- Katılım
- 7 Ağu 2012
- Konular
- 7,451
- Mesajlar
- 16,354
- Çözüm
- 5
- Reaksiyon Skoru
- 627
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 13 Yıl 10 Ay 9 Gün
- Başarım Puanı
- 385
- MmoLira
- -82
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Bilgiler
- Şehir nüfusu: 6.135
- İlçe nüfusu: 23.185
- Nüfus itibariyle: 2009 ADNKS
- Yüzölçümü: 798 km²
- Rakım: 1660 metre
- Koordinatlar °′N, °′E
Genel bilgiler
- Ülke: Türkiye
- Coğrafi Bölge: Doğu Anadolu
- İl: Ağrı
- Posta kodu: 04800
- Alan kodu: 472
- Plaka: 04
Ağrının orta kesiminde yer alan ilçenin büyük bölümü 2000 metreden yüksek dağlarla kaplıdır. Kuzey ve güneyde uzanan dağlar, orta bölümünde Murat vadisi ile ayrılır. Arazi volkaniktir. Kuzeyini Aras Güneyi sıradağlarının üzerindeki Perili dağının güney uzantıları ve Ziyaret tepesi (2800 m), güneyini Aladağ, güney batı kesimini de Kandil dağının doğu bölümü ile çevrilidir.
İlçenin en yüksek noktası, güneydeki Aladağ üzerinde bulunan Muratbaşı (Koçbaşı) (3510 m) dağıdır. Diğer yüksek noktaları şunlardır: Kuzeyde Ziyaret tepesi 1800 m., Balık gölü dağı 3159 m., güney doğuda Rüzgar tepesi 2828 m., güney batıda Kandil dağı 2750 m. çevresindeki dağlık alanlardan alçak olan orta bölümdeki dalgalı düzlükler, çöküntü alanı ve Muratın aşındırdığı yerlerdir.
Bir yayla görünümünde olan bu orta bölüm, tarıma en elverişli alandır. Buraya Taşlıçay ovası da denir. ilçede kara iklimi egemendir. Yazlar sıcak, kışlar soğuk ve kar yağışlı geçer. Yüksek yerlerde kar kalınlığı 1 metreyi bulur. Aladağın 2700 m.den yüksek yerleri kalıcı kar ve buzlarla kaplıdır. Yağmurlar ekseri ilkbahar ve sonbaharda görülür. Kışın yağan kar, nisan ayı başına kadar yerde kalır. Doğal bitki örtüsünü ağustosa kadar yeşil kalan otluklar teşkil eder. Orman yoktur, sadece Murat nehrinin kıyısındaki çalılıklar vardır.
İlçenin en önemli akarsuyu doğu-batı yönünde akan Murat Nehridir. Murat suyu kuzey ve güneydeki dağlardan kaynaklanan derelerle beslenir. Murat nehrine kuzeyden Boti çayı, Büyük çay, Mirzehan çayı; güneyden Kubik çayı, Geldüş suyu ve Didem çayı karışır. Bu sular ilkbaharda karların erimesi ve yağmur sayesinde oldukça gür akarlar. Taşteker regülatörü hariç, Murattan sulama işlerinde faydalanılmaz. Sinek ve Aladağın yüksek kesimlerinde görülen ve yazın sulak çayırlarla yeşillenen yaylalar önemli hayvancılık alanlarıdır.
Buralara çoğunlukla Doğubeyazıtlılar yaylaya çıkar. Yaz mevsimlerinde yaylalar geçici birer köy yerleşmesi ve mesire yeri görünüşü yansıtır. Türkiyenin en yüksek göllerinden biri olan Balık gölünün yarısı Taşlıçayın sınırları içindedir. Bu set gölünde sazan ve alabalık bulunur; gölün ve çevresinin manzarası ilgi çekicidir. Burası mesire yeridir. Kuzeydeki perili dağın yamaçlarında, yanı balık gölüne yakın yerlerde Sodo, Tırşo ve Turna buzul gölleri yer alır.
Halk Tarım ve Hayvancılıkla geçinir. Taşlıçay, Güneyde Aladağ, kuzeyde Sinek yaylalarının birbirine çok yaklaştığı alanda olduğundan arazisi engebelidir. Bu yüzden tarıma elverişli yerleri azdır. Bu durum, ekonomiyi engellemiştir. şeker pancarı ekilir, tahıl tarımı, kuçuk ve büyük baş hayvancılığı yapılır. Yerli ırk sığır ile Morkaraman koyun beslenir. Süt, peynir ve yağ üretimi önemlidir. Hayvan ürünleri ve canlı hayvan ticareti yapılırsa da, bunların çoğu Ağrıda pazarlanır. Son yıllarda kümes hayvancılığı, besicilik ve arıcılık gelişmiştir. çok koyun beslenen dağ köylerinde halı, kilim, yastık gibi dokumanlar yapılır.
Ekonomi
Az da olsa meyve yetiştirilir, Bostan ekilir. iklimin sertliği nedeniyle bitkisel üretim çeşitlenmemiştir. Taşlıçay ilçe olduktan sonra yavaş yavaş gelişmeye başladı, fakat yetersiz kaldı. Köy sayısının azlığı, Ağrıya yakınlığı ve halkın ekonomik gücünün sınırlı oluşu yüzünden ticaret hayatında durgunluk gözlenmektedir. ilçe maden yönünden de fakirdir.
M.T.A. tarafından Murat nehri kıyısında maden suyu kaynağı tespit edilmiştir.
Tarihçe
İlçe merkezinin güneyinde bulunan höyük, buranın eski bir yerleşim merkezi olduğu izlenimini vermektedir. Ancak Taşlıçayın tarihine ilişkin yeterli bilgi yoktur. Aşağı Toklu, çöğürlü, Tanrıverdi köylerinde küçük çapta kaleler varsa da tahrip edildikleri gibi, Türkçe tarihi kaynaklarda adları geçmemektedir.
Taşlıçayın en eski tarihe sahip yeri, Taşteker (Üçkilise ya da Dıra Fılla) köyüdür. Taşlıçay Diyadin arasında Murat nehrinin güney kıyısındaki bu köy tarihi kaynaklarda Bagavan veya Pakavan (Eski İran dilinde "tapınakkent") adıyla bilinen kenttir. Ermeni ve İran hükümdarları döneminde önemli bir tapınak merkezi olmuş, Sasani hanedanı kurucusu olan Ardeşir burada ünlü bir Mecusi (Zerdüşti) tapınağı yaptırmıştır. 4. yüzyıl başında Ermenilere Hıristiyan dinini getiren Aziz Grigor bu tapınakları kiliseye çevirmiş ve otuz gün süren oruç ve duadan sonra Ermeni kralı ve ileri gelenleri burada Fırat (Murat) nehrinde vaftiz edilerek Hıristiyanlığı kabul etmişlerdir. 634 yılında büyütülerek yeniden inşa edilen Pakavan kilisesi 20. yüzyıla dek sapasağlam gelmişken Ermenilerin burayı terk etmelerinden sonra yıkılmış ve enkazından elde edilen taşlarla şimdiki il merkezinde bulunan Ağrı merkez camii inşa edilmiştir.
Yörede 19. yüzyıla dek nüfus çoğunluğunu oluşturan Ermenilern büyük bir kısmı 1828 Osmanlı-Rus savaşı esnasında memleketlerini terkederek Rusya'ya sığınmışlardı. Bu tarihten sonra geri kalan Ermeniler yoksul ve az nüfuslu altı köyde kalmış, bunlar da 1915'ten sonra imha edilmişlerdir. Taşlıçay ve Eleşkirt yöresinin 1808-1829 yılları arasındaki tarihine ilişkin Boğos Muradyan tarafından yazılmış çok etraflı bir vekayiname mevcuttur.
Murat vadisindeki yol güzergahında bulunan ilçe toprakları, birçok kavmin ve bu meyanda Türk akıncılarının ve Kürt aşiretlerinin geçiş yolu olmuştur. 1064te Selçuklu Türkleri tarafından yağmalandı. 1243 Kösedağ Savaşından sonra İlhanlıların, daha sonra Celayirlilerin, Timurun, Karakoyunlu ve Akkoyunlu Türkmen devletlerinin yönetimine girdi. 1502-1514 yılları arasında Safevilerin eline geçti.
Çaldıran Zaferi (1514) ile birlikte Osmanlı topraklarına katıldı. iran Safevilerinin sınır tecavüzleri sonucunda 1578te tekrar geri alındı. 1585 tarihli Osmanlı Mufassal Tapu defterinde gösterilen şelve Sancağının dört nahiyesinden biri Kumlucadır. Taşlıçay, 1828-1829, 1854-1856, 1877-1878 Osmanlı Rus savaşlarında Rus işgaline uğradı. 1885te asayiş karakolu kuruldu. 1892de bucak merkezi oldu. Birinci Dünya Harbinde yeniden Rus işgaline uğrayan ilçe, 1917de Rusların geri çekildiği günlerde Ermeni saldırılarına maruz kaldı. Önceleri Diyadine bağlı Aşağı Taşlıçay adıyla bir bucak olarak yönetilirken 4.3.1954 tarih ve 6324 sayılı kanunla ilçe yapıldı.
Nüfus
İlçenin nüfusu 2008 yılı genel nüfus sayımına göre, 23421'dür. Bunun 5700'i ilçe merkezinde, 17721'sı köy ve kasabalarda yaşamaktadır. Yüzölçümü ise 845 km²'dir.

