Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
[h=2]Galatasaray'dan ayrıldıktan sonra ilk kez konuşan Fatih Terim, Aysal'ı bombaladı: Antrenmanı bitirip teri soğumadan odasına giden hocasına, görevine son verildiğini medyadan gösteren, resmi kanalda hayal mahsülü bir anlaşmayı yayınlayan bir zihniyeti G.Saray'da daha önce görmedim. Benim yerimde kim olsa istifa ederdi ama ben 4. yıldızı takıp gitmek istedim. Fakat bazı şeylerin şiddeti arttı. Sayın Aysal'ınAntalyaspor maçı sonrası açıklamaları dikkatle dinlenmeli. Bazılarına hakkımı helal etmiyorum[/h]
A Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim,Galatasaray'dan ayrılış süreciyle ilgili ilk kez konuştu. The Grand Tarabya Otel'de düzenlediği basın toplantısında açıklamalarda bulunan Terim, divan kurulunda konuşmayı planlamasına rağmen kulüp başkanı Ünal Aysal'ın GS TV'de gazeteci Ali Kırca ile yaptığı programın ardından basın toplantısı yapmaya mecbur kaldığını belirterek, şöyle konuştu: "Görüyorum ki sistematik bir şekilde sürdürülen itibarsızlaştırma çalışmasından 'Fatih Terim'e zarar veriliyor mu?' diyen kimse yok. Şu an konuşarak yanlış yapıyorsam da başkasının yerine 'bana bir kere de kendi dilimden zarar gelsin' diye böyle bir konuşma yapmaya karar verdim" dedi. İşte Terim'in ayrılış sürecinde yaşananlar ve Başkan Ünal Aysal ile yaşadığı sorunlarla ilgili açıklamaları:
İLETİŞİM KURAMADIK
Sayın Aysal'ın söylediği gibi açık bir iletişim problemi yaşadık. Bunu kabul ediyorum, hiçbir zaman da reddetmedim. Ancak ben derdimi başkanla birer bir konuşmayı istedim. Kapısından çıktıktan sonra olayları sosyal medyadan, internet sitelerinden öğrenmek istemedim. Velev ki biz dostuz, velev ki aramızda iletişim problemleri var. Hepimiz biliyoruz ki hayatta problem olmayan ilişki yoktur.
TERİM SOĞUMADAN
Antrenmanı bitirip, teri soğumadan odasına giden hocasına işine son verildiğini basın aracılığıyla bildiren, televizyon kanalında hayal mahsulü bir anlaşmanın haberini veren, evime bildirimde bulunmak için noter gönderen bir anlayış benim 40 yıldır hatta daha öncesi Galatasaray'da gördüğüm bir uygulama değildir. Bu hayatım boyunca rastladığım bir şey değildir. Galatasaray Kulübü bu değildir.
KAYITLARI ÇIKARAYIM
Umarım benden sonra da yerli-yabancı hiç kimse bunu yaşamaz. Çünkü bunu yaşatmak Galatasaray'a yakışmaz. Ne telefon kayıtları kaldı, ne olmayan şeylerin anlatılması kaldı. Ne yapayım, ben de telefon kayıtlarını mı çıkarayım? Size bunları mı gösteriyim? Bu yakışık alır mı?
DROGBA'YA İSYAN ETTİ
Terim, Beşiktaş derbisinden önce takıma dağıtılacak primin Drogba ile belirlendiği iddialarını da doğruladı. İsim vermeyen deneyimli çalıştırıcı, "Hocasından habersiz 6-1 yenildiğiniz maçın sonrasında çıkacağınız Beşiktaş maçı için prim konuşması yapmak haysiyet kırıcı" diyerek konunun ayrıntılarını şu şekilde anlattı:Real Madrid maçının sonrasında 'Galatasaraylı futbolcu prim konuşur mu? Biz kazanalım zaten yönetim gereğini verir, isteriz' dedim. Olay böyle oluyor. Yemek sırasında başkan bana ulaşmıyor. Bana ulaşamıyor yardımcılarıma da ulaşmıyor. Bir futbolcuya ulaşıyor kaptan olmayan, onunla prim pazarlığı yapıyorlar, takımla paylaşıyorlar. Prim meselesini ertesi sabah öğreniyorum. Kurumsallık bu mu?
