- Katılım
- 19 Kas 2012
- Konular
- 3,473
- Mesajlar
- 14,007
- Çözüm
- 1
- Online süresi
- 1h 53m
- Reaksiyon Skoru
- 395
- Altın Konu
- 2
- TM Yaşı
- 13 Yıl 6 Ay 26 Gün
- Başarım Puanı
- 324
- MmoLira
- -516
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Gitmek zorundaydı... Jose Mourinho'nun Real Madrid'deki konumu, son haftalarda, iyice savunulamaz hale gelmişti. Özellikle de Cuma gecesi Atletico Madrid'e kaybedilen Copa del Rey Finali ve maçta Jose Mourinho'nun atılması olayları kaçınılmaz kılan nokta oldu. Ardından da başarısız olduğunu kabul etmesi, İspanya Kralı'nı küçümsemesi ve maçın hakemlerine otoparkta saldırması, Mourinho'nun ayrılışını an meselesi yapmıştı. Şurası kesin ki Mourinho olmadan Real Madrid çok daha iyi bir kulüp olacak...
Mourinho'nun Real Madrid'de geçirdiği döneme bakacak olursak, aslında geride kalan 3 sezonun tamamen kötü anlarla hatırlanacağını söylemek de doğru olmaz. Portekizli, ilk sezonunda Barcelona'yı mağlup ederek Copa del Rey'i kazandı. Geçtiğimiz sezon ise 100 puanla rekor kırarak La Liga şampiyonluğunu elde etti. İçinde bulunduğumuz sezon başında ise Barcelona'yı geçerek İspanya Süper Kupası'nı Real Madrid'in müzesine taşıdı. Fakat 50 yaşındaki teknik adamdan beklenen çok daha fazla sayıda kupa kazanmasıydı. Dahası, Jose Mourinho, Real Madrid'in saha dışındaki imajını zedeledi ve Florentino Perez de son 3 sezonda en fazla güvendiği, Barcelona hegemonyasına son verip Şampiyonlar Ligi'ni 10'uncu kez Madrid'e getirmesini planladığı ismin biletini kesmek zorunda kaldı.
Mourinho'nun ayrılmasında en büyük etkenlerden birisi hiç şüphesiz Real Madrid'i Avrupa'nın zirvesine taşıyamaması, Şampiyonlar Ligi'nde 3 sezon boyunca yarı final aşamasında takılması oldu. Elbette işin yönetimsel boyutu da var. Başkanın basın toplantısında açıkladığı üzere koltuğunu korumasının tek yolu Mourinho'yu göndererek erken seçim talep etmesi olacaktı.
Portekizli teknik adamın Real Madrid kariyeri neredeyse sorunlarla birlikte başladı. Mourinho, 3 sene boyunca ulu orta yerde oyuncularına, taraftarlara, basın mensuplarına, Real Madrid Castilla'nın hocasına, yönetime, hakemlere, rakiplerine, kısacası herkese saldırmaktan hiç çekinmedi. İçinde bulunduğumuz dönemde takım kaptanı Iker Casillas'ı kadro dışı bırakması ise takımdaki oyuncular arasında ciddi bölünmelere yol açtı. Özellikle de bu noktadan sonra Mourinho'nun devam edebilme şansı yoktu.
Cuma günü yaşananlar, Mourinho hakkındaki olumsuz düşünceleri tetiklemekten başka hiçbir işe yaramadı. Atletico Madrid mağlubiyeti, Portekizli hocanın kariyerindeki muhteşem final karnesine leke sürdü. Geride bıraktığımız 14 sene boyunca Real Madrid'i çalıştırıp da kentin diğer temsilcisine mağlup olan ilk teknik adam olması da cabası.
Cezalandırdığı Pepe'nin kadroda yer almayarak üzüntülü gözlerle maçı takip eden Casillas'ın yanında oturmasının ardından Mourinho'nun oyundan atılması, kaosu tetikledi. Gabi'ye tekme atan Ronaldo'nun kırmızı kart görmesi ise olayı bir adım daha ileriye taşıdı. maçın ardından Atletico'nun şampiyonluğu hak emediği yönündeki açıklamaları, madalyasını almak için İspanya Kral'ının huzuruna çıkmaması ve hakemlere saldırması ise son noktaydı. Florentino Perez'e kalan ise, taraftarların maçın ardından yuhaladığı Mourinho konusunda adım atmaktı.
Ayrıca açıklamanın zamanlaması da son derece gizli bir öneme sahip. Bugün Casillas'ın doğum günü ve Madrid'in kaptanına verilebilecek en güzel hediye hiç şüphesiz Jose Mourinho'ya kapıyı işaret etmekti.
Florentino açısından olayı değerlendirmek de gerekiyor. Milyon dolarlarını inşaat işinden kazanan Perez, için şimdi takımı baştan inşa etme zamanı. Mourinho'nun ayrıldığı kulüplerin (Porto, Chelsea ve Inter) daha da bocaladığı ortada olsa da Madrid'in sağlam temelleri, kulübün önümüzdeki dönem için yeni teknik patronuyla (muhtemelen Carlo Ancelotti) başarılı sezonlar geçireceği ümitlerini sağlam tutuyor.
Mourinho'nun gidişiyle birlikte bazı oyuncularla da yollar ayrılacak olsa da hiç şüphesiz bazı yaralar da iyileşecektir. Casillas, eldivenleri tekrar alacaktır. Savunmada ise Sergio Ramos ve Raphael Varane tandemi tamamen oturacaktır. Gelecek vaat eden sağ bek Dani Carvajal de kulübe dönecektir. Orta sahada ise Modric yerini sağlamlaştıracak ve artık takımın bayrak adamı Cristiano Ronaldo olacaktır. Hiç şüphesiz bir de takıma yıldız bir santrfor katılacak.
Kısacası takımın başına geçecek yeni teknik direktör, son derece kaliteli bir ekibi yönetecek ve bu takımı daha da ileri taşıma fırsatı elde edecektir. İnsan yönetimi konusunda başarılı bir isim mevcut sorunları çözecektir. Real Madrid gibi bir kulüp için hedeflerin sınırı yok ve Mourinho'nun gidişiyle birlikte takım kendine gelecek ve hedeflerini tekrar yukarı çekecektir.


