- Katılım
- 8 May 2013
- Konular
- 159
- Mesajlar
- 1,153
- Reaksiyon Skoru
- 36
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 13 Yıl 1 Ay 5 Gün
- Başarım Puanı
- 102
- MmoLira
- 0
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Başbakan Erdoğan, Milli İradeye Saygı mitingleri çerçevesinde istanbul Kazlıçeşme'de halka seslendi.
Başbakan Erdoğan 18:00'da Kazlıçeşme alanına geldi ve halkı selamladı...
İşte Başbakan Erdoğan'ın konuşması...
Aziz İstanbul! Seni sevgiyle, saygıyla, gönül dolusu muhabbetle selamlıyorum. Adalar, Arnavutköy, Ataşahir, Avcılar, Bağcılar, Bakırköy, Beşiktaş sizleri selamlıyorum. Sancaktepe'yi selamlıyorum. Sarıyer, Şişli, Tuzla, Üsküdar, Ümraniye Üsküdar nerede? Ve şu anda Zeytinburnu'ndayız. Tüm İstabullular, gençler yaşlılar, umudumuz geleceğimiz, sizleri selamlıyorum. Bu muhabbetiniz, bu samimiyetiniz için hepinize tek tek teşekkür ediyorum.
İSTANBUL DEMEK TÜRKİYE DEMEKTİR
İstanbul demek Türkiye demektir. İstanbul demek Ortadoğu demektir. Balkanlar demektir, Kuzey Afrika, Avrupa, Asya demektir. İşte bu dünya şehrinden, bu dünya başkentinden yeryüzündeki tüm dostlarımız, tüm kardeşlerimizi gönülden selamlıyorum.
Günlerdir, yalana, talana hayır diyenler dünyanın değişik yerlerinden bizler için gösteriler yapıyorlar. Bilsinler ki onların kalbi nasıl İstanbul'da, Türkiye'de atıyorsa, İstanbul'un Türkiye'nin kalbi de onlar için atıyor.
Alana giremeyen kardeşlerim var. Şimdi soruyorum: Malezya, Kuala Lumpur, Pakistan, Makedonya, Üsküp burada mı? Priştine, Bosna Hersek Saraybosna burada mı? Angola burada mı? Somali burada mı? Myanmar, Filisitn, Gazze, Ramallah, Kudüs burada mı? Bağdat, Basra, Musul, Kerkük, Erbil burada mı? Şam, Halep burada mı? Bizim için meydanlara çıkan bizden dualarını esirgemeyen vatandaşlarımı selamlıyorum.
GERÇEK TÜRKİYE BURADA
Dün Anlara'da söyledim, bugün de buarda söylüyorum. Eğer Türkiye fotoğrafı görmek isteyen varsa, uluslararası medyaya rağmen görmek isteyen varsa Türkiye burada! Hadi CNN, Reuters bunu da gizle! Günlerdir yalan haberler ürettiniz. Türkiye'yi dünyaya başka gösterdiniz. Bu millet samimi, gece tencere tava çalan bir millet değil.
ÜZÜLDÜM
Bugün üniversite sınavı var değil mi? Tüm gece çaldılar durdular. Bu nasıl demokrasi? Bu nasıl çevrecilik? Eğer merak eden varsa, gerçek Türkiye burada, Kazlıçeşme'de. Eline sopa alan, kıran döken yağmalayanlar burada değil. Yüzbinler burada. Biz söyleyeceğimizi demokratik yollara söyleriz. istanbul'un miting alanı nerdeyse orada söyleriz. Asla hukuku zorlamayız. Bana günlerce sanatçılar, Taksim Platformu geldi. Türkiye Cumhuriyeti adına bunlarla görüştüm. Kendileriyle konuştuk, görüştük. Dedim ki bu gençler niye burada duruyor? Eğer yeşili korumak için duruyorsa şu anda yargı sürecinde. Biz iktidar olarak yargının kararını bekleyelim. Yargı kararını verdi, velev ki lehimizde verdi. O zaman da halka gidelim, halkımız ne diyorsa onu yapalım. Ne deseler beğenirsiniz? Büyük bir çoğunluğu evet dedi. Fakat dışarıya çıktılar, ne dese beğenirsiniz: İçeride bize böyle bir teklif yapılmadı dedi. Üzüldüm. Bir başka grupla konuştum, onlara da aynı şeyi söyledim. Değerli kardeşlerim, çoğu güzel dediler. Söyleyin Gezi Parkı'nı boşaltsınlar dedim. Çünkü Gezi Parkı tüm meydana gelenlerin parkıdır ve burası asla işgal altında olamaz. Boşalttınız boşalttınız, yoksa, bedeli ne olursa olsun, Kılıçdaroğlu'na rağmen, terör örgütlerine rağmen burayı boşaltacağız dedim.
TAKSİM MEYDANI'NDA ÇİÇEKLENDİRME YAPILIYOR
Şu anda Gezi Parkı ve Taksim Meydanı boşaltıldı. Belediye Gezi Parkı'nı temizledi. Çiçeklendirmesini yapıyor. Atatürk Anıtı'nın çevresindeki çiçeklendirmeler yapıldı. Çevreciler iş başında. Kim peki bun çevreci? AK Parti iktidarı. Bunların çevrecilikle alakası yok. Bunların dikili ağacı yoktur bu ülkede. Uyarıyorum. Bugün yine çağrı yaptılar. Saat 16:00'da çağrı yaptılar. Aklıselime hitap ediyorum. Lütfen bu oyuna gelmeyiniz. Ben efendi değil hizmetkarım. İstanbul'daki icraatlarımız ortada. İstanbul'u hava kirliliğinden kurtaran, susuzluğunu gideren bir Belediye Başkanı duruyor karşınızda. Ah gençler! Özellikle 20 yaşındakilere sesleniyorum. Diyorum ki 180 km'den İstanbul'a su getiren bir belediye başkanı. Şu Haliç! Dili olsa da konuşsa! O pis kokulardan temizleyen kim? Orada şimdi dev bir çocuk eğlence alanı yaptık. Haliç'in etrafında yeşil alanlar var, aileler piknik yapıyorlar, gördüm. Ey Allahım sana hamdolsun, bize bugünleri de gösterdin.
BU MİLLET MİLLİ İRADEYE HER ZAMAN SAHİP ÇIKTI
28 Şubatı merhum Erbakan'dan önce millete karşı yaptılar. Cumhuriyet mitinglerini, Danıştay saldırılarını bize AK Parti'ye demokrasiye, hukuka, milli iradeye karşı tertip ettiler. 22 Haziran'da bu millet bunun hesabını sandıkta sordu. Bu millet milli iradeye her zaman sahip çıktı.
İŞTE TÜRKİYE BU
Bir miyiz? Beraber miyiz? kardeş miyiz İstanbul? İşte bu, işte Türkiye bu! Yazılı medya, görsel medya, sosyal medya, bunu da saptırmazsınız inşallah. Ama bunların cibiliyeti belli. Gerçek buarada. Türkiye sadece Taksim'den, Kuğulu Park'tan, Alsancak'tan ibaret değildir. Türkiye kasımpaşa'dır, Fatih'tir, Üsküdar'dır. Mamak'tır, Kayseri'dir, Sivar'tır, Mersin'dir. Türkiye Rize, Muş, Muğla, Diyarbakır'dır. Türkiye 76 milyonun binlerce yıldır beraber ve karkeşçe yaşadığı büyük bir millet, büyük bir devlettir.
BE EY CAHİL..!
Siz yanımızda olduğunuz sürece hiç endişe etmeyin. Türkiye tüm Ortadoğu'yu tek bir sancak altında bir beraber kılan Selçuklu'nun torunlarının, Osmanlı'nın torunlarının ülkesidir. Türkiye tüm dünyayla savaşmış, zaferler kazanmış bir Cumhuriyet'in ülkesidir. Hiçkimsenin çirkin senaryoları bizi korkutmaz, bizi yıkamaz. Türkiye uluslararası medya kuruluşlarının üzerinde operasyon yapacağı bir ülke değildir. Utanmadan, Arap Bajarı'nı gördük şimdi de Türkiye Baharı'na hazır olun diyorlar. Be ey cahil, Türk Baharı 3 Kasım 2002'de oldu. Çünkü bunların gözü var görmez, kulağı var duymaz, dili var doğruyu söyleyemez.
TÜRKİYE SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN AMELİYAT YAPILACAK ÜLKE DEĞİLDİR
Türkiye sosyal medya üzerinden ameliyat yapılacak ülke değildir. AB Parlamentosu bizimle ilgili karar almış. Sen Türkiye'yle ilgili karar almaya yetkili misin? İlk gün söyledim; aldığınız kararları tanımıyoruz dedim ve aynen iade ettim. Biz üye değil aday ülkeyiz.
DÜRÜST OLUN!
Yunanistan'da onca olaylar oldu, ne yaptınız? Yüzmilyonlarca euro yardım ettiniz. İngiltere'de ne yaptılar? Hemen aldılar, gözaltına aldılar götürdüler. Almanya'da bunca olay oldu, bir karar alabildiniz mi? yerli ve yabancı birlikte hareket eden yazılı ve görsel medyaya sesleniyorum: Dürsüt olun, namuslu olun! Eğer Tayyip Erdoğan'ın dürüst olmamasını bekliyorsanız, yanılıyorsunuz.
ULUSLARARASI MEDYA SURİYE'Yİ GÖRMEZ
İşte bu uluslararası medya Suriye'yi görmez. Filistin'deki katliamları, Gazze'de olan bitenleri görmez. 10 yıl önce 1'ken bugün 3 olan Türkiye'ye tahammül edemiyorlar. Bunlar bundan rahatsız oluyorlar. O yüzden, biz kararlı bir şekilde bu yolculuğu devam ettiriyoruz, devam ettireceğiz.
Eğer Türkiye'yi gerçekten anlamak, tanımak isteyen varsa, gerçek fotoğrafı yansıtmayan örgütlerden değil, kitlesel örgütlerden, AK Parti'den tanımaya çalışsınlar ve gerçeği görsünler.
YARASI OLAN GOCUNUR
Kendi ideolojilerini, kendi yaşam tarzlarını Türkiye'nin geneli gibi yansıtanlar, Avrupa'yı Avrupalı muhattaplarını yerinde yakından görsünler.AK Parti olarak 10.5 yıldır iktidardayız. Millet bize bir emanet verdi. Şu anda Gezi Parkı'ndaki gençlik, samimi olanlar vardı, şimdi hepsi çekildiler. Hani ben dedim ya 3-5 çapulcu, gocundular. Yarası olan gocunur.
BU ÜLKE YOL GEÇEN HANI DEĞİL
Bunlar kamu düzenini bozmak isteyenler değil mi? Bunlar terör örgütleriyle işbirliği içerisinde olanlar değil mi? Bunları es mi geçeceğiz? Bundan 10.5 yıl önce polisin sınırsız güç kullanma yetkisi vardı. Bunları sınırladık. Bunları bizim yaptığımızı bildikleri halde, bize karşı takındıkları tavrı anlamak mümkün değil. Cezaevlerinde, karakollarda kötü muameleler vardı, düzelttik. Üstünlerin hukukundan hukukun üstünlüğüne biz geçtik. Yürüyüş yapmak kısıtlanmıştı; bunun önünü açtık. Tüm dünyaya sesleniyorum: Siz miting, toplantı, gösteri yapmak istediniz de, size müsaade mi edilmedi? Ama nerde? Nerede müsaade ediliyorsa orada. Bize, biz istediğimiz yerde miting yapabilmeliyiz dediler. Bunlara ne diyeceksiniz? Dedim ki "Bu ülke yol geçen hanı değil!" Burası hukuk devletidir, neresi gösterilirse orada gider yaparsın.
BEYOĞLU KAN AĞLIYOR
Beyoğlu kan ağlıyor. Cam, çerçeve her şey kırıldı, yıkıldı. Aynı şey Ankara. Bütün duraklar yıkıldı, 200'e aşkın sivil vatandaşımızın araçları yakıldı yıkıldı. AKM bir kamu kuruluşudur, işgal edildi. İllegal örgütler tarafından. Paçavralar ve hakaretler vardı. Bana gelenlere sorarsan, "Biz de bunlardan çok üzüldük ama..." Ne ama? Döndüm ve 24 saat içerisinde bu görüntüler temizlenece dedim. Temizlendi. Kimlerin bayrağı yan yanaydı. Buradan ulusalcılara sesleniyorum. Atatürk, Türk bayrağı ve terörist başı yan yana. Niye temizlemiyorsunuz?
BAŞKASININ ÖZGÜRLÜK ALANINA SALDIRMAK ÖZGÜRLÜK DEĞİLDİR
Temizledik.İşte dün operasyon yapıldı ve temizlendi. Bu benim Başbakanlık görevim, bunu yapmıyorsam bu makamda durmamın bir anlamı yok. Fakat bazı aklı evveller diyorlar ki bu özgürlüktür. Bunun nesi özgürlük? Bir başkasının özgürlük alanına saldırmak özgürlük değildir. O park işgal güçlerinin değil, tüm İstanbullularındır. Dolayısıyla biz buraya çadırlarımızı kurduk, kuramazsın kardeşim. Orası senin mülkün değil!
SÖZÜMONA SANATÇI
Bir tanesi, sözümona sanatçı! Sanatçı terör estiren olmaz. Ne diyor? Mesele Gezi Parkı mı diyor, hala anlamadın mı? diyor. Mesele Gezi Pakrı değil, bu iktidarı devirmek diyor. Eee, bunun yolu belli: 2014'te seçimler var. Joyarsın gücünü indirebiliyorsan indirirsin. Niye böyle değil de abidik gubidik numaralar yapıyorsunuz? Dürüst olun, samimi olun.
POLİS BİBER GAZI KULLANIR
Belli konular belli meseleler dile getirilemiyordu. Çetelerle mücadele ettik, medyanın, düşünürlerin, sanatın ve sanatçının üzerindeki engelleri biz kaldırdık. Polisin bu kadar sağduyulu hareket ettiğini hiç gördünüz mü? Önceleri internet, medyanın bu kadar özgürce kullanılmasını kimse tahayyğl edemiyordu. Şu 18 gün, hukukun, demokrasinin dışına çıkılmasına asla müsaade etmedik. Dediler ki, polis biber gazı kullanıyor. Yetkisi var, kullanır. En ileri ülkelerde kurşun sıkarlar, ölümüne. Önce uyarı atışı yaparlar arkasından daha serti. Şu anda hastanelerde 3 kişi var. Bunlardan biri benim komiserim, akşam midesinden yaralandı. Bir sivil vatandaşımız da biber gazı sebebiyle gözünden, ileri derecede değil, tedavi görüyor.
DEMOKRASİMİZ ÇOK ZORLU BİR SINAVDAN GEÇTİ
Böyle bir durum içinde, demokrasimiz çok zorlu bir sınavdan geçti. Biz, demokrasiyi, hukukun rayından çıkmasına izin vermedik. Fakat Ankara'da dün akşam CHP'li milletvekilleri yere çökmüş poz veriyorlar, şov yapıyorlar. Milletvekili teröre fırsat vermez, milletine yardımcı olur.
CHP'Lİ VEKİL POLİSİME KÜFÜR EDİYOR
İstanbul'da Divan Oteli'ne giren CHP'li milletvekili benim Vali'me hakaret ediyor. Bunların meşrebi bu. Çünkü sandıkta alamadıkları neticeyi bu yollarla alacaklarını zannediyorlar. Polisimizin kusur varsa soruştururuz. Ancak zarar verenleri de tek tek araştıracağız, bulacağız. Sosyal medyayda provokasyon yapanları da araştıracağız. Bunları deşifre edeceğiz.
SINAV VAR, TENCERE TAVA ÇALIYORLAR
Lise ve üniveriste hocaları ve idarecileri de aynı şekilde. Okul var, sınavın var. Dün de aynı şekilde. Bugün sınav var, gece boyu tencere tava.
İşte gel buraya! Burada kavga gürültü, yakma yıkma yok, burada şefkat var. Bu dönen dolaplara aldanmayın, bunların hepsini aşarız. Medyaya şiddet uygulayanları, ekonomiye zarar vermek için açıklama yapanları, kendi ülkesine kastedenleri milletim anlasın. 18 gün boyunca sokak sokak terör estirenlere, basşörtülülere şiddet uygulayan alçak ve ahlaksızlara, camide alkol kullanan saygısızlara hukuk dahilinde gerekn hesabı mutlaka soracağız.
MAYIS'TA NELER OLDU?
Dün Ankara'da da söyledim. Geçtiğimiz Mayıs ayı bizim ve ülkemiz için gerçekten çok farklı bir aydı. Neler oldu biliyor musunuz?
1- 46 milyar dolarlık 3. Havalimanı ihalesini gerçekleştirdik. Dünyanın en büyük havalimanını devletin kasasından tek kuruş çıkmadan yapacağız. Alan ihtiyaca cevap vermiyordu ama şimdi yılda 100 milyon yolcu kapasiteli havalimanını yapıyoruz.
2- Japonya ile 22 milyar dolarlık bir yatırımla nükleer enerji santrali kurulması için ilk adımı attık. Japonlar bunu Fransızlarla yapacak.
3- 2,5 milyar dolarlık bir yatırımla 3. Köprü'nün temelini attık.
CHP böyle bir şeyi hayal edebilir mi? Çıldırıyor, çılgına döndü.
4- İstanbul Borsası 93.000'e çıktı, rekor kırdı.
5- Merkez Bankası 27,5 milyar dolardan 135 milyar dolara çıktı, yine rekor kırdı.
6- Gösterge faizi % 63'tü, ne oldu, % 4.61. 10 yılda kazancımız 642 milyar. Tabii faiz lobisi çıldırıyor. Bu para onların cebinde kalmadı, 16.000 km yol, okul, hastane, enerji santalleri, adalet sarayları oldu. 2 milyar 800 milyon ağaç ve fidan oldu.
7- Tam 4 kredi derecelendirme kuruluşu Türkiye'nin kredi notunu mayıs ayı içinde arttırdı.
8- IMF'e olan borç biz geldiğimizde 23.5 milyar dolardı. Mayısta son taksidi ödedik ve o defteri kapattık.
9- Enflasyonda, sanayii üretiminde, dış ticarette yeni rekorlara şahit olduk.
10- Çözüm sireci başlattık. Bu çözüm sürecinde çok güzel neticeler aldık. Terör handolsun ciddi bir duraksamaya girdi. ve Akil İnsalar Türkiye'nin her bölgesini dolaşıyorlar. Bize raporlarını sunuyorlar. Bu raporları değerlendirdikten sonra neticeyi açıklayacağız. Artık benim Doğulu Güneydoğulu kardeşim yaylalarda piknik yapıyor.
YAZIK!
