Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
Deniz Feneri Davası, Almanya'da faaliyet gösteren "Deniz Feneri e.V" derneği'nin topladığı 41 milyon avroluk paranın bir kısmını amaç dışında kullanmasıyle ilgili dava. Almanya'nın Frankfurt Eyalet Yüksek Mahkemesinde görülen davada, 17 Eylül 2008 tarihinde mahkemenin hakimi Johann Müller'in verdiği kararla tutuklu yargılanan dernek yöneticileri hapis cezası almış, derneğin mal varlığı ise kamuya devredilmiştir.[1][2][3][4]
İddianame
Dernek, internet sayfasında, broşürlerde, gazetelerde, televizyonda, bilhassa dernekle birlikte işbirliği yapan Euro 7 televizyonunda reklamlar yaparak, Frankfurt am Main Postbanktaki 301535602, Vakıf Bank Int. AG Frankfurttaki 3344, Bank für Sozialwirtschafttaki 8620500, Commerzbank Frankfurttaki 585 4666 nolu hesaplara olduğu gibi, Avrupanın diğer ülkelerindeki hesap numaralarına bağışta bulunmaları için, halka çağrıda bulunuyordu. Bu çağrı yapılırken, Türkiyede, Pakistanda ve diğer ülkelerdeki yardıma muhtaç insanlar kısmen gösterilmekte ve onlara nasıl ve nelerle, hangi yollarla yardım edilebileceği söyleniyordu. Bağışların banka havalesi ile veya nakit verilerek yapılacağı açıklanıyordu. Derneğin yukarıda belirtilen hesap numaralarına yekün olarak 41.423.158.850 (Kırk bir milyar dört yüz yirmi üç milyon yüz elli sekiz bin sekiz yüz elli) Avro bağış havale edilmişti.[5]
Cezalar
Dernek yöneticilerine dolandırcılık ve haksız kazanç elde etmek suçundan hapis cezaları verildi. Mehmet Gürhan 5 yıl 10 ay, Mehmet Taşkan'a 2 yıl 9 ay, Firdevsi Ermiş ise 1 yıl 10 ay hapis cezası aldı. Mehmet Taşkan ve Firdevsi Ermiş'in tutuklulukları sırasında hapiste kaldıkları süre dikkate alınarak geri kalan ceza süreleri tecil edildi. Mahkeme derneğin malvarlığına kamu adına el koyarak malvarlıklarının yönetimini kayyuma devretti. Kayyumlar derneğin borçlarını ödedikten sonra geriye kalan paraları almaları için bağış sahiplerine çağrı yapacak geriye kalan para ve malvarlıkları ise Kızılhaç'a devredilecek.[6]
Hakim Müller, Deniz Feneri olayının bir suç olayı olmadığını demokrasi karşıtı bir tutum olduğunu açıkladı.[7][8] Frankfurt Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde davanın savcısı Kerstin Lötz, davanın asıl faillerinin Türkiye'de bulunduğunu iddia etmiştir.[9]
Davanın görülmesi
2 Eylül 2008 tarihinde derneğin muhasebe sorumlusu Firdevsi Ermiş yardım için toplanan paralarla gayrimenkul alındığını ve şirketler kurulduğunu itiraf etti. Frankfurt Eyalet Yüksek Mahkemesinde davanın savcısı Kerstin Lötz davanın asıl faillerinin Türkiye'de bulunduğunu iddia atmıştı.[10] Yapılan soruştuırmada toplanan 41 milyon avronun 17 milyonu Tükiye'ye gönderilmiş olduğu bunun 8 milyon avroluk kısmı Türkiye'deki Deniz Feneri Derneği'ne verilmiş geri kalanının ise akıbeti tesbit edilememiştir.[11]
19 Ekim 2011 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı; soruşturma şüphelilerinin, derneğin kuruluş tarihinden önce edindikleri mallar üzerindeki tedbirin kaldırılmasına ilişkin kararını Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'ne göndermiştir.[12]
İddianame
Dernek, internet sayfasında, broşürlerde, gazetelerde, televizyonda, bilhassa dernekle birlikte işbirliği yapan Euro 7 televizyonunda reklamlar yaparak, Frankfurt am Main Postbanktaki 301535602, Vakıf Bank Int. AG Frankfurttaki 3344, Bank für Sozialwirtschafttaki 8620500, Commerzbank Frankfurttaki 585 4666 nolu hesaplara olduğu gibi, Avrupanın diğer ülkelerindeki hesap numaralarına bağışta bulunmaları için, halka çağrıda bulunuyordu. Bu çağrı yapılırken, Türkiyede, Pakistanda ve diğer ülkelerdeki yardıma muhtaç insanlar kısmen gösterilmekte ve onlara nasıl ve nelerle, hangi yollarla yardım edilebileceği söyleniyordu. Bağışların banka havalesi ile veya nakit verilerek yapılacağı açıklanıyordu. Derneğin yukarıda belirtilen hesap numaralarına yekün olarak 41.423.158.850 (Kırk bir milyar dört yüz yirmi üç milyon yüz elli sekiz bin sekiz yüz elli) Avro bağış havale edilmişti.[5]
Cezalar
Dernek yöneticilerine dolandırcılık ve haksız kazanç elde etmek suçundan hapis cezaları verildi. Mehmet Gürhan 5 yıl 10 ay, Mehmet Taşkan'a 2 yıl 9 ay, Firdevsi Ermiş ise 1 yıl 10 ay hapis cezası aldı. Mehmet Taşkan ve Firdevsi Ermiş'in tutuklulukları sırasında hapiste kaldıkları süre dikkate alınarak geri kalan ceza süreleri tecil edildi. Mahkeme derneğin malvarlığına kamu adına el koyarak malvarlıklarının yönetimini kayyuma devretti. Kayyumlar derneğin borçlarını ödedikten sonra geriye kalan paraları almaları için bağış sahiplerine çağrı yapacak geriye kalan para ve malvarlıkları ise Kızılhaç'a devredilecek.[6]
Hakim Müller, Deniz Feneri olayının bir suç olayı olmadığını demokrasi karşıtı bir tutum olduğunu açıkladı.[7][8] Frankfurt Eyalet Yüksek Mahkemesi'nde davanın savcısı Kerstin Lötz, davanın asıl faillerinin Türkiye'de bulunduğunu iddia etmiştir.[9]
Davanın görülmesi
2 Eylül 2008 tarihinde derneğin muhasebe sorumlusu Firdevsi Ermiş yardım için toplanan paralarla gayrimenkul alındığını ve şirketler kurulduğunu itiraf etti. Frankfurt Eyalet Yüksek Mahkemesinde davanın savcısı Kerstin Lötz davanın asıl faillerinin Türkiye'de bulunduğunu iddia atmıştı.[10] Yapılan soruştuırmada toplanan 41 milyon avronun 17 milyonu Tükiye'ye gönderilmiş olduğu bunun 8 milyon avroluk kısmı Türkiye'deki Deniz Feneri Derneği'ne verilmiş geri kalanının ise akıbeti tesbit edilememiştir.[11]
19 Ekim 2011 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı; soruşturma şüphelilerinin, derneğin kuruluş tarihinden önce edindikleri mallar üzerindeki tedbirin kaldırılmasına ilişkin kararını Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'ne göndermiştir.[12]