3 YILLIK SÖZLEŞME YAPMIŞTIK
"Benim Galatasaray'a gelişimin birinci gününde ne oldu, biliyor musunuz? Sayın Dürüst, Sayın Aysal ve ben öğlen 3 senelik sözleşme imzaladık. Aynı akşam 24 saat geçmeden evime gönderilen bir yönetici kendisi de üzülerek sıkılarak geldi ve "Başkanım her yıl başarılı olmak şartıyla bu sözleşmeyi her yıl birer seneliğine döndürmemizi rica etti..." dedi. Eğer haysiyeti kırılan varsa o da benim. Nasıl tepki verdiğimi söylemeyeceğim. Bir gün bile çıkıp bununla ilgili tek kelime söylemedim. Ancak zaten bizim sözleşme problemimiz birinci günden başlamış. Bu konuda Galatasaray etiğine ve değerlerine bağlılığımdan dolayı konuşmadım."
ŞİDDET ARTTI
'Eleman' meselesi, yönetim değişikliği, Albayrak ve Dürüst'ün ayrılışı, Mersin maçı sonrası TFF ile görüşme, maç öncesi primin futbolcuyla konuşulması, yaşananlardan sonra 'Geçmiş olsun' denilen bir yerde sadece futbolcuların kutlanması, daha neler neler!.. Şimdi bunların herhangi birinden sonra benim yerimde kim olsa istifa ederdi. Ben tam aksine 'Dördüncü yıldızı takmadan gitmeyeceğim' dedikçe her şeyin şiddeti arttı. Sanırım şimdi geriye bakınca bazı şeyleri daha iyi anlıyorum. Sayın Aysal'ın Antalya maçından sonra yaptığı açıklamaların bir kez daha izlenmesinde yarar var." Basın toplantısında soruları yazılı olarak alan Terim, sorucevap bölümünde ise şunları anlattı:
TFF ile sözleşme imzalayacak mısınız?
Mayıs ayına kadar ücretsiz ve Türk futbolunun yeniden şekillenmesi için tasarım yapmak adına söz verdim. Henüz bu sözümün haricinde bir şey yapmadım. Zaten bundan sonraki kariyerim beni bağlıyor.
12 Nisan'da TFF ile görüşüp anlaştığınız doğru mu?
Bir şey hatırlatayım; ben görevimin başındayken görüşülen, teklif yapılan yabancı hocaları neden sorgulamıyorsunuz? Antalya maçı öncesi aldığım telefondaki sesten, daha önceki aylarda kulağıma gelen isimlerden... Ah onların bir dili olsa da konuşsa!.. Hem de Türkçe konuşsalar keşke...
OCAKTA VERELİM
TFF ile süreç nasıl gelişti?
Galatasaray'ın zarar görmemesi adına her şeye dikkat ettiğim bir süreçti. Demirören'e kahvaltıda 'Sayın Aysal'dan izin almadan gelmem' dedim. Sonra Aysal'a telefon açtı ve ben, ondan sonra gittim. Demirören, Aysal'a 4 maç ve danışmanlık için sorduğunda Galatasaray Başkanı'nın cevabı 'Ne demek, isterseniz ocak ayında verelim. Ancak 2-3 hafta önce haber verin' oldu. Bu beni yaraladı. Ben etik değerlere aykırı bir şey yapmadım. İşte Aysal o kadar istekli emin ve benden vazgeçmeye hazırdı.
GÜVENMEDİLER
Teklifin geldiği ilk andan itibaren tek adım atmamışken, işin özü değil de süsü mü rahatsızlık verdi. Çünkü süs imzaydı o. İşin özü değil, süsü rahatsızlık vermiş. Demirören imza atılırken kağıdı gösterdi. Galatasaray Kulübü kendi hocasına güvenmek yerine o kağıdın peşine düştü. Söylenildiği gibi bana yapılan bu teklif ve yaşananlar eğer Galatasaray'a bir komplo ise bu komplonun kolaylaştırıcısı ve ekmeğine yağ süreni ne yazık ki çok uzakta değil ama ben değilim.
