Örenkale, Yozgat ilinin Akdağmadeni ilçesine bağlı bir köydür.
Köyün adı, köyün 2 KM güneyindeki hüyükten (Toprak kale)(kazısı yapılmamış tarihi harebeler listesinde yer aldığı resmi kayıtlarda geçmektedir) gelmektedir. Köyde hüyüğe yöresel olarak kale denilmektedir. Viran olmuş bir kale anlamında köy Virankale olarak anılmış, zamanla isim Örenkale olmuştur. Tarihi:Akdağmadeni ve çevresinde bulunan kazısı yapılmayan eski eserler ve harabeler listesinde köyün kalesinin tarihi harabe olarak resmi belgede geçmesinden, bundan dolayı köyümüzün kuruluşunun eskilere dayandığı anlaşılmakla beraber, elimizde çok fazla bilgi bulunmamaktadır. Köyümüz, büyüklerimizden aldığımız bilgilere göre ilk olarak 13 hane olarak kurulmuştur. Köyün kurucusunun SÜLEYMANKÂ olduğu söylenir. Köyün bir kısmının Çepni köyünden gelip yerleştiği, bir kısmının da Zile tarafından geldiği söylenir. Adını, güneydoğusundaki eski yıkık ve yarı kayalık toprak (tarihi harabe) kaleden almaktadır. Bu kalenin çevresinin yerleşim yeri olduğu iç işleri bakanlığından aldığımız belgeden ve o bölgenin toprağında bulunan kiremit, tuğla, duvar taşı, inşaat malzemelerinden de anlaşılmaktadır. Adı önceleri Virankale Köyü iken, 1960 yılında Örenkale Köyü olarak değişmiştir. Köyde iki tane cami vardır. 1907-1910 yıllarında yapıldığı söylenen eski caminin tarihi denecek kadar içyapı farklılığı vardır. Yeni cami köyümüzden rahmetlik Mehmet Kaplan tarafından yaptırılmıştır. Arsası rahmetlik Mehmet Doğan tarafından bağışlanmıştır. Köyün geçim kaynağı hayvancılık ve tarıma dayanmaktadır. Büyük baş hayvancılık yaygındır. Pancar ve buğday ekimi yapılmaktadır. Okulumuz 1950 yılında faaliyete başlamış. Şu an 2 derslik, 1 müdür odası ve 1 araç-gereç odası vardır. 14 adet bilgisayar, 40 adet sıra yenilenmiştir. Geniş bahçesinde tuvalet, bir lojman ve kömürlük bulunmaktadır. Okul bahçesi ağaçlandırılmaya çalışılmaktadır. (2008 Yılı içerisinde Derneğimizin organizasyonu ile 10 adet Bilgisayar ve okulun çeşitli ihtiyaçlarını gideren 1 kamyon malzeme temin edildi). Bozok tarihinden bizim köy:Yozgat Yöresinin Tarihi incelenmesi sonunda, hemen hemen bütün köy ve yerleşim yerlerinin Oğuz oymakları ve Sekenesinin de Oğuz kökenli oldukları anlaşılmıştır. Bugünkü AKDAĞMADENİ, ilçe tüzel kişiliğini kazanmadan önce, şimdi kendisine bağlı köylerinin çoğu mevcut ve meskun ve yukarda belirtildiği üzere her biri birer Oğuz oymağı, halkı da Oğuz Türklerinin torunları idi. Uzun bir mazisi olan Akdağmadeninin bağlı bulunduğu Yozgat ili, uzun yıllar Bozok sancağı adı ile anılan; Kayseriyi de içine alan sancağın merkezi idi. Kazası da şimdiki Muşalikalesi köyü olan KARAHİSARBEHRAMŞAH Kazası Zileye(Sivas-Tokat Sancağına)bağlı idi.Daha sonra Bozok sancağına bağlandı ve kaza bügünkü yerine taşındı.Bizim köyün bir bölümünün bir dönem Zileye bağlı KARAHİSARBEHRAMŞAH kazası olan Çepniden geldiği söylenir. Yapılan araştırmalara göre Oğuz Türk toplumu 24 Boydan oluşmakta, bunlardan sosyal ve askeri teşkilatı meydana getiren 12 boy sağ kolu teşkil etmekte ve Boz-Ok adını almakta, diğer 12 boyun adı da Üç-Ok olup sol kolu oluşturmaktaydı. Her iki boy da Türklerin orta Asyadan göçünden sonra Anadoluya gelmiş ve yurt tutmuşlardı. Kol teşkilatlarını da uzun süre devam ettirmişlerdir. Bu iki boyda yaşayan oymakların bazen yan yana yaşadıkları da