- Katılım
- 7 Ağu 2012
- Konular
- 7,451
- Mesajlar
- 16,354
- Çözüm
- 5
- Reaksiyon Skoru
- 627
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 13 Yıl 10 Ay 15 Gün
- Başarım Puanı
- 385
- MmoLira
- -82
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
Sivrihisar, Eskişehir'in en büyük ilçesidir. Nasreddin Hoca, Yunus Emre, Aziz Mahmut Hüdai, Hızır Bey gibi çok önemli Türk büyüklerinin bu ilçeden çıktığı iddia edilmektedir. Ankara'ya 120 km. Eskişehir'e 90 km. uzaklıktadır. 1926'dan önce Ankara'nın ilçesiydi.
Ankara, Eskişehir ve İzmir yollarının kesişme noktası üzerinde duran Sivrihisar, dikkati ilk önce, mızrak gibi göklere kadar uzanan yüksek, sivri kayalıklarıyla çekiyor. İsmini de bu kayalıklar veriyor şehre. Kayalıklar arasında, taştan sokakları ve eski evleri sadece görünen yüzü. Kökeni Anadoluda ilk Türk uygarlığı olan Etilere kadar dayanan şehir, buram buram tarih kokuyor. Tipik Anadolu şehirlerinin bütün özelliklerini barındıran Sivrihisar, aynı zamanda ünlü kral Midasın da memleketi.
Etiler devrinde "Sallpa" olan adı, M.Ö 700 yıllarında Friglerin yerleşme yeri olunca "Spalya"ya dönüşmüş. Şehrin bir diğer özelliği, o dönemin meşhur Kral Yolunun üzerinde bulunması. Kral Yolu, ilçe sınırları içindeki Pessinustan geçiyor. Şehrin 10 km. güneyinde bulunan Pessinus, şimdilerde geçimi tarım ve hayvancılığa dayanan Ballıhisar köyü. Bizanslılar zamanında ise JÜSTİNİANAPOLİS adını almıştır. Bizansın en güçlü imparatoru olan JÜSTİNYEN ilçemize adını vererek burayı Hıristiyanlığın merkezi haline getirmiştir. M.S. 800 yıllarında dini yönden önce piskoposluk, sonra da metropolislik görevlerini yapmıştır. Bu devre ilişkin eserler ilçemizde bulunmaktadır. 1074 yılında Sivrihisara Selçukluların yerleşmesi ile birlikte ilçenin adının KARAHİSAR olduğu bilinmektedir. Bu devirde bir çok camii, medrese, hamam gibi eserler yapılmıştır.
Sivrihisar 1289 tarihinde Osmanlı hakimiyeti altına girdi. Bir müddet sonra, Osman Bey Sivrihisarla birlikte bütün Eskişehir çevresinin idaresini kardeşi Gündüz Beye vermiştir.Sivrihisar Osmanlı hakimiyeti altına girmeden önce Ermeni daha sonra Rum şehri idi.Hatta Eski GKRY(Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) Eski Liderlerinden Makarios'un Soyunun geldiği Şehir olarakta söylenmektedir.
COĞRAFİ YAPISI :
Sivrihisarın yüzölçümü 2987 km/2 olup, denizden yüksekliği 1070 metredir. Arazilerinin büyük bir kısmı ova görünümünde ise de, yer yer yüksek dağ ve kayalıklar arazide düzlüğü bozmaktadır. En önemli yükseltiler Sivrihisar dağlarıdır. Bu dağların en yüksek olanı Çal dağıdır. Diğer önemli dağ ve tepeler ise Arayıt dağı, Boztepe, Büvelik Tepe ve Yediler Tepesidir. İlçemizin başlıca akarsuyu Sakarya nehridir. Karasal iklim türü hakimdir. İklim özelliği itibariyle, kış ayları soğuk ve kar yağışlı, yaz ayları ise sıcak ve yağışsız olarak geçmektedir.