Onu diyorum, neden bu gençleri siz Gezi Parkı'na bu şekilde soktunuz. Yazık değil mi? Yazık! Bunun hesabını nasıl vereceksiniz? Demokratik, laik bir hukuk devleti içerisinde neden bu yola değil de başka yollara tenezzül ettiniz? Bu nasıl vatanseverlik, bu nasıl ulusalcılık, bu nasıl çevrecilik?
DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE BÖYLE BİR BAŞBAKAN GÖREMEZLER
Bu gösterilerde en başında itibaren söylenenleri arkadaşlarımla berbaer dinledim. Kendilerine kulak verdim, görüşmelerizi yaptık. Diledim. Bu özgürlük değil mi? Demokrasi değil mi? Ama dışarıya çıkıyor başka türlü konuşuyor. Kusura bakmasınlar, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir Başbakan da göremezler.
MESELE AĞAÇ DEĞİL, MESELE TÜRKİYE
Diyorlar ki; Sayın başbakan çok sert, diktatör. Bu nasıl bir diktatör ki çevrecileri kabul ediyor? Bu mümkün mü? Biz bu milletin hizmetkarıyız. bBiz bütün adımlarımızı sevgi üzerine bina ettik. Yargı kararını bekleyeceğiz, halk oylamasını yapacağız dedik. Bütün bunlara rağmen bu inat, bu şiddeti bu gösteriler niye? Hani mesle Gezi Parkı değil diyorlardı ya, evet, meseleleri başka. Odama saldırdılar, Reyhanlı'da 53 kardeşimizi şehit ettiler. Bu gösterilerde yer alan, yer almaya devam eden kardeşlerime sesleniyorum. Mesele ağaç değil. Mesele demokrasi, milli irade, Türkiye. O vatandaşlarım bu oyunu görsün. Hedefin Türkiye, birliğimiz, bütünlüğümüz olduğunu görsün. Başarılı olamadılar, olamayacaklar. Çünkü sizleri hesaba katmadılar. Hukuka, demokrasiye sahip çıkan bu sessiz yığınları hesaba katmadılar. 76 milyonun nasıl tek yürek olduğunu hesaba katmadılar.
MUSTAFA KEMAL'İ İSTİSMAR EDİYORLAR
Türk bayrağını yakıyorlar. Gazi Mustafa Kemal'i istismar ediyorlar. Ulusalcıyız diyorlar ama her türlü bölücü örgütle işbirliği ediyorlar. CHP'ye sesleniyorum: AKM'ye asılan o paçavralar içinize sindi mi? Sokaklara yazılan küfürler, atılan küfürlü sloganlar içinize sindi mi? Ama bir şey söyleyeyim; bunların içine siner. Sokak sokak direniş çağrısı yapan CHP terör estirenlere emin olun gıptayla bakmıştır. CHP milletvekili benim polisime ana avrat küfrediyor. Para veren CHP milletvekilleri, bunlar bu dehşet karşısında mutlu olmuştur. Ya küfredecekler, ya hakaret edecekler. Ama gelin görün ki, bu olaylara çöreklenmeye çalışan CHP dışarıda bırakıldı.
BU NEYİN KAFASI?
Çevrecilik diyorlar, yeşillik diyorlar değil mi? SEKA Kağıt Fabrikası'na geldiler. Günlerce ayak dirediler. Biz burayı yıktırmayacağız dediler, yıktık. Peki ne yaptık? Biz burayı park yaptık, yeşil alana dönüştürdük. Kocaeli halkı şimdi orada geziyor, dolaşıyor ve belli bir kısmı da Şehir Müzesi olarak kullanılıyor. Biz Taksim'de ne yapacağız? 500 ağaç orada duracak, Şehir Müzesi yapacağız. Bütün araçlar yer altına alınıyor, egzos kokusunu yok ediyoruz. Buna karşı çıkıyorlar. CHP Başkanı bir hafta önce halk oylaması yapılmalı diyor. Şimdi de orası park olarak kalacak diyor. Bu neyin kafası?
DAYATMALAR SONA ERDİ
Ey CHP, istesen de istemesen de, sandığın, demokrasinin sahibi millettir, bunu kabul edeceksin. Bundan 63 yıl önce, 16 Haziran günü Menderes Başkanlığı'ndaki Demokrat Parti hükümeti ağır bir zulmü ortadan kaldırmıştır. İşte Adnan Menderes buna son verdi. Ezan 16 Haziran'dan itibaren aslıylai, Allahüekber diye okunmaya başlandı. Dayatmalar, toplum mühendisliği tek tek sona erdi. Bunu kabul edemeyenler 27 Mayıs'ta o Başbakan'ı devirdiler. Sonra da darağacında astılar. Sayın Başbakan çok sert, çok gerilimden yana, diktatör; Menderes çok kibar bir insandı. Astınız be vicdansızlar. Şimdi Erdoğan için de bunu kullanıyorsunuz. Fakat ölüm haktır. Allah'ın verdiğini Allah'tan başka kimse alamaz. Biz milletimizle kucaklaşmışız, bizi ayırmaya Allah'ın izniyle kimsenin gücü yetmeyecek.
AZINLIĞIN ÇOĞUNLUĞA TAHAKKÜMÜ
AK Parti'yle birlikte milli irade güç ve anlam kazanmıştır. Millet 'Yeter' demiş ve ahlaklı bir isyan ortaya koymuştur. Olanlar bitenler kesinlikle samimi değildir. Azınlığın çoğunluğa tahakküm etme gayretinden başka bir şey değildir.
Ne dedik? Tek millet, tek devlet, tek ülke, tek bayrak... Bu ülkede kardeşliği pekiştireceğiz. Birbirimizin hukukuna, yaşam tarzına hürmet göstereceğiz. Birbirimizi dinleyeceğiz, gönlümüzü açacağız. Tencere tava çalanlara sesleniyorum. Sizler de benim vatandaşımsınız. Ama o tencere tavayı gece yarısı çalacağınıza gelin burada çalın, burada verin mesajınızı. Hiçkimseyi dışlamadan gönül gönüle geleceğe yürüyeceğiz.
ARTIK ÇOK DAHA FAZLA ÇALIŞACAĞIZ
Şimdi artık çok daha fazla çalışacağız. Biz bugüne kadar sustuk, sabrettik. 8 ay daha sabredeceğiz. Bu milli irade hırsızlarına gereken cevabı en güçlü şekilde vereceğiz. 20'sinde Mersin'de Akdeniz oyunlarının açılışını yapacağız. Erzurum ve Samsun Milli İrade Saydı mitinglerini yapacağız. Benim sizden bir ricam daha var. Bayraklarınızı balkonlarınıza asmanızı istiyorum. Bunlarla birilerine cevap verelim. İstanbul'un her yerinde bunu görelim.
Başbakan Erdoğan 18:00'da Kazlıçeşme alanına geldi ve halkı selamladı...
İşte Başbakan Erdoğan'ın konuşması...
Aziz İstanbul! Seni sevgiyle, saygıyla, gönül dolusu muhabbetle selamlıyorum. Adalar, Arnavutköy, Ataşahir, Avcılar, Bağcılar, Bakırköy, Beşiktaş sizleri selamlıyorum. Sancaktepe'yi selamlıyorum. Sarıyer, Şişli, Tuzla, Üsküdar, Ümraniye Üsküdar nerede? Ve şu anda Zeytinburnu'ndayız. Tüm İstabullular, gençler yaşlılar, umudumuz geleceğimiz, sizleri selamlıyorum. Bu muhabbetiniz, bu samimiyetiniz için hepinize tek tek teşekkür ediyorum.
İSTANBUL DEMEK TÜRKİYE DEMEKTİR
İstanbul demek Türkiye demektir. İstanbul demek Ortadoğu demektir. Balkanlar demektir, Kuzey Afrika, Avrupa, Asya demektir. İşte bu dünya şehrinden, bu dünya başkentinden yeryüzündeki tüm dostlarımız, tüm kardeşlerimizi gönülden selamlıyorum.
Günlerdir, yalana, talana hayır diyenler dünyanın değişik yerlerinden bizler için gösteriler yapıyorlar. Bilsinler ki onların kalbi nasıl İstanbul'da, Türkiye'de atıyorsa, İstanbul'un Türkiye'nin kalbi de onlar için atıyor.
Alana giremeyen kardeşlerim var. Şimdi soruyorum: Malezya, Kuala Lumpur, Pakistan, Makedonya, Üsküp burada mı? Priştine, Bosna Hersek Saraybosna burada mı? Angola burada mı? Somali burada mı? Myanmar, Filisitn, Gazze, Ramallah, Kudüs burada mı? Bağdat, Basra, Musul, Kerkük, Erbil burada mı? Şam, Halep burada mı? Bizim için meydanlara çıkan bizden dualarını esirgemeyen vatandaşlarımı selamlıyorum.
GERÇEK TÜRKİYE BURADA
Dün Anlara'da söyledim, bugün de buarda söylüyorum. Eğer Türkiye fotoğrafı görmek isteyen varsa, uluslararası medyaya rağmen görmek isteyen varsa Türkiye burada! Hadi CNN, Reuters bunu da gizle! Günlerdir yalan haberler ürettiniz. Türkiye'yi dünyaya başka gösterdiniz. Bu millet samimi, gece tencere tava çalan bir millet değil.
ÜZÜLDÜM
Bugün üniversite sınavı var değil mi? Tüm gece çaldılar durdular. Bu nasıl demokrasi? Bu nasıl çevrecilik? Eğer merak eden varsa, gerçek Türkiye burada, Kazlıçeşme'de. Eline sopa alan, kıran döken yağmalayanlar burada değil. Yüzbinler burada. Biz söyleyeceğimizi demokratik yollara söyleriz. istanbul'un miting alanı nerdeyse orada söyleriz. Asla hukuku zorlamayız. Bana günlerce sanatçılar, Taksim Platformu geldi. Türkiye Cumhuriyeti adına bunlarla görüştüm. Kendileriyle konuştuk, görüştük. Dedim ki bu gençler niye burada duruyor? Eğer yeşili korumak için duruyorsa şu anda yargı sürecinde. Biz iktidar olarak yargının kararını bekleyelim. Yargı kararını verdi, velev ki lehimizde verdi. O zaman da halka gidelim, halkımız ne diyorsa onu yapalım. Ne deseler beğenirsiniz? Büyük bir çoğunluğu evet dedi. Fakat dışarıya çıktılar, ne dese beğenirsiniz: İçeride bize böyle bir teklif yapılmadı dedi. Üzüldüm. Bir başka grupla konuştum, onlara da aynı şeyi söyledim. Değerli kardeşlerim, çoğu güzel dediler. Söyleyin Gezi Parkı'nı boşaltsınlar dedim. Çünkü Gezi Parkı tüm meydana gelenlerin parkıdır ve burası asla işgal altında olamaz. Boşalttınız boşalttınız, yoksa, bedeli ne olursa olsun, Kılıçdaroğlu'na rağmen, terör örgütlerine rağmen burayı boşaltacağız dedim.
TAKSİM MEYDANI'NDA ÇİÇEKLENDİRME YAPILIYOR
Şu anda Gezi Parkı ve Taksim Meydanı boşaltıldı. Belediye Gezi Parkı'nı temizledi. Çiçeklendirmesini yapıyor. Atatürk Anıtı'nın çevresindeki çiçeklendirmeler yapıldı. Çevreciler iş başında. Kim peki bun çevreci? AK Parti iktidarı. Bunların çevrecilikle alakası yok. Bunların dikili ağacı yoktur bu ülkede. Uyarıyorum. Bugün yine çağrı yaptılar. Saat 16:00'da çağrı yaptılar. Aklıselime hitap ediyorum. Lütfen bu oyuna gelmeyiniz. Ben efendi değil hizmetkarım. İstanbul'daki icraatlarımız ortada. İstanbul'u hava kirliliğinden kurtaran, susuzluğunu gideren bir Belediye Başkanı duruyor karşınızda. Ah gençler! Özellikle 20 yaşındakilere sesleniyorum. Diyorum ki 180 km'den İstanbul'a su getiren bir belediye başkanı. Şu Haliç! Dili olsa da konuşsa! O pis kokulardan temizleyen kim? Orada şimdi dev bir çocuk eğlence alanı yaptık. Haliç'in etrafında yeşil alanlar var, aileler piknik yapıyorlar, gördüm. Ey Allahım sana hamdolsun, bize bugünleri de gösterdin.
BU MİLLET MİLLİ İRADEYE HER ZAMAN SAHİP ÇIKTI
28 Şubatı merhum Erbakan'dan önce millete karşı yaptılar. Cumhuriyet mitinglerini, Danıştay saldırılarını bize AK Parti'ye demokrasiye, hukuka, milli iradeye karşı tertip ettiler. 22 Haziran'da bu millet bunun hesabını sandıkta sordu. Bu millet milli iradeye her zaman sahip çıktı.
