Yukarıoba, Yozgat ilinin Çekerek ilçesine bağlı bir köydür.
Köy Yavuz Sultan Selim döneminde yapılan Bozok Katliamı'ndan sonra, devletin baskı ve ağır vergi yükünden kaçan insanlar tarafından dağların arasında kurulmuş olup ilk adı Bozok'tur. Sonraları bölge insanlarının obalar şeklinde yaşamaya başlamasıyla Ortaobave Yukarıoba diye ikiye ayrılmıştır. Yukarıoba uzun bir tarih safası yaşamıştır aslen sıraç elevileridirler. osmanlı devletinin baskılarından ve zulmünden kaçıp dağlara sığınmışlardır sır-aç sözcüğü sırrını kimseye vermeyen anlatmayan anlamına gelmektedir...Sırrını vermeme konusu sıraçlarda şu örnekle anlatılır. Günün birinde Osmanlı bir sıraç topluluğunu sıkıştırmış, sırrınızı anlatın yoksa hepinizi öldüreceğiz demiş. İçlerinden birisi sırrımızı anlatamayız ama topluluğu serbest bırakın sır benim dilimin altında yazılı olacak kellemi kesin ve sırrı öyle alın demiş. Kabul etmişler topluluğu serbest bırkmışlar o Sıracın kellesini kesmişler dilinin altındaki kağıdı almışlar ve okumuşlar, kağıtta yazılan şuymuş kellemizi veririz ama sırrımızı vermeyiz . Bu örnekleme sanırım sıraçların sır vermemeye gösterdikleri özeni anlatmaya yeter... Sıraçlar tarih boyunca tarikatlarına sahip çıkmış ve bugünlere dek yaşatmışlardır... Şuan köyde az ve yaşlı bir nüfus topluluğu yaşamaktadır. kente göç çok fazladır genellikle istanbula göç ederler hudacılık gibi işlerle uğraşırlar.
Köy Yavuz Sultan Selim döneminde yapılan Bozok Katliamı'ndan sonra, devletin baskı ve ağır vergi yükünden kaçan insanlar tarafından dağların arasında kurulmuş olup ilk adı Bozok'tur. Sonraları bölge insanlarının obalar şeklinde yaşamaya başlamasıyla Ortaobave Yukarıoba diye ikiye ayrılmıştır. Yukarıoba uzun bir tarih safası yaşamıştır aslen sıraç elevileridirler. osmanlı devletinin baskılarından ve zulmünden kaçıp dağlara sığınmışlardır sır-aç sözcüğü sırrını kimseye vermeyen anlatmayan anlamına gelmektedir...Sırrını vermeme konusu sıraçlarda şu örnekle anlatılır. Günün birinde Osmanlı bir sıraç topluluğunu sıkıştırmış, sırrınızı anlatın yoksa hepinizi öldüreceğiz demiş. İçlerinden birisi sırrımızı anlatamayız ama topluluğu serbest bırakın sır benim dilimin altında yazılı olacak kellemi kesin ve sırrı öyle alın demiş. Kabul etmişler topluluğu serbest bırkmışlar o Sıracın kellesini kesmişler dilinin altındaki kağıdı almışlar ve okumuşlar, kağıtta yazılan şuymuş kellemizi veririz ama sırrımızı vermeyiz . Bu örnekleme sanırım sıraçların sır vermemeye gösterdikleri özeni anlatmaya yeter... Sıraçlar tarih boyunca tarikatlarına sahip çıkmış ve bugünlere dek yaşatmışlardır... Şuan köyde az ve yaşlı bir nüfus topluluğu yaşamaktadır. kente göç çok fazladır genellikle istanbula göç ederler hudacılık gibi işlerle uğraşırlar.
