PrimeAC 1
PrimeAC
shrpnl 1
shrpnl
Agora Metin2 1
Agora Metin2
xranzei 1
xranzei
Bvural41 1
Bvural41
noisiv 1
noisiv
Manwe Work 1
Manwe Work
Karan2offical 1
Karan2offical
Fethi Polat 1
Fethi Polat
ShadowFon 1
ShadowFon
bikral 1
bikral
Hikaye Ekle

DiNAMİZM RÜZGARI

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan ShiRoiUranos
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 151

ShiRoiUranos

Level 6
TM Üye
Katılım
16 Şub 2013
Konular
338
Mesajlar
1,208
Reaksiyon Skoru
47
Altın Konu
0
TM Yaşı
13 Yıl 4 Ay 2 Gün
Başarım Puanı
125
MmoLira
-52
DevLira
0
Ticaret - 0%
0   0   0

HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!

Yeni SL, kararlı ve estetik çizgisiyle roadster kavramını adeta yeniden yorumlarcasına dinamik sportif bir duruşla karşımıza çıkıyor...
Bir otomobil düşünün... Özel bir otomobil... Çok uzun yıllar bu özelliğini korumuş ve bugünlere kadar gelmiş ve belki de yarınlara aynı özelliği ile gidecek. 1954’den
beri tam 58 yıldır çizgisinden hiçbir şey kaybetmeden her modeli bir öncekinden daha güzel, şık ve estetiğin simgesi Mercedes SL.

Sadece güzel ve şık bir roadster olmanın da dışında bir o kadar da güçlü ve sporcu modelleriyle de akıllarda kalan rüya otomobillerindendi o... Yeni jenerasyon modelleri kadar eski versiyonların da hemen hepsi klasik olmayı başardı. SL denilince akla gelen 1955 model 300 SL otomobil dünyasının kült ve herkesin hayranı olduğu çok özel bir modeldir.
Bugün altıncı versiyon olarak karşımıza çıkan ve tamamen yeniden geliştirilen SL, Mercedes’in yenilenen tasarım çizgisinin tüm kavramlarını gövdesindeki birçok detayda taşıyor. Sadece tasarımıyla değil yapısındaki teknolojiyle de bunca yıldır sürdürdüğü geleneği de tamamlar nitelikte yeni özellikleriyle kendine hayran bırakmayı başarıyor.
Yeni SL’nin önceki versiyona oranla en gelişmiş yanlarından biri, otomobilin 140 kg daha hafifletilmiş olması... Böylesine bir otomobilde 140 kg önemi gerçekten de oldukça fazla. Mercedes mühendisleri bu kilo avantajını sağlayabilmek için yeni SL’in neredeyse metal tavan dahil olmak üzere bir çok parçasını alüminyum malzemeden üretmiş.
Otomobilin tasarım diline baktığımızda; ön görünümdeki güçlü duruşun temelini oluşturan sportif burun aynı zamanda Mercedes’in yeni tasarım stilini de yansıtıyor. Bu güçlü duruş arkaya doğru devam ederken çamurluklardaki hava girişlerini de unutmak mümkün değil. SL’in vario tavanı hem açık hem de kapalı iken geleneksel SL ruhunu fazlasıyla yaşatıyor.

