Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Florya Deniz Köşkünde, sofra kurulmuş, konuklar yerlerini almışlardı. O akşamın başyemeği bıldırcın kızartmasıydı. Çok da güzel kızartılmış ve servis yapılmıştı. Bunlar o gün köşke getirilen ve kesilen bıldırcınlardı. O gün Salih Bozokun da neşesi yerindeydi, kesilmelerinden önce bıldırcınlardan bir tanesi alıkoyup saklamıştı. Akşam yemekte, cebinde sakladığı bu hayvanı çıkarıp salarak Atatürkü neşelendirmeyi düşünmüştü. Öyle de yaptı. Işıklar altında kalabalıktan ürken hayvancağızın uçacak hali yoktu, sofradaki tabakların üzerinden seke seke birkaç adım atabilecek hali de. Şimdi de bıldırcın, Atatürkün tabağının yanında kalmıştı.
Atatürkün yüz çizgileri derinleşerek, kaşları çatıldı ve yüzünü kara bir hüzün bulutu kapladı. Bıldırcını eline alarak, tüylerini okşadı ve sert bir sesle:
-Kaldırın bu servisleri. Bir daha da soframda kuş yemeği istemiyorum!
Hizmetkârlar koşarak tabakları kaldırdılar. Doğrusu, Salih Bozok, Atatürkün bu şakadan hiç ama hiç hoşlanmayacağını bilmeliydi. Gerçekten de, hayvanları o denli seven, Ulusal Kurtuluş Savaşı yıllarında bile Çankayada kaz ve tavuk besleyen, atlarının ölümüne gözyaşı döken, kurban kesilmesine dayanamayan Atatürkün, o bıldırcın, tabağının ucunda öylesine çaresiz durup dururken bıldırcın eti yiyemeyeceğini düşünmeliydi.
Bozok, üstelik kim bilir kaç kez tanık olmuştu, her salı günü öğleden sonraları Ankarada Marmara Köşkünde çaylı konserler düzenlendiğinde Atatürkün beyaz kanaryalarını kafesinden çıkartıp salonda uçuşlarını zevkle izlediğini! (Akagündüz, Radyo Dergisi, 1939)1
1 Hilmi Yücebaş, Atatürkten Nükteler, Fıkralar ve Hatıralar, 2. Baskı, Kültür Kitabevi, İstanbul 1973, s. 158-159
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 21
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 19
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 22
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 322