IronTalonX 1
IronTalonX
D 1
delimuratt
berzahx 1
berzahx
PrimeAC 1
PrimeAC
DEVLOPER 1
DEVLOPER
ShadowFon 1
ShadowFon
mavzermete 1
mavzermete
romegames 1
romegames
InfernoShade 1
InfernoShade
Fethi Polat 1
Fethi Polat
Bvural41 1
Bvural41
noisiv 1
noisiv
Hikaye Ekle
Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Bir bilim dalı olarak dil bilimi

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan iGrand
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 258

iGrand

Level 19
TM Üye
Üye
Katılım
29 Eyl 2012
Konular
6,428
Mesajlar
13,741
Reaksiyon Skoru
502
Altın Konu
0
TM Yaşı
13 Yıl 8 Ay 19 Gün
Başarım Puanı
340
Yaş
29
MmoLira
-382
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Aşağıda listelenmiş olan araştırma alanlarına ek olarak genel dil bilimi kendisini ilgilendiren konularla da ilgilenir.

  • Dil bilimi tarihi
  • Yöntem kuramları
  • Belirli yardımcı araçlar, terminolojik ve diğer sözlükler ya da kaynak eserler
  • Genel dil biliminde dil modeli
  • Çift dil modeli
Cenevreli dil bilimci ve gösterge bilimci Ferdinand de Saussure (1857–1913) ”dil” kavramına ilişkin köklü ve uzun süredir dil bilimi etkileyen bir görüşe sahiptir. Bunun nedeni biçimsel yapı olarak dil - ki Saussure bunu Langue (yapı/sistem) olarak adlandırır - ve somut kullanılan dil arasında - bunu da Parole (söz) olarak adlandırır - yapmış olduğu ayrımdır. Langue, bir dil topluluğuna ait konuşmacının kafasında mevcut olan teorik, anlaşmalı bir sistemdir. Parole (söz) ise özel zamanlarda konuşmacılar tarafından güncellenmiş dildir. Bunun yanında dilsel öğeler her kullanım durumuna göre farklı bir anlam kazanabilir. Bu sebeple parole (söz) dilin içeriği, Langue ise dilin biçimi olarak ayrılır.
De Saussure, dilde “iki yönlülük” fikrini ortaya atan ilk kişi değildir. Daha önce Hermann Paul de aynı şekilde “Dil Tarihi Prensipleri” kitabında bunu ifade etmiştir. Hermann kitabında bir kelimenin “normal anlamı”ndan, yani alışılagelmiş kendi anlamından bir de nedensel (nadir) anlamından, yani her bir dilin olasılıklarından kaynaklanabilecek anlamlarından söz etmektedir.
Hem tarih dil bilimci Paul hem de yapısalcı Saussure nedensel (nadir), başka bir deyişle durumsal olarak ortaya çıkan dilin normal anlamı, yani Langue’a ait teorik dil sistemini etkilediğini ve böylece değişikliklerin meydana gelebileceğini ve bunun da dil değişimlerine açıklık getirdiğini tespit etmişlerdir.
Dille ilgili bu ikilemli görüş üretici dil bilgisi modelinde ve özellikle de Noam Chomsky (1928) tarafından kurulan dönüşümsel dil bilgisinde ortaya koyulmuştur. Chomsky’nin modelinin farkı, Paul’unki gibi tek tek kelimeler ya da Saussure’ünki gibi dilsel sistemi esas almamasındadır. Chomsky daha çok biyolojik nedenlerle ilgilenir ve Kompetenz (dil yetisi) ve Performanz (dil edinimi) ayrımını ön plana çıkarır.
Dil yetisi (Kompetenz) özel bir dil sistemine sahip olabilmek için ana dil edinimi süresince kazanılmış yeteneklerdir. Bu yeteneklerin edinimini biyolojik faktörler belirler. Küçük çocukların dilsel gelişimi esnasında her bir dile göre ayrılan temel, dilsel parametreler doğuştandır. Bir konuşmacının dil yetisi, bir insanın dil edinimi sonrasında sahip olabileceği ideal bir dil sistemidir.
Dil edinimi ise konuşma sürecindeyken dilin hatalarla dolu somut kullanımını betimler. Böylece Saussure’ün Parole (söz) kavramıyla hemen hemen özdeştir.
Langue (dil) sabit bir model ve kurallar sistemi olarak görülür. Kompetenz (dil yetisi) ise sınırlı sayıda kurallar ve dilsel öğelere yer verip daha çok sınırsız dil ifadelerinin oluşmasına izin verdiği için dinamik bir model olarak anlaşılır. Bu yönden Kompetenz ve Langue birbirinden ayrılır (ama uygulamada bir dilde kurallar doğrultusunda oluşan bütün kelime birleşimleri aynı ölçüde ifade edilmez; aksine belli kelimeler aynı zamanda başka belli kelimelerle karşılanır. Bu bütünce dil bilimine bağlı bir durumdur.)
Chomsky; bunu, yaklaşık 20 yıl sonra 1965’te oluşturduğu bir modelle değiştirmiştir. Dilde bulunan hatalardan dolayı konuşulan dil biyolojik olan dilsel yapıların incelenmesine uygun değildir. Bu duruma bağlı olarak Chomsky Kompetenz’i (dil yetisi) sırf zihinsel ve (büyük ölçüde) bilinçsizce oluşturulan yapı olarak görür ve I-dil’den, yani “iç dilden” söz eder. Bu da I-dil sınırlarına girmeyen durumları içeren E-dil, yani biçimsel dili oluşturur. Bir başka deyişle, sadece bir anda gerçekleşen konuşma değil, bir konuşucu topluluğu içinde üzerinde uzlaşı olan bir dilin ayrıntılı özellikleri söz konusudur (bundan dolayı örneğin bir dilin belli bir lehçesi Kompetenz‘in (dil yetisinin) ya da Langue‘un (dilin) bir bölümü olarak değil de, E-dil üst başlığının bir bölümü olarak görülür). Doğal bir dilin sadece biyolojik olan nedenlerle gelişen alt sistemiyle ilgili değildir. Aksine doğuştan olan dil özelliklerine bağlı olmayan değişken dil alışkanlıklarını gösteren bir sistemdir.
Genel dil biliminde dil sistemi ve dil kullanımının, örnek ve uygulamanın bu ayrılmış modelini aşacak az sayıda araştırmalar var. Bütünce dil bilimi bu konuyu ele alır. Bütünce dil bilimi kullanılan dilin temsili malzeme bütünü yardımıyla bir dil sisteminin (Almanca, İngilizce gibi) yapısal özelliklerini (söz dizimsel, sözlüksel gibi) ve alt sistemlerini (Avusturya ya da İsviçre Almancası gibi) araştırır.
Aynı zamanda bütünce dil bilimi belli gruplara ait metinlerin (belli bir sosyal gruba özgü dil, politik ve gazete metinleri gibi) özellikleri, kullanımdaki dilin özellikleri ve dil kullanımı nedenleri gibi dil materyallerini saptar. Doğuştan olan dil bilgisi ne ilişkin araştırmalara da önemli katkılar sağlayan, çocukların erken yaşlardaki dil edinimine ilişkin gözlemler; kaydedilen çocuk dili materyal ve veri tabanları aracılığı ile yapılır.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst