HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Sultan Abdülaziz,
Sultan Abdülaziz'in
1856 Paris Antlaşması ile Sırbistan özerkliğini kazanmıştı. Ancak Osmanlı Devleti'nin bölgede zayıflaması yüzünden Sırbistan kalan Osmanlı askerlerini de bölgeden çıkarmak için girişimlerde bulundu. Avrupalı devletlerin olaya karışması sonucunda 1867'de Osmanlı Sırbistan topraklarından çekilmeyi kabul etti.
Bu gelişmelerin hemen ardından 1859'da Eflak ve Boğdan birleşerek ortak bir prens atamışlardı ve Osmanlı Devleti de bu prensi tanımak zorunda bırakılmıştı. Bunun sonucunda Eflak ve Boğdan Osmanlı Devleti'ne bağlı olmakla beraber birleşerek Romanya Prensliği'ni kurdu.
Ayaklanmalar Girit'te de başladı. Sorunu çözmek için Osmanlı Devleti, idari ve askeri açıdan girişimlerde bulundu. Girit'e gönderilen Mehmet Emin Paşa,
Sultan Abdülaziz, 1867 yılında Paris'te açılan büyük bir sergiyi görmek için imparator Napolyon'un davetini kabul ederek Fransa'ya gitti. Ardından
19. asrın sonlarına doğru Avrupa'da, Avusturya-Macaristan, Rusya ve Almanya devletleri belli başlı güç odakları durumundaydılar. Bu üç devletin üzerinde durdukları en önemli konu Şark Meselesi idi. Dolayısıyla Osmanlı Devleti'nin hakimiyeti altındaki Hıristiyan unsurun tahrik edilerek Hıristiyanların yaşadıkları bölgelerin kendi nüfuzları altına alınması yolundaki faaliyetlerden geri durmamışlardır. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun Bosna-Hersek üzerinde uzun süredir emelleri bulunmaktaydı ve bu devletin esas amacı Selanik'e ulaşmaktı. 1875 yılında Bosna-Hersek'te yeni bir isyanın çıkmasında kuşkusuz Avusturya'nın rolü çok büyüktür. Bosna-Hersek'in Sırbistan ve Karadağ gibi iki Slav ülkesi ile Avusturya arasında yer alması burayı propaganda için uygun bir duruma getiriyordu. Ayrıca 1856 Paris Antlaşması'ndan sonra Karadağ, Sırbistan ve Girit gibi yerlerin, çıkan isyanlarla muhtariyet kazanmış olmaları da Bosna-Hersek'in Hıristiyanlarını heveslendiriyordu. Çıkan bu isyanlar sırasında Avusturya'nın üstlendiği himayeci rol ve buraya yönelik yayılma emelleri Rusya'nın tepkisini çekmeye başlamıştı.
Sadrazam Mahmut Nedim Paşa, hem dışta hem de içte devletin itibarının sarsılmasına sebep oldu. Aldığı kararlarla Avrupa devletlerinin tepkisini çekmekle devletin senelik ödediği borcunu beş sene müddetle ödenmeyeceğini bildirmesi üzerine Avrupa'da Osmanlılar aleyhine gösteriler yapılmasına yol açtı. Rusya bu karışıklıktan faydalanarak Balkanlarda Panislavizm propagandasını yayarak isyan çıkmasını sağladılar. Sultan Abdülaziz, Balkanlardaki tehlikeli gelişmeyi önlemeye çalışırken daha önce görevlerinden azledilmiş bulunan Hüseyin Avni,
Sultan Abdülaziz döneminde, I.Abdülmecit döneminde başlayan yenilik hareketleri sürdürüldü. Yeni bir vilayet teşkilatlanmasına geçildi. Yeni asker elbiseleri kabul edildi. İlk defa posta pulu kullanıldı. Süveyş Kanalı açıldı. Sahillere deniz fenerleri kondu. İstanbul'da tramvay işletilmeye başlandı. Galata Tüneli yapıldı ve işletilmeye başlandı. Mahkeme-i Nizamiye, İcra Cemiyeti, Ceza, Cinayet ve Hukuk Mahkemelerini havi İstinaf Mahkemesi, Temyiz Mahkemesi, gümrüklerle ilgili Rüsumat Eminliği, Merkez Bidayet Mahkemeleri teşkil edildi. Meclis-i Kebir-i Maarif ve Tapu Umum Müdürlüğü ve Meclisi Hazain teşkil edildi. Ahmet Cevdet Paşa başkanlığında Mecelle Cemiyeti kuruldu. Maarif Teşkilat nizamları düzenlendi. Sultani Mektepleri (Liseler) ve Sanayi Mektepleri açıldı. Fransa İmparatoriçesi, Avusturya İmparatoru, İran Şahı, Sultan Abdülazizi ziyaret için İstanbul'a geldiler. Şark ve İzmir Demiryolları açıldı. Tıbbiye, Mülkiye, Orman ve Maden Mektepleri, Darüşşafaka Lisesi açıldı. İtfaiye Alayı teşkil edildi.
Kadılık Kurumu daha sıkı denetim altına alınarak
Sultan Abdülaziz döneminde donanmanın modernleştirilmesine de çalışıldı. 1875 yılına doğru Türk donanmasında 816 top taşıyan 21 zırhlı ve 173 yardımcı gemi vardı. Türk Bahriyesinde 50.000 efrad, 700 subay, 208 yüksek rütbeli subay, 11 Tümamiral, 6 Koramiral ve üç Oramiral vardı. Sultan Abdülazizi'in hükümdarlığı sürasince meşrutiyet fikrine başta sıcak baksa da, sonraları değişip bu fikri savunanlara karşı zor kullanacaktır. Dönemin aydınlarından Şinasi,
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1830'da
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
, Eyüp'te
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
'un ikinci oğlu olarak Pertevniyal Sultan Hanım'dan dünyaya geldi. Şehzadeliğinde güreş, binicilik, av gibi sporlarla ve müzik ile resimle uğraştı. Sarayda iyi bir eğitim gördü.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
'in ölümü üzerine
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1861'de 32 yaşında Osmanlı tahtına geçti. Tahta geçtikten sonra ordunun ve donanmanın geliştirilmesiyle meşgul oldu. Sultan Abdülaziz tahta çıktığında Osmanlı Devleti'nde dış borçlar yüzünden hazine boşalmıştı. Özellikle gayrimüslimler
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
'nin getirdiği özgürlükçü ve milliyetçi düşüncelerden ve Avrupalı devletlerin kışkırtmaları sonucunda yeniden ayaklanmaya başlamışlardı. Sultan Abdülaziz'in
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1863'de Mısır ziyaretinden sonra batılı devletlerin baskısı sonucunda tanzimat hareketlerine devam etmek zorunda kaldı. Padişahlığının ilk yıllarında Avrupalı devletlerin baskıları ve iç sorunlar ile uğraşan Sultan Abdülaziz, azınlıkların isteklerini yerine getirmek zorunda kaldı.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1862 tarihinde Avrupa'da yardım alan Sırplar, Belgrad Kalesi'ne saldırdılar. 1861'de Hersek'de çıkan isyan ile birleşerek kısa zamanda büyüyen bu hareket
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
'da Ömer Paşa komutasındaki Osmanlı ordusunun Rieka'daki Karadağ ordusunu mağlup etmesiyle neticelendi. Bunun üzerine
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1862'de İşkodra Barışı yapıldı. Karadağ Savaşı'nı sona erdirmek için yapılan bu barış ile Karadağ iç işlerinde bağımsızlık kazandı. 1856 Paris Antlaşması ile Sırbistan özerkliğini kazanmıştı. Ancak Osmanlı Devleti'nin bölgede zayıflaması yüzünden Sırbistan kalan Osmanlı askerlerini de bölgeden çıkarmak için girişimlerde bulundu. Avrupalı devletlerin olaya karışması sonucunda 1867'de Osmanlı Sırbistan topraklarından çekilmeyi kabul etti.