İDARİ DURUMU :
Sivrihisar ilçesi Eskişehir İline bağlı, Ankara-Eskişehir-Afyon Karayolu üzerinde Ankara İline 140 Km. Eskişehir İline 100 Km. ve Afyon İline 120 Km. uzaklıkladır. İlçeye bağlı 3 adet Kasaba, 61 adet Köy ve bunun dışında 27 adet Yayla ve Mandıra tabir edilen yerleşim merkezleri bulunmaktadır. Bir kısım yaylalarımızda yaz ve kış aylarında sürekli olarak oturulmakta olup, bazılarında okul, camii, içme suyu, elektrik, telefon ve tamamına yol hizmetleri götürülmüştür.
EKONOMİK DURUM :
İlçe Ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. Büyük sanayi kuruluşları bulunmamaktadır. Daha çok küçük sanayi ve el sanatları niteliğinde kendisini göstermektedir.
İlçemizde toplam 29 adet tarımsal amaçlı Kooperatif bulunmaktadır. Bu kooperatiflerin bir kısmı varlıklarını başarı ile sürdürmekte, bir kısmı ise maddi kaynak sıkıntısından halen faaliyete geçemedikleri bilinmektedir. T.C. Ziraat Bankası, Halk Bankası, Şeker Bank olmak üzere 3 adet banka bulunmaktadır.
Kültür
Kibelenin Büyük Tapınağı
Hıristiyanlığın yayılışına kadar, dini inanışın temeli olan ve yeryüzündeki bütün varlıkların doğurucusu olarak bilinen ulu ana tanrıça Kibelenin büyük tapınağı Sivrihisar sınırları içerisinde. Geçmişi M.Ö 3500lere dayanıyor. Ana Tanrıça, şehir ilkbahara girerken, büyük tapınağı ziyarete gelenlerle birlikte diz çökerek ve kollarını açarak Arayit Dağı arkasından sabahın ilk ışıklarını beklermiş. İlkbaharda bitkilerin yeni baştan canlanışı kutlanır ve vahşi musikinin kışkırtıcı ezgileri duyulurmuş.
Pessinusu ortaya çıkarmak için ilk kazı çalışmaları 1967 yılında yapılmaya başlandı. Çalışmaları Belçikadan Gant Üniversitesi yürütüyor. Mabet, tiyatro, çarşı, nemropol, mermer su kanalları ve bir kısım bina temelleri ortaya çıkarılmış. Helenistik ve Roma çağına ait olan bu yapılardan yalnızca mabet kalıntıları Frig uygarlığına kadar uzanıyor.
Eti ve Frig uygarlıkların yanı sıra Roma, Bizans ve Anadolu Selçuklu gibi önemli uygarlıklara da ev sahipliği yapan Sivrihisarda, bu dönemlere ait kalıntılar da var.
67 Ağaç Sütunlu Ulu Cami
İlçedeki en önemli eserlerden biri, şehir merkezindeki Ulu Cami. 1275 yılında Mevlananın müritlerinden Eminiddin-i Mikail tarafından yaptırılan yapı, Anadolunun en büyük ahşap direkli camilerinden. Çatısını 67 adet ağaç sütun tutuyor. Çeşitli geometrik şekillerin ahenkli bir birleşiminden oluşan minberi ise şaheser sanat eseri olarak nitelendiriliyor.
Ulu Caminin kuzeyine düşen ve 1327 - 1328 yılları arasında Melik Şah tarafından, kardeşi Sultan Şah için yaptırılan Alemşah Kümbeti, Anadolu Selçuklularından Necibiddin Mustafanın karısı adına yaptırdığı Hoşkadem Camii ve 1492 yılında Şeyh Baba Yusuf tarafından yaptırılan Kurşunlu Camii şehrin diğer önemli tarihi eserleri.
Nasreddin Hoca'nın Doğduğu Şehir
Sivrihisar şehirle bütünleşmiş ve ilçenin medar-ı iftiharı olan Nasreddin Hocanın da doğum yeri. Türk halk mizahının büyük filozofu Nasreddin Hoca, 1208de Sivrihisarın Hortu Köyünde doğdu. Köyün adı 1999da Nasreddin Hoca olarak değiştirildi. Hocanın evi halen burada varlığını sürdürüyor. İki katlı ev, belediyeden anahtarı alınarak gezilebiliniyor. Hortu Köyü Sivrihisara 26 kilometre uzaklıkta.
Köyde, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bir de temsili Nasreddin Hoca evi yaptırılmış. Bu ev de halka açık.
Hocanın doğduğu evin Sivrihisarda, türbesinin ise Akşehirde bulunması iki ilçe arasında, Hocayı sahiplenme yönünde, sürekli bir tartışma ve gerginlik konusu olmuş. Sivrihisar Belediye Başkanı Yaşar Yurtdaş, şair Arif Nihat Asyanın şu dizeleri ile aradaki buzları eritmek istediğini söylüyor: Bir beşik kalmış Sivrihisarda. Akşehirde bir mezar. Sayesinde akraba olmuşlar Akşehirle Sivrihisar.
Anadolu'daki İlk Bakanlar Kurulu
Bakanlar Kurulu Anadoluda ilk kez Sivrihisar Zaimağa Konağında, Atatürkün katılımıyla toplanmış. Konak, şehrin merkezinde yer alıyor. Restorasyon için Kültür ve Turizm Bakanlığı çalışmalara başlamış .Sivrihisarda tarihi yapıların büyük bölümü şehir merkezi etrafında yapmıştır.Çok fazla efor sarfetmeden hepsini gezip görebilmek mümkün. Eğer gelmişken biraz da spor yapalım diyorsanız, ilçenin sivri kayalıkları tırmanmak için ideal. Kayalıklar üzerindeki Kayasaate tırmanarak buradan bölgeye kuşbakışı bakabilirsiniz.
Ulaşım
Ankara, İzmir ve Eskişehir yollarının keşişme noktası olan Sivrihisar; Afyonkarahisar'a 120, Eskişehire 100, Ankaraya 135, İstanbula 427, İzmir'e 448, Çanakkale'ye ise 520 kilometre uzaklıkta. İlçenin kendisine ait Sivrihisar birlik otobüsçüler kooparatifi bulunmaktadır fakat Yol üzerinde bulunduğu için Ankaradan ve Eskişehirden kalkan şehirlerarası otobüslerle Sivrihisara gidilebilir.
Yemekleri
Eskişehirin geleneksel yiyeceklerinin başında,arabaşı gelir.Un,tuz ve suyla yapılan ve tepsilere dökülüp soğuduktan sonra dilimlenen hamuru vardır.Yağlı tavuk ya da horoz suyu kaynatılarak içine limon,tuz,kurutulmuş biberle hazırlanan arabaşı suyu vardır.Hamur dilimleri tahta kaşıkla kaynar tavuk suyuna daldırılır ve yutulur.Hamuru suya kaçıran helva alır. Ayrıca buranın birde "bazlama" denilen ekmeği meşhurdur,bazlamanın pideside yapılır. Sivrihisar'ın aynı zamanda bamya çorbası, kelem(lahana) dolmasını ve un helvası meşhurdur.Bunun yanında meşhur bulgur pilavınıda unutmamak gerekir.Yaprak sarmasınıda unutma.Yaprak sarması ve kelem dolması(kepen'in kelemi) ise "dene" ile yapılmaktadır.Deneyi soracak olursanız bunu ancak Sivrihisarlı olanlar bilir.Ayrıca pırasa dolması,limonla mükemmel olur.Ama o da Kepen'in pırasasıyla olunca harikadır.Birde koçaş patlıcanını da unutmamak gerekir.

