri elinin tersiyle zihninin karanlık tarafına itikledi. Derin bir nefes alarak erkeğin gülmesinin son bulmasını beklemeye koyuldu. Vidal kahkahaları son bulmasıyla Nola'yı kollarına alması bir olmuştu. Genç kadını savunmasız yakalayarak işgalci dudakları Nola'nın böğürtlen dudaklarına kapanmıştı. Nola öpüşüne karşılık vererek öpüşmenin hararetini arttırmıştı.
Keşfe çıkan eller bedenlerinde gezinirken üstlerinde son parça eşyada yerde diğerlerinin yanında yerini almıştı. Sevmek ve sevilmek tek beden halini alırken dahada perçinlenmişti. Odayı dolduran inlemeler, homurtular birbirlerine ait oluşlarının yegane kanıtıydı.
" Sen... sen uslanmaz bir adamsın! " Nola tepesinden geçirdiği tişörtünü çekiştirirken erkeği azarlamayı eksik etmemişti. Vidal arsız gülümsemeseyle genç kadının dudaklarına ufak bir öpücük bıraktı.
" Bir sana doymuyorum, iki sana karşı koyamıyorum. " genc kadın sahte bir kahkaha koy verdi.
" Ha-ha komik şey. Kalk hazırlan iki saate evleniyoruz. " ayağa kalkarak bacaklarına pantolonunu geçirerek toparlandı. Vidal'ın yatağına kısa bir bakış atarak yerdeki havluyu erkeğe fırlattı.
Aradan geçen bir saatlik sürede koşuşturmacalar dahada hızlanmıştı. Vidal toparlanarak genç kadınla beraber otele gitmek için yola çıkmışlardı. Hector, Marissa ile Nola'nın istediği sade gelinliği bulmuş hatta otele çiftten önce varmışlardı.
Nola arabadan iner inmez kendileri için tahsiz edilen odaya sürüklenmişti. Marissa, Nola kadar hatta daha heyecanlıydı. Vidal, Hector ile kendisi için ayrılan odaya girdiler. Geniş oda mavinin bütün tonlarını tüm canlılığıyla gözler önüne seriyordu. Lacivert deri koltuklar konforun bayrağını dalgalandırıyordu. Vidal hızlı bir duş - ki ah ah sapıtmakta ramak kaldı a dostlar böyle adam dostlar başına - aldıktan sonra kar beyazı gömleğini üzerine geçirdi. Siyah takım elbise yine ilk tercihiydi. Klasik italyan ayakkabıları ayağına geçirerek ayna karşısında yerini aldı.
" İlk okul müsamerelere hazırlanan çocuk tipi var sende dostum. " Hector oturduğu tekli koltukta yüzünü buruşturarak seslenmişti Vidal'a. Vidal sakin görünmeye çalışarak arkasını dönmüştü.
" Hector yakın bir zamanda hatta yakın olmayan bir zamanda çocuğun olmayacak! " kahkahalar eşliğinde hazırlıklara devam ediyordu Vidal.
Nola heyecanla ayna karşısında kıpırdandı. Daha gelinliğini giymemişti ve şu an Marissa'nin emirleri doğrultusunda makyajını tamamlamaya çalışıyordu. Üzerinde sabahkı kıyafetleri yerine bornozlo oturuyordu. Seksi iç çamaşırlarını yine Marissa zoruyla giyip bornozla ayna karşısındaydı.
" Kıpırdanma Nola rimeli gözüne saplayacağım. " huysuz bir kıpırtı sonrası, " rahat dur. " diye bağırmıştı.
Nola suç işleyen yaramaz çocuklar gibi omuzları düşmüştü. Gülümseyerek arkadaşının boynuna doladı kollarını.
" Sen olmasan ben ne olurdum kelebeğim. " Marissa'nın şen kahkahası çıklarken birbirlerine sarıldılar.
" Sizin bu börtü böcük sevginiz nedir anlamıyorum. "
Marissa'nın zamansız çalan telefonu ikilinin keyfini yarıda bırakmıştı. Konuşmak için dışarı çıkarak genç kadını oda da yanlız bırakmıştı. Nola derin bir nefes alarak ayağa kalktı. Kalp atışları geçen her dakikada daha hızlanırken sakin olmak için gözlerini sıkıca yumdu.
" Heyecanlımısın.. " kadife yumuşaklığında ki ses Nola'nın tenini okşamıştı. Ahenkli tını farklı bir büyüyle etrafını kuşatıyordu.
" Ee..evet Bayan Victoria. " kuruyan dudaklarından kelimeler titreyerek çıkmıştı. Vidal'ın annesi yaşına göre genç bir kadındı, yılların yüzünde bıraktığı izler daha da çekici kılıyordu. Üzerinde ki krem rengi kolsuz elbisesi ile gençlere taş çıkartıyordu. Papatya sarısı saçlarını tepeden sıkı topuz yapmıştı. Ormanların canlılığını barındıran gözleri ışıl ışıldı. Vidal'ın gözlerini annesinden aldığı şüphesizdi. Nolu iç çekerek kadının güzelliğine bakıyordu.
" Heyecanlanman normal. Ben kendi düğünümde kalbimin duracağını sanmıştım canım, " sevecen bir tavırla Nola'nın ellerinden tutarak pencere kenarında duran lila rengi deri kanepeye oturdular. " sevmek güzeldir kızım. Her iki tarafın da birbirlerine aşk ile bağlanması daha güzel. Vidal şanslı, bu şansıda kendi yarattı. Gurur duyuyorum oğlumla."