Bu gelişmelerin hemen ardından 1859'da Eflak ve Boğdan birleşerek ortak bir prens atamışlardı ve Osmanlı Devleti de bu prensi tanımak zorunda bırakılmıştı. Bunun sonucunda Eflak ve Boğdan Osmanlı Devleti'ne bağlı olmakla beraber birleşerek Romanya Prensliği'ni kurdu.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1864'de Osmanlı Devleti birleşmeyi kabul eden İstanbul Protokolü'nü imzaladı. Kısa bir süre sonra
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1865'te Osmanlı Devleti,
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
,
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
,
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
ve
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
ile birlikte İstanbul Barışı'nı imzaladı. Bu barışa göre Korfu, Kefalonya, Zenta, Çerigo ve Paksa adaları Yunanistan'a verildi. Ayaklanmalar Girit'te de başladı. Sorunu çözmek için Osmanlı Devleti, idari ve askeri açıdan girişimlerde bulundu. Girit'e gönderilen Mehmet Emin Paşa,
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1867'de yeni statü için ferman yayınladı. Sivil yönetim padişahın atadığı valiye askeri yönetim ise atanacak komutana verildi. Atanan valinin biri müslüman diğeri hıristiyan iki yardımcısı olacaktı. Gümrük vergisi hariç diğer vergilerden ada muaf olacak, iki resmi dili olacaktı. Karma meclis tarım, bayındırlık, ticaret ve endüstri işlerini planlayacaktı. Sultan Abdülaziz, 1867 yılında Paris'te açılan büyük bir sergiyi görmek için imparator Napolyon'un davetini kabul ederek Fransa'ya gitti. Ardından
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
,
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
,
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
,
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
, Macaristan yoluyla ülkeye döndü. Bu seyahatleri süresince birçok hükümdar ile görüştü. Ardından
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
'nın Karadeniz'e ait hükümleri dikkate almayacağını bildirmesi üzerine İngiltere, Fransa, Prusya, Rusya ve İtalya arasında
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1871'de Karadeniz'in tarafıszlığına son veren Londra Antlaşması imzalandı. 19. asrın sonlarına doğru Avrupa'da, Avusturya-Macaristan, Rusya ve Almanya devletleri belli başlı güç odakları durumundaydılar. Bu üç devletin üzerinde durdukları en önemli konu Şark Meselesi idi. Dolayısıyla Osmanlı Devleti'nin hakimiyeti altındaki Hıristiyan unsurun tahrik edilerek Hıristiyanların yaşadıkları bölgelerin kendi nüfuzları altına alınması yolundaki faaliyetlerden geri durmamışlardır. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun Bosna-Hersek üzerinde uzun süredir emelleri bulunmaktaydı ve bu devletin esas amacı Selanik'e ulaşmaktı. 1875 yılında Bosna-Hersek'te yeni bir isyanın çıkmasında kuşkusuz Avusturya'nın rolü çok büyüktür. Bosna-Hersek'in Sırbistan ve Karadağ gibi iki Slav ülkesi ile Avusturya arasında yer alması burayı propaganda için uygun bir duruma getiriyordu. Ayrıca 1856 Paris Antlaşması'ndan sonra Karadağ, Sırbistan ve Girit gibi yerlerin, çıkan isyanlarla muhtariyet kazanmış olmaları da Bosna-Hersek'in Hıristiyanlarını heveslendiriyordu. Çıkan bu isyanlar sırasında Avusturya'nın üstlendiği himayeci rol ve buraya yönelik yayılma emelleri Rusya'nın tepkisini çekmeye başlamıştı.
