HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
[FONT=Tahoma, Arial, Helvetica, sans-serif]
[/FONT]Saffet Üçüncü bu ay, daha lise yıllarında hayallerini süsleyen bir motosikleti anlatıyor. Bu motosiklet tabii ki standart bir model olarak kalmayacaktı. İşte Ducati Diavel ve onun evrim aşaması.
Bu ay yine Saffet Üçüncünün Maslak Atatürk Oto Sanayi Sitesinde yer alan garajına konuk olduk. Fakat bu sefer konumuz otomobiller değil. Geçen ay ki ziyaretimiz sırasında gördüğümüz Saffet Üçüncü tarafından modifiye edilen Ducati Diaveli konuşmak, incelemek için buradayız. Modifiye ediliyor demek yapılanlar için yetersiz kalır esasında. Saffet Üçüncü, garajında Diavelin alt yapısını kullanarak yeni bir motosiklet geliştiriyor dersek daha doğru olur.
Ducati Diavelin iyi bir motosiklet olduğunu bildiğimiz için Saffet Üçüncüye böylesine güzel ve güçlü bir motosikleti neden modifiye etme ihtiyacı duyduğunu soruyoruz. Liseden beri hayalim böyle bir motosiklet yapmaktı diye söze başlıyor Saffet Üçüncü ve devam ediyor; Her zaman Avrupa stiline sahip, devir çevirebilen bir motosiklete sahip olmayı istedim. Başka markalara da bakıp, arka lastiği geniş, hem iyi yol tutan hem de performanslı bir motor almayı düşündüm. O motosikletle uğraşayım istedim fakat yoğunluktan vakit bulup yapamadım. Sonra 2010 Milano Motosiklet Fuarında Ducati Diaveli gördüm. Tam olarak aklımdan geçeni yapmışlardı. Fakat bazı eksikler vardı.
Diavel, Saffet Üçüncüyü nasıl bu kadar etkilemişti? İşte cevabı; Tam istediğim gibi geniş bir arka lastiği sahipti. Ayrıca tek maşa. Yani teknolojisi de çok iyi motosikletin.
Kullanılan Testastretta 11 motor aynı zamanda Ducatinin Dünya Superbike Şampiyonasında kullandığı makine. Tabii cadde kullanımı için bu motorun ayarları biraz değiştirilmiş. Yarışta kullanılan motorun emme egzoz supapları 45 derece açık kalırken Diavelde 11 derece açık kalıyor. Yarış versiyonu 200 bgnin üzerindeyken cadde kullanımda motor 9500 d/ dakda 162 bg üretiyor. 120130
bglik bir motor yeter derken karşıma böyle bir motosiklet çıktı. Ayrıca ben naked bikelara V-Twin motoru daha çok yakıştırıyorum. Daha ince oldukları için sürücünün hakimiyetini de artırıyorlar. Tübülar şase de isteklerimin arasındaydı. Diavelde bu da var.
Saffet Üçüncü Diavelde yaptığı değişiklikleri anlatmaya başlıyor bizi daha fazla bekletmeden; Kafamdaki motosikletle Diavel arasında farklar vardı. Ben daha klasik görünümlü ve fakat güçlü bir motosiklet istiyordum. Diaveli satın alır almaz ilk yaptığım onu soymak oldu. İlk önce direksiyon sistemini tamamen söktük. Standart Diavelde direksiyon sistemi çok fonksiyonel. Gidonun altında iki
tane göbek var. Bu göbekler gösterge panelini, farı, gidonu, taşıyor. Ayrıca çok uzun bir kapatma var. O da bu göbeklere bağlanmış. Biz daha klasik bir direksiyon sistemi yapmaya çalıştık. Yaptığım araştırmalar ile Almanyada LSL firmasının parçaları, görünümleriyle olmasa da dayanıklıklarıyla öne çıktığı için onları kullanmaya karar verdik. Diavel için herhangi bir üretimleri olmamasına rağmen bizi kırmayarak bize özel bir ürün tasarladılar. Bu işlemler sırasında benim kullanım tarzına da daha uygun olması için motosikletin önünü 25 mm alçalttık. Bu sayede ağırlık dağılımı da değişti ve önde ağırlık yaklaşık 7-8 kilogram arttı. Fren sistemi ABS destekli olduğu için de herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Bu parçanın üstüne 25 mm spacer ile gidon tutucusunu yerleştirdik. Gidon olarak ise touring tarzı, ortası 26.8 mm ve sonlara doğru 22 mmye kadar düşen fat bar dediğimiz bir gidon koyduk. Standart gidonun off-seti 8 santimetre iken bizim seçtiğimiz gidonun off-seti 14 cm. Bu değişiklikler sonunda daha hassa bir direksiyonumuz oldu. Direksiyon sisteminden sonra fara geçtik. Diavelde amortisörleri şaseye bağlayan tutucular açılı. Bunu aşmamız gerekti. Alüminyumdan CNC tezgâhta yapılan ilk far tutucularında hatalar oldu. Birkaç denemeden sonra istediğimiz parçayı yaptık. Far olaraksa Harley- Davidsonın performans modellerinde kullanılan 50lerin tarzını yansıtan bir far kullandık. Şu an üzerinde bulunsa da henüz tam olarak bu farı kullanmaya karar vermiş değiliz. Farı da bitirdikten sonra gösterge tablosuna geldi sıra. Gösterge panelini tutması için görselliğin ön planda tutulduğu ve yüksek mukavemetli bir tutucu yaptık. Henüz tasarım aşamasında olan bir bağlantı parçası daha var. O da bittikten sonra gösterge paneli, depo ve amortisörlerin açısı ile daha uyumlu hale gelecek. Far, biraz daha dışarı çıkacak.