İŞTE TÜRKİYE BU
Bir miyiz? Beraber miyiz? kardeş miyiz İstanbul? İşte bu, işte Türkiye bu! Yazılı medya, görsel medya, sosyal medya, bunu da saptırmazsınız inşallah. Ama bunların cibiliyeti belli. Gerçek buarada. Türkiye sadece Taksim'den, Kuğulu Park'tan, Alsancak'tan ibaret değildir. Türkiye kasımpaşa'dır, Fatih'tir, Üsküdar'dır. Mamak'tır, Kayseri'dir, Sivar'tır, Mersin'dir. Türkiye Rize, Muş, Muğla, Diyarbakır'dır. Türkiye 76 milyonun binlerce yıldır beraber ve karkeşçe yaşadığı büyük bir millet, büyük bir devlettir.
BE EY CAHİL..!
Siz yanımızda olduğunuz sürece hiç endişe etmeyin. Türkiye tüm Ortadoğu'yu tek bir sancak altında bir beraber kılan Selçuklu'nun torunlarının, Osmanlı'nın torunlarının ülkesidir. Türkiye tüm dünyayla savaşmış, zaferler kazanmış bir Cumhuriyet'in ülkesidir. Hiçkimsenin çirkin senaryoları bizi korkutmaz, bizi yıkamaz. Türkiye uluslararası medya kuruluşlarının üzerinde operasyon yapacağı bir ülke değildir. Utanmadan, Arap Bajarı'nı gördük şimdi de Türkiye Baharı'na hazır olun diyorlar. Be ey cahil, Türk Baharı 3 Kasım 2002'de oldu. Çünkü bunların gözü var görmez, kulağı var duymaz, dili var doğruyu söyleyemez.
TÜRKİYE SOSYAL MEDYA ÜZERİNDEN AMELİYAT YAPILACAK ÜLKE DEĞİLDİR
Türkiye sosyal medya üzerinden ameliyat yapılacak ülke değildir. AB Parlamentosu bizimle ilgili karar almış. Sen Türkiye'yle ilgili karar almaya yetkili misin? İlk gün söyledim; aldığınız kararları tanımıyoruz dedim ve aynen iade ettim. Biz üye değil aday ülkeyiz.
DÜRÜST OLUN!
Yunanistan'da onca olaylar oldu, ne yaptınız? Yüzmilyonlarca euro yardım ettiniz. İngiltere'de ne yaptılar? Hemen aldılar, gözaltına aldılar götürdüler. Almanya'da bunca olay oldu, bir karar alabildiniz mi? yerli ve yabancı birlikte hareket eden yazılı ve görsel medyaya sesleniyorum: Dürsüt olun, namuslu olun! Eğer Tayyip Erdoğan'ın dürüst olmamasını bekliyorsanız, yanılıyorsunuz.
ULUSLARARASI MEDYA SURİYE'Yİ GÖRMEZ
İşte bu uluslararası medya Suriye'yi görmez. Filistin'deki katliamları, Gazze'de olan bitenleri görmez. 10 yıl önce 1'ken bugün 3 olan Türkiye'ye tahammül edemiyorlar. Bunlar bundan rahatsız oluyorlar. O yüzden, biz kararlı bir şekilde bu yolculuğu devam ettiriyoruz, devam ettireceğiz.
Eğer Türkiye'yi gerçekten anlamak, tanımak isteyen varsa, gerçek fotoğrafı yansıtmayan örgütlerden değil, kitlesel örgütlerden, AK Parti'den tanımaya çalışsınlar ve gerçeği görsünler.
YARASI OLAN GOCUNUR
Kendi ideolojilerini, kendi yaşam tarzlarını Türkiye'nin geneli gibi yansıtanlar, Avrupa'yı Avrupalı muhattaplarını yerinde yakından görsünler.AK Parti olarak 10.5 yıldır iktidardayız. Millet bize bir emanet verdi. Şu anda Gezi Parkı'ndaki gençlik, samimi olanlar vardı, şimdi hepsi çekildiler. Hani ben dedim ya 3-5 çapulcu, gocundular. Yarası olan gocunur.
BU ÜLKE YOL GEÇEN HANI DEĞİL
Bunlar kamu düzenini bozmak isteyenler değil mi? Bunlar terör örgütleriyle işbirliği içerisinde olanlar değil mi? Bunları es mi geçeceğiz? Bundan 10.5 yıl önce polisin sınırsız güç kullanma yetkisi vardı. Bunları sınırladık. Bunları bizim yaptığımızı bildikleri halde, bize karşı takındıkları tavrı anlamak mümkün değil. Cezaevlerinde, karakollarda kötü muameleler vardı, düzelttik. Üstünlerin hukukundan hukukun üstünlüğüne biz geçtik. Yürüyüş yapmak kısıtlanmıştı; bunun önünü açtık. Tüm dünyaya sesleniyorum: Siz miting, toplantı, gösteri yapmak istediniz de, size müsaade mi edilmedi? Ama nerde? Nerede müsaade ediliyorsa orada. Bize, biz istediğimiz yerde miting yapabilmeliyiz dediler. Bunlara ne diyeceksiniz? Dedim ki "Bu ülke yol geçen hanı değil!" Burası hukuk devletidir, neresi gösterilirse orada gider yaparsın.
BEYOĞLU KAN AĞLIYOR
Beyoğlu kan ağlıyor. Cam, çerçeve her şey kırıldı, yıkıldı. Aynı şey Ankara. Bütün duraklar yıkıldı, 200'e aşkın sivil vatandaşımızın araçları yakıldı yıkıldı. AKM bir kamu kuruluşudur, işgal edildi. İllegal örgütler tarafından. Paçavralar ve hakaretler vardı. Bana gelenlere sorarsan, "Biz de bunlardan çok üzüldük ama..." Ne ama? Döndüm ve 24 saat içerisinde bu görüntüler temizlenece dedim. Temizlendi. Kimlerin bayrağı yan yanaydı. Buradan ulusalcılara sesleniyorum. Atatürk, Türk bayrağı ve terörist başı yan yana. Niye temizlemiyorsunuz?
BAŞKASININ ÖZGÜRLÜK ALANINA SALDIRMAK ÖZGÜRLÜK DEĞİLDİR
Temizledik.İşte dün operasyon yapıldı ve temizlendi. Bu benim Başbakanlık görevim, bunu yapmıyorsam bu makamda durmamın bir anlamı yok. Fakat bazı aklı evveller diyorlar ki bu özgürlüktür. Bunun nesi özgürlük? Bir başkasının özgürlük alanına saldırmak özgürlük değildir. O park işgal güçlerinin değil, tüm İstanbullularındır. Dolayısıyla biz buraya çadırlarımızı kurduk, kuramazsın kardeşim. Orası senin mülkün değil!