Sadrazam Mahmut Nedim Paşa, hem dışta hem de içte devletin itibarının sarsılmasına sebep oldu. Aldığı kararlarla Avrupa devletlerinin tepkisini çekmekle devletin senelik ödediği borcunu beş sene müddetle ödenmeyeceğini bildirmesi üzerine Avrupa'da Osmanlılar aleyhine gösteriler yapılmasına yol açtı. Rusya bu karışıklıktan faydalanarak Balkanlarda Panislavizm propagandasını yayarak isyan çıkmasını sağladılar. Sultan Abdülaziz, Balkanlardaki tehlikeli gelişmeyi önlemeye çalışırken daha önce görevlerinden azledilmiş bulunan Hüseyin Avni,
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
, Mütercim Rüşti Paşa ile Hasan Hayrullah Efendi ihtilal hazırlığı yapıyorlardı. Özellikle Hüseyin Avni Paşa, Mahmut Nedim Paşa tarafından azledilip, sürüldüğü için padişahı tahttan indirip öldürmeye karar verdi. Londra'ya gidip İngilizlerle bu işi planladı. Hüseyin Avni, Mithat, Mütercim Rüşdi ve Süleyman paşalar, padişahın tahttan düşürülmesi için geniş bir propagandaya giriştiler.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1876 Cuma günü sabahı, saat 04.30da harekete geçtiler. Taşkışla'dan gelen taburlarla, Mekteb-i Harbiyyenin 300 kadar talebesi, Dolmabahçe Sarayı'nı çevirdi. Donanma da deniz tarafını kontrol altına aldı. Sultan Abdülaziz kayıkla alınıp, Topkapı Sarayı'na götürülerek odaya hapsedildi. Sonra Fer'iyye Sarayı'na götürüldü.
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1876'da Avni Paşa, Sultan Abdülaziz'i odada ölü buldu. Sultan Abdülaziz'n cenazesi
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1876'da büyük bir merasimle kaldırıldı. Babası II. Mahmut'un Çemberlitaş'taki türbesine defnedildi. Sultan Abdülaziz döneminde, I.Abdülmecit döneminde başlayan yenilik hareketleri sürdürüldü. Yeni bir vilayet teşkilatlanmasına geçildi. Yeni asker elbiseleri kabul edildi. İlk defa posta pulu kullanıldı. Süveyş Kanalı açıldı. Sahillere deniz fenerleri kondu. İstanbul'da tramvay işletilmeye başlandı. Galata Tüneli yapıldı ve işletilmeye başlandı. Mahkeme-i Nizamiye, İcra Cemiyeti, Ceza, Cinayet ve Hukuk Mahkemelerini havi İstinaf Mahkemesi, Temyiz Mahkemesi, gümrüklerle ilgili Rüsumat Eminliği, Merkez Bidayet Mahkemeleri teşkil edildi. Meclis-i Kebir-i Maarif ve Tapu Umum Müdürlüğü ve Meclisi Hazain teşkil edildi. Ahmet Cevdet Paşa başkanlığında Mecelle Cemiyeti kuruldu. Maarif Teşkilat nizamları düzenlendi. Sultani Mektepleri (Liseler) ve Sanayi Mektepleri açıldı. Fransa İmparatoriçesi, Avusturya İmparatoru, İran Şahı, Sultan Abdülazizi ziyaret için İstanbul'a geldiler. Şark ve İzmir Demiryolları açıldı. Tıbbiye, Mülkiye, Orman ve Maden Mektepleri, Darüşşafaka Lisesi açıldı. İtfaiye Alayı teşkil edildi.
Kadılık Kurumu daha sıkı denetim altına alınarak
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
1868 Şura-yı Devlet ve 1870 yılı içerisinde de Divan-ı Muhasebat kuruldu (Danıştay ve Sayıştay). Ayrıca eğitim, ulaşım ve bankacılık konularında çeşitli düzenlemeler yapıldı. Sultan Abdülaziz döneminde donanmanın modernleştirilmesine de çalışıldı. 1875 yılına doğru Türk donanmasında 816 top taşıyan 21 zırhlı ve 173 yardımcı gemi vardı. Türk Bahriyesinde 50.000 efrad, 700 subay, 208 yüksek rütbeli subay, 11 Tümamiral, 6 Koramiral ve üç Oramiral vardı. Sultan Abdülazizi'in hükümdarlığı sürasince meşrutiyet fikrine başta sıcak baksa da, sonraları değişip bu fikri savunanlara karşı zor kullanacaktır. Dönemin aydınlarından Şinasi,
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
ve
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
ile padişahlığının ilk dönemlerinde sıcak ilişkiler kurduysa da daha sonra onları sürgüne göndermiştir. Ülkede meşruti yönetimin gelmesini isteyenlerin yarattığı bu özgürlük havası içerisinde Abdülaziz'in tahttan indirilmesi konusunda kamuoyu oluşturuldu.- Durum
- Üzgünüz bu konu cevaplar için kapatılmıştır...
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 21
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 15
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 15