Saffet Üçüncü Diavelinin üzerine ayrıca çeşitli karbon fiber parçalar da eklemiş. Ön sinyaller değiştirilmiş ve arka alt kısımda yer alan plakalık selenin hemen arkasına monte edilmiş. Görünümüyle hepimizi heyecanlandıran motosikletin motorunda ne gibi işlemler yapıldığını merakla sorduk. Saffet Üçüncü, anlatmaya başladı; Motosikletin standart halinde hava girişleri şekillendirilmiş plastiktendi. Biz bunu değiştirdik. Paslanmaz boruların ucuna yerleştirdiğimiz borazanlarla motorun daha fazla hava almasını sağladık. Bu boruların tasarımı bize ait. Boruları motosiklete yine CNC tezgâhta hazırlanan alüminyum parçalar ile sabitledik. Bu borazanların Saffet Üçüncü için özel bir yeri var. Tofaşta Palio Kit Car geliştirilirken elde edilen başarı üzerine aracın emme manifoldu Saffet Üçüncüye hediye edilmiş. Uğurlu borazanlarım dediği bu parçaları Saffet Üçüncü, Diavelini hazırlarken de kullanmış. Saffet Üçüncü bu sistemi öyle güzel anlatıyor ki dinlemeye doyamıyoruz. Borular sadece işlevsel değil aynı zamanda görsel olarak da Diaveli güçlendirmiş. Motosiklet üzerinde kullanılan tüm parçalar gibi. Bu arada bunları anlatırken basit gibi geliyor ama tüm bu işlemlerin ardında ciddi bir mühendislik yattığını da belirtmeden geçmeyelim. Boruların çapı hava filtresine girerken azaltılmış. Bu sayede havanın hızlanması sağlanmış. Bu işlemler sonunda Saffet Üçüncü motosikletin üst devirlere daha kolay tırmandığını belirtiyor. Saffet Üçüncü, egzoz tercihini ise Ducatinin geliştirdiği Termignoni markasından yana kullanmış. Ayrıca motorun yazılımı da değiştirilmiş.
Saffet Üçüncünün yanından ayrılırken bir kez daha bilgiyle yüklenmiş ve bir mühendislik harikası ile daha tanışmış olmanın keyfini sürüyoruz. Diavel henüz yüzde 70 tamamlanmış halde. Saffet Üçüncü işlemlerin tamamlanınca lise zamanlarından beri hayalini kurmuş olduğu motosiklete kavuşacağını da belirtiyor.
DIAVEL HAKKINDA
Saffet Üçüncünün hayalindeki motosikleti yaratmak için kullandığı Diavel, 2010 yılında Milano Motosiklet Fuarında tanıtıldı. Diavelde kullanılan Testastretta adı verilen 1198 cclik motor, 9500 d/dakda 162 bg ve 8000 d/dakda 127.5 Nm tork üretiyor. Ducati Diavelde altı ileri oranlı bir şanzıman kullanmış. Ağırlığı 210 kg olan Diavelin sele yüksekli ise 770 mm.
Önde 320 mm çapında iki disk ve dört pistonlu kaliper , arkadaysa 265 tek disk ile birlikte iki pistonlu kaliperden oluşan fren sisteminde aynı zamanda ABS desteği de bulunuyor. Diavel ayrıca ESP sistemine de sahip.
Türkiye satış fiyatı 22 bin 900 euro olan Ducati Diavel, üreticinin diğer modellerinin aksine 50 yaş ve üstü yaş grubunun yanı sıra kadın sürücüleri de hedefliyor.
Bu ay yine Saffet Üçüncünün Maslak Atatürk Oto Sanayi Sitesinde yer alan garajına konuk olduk. Fakat bu sefer konumuz otomobiller değil. Geçen ay ki ziyaretimiz sırasında gördüğümüz Saffet Üçüncü tarafından modifiye edilen Ducati Diaveli konuşmak, incelemek için buradayız. Modifiye ediliyor demek yapılanlar için yetersiz kalır esasında. Saffet Üçüncü, garajında Diavelin alt yapısını kullanarak yeni bir motosiklet geliştiriyor dersek daha doğru olur.
