Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
Savcı (Eski dilde müddeiumumi[1]), Ceza yargılamasında iddia makamı olarak adalete hizmet eden kişidir.[2] Savcılık Ceza Muhakemesindeiddia görevini yaparak devlet adına ceza davası açan makamdır. Bu makamdaki yetkiliye Savcı adı verilmiştir. [3] Ayrıca kısaltılmış bir şekilde savcı, suç haberinin kendisine ulaşmasıyla birlikte devlet adına araştırma ve soruşturma faaliyetinde bulunmak, kamu davasının açılmasını gerektiren şartlar oluştuğunda dava açmak ve yürütmek, mahkemelerin verdiği kararları yerine getirmek ve kanunla kendisine verilen diğer görevleri yapmak durumunda olan ve yürütme organı içinde yer alan bir devlet memuru olarak tanımlanabilir. [4]
[h=2]Etimoloji[değiştir | kaynağı değiştir][/h]Kelime kök anlamı olarak : hukuk İleri sürülerek savunulan düşünce, iddia, dava , tez , bir fiilin hukuki açıdan suç olup olmadığının tanımlanmasını ve ilgili kanun hükümlerine uygun suçun tanımlamasıyla iddianame hazırlamakla görevli hukuk memuru olarak geçmektedir.
Eski Türkçedeki karşılığı müddeiumumi dir. Arapça muddaˁī (iddia eden, dava eden) ve umūmī (kamu) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiş olan ve "kamu adına dava eden" anlamını taşıyan bu sözcük 1870 tarihli "Mehakim Nizamnamesi" ile Fransızca prosécuteur publique karşılığı olarak Türk hukukuna girmiş[1], Cumhuriyet döneminde de uzun süre gayrıresmi olarak kullanılmaya devam edilmiştir.
[h=2]Savcılık kurumunun yapısı ve özellikleri[değiştir | kaynağı değiştir][/h]Savcılık kurumu idari bir yapıya sahip olması nedeniyle düzenlemesinde hiyerarşi bulunmaktadır. Astlar kurum içinde üstten emir alırlar. Ancak bu bağlılık mutlak bir itaat anlamına gelmemektedir.[5]
[h=2]Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir][/h][h=3]Dünyada savcılık[değiştir | kaynağı değiştir][/h][h=4]Roma hukukunda[değiştir | kaynağı değiştir][/h]Genel olarak savcılık kurumunun Fransız kaynaklı olduğu kabul görmektedir. Fakat pek çok kaynak Roma hukukunda bulunan beş kurumu dayanak olarak göstermişlerdir. Roma hukukunda belirtilen bu kurumlardan her biri savcılara ait bazı özellikler taşıyordu. Bu kurumlardan ikisi Censeur ve Defenseur kovuşturma yapma hakkında sahipti. Questeurgünümüz savcısının hazırlık soruşturması esnasındaki tüm yetkilerine sahipti. Irenarque Curios savcı ve suç kolluğuna benzer bir kurumdur. Puracuratore Caesari ve Avocat de fiscsavcılığın idari görevleri gibi yetkilere sahip kurumlardı. Ancak bu kurumlar tam olarak savcılığın yetkilerine sahip değillerdi.[6]
[h=4]Cermen hukukunda[değiştir | kaynağı değiştir][/h]Cermenlerde Centenarius adı verilen yetkililer suçluları yakalayarak adalete teslim ederlerdi. Sonraları bu yetkililer hakim konumuna yükseltilmiştir.[7] Almanya'da 1600'lü yıllardan itibaren Fiscalat adı verilen doğrudan senyöre bağlı olan bu kişiler halka ve memurlara karşı senyörün menfaatini koruyorlardı. Hatta bu yetkileri hukuki alanlardan daha fazlaydı. Bazen bu kişilere suçun araştırılarak ortaya çıkartılması görevi veriliyordu. Fransız ihtilalinden sonra, Napolyon zamanında Fransız ceza muhakemeleri usulü kanunu Prusya'nın Reneyaletinde uygulanmaya başladı. Bu bölgelerde daha sonra da devam etti. Bundan sonra yapılan reformlarda savcılığın bir kurum olarak uygulanması fikrinden faydalanıldı. Feurbach1900'lü yılların başında Bavyera'da ceza muhakemesinde iddia makamı kurmak istemiş, fakat başarısızlığa uğramıştır. Ancak daha sonra bu uygulama Fransız ihtilalinin de etkisiyle gerçekleşmiştir. Savcılık kurumunun tam olarak kurulması ise 1830 ile 1840'lı yıllara reformistlerin ortaya atması ile oluşmuştur. [6]