görülmüştür. Ancak Orta Anadoluda ve özellikle Yozgat bölgesinde daha çok Bozok Oymaklarının yerleştikleri tespit edilmiştir. Yozgat bölgesi, Orta Anadolunun diğer bölgeleri gibi yayla karakteri taşımakla beraber, diğer bölgelerde görülmeyen ayrı bir özelliği olup ÖZ denilen dar ve uzun pek çok vadilerden oluşur. AKDAĞMADENİ de bu vadilerin birinin içinde yer alır. 19 nolu, 890 (1485) tarihli TOKAT, tahrir defterinde de, Osmanlı döneminde Zile kazasına bağlandığı görülmektedir. Bu dönemde nahiye olarak; hemen, hemen şu ekinliklerden oluşmaktadır:Akpınar, Davulbazlı, Kavak, Oluğu Uzun, Eymirek, Karasu, Kestihisar, Göklek, Muhtesip, Sultansekisi, Karacaöz, Pazarcık, Üçkaraağaç, İncu Alanlı, Düşük Kavak, Söklen, Sincanlı, Kesri, Yiğit Meşhedi, Alicikli, Türekçi Kızılca Köy, Çanlu, Karacaviran, Karapınar, Göynük, Virankale (ÖRENKALE), Alaldırol kilise, Karamağra, Sarıhacı, Tutak. Nahiye, adını XIX. yüzyılın 2. yarısına kadar korumuş, yüzyılın sonlarında yapılan idari değişiklikle BOZOK sancağına bağlanmış ve ismi ortadan kalkarak, nahiyenin merkezi olan oymak (Köy) MUŞALİ adını almıştır. XX. yüzyıl başında, Ankara vilayetine bağlanan, BOZOK sancağının üç ilçesi arasında AKDAĞMADENİ adında görüyoruz. Anlaşılıyor ki, MADENCİLER Nahiyesi AKDAĞMADENİ İlçesi olmuştur. Bu ilçe; hemen hemen, eski KARAHİSARIBEHRAMŞAH KALESİ nahiyesinin arazisine oturulmuştur. Bundan dolayıdır ki İlçe ahalisi OğuzTürkleri soyundan gelmektedir. İlçede kurulan Maden işletmesi Müdürlüğünden dolayı ilçe nüfusu hızla artmaya başlamıştır. Yukarıdaki Akdağmadeni ve Bozok tarihindende anlaşılacağı üzere, köyümüzün yüzde yüz Oğuz Türklerinin Bozok kolunun Siyasi ve askeri kanadından olduğu anlaşılmaktadır.
Köyün adı, köyün 2 KM güneyindeki hüyükten (Toprak kale)(kazısı yapılmamış tarihi harebeler listesinde yer aldığı resmi kayıtlarda geçmektedir) gelmektedir. Köyde hüyüğe yöresel olarak kale denilmektedir. Viran olmuş bir kale anlamında köy Virankale olarak anılmış, zamanla isim Örenkale olmuştur. Tarihi:Akdağmadeni ve çevresinde bulunan kazısı yapılmayan eski eserler ve harabeler listesinde köyün kalesinin tarihi harabe olarak resmi belgede geçmesinden, bundan dolayı köyümüzün kuruluşunun eskilere dayandığı anlaşılmakla beraber, elimizde çok fazla bilgi bulunmamaktadır. Köyümüz, büyüklerimizden aldığımız bilgilere göre ilk olarak 13 hane olarak kurulmuştur. Köyün kurucusunun SÜLEYMANKÂ olduğu söylenir. Köyün bir kısmının Çepni köyünden gelip yerleştiği, bir kısmının da Zile tarafından geldiği söylenir. Adını, güneydoğusundaki eski yıkık ve yarı kayalık toprak (tarihi harabe) kaleden almaktadır. Bu kalenin çevresinin yerleşim yeri olduğu iç işleri bakanlığından aldığımız belgeden ve o bölgenin toprağında bulunan kiremit, tuğla, duvar taşı, inşaat malzemelerinden de anlaşılmaktadır. Adı önceleri Virankale Köyü iken, 1960 yılında Örenkale Köyü olarak değişmiştir. Köyde iki tane cami vardır. 1907-1910 yıllarında yapıldığı söylenen eski caminin tarihi denecek kadar içyapı farklılığı vardır. Yeni cami köyümüzden rahmetlik Mehmet Kaplan tarafından yaptırılmıştır. Arsası rahmetlik Mehmet Doğan tarafından bağışlanmıştır. Köyün geçim kaynağı hayvancılık ve tarıma dayanmaktadır. Büyük baş hayvancılık yaygındır. Pancar ve buğday ekimi yapılmaktadır. Okulumuz 1950 yılında faaliyete başlamış. Şu an 2 derslik, 1 müdür odası ve 1 araç-gereç odası vardır. 14 adet bilgisayar, 40 adet sıra yenilenmiştir. Geniş bahçesinde tuvalet, bir lojman ve kömürlük bulunmaktadır. Okul bahçesi ağaçlandırılmaya çalışılmaktadır. (2008 Yılı içerisinde Derneğimizin organizasyonu ile 10 adet Bilgisayar ve okulun çeşitli ihtiyaçlarını gideren 1 kamyon malzeme temin edildi). Bozok tarihinden bizim köy:Yozgat Yöresinin Tarihi incelenmesi sonunda, hemen hemen bütün köy ve yerleşim yerlerinin Oğuz oymakları ve Sekenesinin de Oğuz kökenli oldukları anlaşılmıştır. Bugünkü AKDAĞMADENİ, ilçe tüzel kişiliğini kazanmadan önce, şimdi kendisine bağlı köylerinin çoğu mevcut ve meskun ve yukarda belirtildiği üzere her biri birer Oğuz oymağı, halkı da Oğuz Türklerinin torunları idi. Uzun bir mazisi olan Akdağmadeninin bağlı bulunduğu Yozgat ili, uzun yıllar Bozok sancağı adı ile anılan; Kayseriyi de içine alan sancağın merkezi idi. Kazası da şimdiki Muşalikalesi köyü olan KARAHİSARBEHRAMŞAH Kazası Zileye(Sivas-Tokat Sancağına)bağlı idi.Daha sonra Bozok sancağına bağlandı ve kaza bügünkü yerine taşındı.Bizim köyün bir bölümünün bir dönem Zileye bağlı KARAHİSARBEHRAMŞAH kazası olan Çepniden geldiği söylenir. Yapılan araştırmalara göre Oğuz Türk toplumu 24 Boydan oluşmakta, bunlardan sosyal ve askeri teşkilatı meydana getiren 12 boy sağ kolu teşkil etmekte ve Boz-Ok adını almakta, diğer 12 boyun adı da Üç-Ok olup sol kolu oluşturmaktaydı. Her iki boy da Türklerin orta Asyadan göçünden sonra Anadoluya gelmiş ve yurt tutmuşlardı. Kol teşkilatlarını da uzun süre devam ettirmişlerdir. Bu iki boyda yaşayan oymakların bazen yan yana yaşadıkları da görülmüştür. Ancak Orta Anadoluda ve özellikle Yozgat bölgesinde daha çok Bozok Oymaklarının yerleştikleri tespit edilmiştir. Yozgat bölgesi, Orta Anadolunun diğer bölgeleri gibi yayla karakteri taşımakla beraber, diğer bölgelerde görülmeyen ayrı bir özelliği olup ÖZ denilen dar ve uzun pek çok vadilerden oluşur. AKDAĞMADENİ de bu vadilerin birinin içinde yer alır. 19 nolu, 890 (1485) tarihli TOKAT, tahrir defterinde de, Osmanlı döneminde Zile kazasına bağlandığı görülmektedir. Bu dönemde nahiye olarak; hemen, hemen şu ekinliklerden oluşmaktadır:Akpınar, Davulbazlı, Kavak, Oluğu Uzun, Eymirek, Karasu, Kestihisar, Göklek, Muhtesip, Sultansekisi, Karacaöz, Pazarcık, Üçkaraağaç, İncu Alanlı, Düşük Kavak, Söklen, Sincanlı, Kesri, Yiğit Meşhedi, Alicikli, Türekçi Kızılca Köy, Çanlu, Karacaviran, Karapınar, Göynük, Virankale (ÖRENKALE), Alaldırol kilise, Karamağra, Sarıhacı, Tutak. Nahiye, adını XIX. yüzyılın 2. yarısına kadar korumuş, yüzyılın sonlarında yapılan idari değişiklikle BOZOK sancağına bağlanmış ve ismi ortadan kalkarak, nahiyenin merkezi olan oymak (Köy) MUŞALİ adını almıştır. XX. yüzyıl başında, Ankara vilayetine bağlanan, BOZOK sancağının üç ilçesi arasında AKDAĞMADENİ adında görüyoruz. Anlaşılıyor ki, MADENCİLER Nahiyesi AKDAĞMADENİ İlçesi olmuştur. Bu ilçe; hemen hemen, eski KARAHİSARIBEHRAMŞAH KALESİ nahiyesinin arazisine oturulmuştur. Bundan dolayıdır ki İlçe ahalisi OğuzTürkleri soyundan gelmektedir. İlçede kurulan Maden işletmesi Müdürlüğünden dolayı ilçe nüfusu hızla artmaya başlamıştır. Yukarıdaki Akdağmadeni ve Bozok tarihindende anlaşılacağı üzere, köyümüzün yüzde yüz Oğuz Türklerinin Bozok kolunun Siyasi ve askeri kanadından olduğu anlaşılmaktadır.