Can Öcalan 1
Can Öcalan
mavzermete 1
mavzermete
farkmt2official 1
farkmt2official
Sevdamsın 1
Sevdamsın
Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
Fethi Polat 1
Fethi Polat
Hikaye Ekle

Selçuk - İzmir

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Shegys
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 217

Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!

İzmir iline bağlı ilçe ve bu ilçenin merkezi olan kasaba. İlçe toprakları Küçük Menderes'in çatalağzıyla onu güneyden kuşatan Bülbül Dağı'nı kaplar. İncir, üzüm, tütün ve pamuk tarımı yapılır. İlçe, İzmir-Aydın demir ve karayolu üzerindedir. Tarihi, İlk Çağ'da burada kurulan Efes kentine dayanır. 1333'te Aydınoğulları'nın, 14. yüzyılda Osmanlıların eline geçti. Kalesi (Ayasuluk), İsabey Camii ve turistik değerde tarihî kalıntılarıyla (Artemis Tapınağı, Saint Jéan Kilisesi ve Efes kalıntıları, Meryemana Evi vb.) ünlüdür. İlçede un, çırçır ve yağ fabrikaları vardır. Eski adı Ayasuluk, yüksekliği 20 m., yüzölçümü 295 km2, ilçe nüfusu 30.251, merkez nüfusu 20.063 (1997).

Tarihçe

İlk çağın en ünlü şehirlerinden biri olan Efes, Küçük Menderes nehrinin sularını boşalttığı körfezin yakınında kurulmuştur. Tarıma elverişli toprakları, Doğu’ya açılan büyük ticaret yolu oluşu, gerek putperestlik gerekse Hıristiyanlık döneminde çok önemli bir dini merkez oluşu, tarihe büyük kent olarak geçmesini sağlamıştır. İlim ve sanat dünyasında da adını duyurmuş, ünlü kişiler yetiştirmiştir. Bunlar, rüya tabircisi Artemidorus, şair Callinos ve Hipponax, filozof Herakleitos, ressam Parrhasius, gramer bilgini Zenodotos’tur.
Efes’in tarihi M.Ö.6000’lere kadar inmektedir ki bunu, son yıllarda Arvalya ve Çukuriçi höyüklerinde ele geçen buluntular ortaya çıkarmıştır. Ayasuluk Tepesi’nde yapılan kazılar da burada Erken Tunç Çağı’ndan Hellenistik Çağ’a kadar kesintisiz yerleşmenin var olduğunu göstermiştir. Bu da Eski Efes’in Ayasuluk Tepesi’nde olduğunu, buranın Anadolu Kavimleri ve Hititler tarafından iskan edildiğini ispatlamaktadır. Ayrıca Hitit yazılı metinlerinde Apasas olarak geçen kentin bu kent olduğu da kesinleşmiştir.

Yazarlar Strabon ve Pausanias, tarihçi Herodot, Efesli şair Callinos gibi antik kaynaklar Efes’in Amazonlar tarafından kurulduğuna ve yerli halkın Karyalılar ve Lelegler’den oluştuğuna işaret etmektedirler.


M.Ö.1050‘de, Androklos, diğer kolonistler gibi Anadolu’ya gelmiş, Efes ve civarını almıştır. M.Ö.7.y.y.’da Kimmerler’in istilasına uğrar ve Artemis Tapınağı yerle bir edilir. M.Ö.560’da Lydialılar tarafından Efes, Artemision çevresine taşınır. Daha sonra Kral Barışı’nın (M.Ö.386 ) sonunda Efes, Büyük İskender’in gelişine dek sürecek olan Pers egemenliği altına girer.


Bugün gezilen Efes, Büyük İskender’in generallerinden Lysimakhos tarafından M.Ö.300’de kurulmuştur. Efes, Bizans Çağı’nda tekrar yer değiştirmiş ve ilk kurulduğu Ayasuluk Tepesi’ne gelmiştir.


1304 yılında kesin olarak Türkler’in eline geçmiş ve 1426 yılında Osmanlı topraklarına katılmıştır. 1914’de Ayasuluk adı Selçuk olarak değiştirilmiş ve Kurtuluş Savaşı sonrasında bir süre Akıncılar adıyla anılan Selçuk, 1957’de İzmir’in ilçesi durumuna getirilmiştir.


Coğrafi Yapısı

295 Km² lik alanı kapsayan ilçemiz, merkez dahil, 2 belediye ve 8 köyden oluşmaktadır. İlçemizin denize uzaklığı 8 km, denizden yüksekliği ise 16 m dir. Kuzeyden Torbalı, doğudan Tire, güneyden Germencik, ve güney batıdan Kuşadası İlçeleri ile çevrili İlçemizin tarihi ve arkeolojik durumu yanında tabiat güzelliklerine sahip olması, coğrafi bakımdan zenginliği ile ayrıcalığını ön plana çıkarmıştır.
Batı Anadolu'nun bağrından çıkan Küçük Menderes Nehri, geniş bir ova ile ilçeye 3 km kuzeyinden geçip, 9 km batısından denize dökülür. Doğusunda yükseklikleri pek fazla olmayan Maden, Kayser ve Sarıkaya dağları, Güneyinde ise; Eteğinde büyük bir medeniyetin kurulmasına sahne olmuş Bülbül Dağı vardır. Kuzeybatısında içinde, Kuş Cenneti ve üç doğal gölete ( Çakal, Gebeklise ve Cevaşır) sahip olan Selçuk’ta, doğa çeşitli kuşların barınmasına olanak sağlamaktadır. Selçuk yüzölçümünün, % 49 gibi büyük bir bölümünün ormanlık alan olması, İlçe’nin doğal deseninin zenginliğini oluşturur.
Akdeniz ikliminin hâkim olduğu Selçuk da yazlar sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı geçmektedir. Zeytin, pamuk, üzüm, narenciye (özellikle mandalina ve şeftali ) ilçe halkının başlıca gelir kaynağıdır. Bunun yanı sıra turizm de İlçe ve ülke ekonomisinin kalkınmasında önemli rol oynamaktadır.

İklim
Akdeniz ikliminin egemen olduğu yörede yazlar sıcak ve kurak, kışlar ise ılık ve yağışlıdır.
Kar yağmaz ve ısı nadiren sıfırın altına düşer. İklimin yumuşak olması 10 ay deniz ve
doğa sporlarının yapılmasına olanak tanır.


 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst