Mt2Hizmet 1
Mt2Hizmet
xranzei 1
xranzei
Bvural41 1
Bvural41
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Hikaye Ekle

İkincil Toplumsallaşma

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan Shegys
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 305

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Birincil Toplumsallaşma ile bireyin dünyasına uyumunun esasları ortaya konmuş, yaşamını doğru şekilde sürdürebilmesi için yerine getirmesi gereken görev üzerinde durulmuştur. Bu görev, birincil toplumsallaşmanın dışında bir dünya ile ilişkilendirilmelidir ve bu ilişkilendirme süreci “İkincil Toplumsallaşma” olarak tanımlanmaktadır. Karmaşık ve emekçi toplumlarda dünya bireylerin tek tek kendileriyle çatıştıkları, içinde birbiriyle iletişimde olan birçok grup barındıran, her biri birçok özel bilgi ve beceriyle karakterize edilmiş, iç içe geçmiş alt grupların yaygın olduğu bir yerdir. Öyle ki; öğretmenler eğitimle, doktor ve hemşireler sağlıkla, çiftçiler ve alt sanayi kolları gıda ürünlerinin üretimi, sanayiciler bu ürünlerin dağıtımı, zanaatkârlar evlerin yapımı ve su tesisatlarının tamiri, askerler ülkenin huzuru, yargıçlar davaları uzlaştırma, çöpçüler günlük atıkları toplama vb. işler ile meşguldürler.

İkincil toplumsallaşma bu nedenle; bu tür işle ya da görev dağılımı ile belirlenen kurumsal alt dünyaların özümsenmesine de denmektedir. Toplumsal rollere özgü bilgi ve becerilerin edinilmesiyle gerçekleşmesinin yanı sıra; her role özgü kelime dağarcığının “kendisine ait olma durumunu” da desteklemektedir. İkincil toplumsallaşma ile özümsenmiş alt dünyalar, birincil toplumsallaşmada kaydedilen “Temel Dünya”nın aksine kısmi gerçekliklerdir.

Toplumda hala büyük oranda uyum problemi olan bir birey, birincil ve ikincil toplumsallaşma ile dünya görüşlerinin, değer yargılarının ve aynı zamanda davranış biçimlerinin gittikçe artan rutinlerin farkındalığını sağlamlaştırmaktadır. Yine de diğer canlıların sabit içgüdüsel, uyumlulaştırılabilir mekanizmalarının aksine; rutin algısı değiştirilebilir kalır. Bu nedenle bu durum, birincil toplumsallaşma ile edinilen, özellikle duygusal açıdan yer edinmiş ve entelektüel yansıması daha az erişilebilir olan rutin algısı ile çok bağdaşık değildir; çünkü genellikle alternatifsiz özümsenir. Bu nedenle birey, bu tabakanın altından çok zor çıkar. Bu durum daha çok ikincil toplumsallaşma yoluyla, özellikle de başka yaşam olanaklarının da olduğu bilgisi ile edinilmiş görüş, değerlendirme ve davranış biçimleri ile bireyler için kesinlikle ulaşılmaz olmadıklarında ya da tam aksine değerlendirmeye alınmadıklarında gerçekleşir. İnsanlar dünyaya karşı tavırları değiştirebilirler: aynı mekânda kalabilir, yeni roller edinebilir ve şimdiye dek sahip olduklarının dışında, farklı bakış, değerlendirme ve davranış biçimleri edinebilirler.

Birey bir topluma ne kadar uzun süre bağlı kalırsa ve o toplumda edindiği, kendini sürekli tekrar eden deneyimleri ne denli kalıcı olursa, dünya görüşünü belirleyen bu özellikler de kendilerini o denli güçlü ve sorgusuzca kabul ettirebilir. Bu kütleleşme, insanların ileri yaşlarda görüş, değerlendirme ve davranış biçimlerinde neden bu kadar sert ve diğer görüşlere karşı da hassasiyetten de bu kadar uzak olduğunu açıklamaktadır.



 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst