- Katılım
- 16 Şub 2013
- Konular
- 338
- Mesajlar
- 1,208
- Reaksiyon Skoru
- 47
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 13 Yıl 4 Ay 2 Gün
- Başarım Puanı
- 125
- MmoLira
- -52
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
Yeni SL, kararlı ve estetik çizgisiyle roadster kavramını adeta yeniden yorumlarcasına dinamik sportif bir duruşla karşımıza çıkıyor...Bir otomobil düşünün... Özel bir otomobil... Çok uzun yıllar bu özelliğini korumuş ve bugünlere kadar gelmiş ve belki de yarınlara aynı özelliği ile gidecek. 1954den
beri tam 58 yıldır çizgisinden hiçbir şey kaybetmeden her modeli bir öncekinden daha güzel, şık ve estetiğin simgesi Mercedes SL.
Sadece güzel ve şık bir roadster olmanın da dışında bir o kadar da güçlü ve sporcu modelleriyle de akıllarda kalan rüya otomobillerindendi o... Yeni jenerasyon modelleri kadar eski versiyonların da hemen hepsi klasik olmayı başardı. SL denilince akla gelen 1955 model 300 SL otomobil dünyasının kült ve herkesin hayranı olduğu çok özel bir modeldir.
Bugün altıncı versiyon olarak karşımıza çıkan ve tamamen yeniden geliştirilen SL, Mercedesin yenilenen tasarım çizgisinin tüm kavramlarını gövdesindeki birçok detayda taşıyor. Sadece tasarımıyla değil yapısındaki teknolojiyle de bunca yıldır sürdürdüğü geleneği de tamamlar nitelikte yeni özellikleriyle kendine hayran bırakmayı başarıyor.
Yeni SLnin önceki versiyona oranla en gelişmiş yanlarından biri, otomobilin 140 kg daha hafifletilmiş olması... Böylesine bir otomobilde 140 kg önemi gerçekten de oldukça fazla. Mercedes mühendisleri bu kilo avantajını sağlayabilmek için yeni SLin neredeyse metal tavan dahil olmak üzere bir çok parçasını alüminyum malzemeden üretmiş.
Otomobilin tasarım diline baktığımızda; ön görünümdeki güçlü duruşun temelini oluşturan sportif burun aynı zamanda Mercedesin yeni tasarım stilini de yansıtıyor. Bu güçlü duruş arkaya doğru devam ederken çamurluklardaki hava girişlerini de unutmak mümkün değil. SLin vario tavanı hem açık hem de kapalı iken geleneksel SL ruhunu fazlasıyla yaşatıyor.
Lüks bir roadsterin sahip olduğu tüm özellikleri bünyesinde barındıran SLin dışından yavaş yavaş içine doğru geçiyoruz. Son dönemde hiçbir Mercedesin iç aksamını bu denli beğendiğimi söyleyemem. Hem malzeme kalitesinin üst seviyede olması, hem de koltuk, direksiyon ve oturma pozisyonlarının bu denli ergonomik oluşu bu otomobil için bizleri yaz tatillerini Monacoda geçiren birer iş adamı olarak hissettirmekten alıkoyamadı.
İşin aslı SLin detaylarını inceledikten sonra yola koyuluğumuzda karşımıza çıktı. Çünkü kavurucu bir yaz gününün bitiminde, güneşin batmak üzere olduğu saatlerde, yeni SL ile rotam bu sefer ne Bahçeköyün virajları ne de Rivanin hızlı yollarıydı.
Klasik bir konçertonun girişi gibi oldukça kısa bir sürede açılan metal tavanın ardından SL ile İstanbulun en güzel noktalarından biri, Avrupa yakası boğaz yoluna doğru süzülmeye başlıyorum. SL inanılmaz sessiz. Yol sesini minimum düzeyde içeri alıyor ve beklediğimden çok daha konforlu. Sanki üst sınıf lüks bir sedanda gidiyormuş gibiyim. Tatlı yaz rüzgârı suratıma vuruyor. Ve İstanbulun gözde semtlerinden biri olan Bebeke doğru yaklaşıyorum. Bilenler bilir... Burasıda Türkiyenin Monacosudur. Dergilerde gördüğünüz birçok süper spor otomobili burada görebilirsiniz.
