- Katılım
- 7 Ağu 2012
- Konular
- 7,451
- Mesajlar
- 16,354
- Çözüm
- 5
- Reaksiyon Skoru
- 627
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 13 Yıl 10 Ay 6 Gün
- Başarım Puanı
- 385
- MmoLira
- -82
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Bilgiler
- Şehir nüfusu: 31.178
- İlçe nüfusu: 61.814
- Nüfus itibariyle: 2007
- Koordinatlar 38°16′45″N, 31°54′50″E
Genel bilgiler
- Ülke: Türkiye
- Coğrafi Bölge: İç Anadolu Bölgesi
- İl: Konya
- Posta kodu: 42600
- Alan kodu: 332
- Plaka: 42
- Kaymakam: Cahit IŞIK
- Belediye başkanı: Halil İbrahim ORAL
Ilgın ilçesi Konya'ya 86 km mesafede olup yaklaşık 32.000 nüfuslu bir ilçedir. İlçede şeker fabrikası ve kaplıcalar bulunmaktadır. Ayrıca ilçede Selçuk Üniversitesi Ilgın Meslek Yüksek Okulu eğitim öğretim faaliyetlerini sürdürmektedir. Yüksek Okula devam eden ögrencilerin çoğu 6 adet özel yurtta barınmaktadır. Ilgın Kaplıcaları şifa kaynağıdır. Özellikle bahar ve yaz aylarında ülkenin ve dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilerle görülmeye değer bir özellik sergiler.
Ilgın, Çavuşçugöl kenarında, Hamam Dağı olarak adlandırılan alanda ve Ilgın'ın güneyinde yer alan ormanlık mahallerde piknik yapma, avcılıkla meşgul olma, yürüyüş turlarına çıkma imkânı vardır. Antik çağlardan günümüze kadim bir yerleşim mahalli olması, Ilgın'a güngörmüş bir hava katmaktadır. Geleneklerle göreneklerini modern hayatın gerekleriyle uyum içinde yürüten ilçe halkı da tarihin derinliklerinden gelen bir vakarla hareket edinmeyi ilke edinmişlerdir. Misafirperver, yardımsever, insancıl, onurlu ve dürüsttürler.
Coğrafi durumu
Ilgın, İç Anadolu bölgesinin güney batısında yer alan Konya iline bağlı şirin bir ilçedir. İlçe merkezi Konyadan 87 km. kuzey batıda geniş bir ova üzerine kurulmuştur. İlçe sınırları 37 derece 17 dakika enlem (kuzey paralelleri) 31 derece 55 dakika boylam (meridyenleri) arasında yer alır. İlçe merkezi 1039 rakımlıdır.
Doğusunda Kadınhanı, batısında Akşehir, Doğanhisar, Tuzlukçu, kuzeyinde Yunak, güneyinde Derbent, Beyşehir ve Hüyük ilçeleri bulunur.
Jeolojik yapısı
Ilgın'ın jeolojik yapısını kalker tabakalar ile dağlık bölgelerde linyit damarları oluşturmaktadır. Ayrıca ilçede bulunan sıcak su kaynağı da jeolojik açıdan ayrı bir önem taşımaktadır.
Deprem tehlikesi
Arazi 1. bölge deprem kuşağı üzerinde oturmakta olup, iki fay hattı mevcuttur. Birinci fay hattı Çiğil bölgesinden gelip Kaplıca dağı eteklerinden güneydeki Çavuşcugöl kasabasına doğru uzanmaktadır. İkinci fay hattının Sivri ve Tekne dağlarının eteklerini takip ederek yine Çavuşcugöl kasabası ve Haremi linyit işletmelerine uzanmaktadır.
Yüzey şekilleri
Ilgın'ın kuzeybatısından güneydoğusuna doğru Sultan dağları uzanır. Ilgın ovası, 5214 hektarlık tarım alanı ile ilçenin en büyük tahıl ambarıdır. Bu alanda %70 hububat, %20 pancar ve %10 sebze ve meyve yetiştiriciliği yapılmaktadır. Büyüklü küçüklü dere, çay, göl ve gölet bulunan bölgede, kışın ve ilkba-harda kar ve yağmur suları ile beslenen dereler bol su taşımalarına rağmen yaz aylarında suları çekilmektedir.
Çavuşçu Gölü
Ana madde: Çavuşçu Gölü
51 km² alana sahip, etrafı sazlık ve bataklıklarla kaplı tektonik bir tatlı su gölüdür. Doğanhisar çayı, Çiğil deresi ve Bulcuk çayı ile beslenir. Deniz seviyesinden yüksekliği 1019 m, derinliği ise 2-10 m'dir. Batısında Açık Ilıca adı verilen sıcak su kaynağı vardır. Güneydoğusundaki Yorazlar çeşmesi, halk tarafından şifâlı su olarak bilinir. Kışın kar ve yağmur suları ile dolan göl alanı, yaz mevsiminde Atlantı ve Ilgın ovalarını suladığından çekilir. Göl sularının çekildiği arazi vatandaşlarca ekilir. Gölün kuzeyindeki Şarampol tepe, göl seviyesinden 75 m yüksekliktedir. 1960 ve 1977 yıllarında kısmen ağaçlandırılmış ise de 2001 yılında ağaçlandırma çalışmaları ciddî bir biçimde ele alınmıştır. Şarampol tepe, ileride güzel bir piknik alanı olmaya adaydır.Ana madde: Çavuşçu Gölü
Bitki örtüsü
Ilgının bitki örtüsü, İç Anadolu Bölgesinin tipik bozkır örtüsüdür. Bozkırlar genelde ilkbahar aylarında yeşerir, Haziran ayı sonlarında sararırlar. İlçenin güneyinde yer alan Beykonak, Kembos (Gökçeyurt), Bulcuk, Balkı, Çiğil, Dığrak, Gökbudak dağlarında ormanlık alanlara rastlamak mümkündür.
İklim
Ilgının denizden yüksekliği 1030 m'dir. İç Anadolu Bölgesinde bulunması itibariyle karasal (step) iklim hüküm sürer. Yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve yağışlı geçer.
Ulaşım
Ilgın, önemli kara ve demiryolları üzerine kurulmuş olup, konum itibariyle tarihî ipek yolunun uzantısı niteliğindedir. 1896 yılında yapılan demiryolunun ilçenin gelişimine katkısı büyüktür. Ilgın merkezinden geçen Konya-İstanbul ve Konya-İzmir yolları da ilçe ulaşımını daha canlı kılmaktadır.
Konya'ya 87 km uzaklıkta olan Ilgının komşu ilçelere olan uzaklıkları da şöyledir: Akşehir 46 km, Beyşehir 88 km, Kadınhanı 30 km, Sarayönü 50 km, Doğanhisar 36 km, Tuzlukçu 35 km, Yunak 87 km'dir. Ilgın-Ankara arası ise 318 km'dir.
İsim kökeni
1. ılgın ismini kışın karda sadece bir gün boyunca açan bir çiçek'ten almıştır.
2. İlçedeki kaplıcanın varlığından hareketle Allahın, Tanrının ve Yaratıcının Hamamı anlamına Hüdâî Hamamı ismiyle de anılmıştır.
3. Kaplıca anlamındaki Germ kelimesi, tek başına Ilgının adı olarak kullanıldığı gibi çoğunlukla Ab-ı Germ (Ilık Su, Kaplıca) terkibiyle de kullanılmıştır.
4. Yine kaplıcanın varlığı sebebiyle "Ilık su, ılığın" anlamında Ilgın ve Ilgun isimleri de tarihi kaynaklarda ilçeyi tanımlamak üzere kullanılmaktadır.
NOT: Şehrin adının değişmesinde, Ilgın yöresinde aynı adla anılan ağaçların etkili olup olmadığı ayrıca araştırılmalıdır. Osmanlı döneminde Fatih Sultan Mehmed'in yöreyi fethinden sonra hem el yazması eserlerde ve kitâbelerde "Ilgın" isminin kullanımı yaygınlaşmıştır. Nitekim bugün de ilçe hala aynı adla anılmaktadır.
İlkçağdan Türk Hakimiyetine Kadar
Konyadan batıya açılan yol güzer-gâhındaki Ilgın, tarihin her devrinde önemli bir yerleşim yeri olmuştur. Ilgın ve çevresinde yapılan yüzey araştırma-ları sonucunda Argıthanı, Eldeş Höyük, ve Başhöyükte Kalkolitik (M.Ö. 5500-3000) döneme ait seramikler bulunmuş-tur. Yine Mahmuthisarı Höyük, Kara-köy Höyük ve Navruşuk Höyüke Er-ken Tunç Çağı (M.Ö. 3000-2500) se-ramikleri ile Ilgın Höyük, Şarampol Tepe (Çavuşçugöl), Eldeş Höyükteki keramiklerde M.Ö. 2000lere tarihlenmektedir.
Bölge, Hitit İmparatorluğunun e-gemenliğine girmiş (M.Ö. 1660-1190) ve bu dönemde Ilgın önemli bir yol güzergâhı konumunu korumuştur. IV. Tuthalianın Arzava Seferi (M.Ö. 1250-1220) sırasında Yalburtta bir su anıtı inşâ edilmiştir. Hititlerin yıkılmasının ardından Fryeyler (M.Ö. 750-680) ve Lykialılar (M.Ö. 680-546) hâkimiyeti-ne girmiştir. bir süre Pers (M.Ö. 700-546) egemenliğinde kalan Ilgın, Büyük İskenderin Persleri yenmesinin ardın-dan Makedonya idaresi altına girmiştir. M.Ö. 138de Roma İmparatorluğu ve Bizans Devleti toprakları olmuştur. 10. yüzyılda bölgeye Müslüman Arapların fetih hareketleri başlamıştır.
- Türk hakimiyeti dönemlerinde Ilgın
Büyük Selçuklular, Ilgını 1077de fethetmişlerdir. Anadolu Selçuklu döneminde Akşehirin vilâyet olduğu, Ilgının da Honaz vilâyetine bağlandığı; Haçlı Seferleri sırasında da Ilgının müteaddid defalar yağmalandığı anlaşılmaktadır. Ilgın 1220 yılında Alâeddin Keykûbad tarafından kayınbabası Kir Faride verildiği, 1227 yılında Mengücek oğulları tarafından Erzincanın alınmasıyla, bölgenin Erzincan ve Erzurum beylerinden Davut Şaha verildiği görülmektedir. Anadolu Selçuklularının son zamanlarında birkaç vilâyetle birlikte Ilgının gelirleri, Af-yondaki Sahip Ata Oğullarından Taceddin Hüseyin ve Nasrudddin Hasana verilmiştir. Ancak Sahip Ata Oğulları, Karamanoğlu Mehmed Beyden Konyayı kurtarmak için yola çıkmıştır. İki ordu Akşehir ovasındaki Kozağaç köyü civarında karşılaşmış, Değirmen çayı ya da Adayan çayı ola-rak adlandırılan savaşın (1275) sonucunda Cimri (Siyavuş) ve Karamanoğlu Mehmed Bey komutasındaki ordu, Sahip Ata Oğullarını yenmiş ve bu bölge Çaylak adında bir beye verilmiştir. Bölge, Selçuklulardan sonra kısa bir süre Karamanoğulları yönetimine geçmiştir.
Selçuklular Dönemi'nde Konya civarındaki dört pazardan biri Ilgında kurulmaktadır. Pazar münasebetiyle ilçeye gelen halk alış verişin yanı sıra kaplıcada da banyo yapmaktadır.
Mevlana ve Ilgın
Yine bu dönemde Mevlânânın da şifâ bulmak amacıyla her yaz Ilgın kaplıcalarına geldiği bilinmektedir. Ünlü eseri Mesnevi ve diğer kitaplarının bazı bölümlerini Ilgın kaplıcalarında yazdığı bilinmektedir.
Osmanlılar Dönemi
Fâtih Sultan Mehmed'in Karaman Seferi'ne memur ettiği Osmanlı Ordusu Karamanoğlu Pir Ahmed Beyin ordusuyla Çiğilde savaşmış, bunun sonucunda da Akşehir ve Ilgın bölgesi Osmanlı hâkimiyetine alınmıştır(1466).
Fâtih Sultan Mehmed, Gedik Ahmed Paşaya bölgenin genel bir evkâf ve emlâk tahririni yaptırmıştır. Tahrîri büyük Türk âlimleri Muslihuddin ve Kâsım Efendiler yapmışlardır. Defterde Karaman ili eyâlet olarak ifade edildikten sonra ayrıca sancaklara ve iki nâhiyeye ayrıldığı belirtilmektedir. Ilgın da içinde yer aldığı bu vilâyetler şunlardır:
- Konya,
- Lârende,
- Seydişehir,
- Bozkır,
- Beyşehri,
- Akşehir,
- Ilgın,
- Niğde,
- Şücâeddin ve Anduğu,
- Ürgüp,
- Ereğli,
- Aksaray,
- Koçhisar.
- Nâhiyeler ise
- Karahisar,
- Develü.
- Karaman eyâleti olarak adlandırılıp 15 kazâya ayrılmış-tır
- Konya,
- Bolvadin,
- Çimeneli,
- Akşehir,
- Ilgın,
- Niğde,
- Anduğu,
- Ürgüp,
- Ereğli,
- Aksa-ray,
- Koçhisar,
- Kayseri,
- Ermenek,
- Mut,
- Gülnar.
Osmanlıların Ilgın'daki hatıraları sadece bugün kalıntıları bile bulunamayan bu saraydan ibaret değildir. Osmanlı Devleti zamanında tüccarların, hacıların, seyyahların ve askerlerin hem güven içinde olmaları ve hem de rahat etmeleri için belirli hizmetlerin sunulduğu menzil külliyeleri yapılmıştır. Bu çerçevede Vezir Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılan Ilgındaki menzil külliyesi, Ilgının mâmur hâle gelmesinde büyük bir öneme sahiptir.
1887 Konya Vilâyeti Salnâmesine göre, Ilgında 28 Sıbyan mektebi; 1894 Konya Vilâyeti Salnâmesine göre ise 35 mescid, 50 câmi, 49 değirmen, 4 hamam, 4 fırın, 4 kahvehâne ve 117 dükkân bulunmaktadır.
Kurtuluş Savaşı'nda
Kurtuluş Savaşında cephe gerisinde olan Ilgın, o yıllarda büyük çapta askerî birliklerin karargâh merkezi olması dolayısıyla, önemli tarihî olayla-ra sahne olmuştur. 1922 yılının 1 Mart - 21 Ağustos tarihleri arasında Fahrettin Altay Paşa komutasındaki 15.000 kişilik 5. Süvari Kolordusu, Ilgın ilçesinde altı aya yakın bir zaman kalmış ve Ilgın halkı bu zaman içinde Kolorduya elinden gelen her türlü yardımı yapmıştır.
Atatürk, 1 Nisan 1922 günü, yanında Cephe Komutanı İsmet İnönü, diğer bazı komutanlar, askerî ve siyâsî konuklarıyla birlikte Ilgın ovasında ikmal ve eğitim işleriyle Büyük Taaruza hızla hazırlanmakta olan Süvari Kolordusunu teftişe gelmiştir. Birinci, ikinci ve dördüncü süvari tümenlerinden kurulu Süvari Kolordumuz, kaplıca yakınında bulunan Koca Çayırda toplanır. Başkomu-tan Atatürkün emriyle geçit resmine başlanır. 7-8 bin süvarinin bir kısmının mızraklı, bir kısmının yalın kılıç ve Allah, Allah nidâlarıyla savaş nizamında dört nala geçişleri, Ilgın ovasını bir anda âdetâ bir savaş alanına ve mahşer yerine çevirmiştir. En başta Fahrettin Altay Paşa, arkasından gene-ralleri ve kurmayları geçerler. 3 tümen süvari askerinin Koca Çayırda tozu dumana katarak uzunca süren, muntazam ve hırslı geçişi, Başkomutan Mustafa Kemal Atatürkü ve diğer komu-tanlarımızı ne kadar heyecanlandırmış ve sevindirmiş ise, böyle bir tatbikatı ilk kez seyreden Sovyet ve Azerbaycan diplomatları ile askerî ateşeleri üzerinde de o derece müthiş bir etki yapmıştır. Ilgında kuvai milliye teşkilatı eşraftan Ali İspir ve Müsdebit hoca lakaplı Mustafa Üçekiz tarafından kurulmuştur.
Harekâtı inceleyen konuk Rus elçisi, kahraman askerlerimizin temsîlî düşman birliklerine karşı yapmış olduk-ları hücumlardaki çeviklik ve cengâver-liğine hayran kalmış, Atatürke yakla-şarak kulağına: Anladım Ekselans!.. Bu kahraman ordu karşısında hiçbir kuvvet ayakta duramaz demiştir.
21 Ağustos 1922 gecesinde ilçeden Afyon cephesine doğru harekete geçen 5. Süvari Kolordusu, Başkumandan Mustafa Kemal Paşanın Akşehirde verdiği tarihî Büyük Taarruz emrinden sonra şanlı ordumuzun saflarına katıla-rak düşman cephenin yarılmasında büyük rol oynamış, 9 Eylül 1922de diğer birliklerle İzmire girerek düşma-nı denize dökmüştür. Böylece Büyük Taarruzun kazanılmasında Ilgın, çok önemli bir görevi yerine getirmiştir.
Önemli mekanlar
Ilgın (Sahip Ata) kaplıcası
Ana madde: Ilgın Kaplıcası
Günümüzde mevcut olmayan 633 / 1235-36 tarihli kitâbeye göre, Alâeddin Keykûbadın emriyle Mimar Cemâleddine yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Deprem ve savaş gibi sebeplerle yıkılan hamam, 666/1267 yılında Sultan Gıyâseddin Keyhüsrev zamanında, Sahip Ata tarafından Mimar Kaluyana inşâ ettirilmiştir. Kadınlar bölümünün giriş kapısı üzerindeki dilimli iki kemer içindeki kitâbe, celî sülüs hatlı ve 666/1267 tarihlidir. Osmanlı döneminde Sultan Abdülmecid zamanında 1254/1838de Hacı Nûman Efendi tarafından da tamir edilmiştir.