[h=4]Anglo-Sakson hukukunda[değiştir | kaynağı değiştir][/h]İngiltere'de 1879 tarihine kadar kamu adına iddia makamını temsil eden bir savcı bulunmuyordu. Suçlarda kovuşturma isteme yetkisi özel kişilere aitti. Ancak devlet aleyhine işlenen suçlarda doğrudan kovuşturma yapılıyordu. Devlet aleyhine işlenen suçların takibini General attorney adı verilen kişiler yapıyorlardı. Bu kişileri kral seçiyordu. Ayrıca avukatlar vesolicitorlar iş görüyorlardı. Solicitorlar bütün adli işlere yetkili, serbest meslek sahibi kişilerdi. Örnek vermek gerekirse ; Fransa'da aynı işi noterler görüyorlardı. Ancak solicitorlar kesinlikle High Court(Yüksek Mahkeme)un duruşmalarına katılamazdı. [8]
İngiltere 1879 yılında, Fransız sisteminden ayrı bir şekilde savcılık makamını kurdular ve bu makama Director of public prosecutions(Başsavcılık) adını verdiler. İngilterede savcı milli egemenliği temsil eden toplumun iddia makamı değildir.Hakim karşısında taraflardan biri konumundadır, bu konumu itibariyle sanığa ve avukata benzemektedir. Avrupa veya Rusyada ki savcılık kurumu gibi yetkilere sahip değildir. Kural olarak taraflar dava açar, şikayet bulunmadığı halde işe karışmazdı.[9]
İskoçya'da ise savcı Fransa'da olduğu gibi devletin ceza hukukundaki haklarını temsil eden bir taraftır. Bu nedenle de adli teşkilat üzerinde kontrol yetkisi yoktur. Duruşmalara ise, mahkemenin astı sayıldığından dolayı sanık veya avukatı ile aynı haklara sahip olarak katılırdı.[7]
[h=4]İslam hukukunda[değiştir | kaynağı değiştir][/h]İslam hukuku ceza uygulamalarında asıl olarak şeriat hakimdir. Toplumda kişilere yönelik suçlarda diyet, had ve kısas cezaları öngörülmüştür. Geriye kalan diğer suçlarda ise siyaset cezaları ile tüm cezaların takdiri Sultan'a bırakılmıştır. Yagılamalarda esas kural koyucu ise Allah'tır. Ayrıca Kadı'lar Sultan'ın vekil ve yardımcısı olarak görev yapmaktaydılar.Vezir ve Vali'lerde ceza işlerinde Sultan adına çalışmaktaydılar. Bu nedenle islam hukukunda savcıya ihtiyaç duyulmuyordu. Önder, M. (1968) (Türkçe). Savcıların teşkilat içindeki yeri ve görevleri. Ankara.
[h=2]Etimoloji[değiştir | kaynağı değiştir][/h]Kelime kök anlamı olarak : hukuk İleri sürülerek savunulan düşünce, iddia, dava , tez , bir fiilin hukuki açıdan suç olup olmadığının tanımlanmasını ve ilgili kanun hükümlerine uygun suçun tanımlamasıyla iddianame hazırlamakla görevli hukuk memuru olarak geçmektedir.
Eski Türkçedeki karşılığı müddeiumumi dir. Arapça muddaˁī (iddia eden, dava eden) ve umūmī (kamu) sözcüklerinin birleşiminden türetilmiş olan ve "kamu adına dava eden" anlamını taşıyan bu sözcük 1870 tarihli "Mehakim Nizamnamesi" ile Fransızca prosécuteur publique karşılığı olarak Türk hukukuna girmiş[1], Cumhuriyet döneminde de uzun süre gayrıresmi olarak kullanılmaya devam edilmiştir.
[h=2]Savcılık kurumunun yapısı ve özellikleri[değiştir | kaynağı değiştir][/h]Savcılık kurumu idari bir yapıya sahip olması nedeniyle düzenlemesinde hiyerarşi bulunmaktadır. Astlar kurum içinde üstten emir alırlar. Ancak bu bağlılık mutlak bir itaat anlamına gelmemektedir.[5]
[h=2]Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir][/h][h=3]Dünyada savcılık[değiştir | kaynağı değiştir][/h][h=4]Roma hukukunda[değiştir | kaynağı değiştir][/h]Genel olarak savcılık kurumunun Fransız kaynaklı olduğu kabul görmektedir. Fakat pek çok kaynak Roma hukukunda bulunan beş kurumu dayanak olarak göstermişlerdir. Roma hukukunda belirtilen bu kurumlardan her biri savcılara ait bazı özellikler taşıyordu. Bu kurumlardan ikisi Censeur ve Defenseur kovuşturma yapma hakkında sahipti. Questeurgünümüz savcısının hazırlık soruşturması esnasındaki tüm yetkilerine sahipti. Irenarque Curios savcı ve suç kolluğuna benzer bir kurumdur. Puracuratore Caesari ve Avocat de fiscsavcılığın idari görevleri gibi yetkilere sahip kurumlardı. Ancak bu kurumlar tam olarak savcılığın yetkilerine sahip değillerdi.[6]
[h=4]Cermen hukukunda[değiştir | kaynağı değiştir][/h]Cermenlerde Centenarius adı verilen yetkililer suçluları yakalayarak adalete teslim ederlerdi. Sonraları bu yetkililer hakim konumuna yükseltilmiştir.[7] Almanya'da 1600'lü yıllardan itibaren Fiscalat adı verilen doğrudan senyöre bağlı olan bu kişiler halka ve memurlara karşı senyörün menfaatini koruyorlardı. Hatta bu yetkileri hukuki alanlardan daha fazlaydı. Bazen bu kişilere suçun araştırılarak ortaya çıkartılması görevi veriliyordu. Fransız ihtilalinden sonra, Napolyon zamanında Fransız ceza muhakemeleri usulü kanunu Prusya'nın Reneyaletinde uygulanmaya başladı. Bu bölgelerde daha sonra da devam etti. Bundan sonra yapılan reformlarda savcılığın bir kurum olarak uygulanması fikrinden faydalanıldı. Feurbach1900'lü yılların başında Bavyera'da ceza muhakemesinde iddia makamı kurmak istemiş, fakat başarısızlığa uğramıştır. Ancak daha sonra bu uygulama Fransız ihtilalinin de etkisiyle gerçekleşmiştir. Savcılık kurumunun tam olarak kurulması ise 1830 ile 1840'lı yıllara reformistlerin ortaya atması ile oluşmuştur. [6]
[h=4]Anglo-Sakson hukukunda[değiştir | kaynağı değiştir][/h]İngiltere'de 1879 tarihine kadar kamu adına iddia makamını temsil eden bir savcı bulunmuyordu. Suçlarda kovuşturma isteme yetkisi özel kişilere aitti. Ancak devlet aleyhine işlenen suçlarda doğrudan kovuşturma yapılıyordu. Devlet aleyhine işlenen suçların takibini General attorney adı verilen kişiler yapıyorlardı. Bu kişileri kral seçiyordu. Ayrıca avukatlar vesolicitorlar iş görüyorlardı. Solicitorlar bütün adli işlere yetkili, serbest meslek sahibi kişilerdi. Örnek vermek gerekirse ; Fransa'da aynı işi noterler görüyorlardı. Ancak solicitorlar kesinlikle High Court(Yüksek Mahkeme)un duruşmalarına katılamazdı. [8]
İngiltere 1879 yılında, Fransız sisteminden ayrı bir şekilde savcılık makamını kurdular ve bu makama Director of public prosecutions(Başsavcılık) adını verdiler. İngilterede savcı milli egemenliği temsil eden toplumun iddia makamı değildir.Hakim karşısında taraflardan biri konumundadır, bu konumu itibariyle sanığa ve avukata benzemektedir. Avrupa veya Rusyada ki savcılık kurumu gibi yetkilere sahip değildir. Kural olarak taraflar dava açar, şikayet bulunmadığı halde işe karışmazdı.[9]
İskoçya'da ise savcı Fransa'da olduğu gibi devletin ceza hukukundaki haklarını temsil eden bir taraftır. Bu nedenle de adli teşkilat üzerinde kontrol yetkisi yoktur. Duruşmalara ise, mahkemenin astı sayıldığından dolayı sanık veya avukatı ile aynı haklara sahip olarak katılırdı.[7]
[h=4]İslam hukukunda[değiştir | kaynağı değiştir][/h]İslam hukuku ceza uygulamalarında asıl olarak şeriat hakimdir. Toplumda kişilere yönelik suçlarda diyet, had ve kısas cezaları öngörülmüştür. Geriye kalan diğer suçlarda ise siyaset cezaları ile tüm cezaların takdiri Sultan'a bırakılmıştır. Yagılamalarda esas kural koyucu ise Allah'tır. Ayrıca Kadı'lar Sultan'ın vekil ve yardımcısı olarak görev yapmaktaydılar.Vezir ve Vali'lerde ceza işlerinde Sultan adına çalışmaktaydılar. Bu nedenle islam hukukunda savcıya ihtiyaç duyulmuyordu. Önder, M. (1968) (Türkçe). Savcıların teşkilat içindeki yeri ve görevleri. Ankara.