Bende SL 350m ile aralarına karışıyorum. Test otomobilimiz birkaç farklı donanıma sahip. Bunlardan biri de AMG paket. AMG paketli SL 350 özellikle de jantlarıyla standart versiyondan daha çekici ve sportif duruyor.
İnsanların üstü açık bir Mercedes görmesi her zaman merak uyandırır. Yavaş yavaş insanların nabzını ölçmeye çalıştığım dakikalarda gözlerin de üzerimde olduğunu hissediyorum. Yeni SL düşündüğümden daha fazla fark edilir bir konumda... Meraklı gözlerin SLi mercek altında aldıklarını görebiliyorum. Keyifli boğaz turumu tamamladıktan sonra sıra performansı görme zamanı...
SL 350nin direksiyonunda olmak insana farklı bir haz veriyor
SL 350nin üzerini kapatıyor ve kutsal topraklara geri dönüyorum. Mercedes SL 350; V şekilde konumlandırılmış 6 silindirli BlueEFFICIENCY bir makineye sahip. 3.5 lt hacmindeki bu ünite 306 bg güç ve 370 Nmlik tork üretiyor. SL, 300 bgnin üzerinde güç üretiyor olmasına ve buraya kadar yazdığım birçok övgü dolu söze rağmen performans anlamında biraz gölgede kalıyor. Çünkü böylesine keyif veren bir otomobilin sadece ben değil sürücüsü de biraz daha tepkili ve canlı bir sürüşe sahip olmasını isteyeceğini düşünüyorum. Altı silindirli motorun sesi fena olmasa da biraz daha güç ve o gücü destekleyen hafif bir egzoz homurtusunun performans anlamında SLi daha farklı
kılacağını düşünüyorum. Yürüyen aksama baktığımızda; direksiyon arkasında bulunan kulakçıklardan da kontrol edilebilen 7 ileri vitesli otomatik şanzımanı sarsıntısız vites geçişleriyle dikkat çekerken, ayarlanabilir süspansiyon bizden tam not alıyor. Active Body Control (ABC) aktif süspansiyon sistemi, bu otomobilde opsiyonel olarak sunuluyor. Bu sistem SLin sürüş özellikleri hakkında farklı düşünceler sağlamamıza neden oldu. Spor modda çok rijit ve güçlü bir yol tutuşa sahip olan SLin süspansiyondan da öte çok tepkili nefis bir direksiyonu var. Değişken servo destekli Direct- Steer direksiyon sistemi hıza aşırı duyarlılığıyla mükemmel sürüşü birleştiriyor. Virajlarda bu denli tepkili ve sürücüsüne keyif veren bir sürüş sunmasının diğer bir özelliği de dinamik tork kontrolü. ESP sistemiyle bir uyum içinde çalışan sistem, virajın iç tarafındaki arka tekerleğin etkin dönme hızını ayarlayarak maksimum yol tutuş ve etkili bir kavrama ortaya koyabilmeyi sağlıyor. Bunu özellikle viraja yaklaşırken gazı kesip virajın iç kısmında gaza sonuna kadar basmaya başladığınızda net bir şekilde de algılayabiliyorsunuz.
Kullandığımız SL donanım seviyesi oldukça yüksek bir otomobildi. Birçok opsiyonun üzerinde bulunduğu test otomobilimiz fiyatı 600 bin TLnin üzerindeydi. SL 350nin başlangıç fiyatının 507.900 TL olduğunu düşünürsek hemen hemen 100 bin TLlik bir opsiyonu üzerinde barındıran SLi sonuç olarak gerçekten beğendim. Tartışılmaz Mercedesin sürüş kalitesi daha da üst bir seviyede yeni SL ile karşımıza çıktı. Dinamik performanstan uzak ama tasarım dili ve karakteriyle bu dinamizmi fazlasıyla yakalamıştı... Peki 600 bin TL bir otomobile ayırabilecek olsanız yeni SLe düşünmeden biner miydiniz? Yoksa bir süper spor mu tercih ederdiniz?
... Bu sorunun cevabına ben dahil herkesin nasıl bir cevap verebileceğini duyabiliyorum.