Günümüze gelinceye kadar müteaddid defalar tâmirât görmüştür. Evliyâ Çelebi, nikris hastalığına tutulan Sultan Alâeddin Keykûbatın Ilgın kaplıcasında şifâ bulduğunu ve bu yapıyı yaptırdığını anlatmaktadır.
Sultan Alâeddin Keykûbad zamanında soyunma ve sıcaklık kısımları bulunan yapının, daha sonra yıkılması sonucunda 1267 yılında Sahip Ata Fahreddinin, han, zâviye ve kaplıcadan oluşan bir külliye yaptığı anlaşılmaktadır.
Ilgın (Sahip Ata) Hanı
Sahip Ata Fahrettin Ali, 666 / 1267 senesinde kaplıcayla birlikte hamamın yakınında Mimar Kâlûyânül-Konevîye yaptırtmıştır. 1934 yılında kalıntılarına rastlanmasına rağmen bu yapı ile ilgili hiçbir iz kalmamıştır.
Handevi Kandevi Zâviyesi ve Türbesi
Kaplıca yanında, Sahip Ata Fahreddin tarafından 1267de Kıdanî zâviyesi yaptırıldığı vakıf kayıtlarından anlaşılmaktadır. Bu zâviyeden günü-müze hiçbir şey ulaşmamışsa da türbe hala ayaktadır. Bugünkü şekli ile kare planlı, üzeri kubbe ile örtülü, baldeken tarzındaki türbe, 16.-17. yüzyıllardan kalmış olmalıdır.
Şeyh Bedreddin (Sadeddin İsa) Türbesi
Şeyh Bedrettin mahallesinde bir e-vin bahçesindedir. Kapı üzerindeki kemer alınlığındaki dört satırlık celî sülüs kitâbeye göre, 685 / 1286-87 yılında Sâdeddin İsa tarafından yaptı-rılmıştır. Türbe, 1975 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğünce tamir ettirilmiştir.
Pir Hüseyin Bey (Çukur) Câmii
Çarşı içinde kendi ismiyle anılan mahalledeki câmi, zeminden 1,5 m. daha aşağıda kaldığından, halk tarafından Çukur Câmi adıyla anılmaktadır. Selçuklular döneminden bugüne kadar ayakta kalmıştır.
Sungur Bey Türbesi
Mahmuthisar köyünün 4 km kuze-yinde, Ilgın ovasına hâkim bir tepede-dir. Türbenin inşâ kitâbesi yoktur. İçin-deki 742 / 1341 tarihli kitâbe ve türbe-nin formundan, Karamanoğulları dö-nemine ait olduğu anlaşılmaktadır. Türbe bakımsız viran bir haldedir.
Lala Mustafa Paşa Külliyesi
Lala Mustafa Paşa tarafından yaptırılan menzil külliyesi, sağ kol güzergâhında İstanbul - Mekke hattında, Eskişehir-Konya arasındaki en önemli menzil durumundadır. Bu külliye, Osmanlı döneminde bölgenin ticarî merkezi olarak görülmüş ve külliyenin yapımında ticarî yapılar ön plana çıkarılmıştır.
Câminin giriş kapısı üzerindeki üç satırlık celî sülüs hatlı kitâbeye göre, Sultan Selim oğlu Sultan Murad zamanında Kıbrıs Fâtihi Lala Mustafa Paşa tarafından 984 / 1576 yılında yaptırılmıştır. Birbirine bitişik iki büyük han, açık ve kapalı bölümlerinden oluşan arasta, merkezdeki câmi, tophâne, imâ-ret, Sıbyan mektebi, hamam ve helâlardan oluşan külliye, Mimar Sinan tara-fından yapılmıştır. Günümüzde arasta ve câmi kullanılmakta, han bölümü yeni dönemde yapılan restorasyon çalışmaları sonrası kullanılır hale dönüştürülmüştür.
Redif Taburu Merkez Konağı (Eski Askerlik Şûbesi)
Konağın 1310/1894 tarihinde yapıldığı, Konya salnâmesinde belirtilmektedir. Kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen planlı yapı, iki katlıdır. Kesme taş malzemeli konak, sofalı Türk evi planındadır. Kuzeydeki taş merdivenlerle girilen konak, günümüzde metruk haldedir.