Milli Takım teklifini yüksek bir merciden mi aldınız?
Ben açayım. 'Milli Takım için Başbakan'la mı görüştünüz?' diyorsunuz. Başbakan'laTürk futboluyla ilgili görüşmelerimiz oluyor. Kendisinin gönlünden geçenin de Türk futbolunun gelişmesi adına taşın altına elimizi sokmamızı istediğini biliyorum ve bundan gurur duyuyorum. Sandığınız senaryolardan daha farklı bir şey olsa söylerdim.
SİTEDEN ÖĞRENDİM
3 Eylül'ü unutamıyorum; antrenmanda kutluyorlar. 'Neye hayırlı olsun' dedim. Sözleşme uzatma teklifini kabul etmişim. Bunu resmi siteden öğrendim. Bunlar tesadüf oldu sanırım! Ardından 10 gün geçti bana getirilen bir öneri olmadı! Basına gönderilen SMS'lere, doğrudan oyuncu ile görüşmelere vs... Kapalı kapılar ardından arkanızdan söylenenlere, başka hocalarla görüşmelere ya da başka çıkan hocaların resmine, cismine... Tamam, Galatasaraylıyız ama çok samimi söylüyorum; Ali Sami Yen, Metin Oktay bile bunları yaşasalardı isyan ederlerdi. 'Bunlara rağmen kimseye zarar gelmesin' diye 'Dördüncü yıldızı takmadan gitmeyeceğimi' söyledim. Antalya maçından sonra 'Beni başkanla karşı karşıya getirmeyin' dedim. Ben sadece başarısızlıklardan sonra değil, çok büyük başarılardan sonra da telefonumu kapattım. Real Madrid maçının sonucu beni çok üzmüş, travma geçirmiş olamaz mıyım? Ben insan değil miyim? Karımla, çocuklarımla, anamla, babamla görüşmezken telefonumu kapatamaz mıyım? Bu mu benim suçum? Telefonumu aileme de kapattım, evime de gelmedim. Bazısı kaybeder öteki maçın başlangıcı der, bazısı çok üzülür!
ŞİKAYET ETMİŞLER
Sneijder'i istemediğiniz, yıldızınızın barışmadığı doğru mu?
Benim Sneijder ile bir sorunum olmadı. Biz ona sadece sıkıntısı olduğu zaman burada olduğumuzu söyledik. Her oyuncumuza dediğimiz gibi...
Bazı futbolcuların sizi başkana şikayet ettiği şeklinde bir duyum aldınız mı?
Duyumlarım oldu ama inanmak istemedim. Ben çocuklarıma, futbolcularıma her zaman güvendim. Çünkü bir sürü bilgi kirliliği oluyor. Terim, basın toplantısını, eli göğsünde taraftarlarla helalleşerek ederek tamamlandı.
İLETİŞİM KURAMADIK
Sayın Aysal'ın söylediği gibi açık bir iletişim problemi yaşadık. Bunu kabul ediyorum, hiçbir zaman da reddetmedim. Ancak ben derdimi başkanla birer bir konuşmayı istedim. Kapısından çıktıktan sonra olayları sosyal medyadan, internet sitelerinden öğrenmek istemedim. Velev ki biz dostuz, velev ki aramızda iletişim problemleri var. Hepimiz biliyoruz ki hayatta problem olmayan ilişki yoktur.
TERİM SOĞUMADAN
Antrenmanı bitirip, teri soğumadan odasına giden hocasına işine son verildiğini basın aracılığıyla bildiren, televizyon kanalında hayal mahsulü bir anlaşmanın haberini veren, evime bildirimde bulunmak için noter gönderen bir anlayış benim 40 yıldır hatta daha öncesi Galatasaray'da gördüğüm bir uygulama değildir. Bu hayatım boyunca rastladığım bir şey değildir. Galatasaray Kulübü bu değildir.