Ducati Diavelin iyi bir motosiklet olduğunu bildiğimiz için Saffet Üçüncüye böylesine güzel ve güçlü bir motosikleti neden modifiye etme ihtiyacı duyduğunu soruyoruz. Liseden beri hayalim böyle bir motosiklet yapmaktı diye söze başlıyor Saffet Üçüncü ve devam ediyor; Her zaman Avrupa stiline sahip, devir çevirebilen bir motosiklete sahip olmayı istedim. Başka markalara da bakıp, arka lastiği geniş, hem iyi yol tutan hem de performanslı bir motor almayı düşündüm. O motosikletle uğraşayım istedim fakat yoğunluktan vakit bulup yapamadım. Sonra 2010 Milano Motosiklet Fuarında Ducati Diaveli gördüm. Tam olarak aklımdan geçeni yapmışlardı. Fakat bazı eksikler vardı.
Diavel, Saffet Üçüncüyü nasıl bu kadar etkilemişti? İşte cevabı; Tam istediğim gibi geniş bir arka lastiği sahipti. Ayrıca tek maşa. Yani teknolojisi de çok iyi motosikletin.
bglik bir motor yeter derken karşıma böyle bir motosiklet çıktı. Ayrıca ben naked bikelara V-Twin motoru daha çok yakıştırıyorum. Daha ince oldukları için sürücünün hakimiyetini de artırıyorlar. Tübülar şase de isteklerimin arasındaydı. Diavelde bu da var.
Saffet Üçüncü Diavelde yaptığı değişiklikleri anlatmaya başlıyor bizi daha fazla bekletmeden; Kafamdaki motosikletle Diavel arasında farklar vardı. Ben daha klasik görünümlü ve fakat güçlü bir motosiklet istiyordum. Diaveli satın alır almaz ilk yaptığım onu soymak oldu. İlk önce direksiyon sistemini tamamen söktük. Standart Diavelde direksiyon sistemi çok fonksiyonel. Gidonun altında iki
tane göbek var. Bu göbekler gösterge panelini, farı, gidonu, taşıyor. Ayrıca çok uzun bir kapatma var. O da bu göbeklere bağlanmış. Biz daha klasik bir direksiyon sistemi yapmaya çalıştık. Yaptığım araştırmalar ile Almanyada LSL firmasının parçaları, görünümleriyle olmasa da dayanıklıklarıyla öne çıktığı için onları kullanmaya karar verdik. Diavel için herhangi bir üretimleri olmamasına rağmen bizi kırmayarak bize özel bir ürün tasarladılar. Bu işlemler sırasında benim kullanım tarzına da daha uygun olması için motosikletin önünü 25 mm alçalttık. Bu sayede ağırlık dağılımı da değişti ve önde ağırlık yaklaşık 7-8 kilogram arttı. Fren sistemi ABS destekli olduğu için de herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Bu parçanın üstüne 25 mm spacer ile gidon tutucusunu yerleştirdik. Gidon olarak ise touring tarzı, ortası 26.8 mm ve sonlara doğru 22 mmye kadar düşen fat bar dediğimiz bir gidon koyduk. Standart gidonun off-seti 8 santimetre iken bizim seçtiğimiz gidonun off-seti 14 cm. Bu değişiklikler sonunda daha hassa bir direksiyonumuz oldu. Direksiyon sisteminden sonra fara geçtik. Diavelde amortisörleri şaseye bağlayan tutucular açılı. Bunu aşmamız gerekti. Alüminyumdan CNC tezgâhta yapılan ilk far tutucularında hatalar oldu. Birkaç denemeden sonra istediğimiz parçayı yaptık. Far olaraksa Harley- Davidsonın performans modellerinde kullanılan 50lerin tarzını yansıtan bir far kullandık. Şu an üzerinde bulunsa da henüz tam olarak bu farı kullanmaya karar vermiş değiliz. Farı da bitirdikten sonra gösterge tablosuna geldi sıra. Gösterge panelini tutması için görselliğin ön planda tutulduğu ve yüksek mukavemetli bir tutucu yaptık. Henüz tasarım aşamasında olan bir bağlantı parçası daha var. O da bittikten sonra gösterge paneli, depo ve amortisörlerin açısı ile daha uyumlu hale gelecek. Far, biraz daha dışarı çıkacak.
Saffet Üçüncünün yanından ayrılırken bir kez daha bilgiyle yüklenmiş ve bir mühendislik harikası ile daha tanışmış olmanın keyfini sürüyoruz. Diavel henüz yüzde 70 tamamlanmış halde. Saffet Üçüncü işlemlerin tamamlanınca lise zamanlarından beri hayalini kurmuş olduğu motosiklete kavuşacağını da belirtiyor.
"Saffet Üçüncü yaptığı modifikasyonları anlatırken bile heyecanlanıyor. Biz ise hayretler içerisinde onu dinleyip, tecrübesinden faydalanıyoruz."
DIAVEL HAKKINDA
Önde 320 mm çapında iki disk ve dört pistonlu kaliper , arkadaysa 265 tek disk ile birlikte iki pistonlu kaliperden oluşan fren sisteminde aynı zamanda ABS desteği de bulunuyor. Diavel ayrıca ESP sistemine de sahip.
Türkiye satış fiyatı 22 bin 900 euro olan Ducati Diavel, üreticinin diğer modellerinin aksine 50 yaş ve üstü yaş grubunun yanı sıra kadın sürücüleri de hedefliyor.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 165
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 116
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 122
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 174