Nola ne diyeceğini şaşırmıştı. Bu konuşmayı beklemiyordu, açıkcası ters tepki almaktan korkuyordu.
" Bende şanslıyım efendim. " diyebildi fısıltıyla. Bayan Victoria içten bir gülümsemeyle genç kadını ödüllendirdi. Çantasından çıkardığı kadife kutuya uzunca baktı." Annem evlenmeden saatler öncesinde bunu bana vermişti. Tanrı biliyor ya hep kızım olsun isterdim fakat bir oğlum oldu. Ama oğlum sayesinde dünya tatlısı bir kızım oldu, " buruk bir tebessümle bakışlarını genç kadının gözlerine çevirdi. " bunu kabul etmeni istiyorum. Kızıma hediyem. " Nola'nin gözleri akmayan yaşlarla parıldıyordu. Annesiz büyüyen bir kızdı, anne şefkatine bu denli ihtiyacı vardı. Sonuç; deli gibi aşık olduğu adamın annesi kendi kızı yerine koyuyordu. Gülümsemeyi güçte olsa başarabilmişti. Gözünden süzülen inciyi titrek parmaklarıyla silerek kucağındaki kutuya odaklandı.
Kutunun kapağını açtığında hem şaşkınlık hemde mutluluk kaplamıştı. Zarif bir bileklik kutunun içinde yatıyordu. Pırlanta işlemeli altın kemer zarafeti temsil eder bir havaya bürünmüstü. Nola minnet dolu bakışlarını kadının yosun yeşili gözlerine kenetledi.
" Teşekkürler. " Bayan Victoria pırlanta işlemeli bilekliğe uzanarak aldı, Nola'nın narin bileğine taktıktan sonra genç kadının yanaklarını anne şefkatiyle öptü.
" Ailemize hoş geldin kızım. "
* * *
Sona dakikalar kalmıştı artık...
Serüven bitmiş masalı dinleyenler kendilerine pay düşen elmelerı bekler olmuştu. Mutluluk, dosluk, güven, dayanışma ve en önemlisi aşk galip gelmişti...
Genç kadın heyecandan tir tir titriyordu. Nasıl heyecanlanmasınki bu onun en özel günüydü sevdiği adamla hayatını birleştirmek üzereydi. Büyük boy aynasının karşısına geçerek kendini baştan aşağı bir süzdü. Güzel görünüyordu ve çokça heyecenlı. ELine aldığı parlatıcıyı dudaklarına sürdü. Gülümseyerek kendine bakmaya devam etti. Saçları omuzlarından aşağı şelale misali dökülüyordu. Derin bir nefes aldı ve arkasına döndü. Vidal karşısında tüm ihtişamıyla duruyordu.
Ufak çaplı bir şaşkınlık sonrası sediği adamın kollarına bıraktı kendini. Şaşkınlığı aşık olduğu adamın bu denli çekici olmasının yanı sıra ona ait olmasıydı. Geçmişi geldi aklına başını hafifçe yana sallayarak gülümsemeye devam etti.
'' Ne oldu uğur böceğim.. '' dedi adam yosun yeşili gözleri mutluluktan parlarken.
'' Hiç.. hiç bir şey sevgilim.... '' dedi genç kadın masumca sevdiğinin dukaklarından öperken.
'' Hımm.. Tanrım tattığım en mükemmel tat.. Nola ne sürdün dudaklarına.. '' dedi Genç adam muzipçe. Kızın kıkırdamaları dudaklarında kaybolurken yakın arkadaşlarının onlara seslenmesiyle ayrılmak zorunda kaldılar...
'' Hadi sevgilim... Artık Bayan Renee değilde... '' dudaklarını büzerek sevimli bir şekilde Nola'ya sırnaştı genç adam.'' Bayan Stwaly olacaksın uğur böceğim... '' dedi yine böğürtlen dudaklara gömülürken.
'' Vidal dur geç kalcaz kendi düğünümüze hadi.. '' diyerek gelinliğin etek kısmını toplayarak Vidal'ı sürüklemeye başladı.Nola'nın üzerindeki gelinlik straplez sade bir gelinlikti ama onu çok güzel gösteriyordu. Vidal müstakbel karısının belinden tutarak ilerlemeye başladılar. Sahilde lavantaların uzandığı bir yolda yürüyorlardı. Karşılarında rahip sıkılgan bir şekilde onları bekliyordu. Yolu yarılamışken aklına bir şey gelmiş gibi Nola birden durdu.
Nola heyecanla Vidal'ı kendine çekerek kulağına eğilmek istedi fakat genç adam bunu ustaca upak bir öpüşmeyle noktaladı. Genç kız yerinde kıpırdanıncada bırakmaz zorunda kaldı.
'' Öp diye eğilmedim üzerine Vidal! '' dedi kaşlarını çatarken.'' Bir şey diyecektim sana.. '' masumca dudaklarını büzüp mavi gözlerini kitlemişti genç adamın gözlerine.
'' Aşkım sonra söylesen. Malum rahiple beraber her kez bizi bekliyor. '' dedi sabırsızca. İkili yavaş yavaş ilerlerken Nola yine birden durdu. Vidalın kolundan çekerek gözlerinin içine bktı.
'' Aşkım ben hamileyim... ''
Vo son söz...
Onlar herşeye inat birbirlerine kenetlenmeyi başardılar.
Ve... Onlar erdi muratlarına bizlerede kerevetlerine tünemek kaldı. Gökten üç elma düşer böylelikle, biri Vidal ile Nola'ya, biri yazara - bana :D - bir diğeride sizlere, okuyuculara...
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst