HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Sosyal ağlar, aslında çağdaş sokaklar
Ortadoğu Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kürşat Çağıltay, eğitimde teknolojinin yeri, sosyal medya kullanımı ve öneriler konusunda soruları yanıtladı.
1) Sosyal medya ve internetin eğitimdeki yeri nedir?
- Sosyal medya ve internet artık eğitimin olmazsa olmazı haline geldi. Bilginin üretimi ve paylaşılması bu yollarla hızla yapılıyor. Bu nedenlerle iyi internet ve sosyal ağ kullanıcısı olmak ayrı bir önem kazanıyor. Çocuklar sosyal ağlar üzerinden hem sosyalleşiyor, hem de informal (okul dışı) öğrenme gerçekleştiriyor. Sosyal ağları çağdaş sokaklar olarak tanımlamak yanlış olmaz.
2) Sosyal medyaya çocuklar kaç yaşından itibaren girmeli?
- Sosyal medya siteleri ağırlıklı olarak ABD kaynaklı olduğu için bu konudaki kuralları da genelde orada belirliyorlar. Örneğin, Facebook sosyal ağ üyeliğinde 13 yaş sınırı olmasına rağmen Türkiyede birçok çocuk yaşını farklı göstererek sosyal ağlara üye olabiliyor. Geçtiğimiz yıl yayınlanan bir raporda İsveçte 2 yaşındaki çocukların yüzde 40ının internet kullanıcısı olduğu rapor edildi. Bu yaşta internet kullanmaya başlayan çocukların sosyal ağ kullanmak için 13 yaşını beklemeleri çok da doğru. Bu yaş öncesinde çocukların sosyal ağ kullanması durumunda ailenin çok yakın kontrolü altında olması öneriliyor. Bazı sosyal ağların sadece küçük yaştaki çocukları üyeliğe kabul etme çalışmaları olmasına rağmen yaygın sosyal ağ servisleri gibi başarılı olamıyor.
Ev adresi, telefonunu asla paylaşılmamalı
3) Nelerin paylaşılmasına izin verilmeli?
- En kritik soru bu. Aslında kiminle paylaşmalı şeklinde düşünmek gerekiyor. Sosyal ağ üzerinde yer alan herkes yakın arkadaşımız değil. Yakın kişilerle daha fazla, uzak kişilerle daha az paylaşım yapılması ilk kural. Buna yönelik ayarların nasıl yapılacağını çocuğun öğrenmesi gerekli. Paylaşmadan önce çocuğun ben bunu paylaşırsam ileride sorun olur mu sorusunu her zaman kendisine sorması öğretilmeli. Ev adresi, telefon, nerede olduğu gibi bilgilerin paylaşılmaması, hassas kişisel resimlerin (plaj vs) kesinlikle konulmaması, küfür hakaret içeren yazıların (3üncü kişiler hakkında olsa bile) yazılmaması konusu her zaman hatırlatılmalı. Aile düzenli olarak bu tür mesajların paylaşılıp paylaşılmadığını kontrol etmeli.
4) Aile kontrol etmeli mi?
- Nasıl çocuğumuzun normal hayatını belli bir düzeyde kontrol ediyorsak sosyal medyada da aileler çocuklarını kontrol etmeli. Çocuğumuzun kimlerle arkadaşlık ettiği, nereye gittiği, nasıl vakit geçirdiği gibi konuları ailelerin sorma, sorgulama hakkı olduğu gibi sosyal medya içinde benzer kurallar geçerli. Ancak, burada katı yasaklamalar ile değil karşılıklı anlaşarak koyulan kurallar oluşturulması yaklaşımı daha uygun.
5) Sosyal medyanın tehlikeleri neler?
- Sokağın tehlikeleri ile sosyal medyanın tehlikeleri aynı. Nasıl sokakta çocuğun şiddete, zorbalığa maruz kalması mümkünse sosyal medyada da sanal zorbalık tehlikesi var. Ya da diğer yandan çocuğun başka çocuklara sanal zorbalık uygulama tehlikesi de bulunuyor. Sanal ortamda kötü davranışa maruz kalan çocukların benzer kötü davranışı diğer çocuklara gösterdiği biliniyor. Kişisel bilgilerin hızla yayılması tehlikesi sosyal ağın en önemli risklerden. Bilindiği gibi internet asla unutmaz. Bugün yazdığınız yazı, yolladığınız resim 10-20 yıl sonra karşınıza çıkabilir. Bunun için Yolla, yayınla tuşuna basmadan iki kere düşün prensibi hep akılda tutulmalı.
Ortadoğu Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitim Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kürşat Çağıltay, eğitimde teknolojinin yeri, sosyal medya kullanımı ve öneriler konusunda soruları yanıtladı.
1) Sosyal medya ve internetin eğitimdeki yeri nedir?
- Sosyal medya ve internet artık eğitimin olmazsa olmazı haline geldi. Bilginin üretimi ve paylaşılması bu yollarla hızla yapılıyor. Bu nedenlerle iyi internet ve sosyal ağ kullanıcısı olmak ayrı bir önem kazanıyor. Çocuklar sosyal ağlar üzerinden hem sosyalleşiyor, hem de informal (okul dışı) öğrenme gerçekleştiriyor. Sosyal ağları çağdaş sokaklar olarak tanımlamak yanlış olmaz.
2) Sosyal medyaya çocuklar kaç yaşından itibaren girmeli?
- Sosyal medya siteleri ağırlıklı olarak ABD kaynaklı olduğu için bu konudaki kuralları da genelde orada belirliyorlar. Örneğin, Facebook sosyal ağ üyeliğinde 13 yaş sınırı olmasına rağmen Türkiyede birçok çocuk yaşını farklı göstererek sosyal ağlara üye olabiliyor. Geçtiğimiz yıl yayınlanan bir raporda İsveçte 2 yaşındaki çocukların yüzde 40ının internet kullanıcısı olduğu rapor edildi. Bu yaşta internet kullanmaya başlayan çocukların sosyal ağ kullanmak için 13 yaşını beklemeleri çok da doğru. Bu yaş öncesinde çocukların sosyal ağ kullanması durumunda ailenin çok yakın kontrolü altında olması öneriliyor. Bazı sosyal ağların sadece küçük yaştaki çocukları üyeliğe kabul etme çalışmaları olmasına rağmen yaygın sosyal ağ servisleri gibi başarılı olamıyor.
Ev adresi, telefonunu asla paylaşılmamalı
3) Nelerin paylaşılmasına izin verilmeli?
- En kritik soru bu. Aslında kiminle paylaşmalı şeklinde düşünmek gerekiyor. Sosyal ağ üzerinde yer alan herkes yakın arkadaşımız değil. Yakın kişilerle daha fazla, uzak kişilerle daha az paylaşım yapılması ilk kural. Buna yönelik ayarların nasıl yapılacağını çocuğun öğrenmesi gerekli. Paylaşmadan önce çocuğun ben bunu paylaşırsam ileride sorun olur mu sorusunu her zaman kendisine sorması öğretilmeli. Ev adresi, telefon, nerede olduğu gibi bilgilerin paylaşılmaması, hassas kişisel resimlerin (plaj vs) kesinlikle konulmaması, küfür hakaret içeren yazıların (3üncü kişiler hakkında olsa bile) yazılmaması konusu her zaman hatırlatılmalı. Aile düzenli olarak bu tür mesajların paylaşılıp paylaşılmadığını kontrol etmeli.
4) Aile kontrol etmeli mi?
- Nasıl çocuğumuzun normal hayatını belli bir düzeyde kontrol ediyorsak sosyal medyada da aileler çocuklarını kontrol etmeli. Çocuğumuzun kimlerle arkadaşlık ettiği, nereye gittiği, nasıl vakit geçirdiği gibi konuları ailelerin sorma, sorgulama hakkı olduğu gibi sosyal medya içinde benzer kurallar geçerli. Ancak, burada katı yasaklamalar ile değil karşılıklı anlaşarak koyulan kurallar oluşturulması yaklaşımı daha uygun.
5) Sosyal medyanın tehlikeleri neler?
- Sokağın tehlikeleri ile sosyal medyanın tehlikeleri aynı. Nasıl sokakta çocuğun şiddete, zorbalığa maruz kalması mümkünse sosyal medyada da sanal zorbalık tehlikesi var. Ya da diğer yandan çocuğun başka çocuklara sanal zorbalık uygulama tehlikesi de bulunuyor. Sanal ortamda kötü davranışa maruz kalan çocukların benzer kötü davranışı diğer çocuklara gösterdiği biliniyor. Kişisel bilgilerin hızla yayılması tehlikesi sosyal ağın en önemli risklerden. Bilindiği gibi internet asla unutmaz. Bugün yazdığınız yazı, yolladığınız resim 10-20 yıl sonra karşınıza çıkabilir. Bunun için Yolla, yayınla tuşuna basmadan iki kere düşün prensibi hep akılda tutulmalı.
