Ortaşar, Diyarbakır ilinin Çınar ilçesine bağlı bir köydür.
Göçebe bir yaşam tarzı olan anadalu bölgesinden güneydoğu anadolu bölgesine insanlar kıyı dicle nehir ve akarsu kenarlarına yerleşmişler ve köyün yerleşimi ise mardin ve kesimlerinden 1899 lardan göç edip ortaşar mezrasına yerşmişlerdir ve burada geniş aile topluluğu birliği haline gelmişlerdir...
TİRŞİK, HEDİK, KELLE PAÇA, cılbır, söğürme, sirke turşusu, bulgur pilavı, kuru fasulye, yaprak sarması, dolma, içli köfte, kavurma, sırım, patlıcan musakka, BAZLAMA... v.s en yaygın yemeklerdir. Köyde bağcılıkta yaygın olduğundan pastık, kuru üzüm... vs. gelişmişti.
Köylerimizde, bulgur kaynatma denilen bir gelenek vardır. Buna, bazen hedik kaynatma geleneği da deriz. Diğerleri gibi bu gelenek de yavaş yavaş terk edilmekte, artık her kes bulgur ihtiyacını hedik kaynatarak değil, hazır marketten satın alarak karşılamaktadır. Hedik kaynatma, hasat-harman mevsiminden sonra, genelde Ağustos-Eylül aylarında yapılır. Bu amaçla en çok iri ve sert taneli, protein oranı yüksek buğday tohumları tercih edilir. Buğday tohumlar önce iyice yıkanır. Yıkanan buğdaylar, içi kalaylı büyük bakır kazanlarda kaynatılır. Yenebilecek kıvama gelmiş, haşlanmış buğdaya Hedik denir. Hedik, ayrıca çerez niyetine tas tas diğer köylülere dağıtılır...
Hedik, daha sonra dam başlarında bir çadır veya naylon branda üzerine serilir. Burada güneş altında iyice kurutulur. Kurutulan hedik, bir miktar suyla ıslatıldıktan sonra ya dibekle dövülerek ya da bulgur makinesinden geçirilerek öğütülür. Öğütülen bulgur, tekrar serilerek kurutulur. Kuruyan öğütülmüş bulgur, rüzgârlı bir havada halburlarla savrularak iyice kepeğinden ayrılır. Daha sonra elekten geçirilerek düğür ve bulgur elde edilir. Kurutulduktan sonra temizlenip elenen bulgur, tekrar çuvallara doldurularak evin rutubet ve nem almayan killerine konur. Elde edilmesi bu kadar zahmetli olan bulgur, tereyağı ve mercimekle birlikte bulgur pilavına dönüştürüldüğünde, kendine has tadı ve lezzeti ile çekilen bütün zahmete fazlasıyla değmektedir. Bulgur pilavı, köylerimizdeki mutfakların vazgeçilmez (bazen zorunlu) menüsüdür. Kazanlarla hedik kaynatma.
Uzun bir aradan sonra yeniden yemeke tarifleriye merhaba.. Burada verdiğim tarifler web sayfamın genel yapısına göre biraz daha özel tarifler oluyor.
Bu tarifte sevgili kayınvalidem Zekiye anneme ait. Muhteşem bir lezzet. Fotoğrafda tereyağsız gözüküyor çünkü daha hafif olması için biz tereyağ koymuyoruz. Ama arzu ederseniz siz ekleyebilirsiniz. Annem Adana'lı olduğu için oranın usulüyle yapıyor. Aslında çok çeşitli yapılanları da var. Mesela dövme buğdayla yapılanı da var ama annem bunun daha lezzetli ve hazmının daha kolay olduğunu söylüyor. Denerseniz beğeneceğinizden eminim..
Göçebe bir yaşam tarzı olan anadalu bölgesinden güneydoğu anadolu bölgesine insanlar kıyı dicle nehir ve akarsu kenarlarına yerleşmişler ve köyün yerleşimi ise mardin ve kesimlerinden 1899 lardan göç edip ortaşar mezrasına yerşmişlerdir ve burada geniş aile topluluğu birliği haline gelmişlerdir...
TİRŞİK, HEDİK, KELLE PAÇA, cılbır, söğürme, sirke turşusu, bulgur pilavı, kuru fasulye, yaprak sarması, dolma, içli köfte, kavurma, sırım, patlıcan musakka, BAZLAMA... v.s en yaygın yemeklerdir. Köyde bağcılıkta yaygın olduğundan pastık, kuru üzüm... vs. gelişmişti.
Köylerimizde, bulgur kaynatma denilen bir gelenek vardır. Buna, bazen hedik kaynatma geleneği da deriz. Diğerleri gibi bu gelenek de yavaş yavaş terk edilmekte, artık her kes bulgur ihtiyacını hedik kaynatarak değil, hazır marketten satın alarak karşılamaktadır. Hedik kaynatma, hasat-harman mevsiminden sonra, genelde Ağustos-Eylül aylarında yapılır. Bu amaçla en çok iri ve sert taneli, protein oranı yüksek buğday tohumları tercih edilir. Buğday tohumlar önce iyice yıkanır. Yıkanan buğdaylar, içi kalaylı büyük bakır kazanlarda kaynatılır. Yenebilecek kıvama gelmiş, haşlanmış buğdaya Hedik denir. Hedik, ayrıca çerez niyetine tas tas diğer köylülere dağıtılır...
Hedik, daha sonra dam başlarında bir çadır veya naylon branda üzerine serilir. Burada güneş altında iyice kurutulur. Kurutulan hedik, bir miktar suyla ıslatıldıktan sonra ya dibekle dövülerek ya da bulgur makinesinden geçirilerek öğütülür. Öğütülen bulgur, tekrar serilerek kurutulur. Kuruyan öğütülmüş bulgur, rüzgârlı bir havada halburlarla savrularak iyice kepeğinden ayrılır. Daha sonra elekten geçirilerek düğür ve bulgur elde edilir. Kurutulduktan sonra temizlenip elenen bulgur, tekrar çuvallara doldurularak evin rutubet ve nem almayan killerine konur. Elde edilmesi bu kadar zahmetli olan bulgur, tereyağı ve mercimekle birlikte bulgur pilavına dönüştürüldüğünde, kendine has tadı ve lezzeti ile çekilen bütün zahmete fazlasıyla değmektedir. Bulgur pilavı, köylerimizdeki mutfakların vazgeçilmez (bazen zorunlu) menüsüdür. Kazanlarla hedik kaynatma.
Uzun bir aradan sonra yeniden yemeke tarifleriye merhaba.. Burada verdiğim tarifler web sayfamın genel yapısına göre biraz daha özel tarifler oluyor.
Bu tarifte sevgili kayınvalidem Zekiye anneme ait. Muhteşem bir lezzet. Fotoğrafda tereyağsız gözüküyor çünkü daha hafif olması için biz tereyağ koymuyoruz. Ama arzu ederseniz siz ekleyebilirsiniz. Annem Adana'lı olduğu için oranın usulüyle yapıyor. Aslında çok çeşitli yapılanları da var. Mesela dövme buğdayla yapılanı da var ama annem bunun daha lezzetli ve hazmının daha kolay olduğunu söylüyor. Denerseniz beğeneceğinizden eminim..