KAYITLARI ÇIKARAYIM
Umarım benden sonra da yerli-yabancı hiç kimse bunu yaşamaz. Çünkü bunu yaşatmak Galatasaray'a yakışmaz. Ne telefon kayıtları kaldı, ne olmayan şeylerin anlatılması kaldı. Ne yapayım, ben de telefon kayıtlarını mı çıkarayım? Size bunları mı gösteriyim? Bu yakışık alır mı?
DROGBA'YA İSYAN ETTİ
Terim, Beşiktaş derbisinden önce takıma dağıtılacak primin Drogba ile belirlendiği iddialarını da doğruladı. İsim vermeyen deneyimli çalıştırıcı, "Hocasından habersiz 6-1 yenildiğiniz maçın sonrasında çıkacağınız Beşiktaş maçı için prim konuşması yapmak haysiyet kırıcı" diyerek konunun ayrıntılarını şu şekilde anlattı:Real Madrid maçının sonrasında 'Galatasaraylı futbolcu prim konuşur mu? Biz kazanalım zaten yönetim gereğini verir, isteriz' dedim. Olay böyle oluyor. Yemek sırasında başkan bana ulaşmıyor. Bana ulaşamıyor yardımcılarıma da ulaşmıyor. Bir futbolcuya ulaşıyor kaptan olmayan, onunla prim pazarlığı yapıyorlar, takımla paylaşıyorlar. Prim meselesini ertesi sabah öğreniyorum. Kurumsallık bu mu?
3 YILLIK SÖZLEŞME YAPMIŞTIK
"Benim Galatasaray'a gelişimin birinci gününde ne oldu, biliyor musunuz? Sayın Dürüst, Sayın Aysal ve ben öğlen 3 senelik sözleşme imzaladık. Aynı akşam 24 saat geçmeden evime gönderilen bir yönetici kendisi de üzülerek sıkılarak geldi ve "Başkanım her yıl başarılı olmak şartıyla bu sözleşmeyi her yıl birer seneliğine döndürmemizi rica etti..." dedi. Eğer haysiyeti kırılan varsa o da benim. Nasıl tepki verdiğimi söylemeyeceğim. Bir gün bile çıkıp bununla ilgili tek kelime söylemedim. Ancak zaten bizim sözleşme problemimiz birinci günden başlamış. Bu konuda Galatasaray etiğine ve değerlerine bağlılığımdan dolayı konuşmadım."
ŞİDDET ARTTI
'Eleman' meselesi, yönetim değişikliği, Albayrak ve Dürüst'ün ayrılışı, Mersin maçı sonrası TFF ile görüşme, maç öncesi primin futbolcuyla konuşulması, yaşananlardan sonra 'Geçmiş olsun' denilen bir yerde sadece futbolcuların kutlanması, daha neler neler!.. Şimdi bunların herhangi birinden sonra benim yerimde kim olsa istifa ederdi. Ben tam aksine 'Dördüncü yıldızı takmadan gitmeyeceğim' dedikçe her şeyin şiddeti arttı. Sanırım şimdi geriye bakınca bazı şeyleri daha iyi anlıyorum. Sayın Aysal'ın Antalya maçından sonra yaptığı açıklamaların bir kez daha izlenmesinde yarar var." Basın toplantısında soruları yazılı olarak alan Terim, sorucevap bölümünde ise şunları anlattı:
TFF ile sözleşme imzalayacak mısınız?
Mayıs ayına kadar ücretsiz ve Türk futbolunun yeniden şekillenmesi için tasarım yapmak adına söz verdim. Henüz bu sözümün haricinde bir şey yapmadım. Zaten bundan sonraki kariyerim beni bağlıyor.
12 Nisan'da TFF ile görüşüp anlaştığınız doğru mu?
Bir şey hatırlatayım; ben görevimin başındayken görüşülen, teklif yapılan yabancı hocaları neden sorgulamıyorsunuz? Antalya maçı öncesi aldığım telefondaki sesten, daha önceki aylarda kulağıma gelen isimlerden... Ah onların bir dili olsa da konuşsa!.. Hem de Türkçe konuşsalar keşke...
OCAKTA VERELİM
TFF ile süreç nasıl gelişti?