SÖZÜMONA SANATÇI
Bir tanesi, sözümona sanatçı! Sanatçı terör estiren olmaz. Ne diyor? Mesele Gezi Parkı mı diyor, hala anlamadın mı? diyor. Mesele Gezi Pakrı değil, bu iktidarı devirmek diyor. Eee, bunun yolu belli: 2014'te seçimler var. Joyarsın gücünü indirebiliyorsan indirirsin. Niye böyle değil de abidik gubidik numaralar yapıyorsunuz? Dürüst olun, samimi olun.
POLİS BİBER GAZI KULLANIR
Belli konular belli meseleler dile getirilemiyordu. Çetelerle mücadele ettik, medyanın, düşünürlerin, sanatın ve sanatçının üzerindeki engelleri biz kaldırdık. Polisin bu kadar sağduyulu hareket ettiğini hiç gördünüz mü? Önceleri internet, medyanın bu kadar özgürce kullanılmasını kimse tahayyğl edemiyordu. Şu 18 gün, hukukun, demokrasinin dışına çıkılmasına asla müsaade etmedik. Dediler ki, polis biber gazı kullanıyor. Yetkisi var, kullanır. En ileri ülkelerde kurşun sıkarlar, ölümüne. Önce uyarı atışı yaparlar arkasından daha serti. Şu anda hastanelerde 3 kişi var. Bunlardan biri benim komiserim, akşam midesinden yaralandı. Bir sivil vatandaşımız da biber gazı sebebiyle gözünden, ileri derecede değil, tedavi görüyor.
DEMOKRASİMİZ ÇOK ZORLU BİR SINAVDAN GEÇTİ
Böyle bir durum içinde, demokrasimiz çok zorlu bir sınavdan geçti. Biz, demokrasiyi, hukukun rayından çıkmasına izin vermedik. Fakat Ankara'da dün akşam CHP'li milletvekilleri yere çökmüş poz veriyorlar, şov yapıyorlar. Milletvekili teröre fırsat vermez, milletine yardımcı olur.
CHP'Lİ VEKİL POLİSİME KÜFÜR EDİYOR
İstanbul'da Divan Oteli'ne giren CHP'li milletvekili benim Vali'me hakaret ediyor. Bunların meşrebi bu. Çünkü sandıkta alamadıkları neticeyi bu yollarla alacaklarını zannediyorlar. Polisimizin kusur varsa soruştururuz. Ancak zarar verenleri de tek tek araştıracağız, bulacağız. Sosyal medyayda provokasyon yapanları da araştıracağız. Bunları deşifre edeceğiz.
SINAV VAR, TENCERE TAVA ÇALIYORLAR
Lise ve üniveriste hocaları ve idarecileri de aynı şekilde. Okul var, sınavın var. Dün de aynı şekilde. Bugün sınav var, gece boyu tencere tava.
İşte gel buraya! Burada kavga gürültü, yakma yıkma yok, burada şefkat var. Bu dönen dolaplara aldanmayın, bunların hepsini aşarız. Medyaya şiddet uygulayanları, ekonomiye zarar vermek için açıklama yapanları, kendi ülkesine kastedenleri milletim anlasın. 18 gün boyunca sokak sokak terör estirenlere, basşörtülülere şiddet uygulayan alçak ve ahlaksızlara, camide alkol kullanan saygısızlara hukuk dahilinde gerekn hesabı mutlaka soracağız.
MAYIS'TA NELER OLDU?
Dün Ankara'da da söyledim. Geçtiğimiz Mayıs ayı bizim ve ülkemiz için gerçekten çok farklı bir aydı. Neler oldu biliyor musunuz?
1- 46 milyar dolarlık 3. Havalimanı ihalesini gerçekleştirdik. Dünyanın en büyük havalimanını devletin kasasından tek kuruş çıkmadan yapacağız. Alan ihtiyaca cevap vermiyordu ama şimdi yılda 100 milyon yolcu kapasiteli havalimanını yapıyoruz.
2- Japonya ile 22 milyar dolarlık bir yatırımla nükleer enerji santrali kurulması için ilk adımı attık. Japonlar bunu Fransızlarla yapacak.
3- 2,5 milyar dolarlık bir yatırımla 3. Köprü'nün temelini attık.
CHP böyle bir şeyi hayal edebilir mi? Çıldırıyor, çılgına döndü.
4- İstanbul Borsası 93.000'e çıktı, rekor kırdı.
5- Merkez Bankası 27,5 milyar dolardan 135 milyar dolara çıktı, yine rekor kırdı.
6- Gösterge faizi % 63'tü, ne oldu, % 4.61. 10 yılda kazancımız 642 milyar. Tabii faiz lobisi çıldırıyor. Bu para onların cebinde kalmadı, 16.000 km yol, okul, hastane, enerji santalleri, adalet sarayları oldu. 2 milyar 800 milyon ağaç ve fidan oldu.
7- Tam 4 kredi derecelendirme kuruluşu Türkiye'nin kredi notunu mayıs ayı içinde arttırdı.
8- IMF'e olan borç biz geldiğimizde 23.5 milyar dolardı. Mayısta son taksidi ödedik ve o defteri kapattık.
9- Enflasyonda, sanayii üretiminde, dış ticarette yeni rekorlara şahit olduk.
10- Çözüm sireci başlattık. Bu çözüm sürecinde çok güzel neticeler aldık. Terör handolsun ciddi bir duraksamaya girdi. ve Akil İnsalar Türkiye'nin her bölgesini dolaşıyorlar. Bize raporlarını sunuyorlar. Bu raporları değerlendirdikten sonra neticeyi açıklayacağız. Artık benim Doğulu Güneydoğulu kardeşim yaylalarda piknik yapıyor.
YAZIK!
Onu diyorum, neden bu gençleri siz Gezi Parkı'na bu şekilde soktunuz. Yazık değil mi? Yazık! Bunun hesabını nasıl vereceksiniz? Demokratik, laik bir hukuk devleti içerisinde neden bu yola değil de başka yollara tenezzül ettiniz? Bu nasıl vatanseverlik, bu nasıl ulusalcılık, bu nasıl çevrecilik?
DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE BÖYLE BİR BAŞBAKAN GÖREMEZLER
Bu gösterilerde en başında itibaren söylenenleri arkadaşlarımla berbaer dinledim. Kendilerine kulak verdim, görüşmelerizi yaptık. Diledim. Bu özgürlük değil mi? Demokrasi değil mi? Ama dışarıya çıkıyor başka türlü konuşuyor. Kusura bakmasınlar, dünyanın hiçbir yerinde böyle bir Başbakan da göremezler.
MESELE AĞAÇ DEĞİL, MESELE TÜRKİYE
Diyorlar ki; Sayın başbakan çok sert, diktatör. Bu nasıl bir diktatör ki çevrecileri kabul ediyor? Bu mümkün mü? Biz bu milletin hizmetkarıyız. bBiz bütün adımlarımızı sevgi üzerine bina ettik. Yargı kararını bekleyeceğiz, halk oylamasını yapacağız dedik. Bütün bunlara rağmen bu inat, bu şiddeti bu gösteriler niye? Hani mesle Gezi Parkı değil diyorlardı ya, evet, meseleleri başka. Odama saldırdılar, Reyhanlı'da 53 kardeşimizi şehit ettiler. Bu gösterilerde yer alan, yer almaya devam eden kardeşlerime sesleniyorum. Mesele ağaç değil. Mesele demokrasi, milli irade, Türkiye. O vatandaşlarım bu oyunu görsün. Hedefin Türkiye, birliğimiz, bütünlüğümüz olduğunu görsün. Başarılı olamadılar, olamayacaklar. Çünkü sizleri hesaba katmadılar. Hukuka, demokrasiye sahip çıkan bu sessiz yığınları hesaba katmadılar. 76 milyonun nasıl tek yürek olduğunu hesaba katmadılar.
MUSTAFA KEMAL'İ İSTİSMAR EDİYORLAR
Türk bayrağını yakıyorlar. Gazi Mustafa Kemal'i istismar ediyorlar. Ulusalcıyız diyorlar ama her türlü bölücü örgütle işbirliği ediyorlar. CHP'ye sesleniyorum: AKM'ye asılan o paçavralar içinize sindi mi? Sokaklara yazılan küfürler, atılan küfürlü sloganlar içinize sindi mi? Ama bir şey söyleyeyim; bunların içine siner. Sokak sokak direniş çağrısı yapan CHP terör estirenlere emin olun gıptayla bakmıştır. CHP milletvekili benim polisime ana avrat küfrediyor. Para veren CHP milletvekilleri, bunlar bu dehşet karşısında mutlu olmuştur. Ya küfredecekler, ya hakaret edecekler. Ama gelin görün ki, bu olaylara çöreklenmeye çalışan CHP dışarıda bırakıldı.
BU NEYİN KAFASI?
Çevrecilik diyorlar, yeşillik diyorlar değil mi? SEKA Kağıt Fabrikası'na geldiler. Günlerce ayak dirediler. Biz burayı yıktırmayacağız dediler, yıktık. Peki ne yaptık? Biz burayı park yaptık, yeşil alana dönüştürdük. Kocaeli halkı şimdi orada geziyor, dolaşıyor ve belli bir kısmı da Şehir Müzesi olarak kullanılıyor. Biz Taksim'de ne yapacağız? 500 ağaç orada duracak, Şehir Müzesi yapacağız. Bütün araçlar yer altına alınıyor, egzos kokusunu yok ediyoruz. Buna karşı çıkıyorlar. CHP Başkanı bir hafta önce halk oylaması yapılmalı diyor. Şimdi de orası park olarak kalacak diyor. Bu neyin kafası?
DAYATMALAR SONA ERDİ
Ey CHP, istesen de istemesen de, sandığın, demokrasinin sahibi millettir, bunu kabul edeceksin. Bundan 63 yıl önce, 16 Haziran günü Menderes Başkanlığı'ndaki Demokrat Parti hükümeti ağır bir zulmü ortadan kaldırmıştır. İşte Adnan Menderes buna son verdi. Ezan 16 Haziran'dan itibaren aslıylai, Allahüekber diye okunmaya başlandı. Dayatmalar, toplum mühendisliği tek tek sona erdi. Bunu kabul edemeyenler 27 Mayıs'ta o Başbakan'ı devirdiler. Sonra da darağacında astılar. Sayın Başbakan çok sert, çok gerilimden yana, diktatör; Menderes çok kibar bir insandı. Astınız be vicdansızlar. Şimdi Erdoğan için de bunu kullanıyorsunuz. Fakat ölüm haktır. Allah'ın verdiğini Allah'tan başka kimse alamaz. Biz milletimizle kucaklaşmışız, bizi ayırmaya Allah'ın izniyle kimsenin gücü yetmeyecek.
AZINLIĞIN ÇOĞUNLUĞA TAHAKKÜMÜ
AK Parti'yle birlikte milli irade güç ve anlam kazanmıştır. Millet 'Yeter' demiş ve ahlaklı bir isyan ortaya koymuştur. Olanlar bitenler kesinlikle samimi değildir. Azınlığın çoğunluğa tahakküm etme gayretinden başka bir şey değildir.
Ne dedik? Tek millet, tek devlet, tek ülke, tek bayrak... Bu ülkede kardeşliği pekiştireceğiz. Birbirimizin hukukuna, yaşam tarzına hürmet göstereceğiz. Birbirimizi dinleyeceğiz, gönlümüzü açacağız. Tencere tava çalanlara sesleniyorum. Sizler de benim vatandaşımsınız. Ama o tencere tavayı gece yarısı çalacağınıza gelin burada çalın, burada verin mesajınızı. Hiçkimseyi dışlamadan gönül gönüle geleceğe yürüyeceğiz.
ARTIK ÇOK DAHA FAZLA ÇALIŞACAĞIZ
Şimdi artık çok daha fazla çalışacağız. Biz bugüne kadar sustuk, sabrettik. 8 ay daha sabredeceğiz. Bu milli irade hırsızlarına gereken cevabı en güçlü şekilde vereceğiz. 20'sinde Mersin'de Akdeniz oyunlarının açılışını yapacağız. Erzurum ve Samsun Milli İrade Saydı mitinglerini yapacağız. Benim sizden bir ricam daha var. Bayraklarınızı balkonlarınıza asmanızı istiyorum. Bunlarla birilerine cevap verelim. İstanbul'un her yerinde bunu görelim.