Galatasaray'ın zarar görmemesi adına her şeye dikkat ettiğim bir süreçti. Demirören'e kahvaltıda 'Sayın Aysal'dan izin almadan gelmem' dedim. Sonra Aysal'a telefon açtı ve ben, ondan sonra gittim. Demirören, Aysal'a 4 maç ve danışmanlık için sorduğunda Galatasaray Başkanı'nın cevabı 'Ne demek, isterseniz ocak ayında verelim. Ancak 2-3 hafta önce haber verin' oldu. Bu beni yaraladı. Ben etik değerlere aykırı bir şey yapmadım. İşte Aysal o kadar istekli emin ve benden vazgeçmeye hazırdı.
GÜVENMEDİLER
Teklifin geldiği ilk andan itibaren tek adım atmamışken, işin özü değil de süsü mü rahatsızlık verdi. Çünkü süs imzaydı o. İşin özü değil, süsü rahatsızlık vermiş. Demirören imza atılırken kağıdı gösterdi. Galatasaray Kulübü kendi hocasına güvenmek yerine o kağıdın peşine düştü. Söylenildiği gibi bana yapılan bu teklif ve yaşananlar eğer Galatasaray'a bir komplo ise bu komplonun kolaylaştırıcısı ve ekmeğine yağ süreni ne yazık ki çok uzakta değil ama ben değilim.
Milli Takım teklifini yüksek bir merciden mi aldınız?
Ben açayım. 'Milli Takım için Başbakan'la mı görüştünüz?' diyorsunuz. Başbakan'laTürk futboluyla ilgili görüşmelerimiz oluyor. Kendisinin gönlünden geçenin de Türk futbolunun gelişmesi adına taşın altına elimizi sokmamızı istediğini biliyorum ve bundan gurur duyuyorum. Sandığınız senaryolardan daha farklı bir şey olsa söylerdim.
SİTEDEN ÖĞRENDİM
3 Eylül'ü unutamıyorum; antrenmanda kutluyorlar. 'Neye hayırlı olsun' dedim. Sözleşme uzatma teklifini kabul etmişim. Bunu resmi siteden öğrendim. Bunlar tesadüf oldu sanırım! Ardından 10 gün geçti bana getirilen bir öneri olmadı! Basına gönderilen SMS'lere, doğrudan oyuncu ile görüşmelere vs... Kapalı kapılar ardından arkanızdan söylenenlere, başka hocalarla görüşmelere ya da başka çıkan hocaların resmine, cismine... Tamam, Galatasaraylıyız ama çok samimi söylüyorum; Ali Sami Yen, Metin Oktay bile bunları yaşasalardı isyan ederlerdi. 'Bunlara rağmen kimseye zarar gelmesin' diye 'Dördüncü yıldızı takmadan gitmeyeceğimi' söyledim. Antalya maçından sonra 'Beni başkanla karşı karşıya getirmeyin' dedim. Ben sadece başarısızlıklardan sonra değil, çok büyük başarılardan sonra da telefonumu kapattım. Real Madrid maçının sonucu beni çok üzmüş, travma geçirmiş olamaz mıyım? Ben insan değil miyim? Karımla, çocuklarımla, anamla, babamla görüşmezken telefonumu kapatamaz mıyım? Bu mu benim suçum? Telefonumu aileme de kapattım, evime de gelmedim. Bazısı kaybeder öteki maçın başlangıcı der, bazısı çok üzülür!
ŞİKAYET ETMİŞLER
Sneijder'i istemediğiniz, yıldızınızın barışmadığı doğru mu?
Benim Sneijder ile bir sorunum olmadı. Biz ona sadece sıkıntısı olduğu zaman burada olduğumuzu söyledik. Her oyuncumuza dediğimiz gibi...
Bazı futbolcuların sizi başkana şikayet ettiği şeklinde bir duyum aldınız mı?
Duyumlarım oldu ama inanmak istemedim. Ben çocuklarıma, futbolcularıma her zaman güvendim. Çünkü bir sürü bilgi kirliliği oluyor. Terim, basın toplantısını, eli göğsünde taraftarlarla helalleşerek ederek tamamlandı.