Lüks bir roadster’in sahip olduğu tüm özellikleri bünyesinde barındıran SL’in dışından yavaş yavaş içine doğru geçiyoruz. Son dönemde hiçbir Mercedes’in iç aksamını bu denli beğendiğimi söyleyemem. Hem malzeme kalitesinin üst seviyede olması, hem de koltuk, direksiyon ve oturma pozisyonlarının bu denli ergonomik oluşu bu otomobil için bizleri yaz tatillerini Monaco’da geçiren birer iş adamı olarak hissettirmekten alıkoyamadı.
İşin aslı SL’in detaylarını inceledikten sonra yola koyuluğumuzda karşımıza çıktı. Çünkü kavurucu bir yaz gününün bitiminde, güneşin batmak üzere olduğu saatlerde, yeni SL ile rotam bu sefer ne Bahçeköy’ün virajları ne de Riva’nin hızlı yollarıydı.
Klasik bir konçertonun girişi gibi oldukça kısa bir sürede açılan metal tavanın ardından SL ile İstanbul’un en güzel noktalarından biri, Avrupa yakası boğaz yoluna doğru süzülmeye başlıyorum. SL inanılmaz sessiz. Yol sesini minimum düzeyde içeri alıyor ve beklediğimden çok daha konforlu. Sanki üst sınıf lüks bir sedanda gidiyormuş gibiyim. Tatlı yaz rüzgârı suratıma vuruyor. Ve İstanbul’un gözde semtlerinden biri olan Bebek’e doğru yaklaşıyorum. Bilenler bilir... Burası’da Türkiye’nin Monaco’sudur. Dergilerde gördüğünüz birçok süper spor otomobili burada görebilirsiniz.
Bende SL 350’m ile aralarına karışıyorum. Test otomobilimiz birkaç farklı donanıma sahip. Bunlardan biri de AMG paket. AMG paketli SL 350 özellikle de jantlarıyla standart versiyondan daha çekici ve sportif duruyor.
İnsanların üstü açık bir Mercedes görmesi her zaman merak uyandırır. Yavaş yavaş insanların nabzını ölçmeye çalıştığım dakikalarda gözlerin de üzerimde olduğunu hissediyorum. Yeni SL düşündüğümden daha fazla fark edilir bir konumda... Meraklı gözlerin SL’i mercek altında aldıklarını görebiliyorum. Keyifli boğaz turumu tamamladıktan sonra sıra performansı görme zamanı...
‘SL 350’nin direksiyonunda olmak insana farklı bir haz veriyor’
SL 350’nin üzerini kapatıyor ve kutsal topraklara geri dönüyorum. Mercedes SL 350; V şekilde konumlandırılmış 6 silindirli BlueEFFICIENCY bir makineye sahip. 3.5 lt hacmindeki bu ünite 306 bg güç ve 370 Nm’lik tork üretiyor. SL, 300 bg’nin üzerinde güç üretiyor olmasına ve buraya kadar yazdığım birçok övgü dolu söze rağmen performans anlamında biraz gölgede kalıyor. Çünkü böylesine keyif veren bir otomobilin sadece ben değil sürücüsü de biraz daha tepkili ve canlı bir sürüşe sahip olmasını isteyeceğini düşünüyorum. Altı silindirli motorun sesi fena olmasa da biraz daha güç ve o gücü destekleyen hafif bir egzoz homurtusunun performans anlamında SL’i daha farklı
kılacağını düşünüyorum. Yürüyen aksama baktığımızda; direksiyon arkasında bulunan kulakçıklardan da kontrol edilebilen 7 ileri vitesli otomatik şanzımanı sarsıntısız vites geçişleriyle dikkat çekerken, ayarlanabilir süspansiyon bizden tam not alıyor. Active Body Control (ABC) aktif süspansiyon sistemi, bu otomobilde opsiyonel olarak sunuluyor. Bu sistem SL’in sürüş özellikleri hakkında farklı düşünceler sağlamamıza neden oldu. Spor modda çok rijit ve güçlü bir yol tutuşa sahip olan SL’in süspansiyondan da öte çok tepkili nefis bir direksiyonu var. Değişken servo destekli Direct- Steer direksiyon sistemi hıza aşırı duyarlılığıyla mükemmel sürüşü birleştiriyor. Virajlarda bu denli tepkili ve sürücüsüne keyif veren bir sürüş sunmasının diğer bir özelliği de dinamik tork kontrolü. ESP sistemiyle bir uyum içinde çalışan sistem, virajın iç tarafındaki arka tekerleğin etkin dönme hızını ayarlayarak maksimum yol tutuş ve etkili bir kavrama ortaya koyabilmeyi sağlıyor. Bunu özellikle viraja yaklaşırken gazı kesip virajın iç kısmında gaza sonuna kadar basmaya başladığınızda net bir şekilde de algılayabiliyorsunuz.

Kullandığımız SL donanım seviyesi oldukça yüksek bir otomobildi. Birçok opsiyonun üzerinde bulunduğu test otomobilimiz fiyatı 600 bin TL’nin üzerindeydi. SL 350’nin başlangıç fiyatının 507.900 TL olduğunu düşünürsek hemen hemen 100 bin TL’lik bir opsiyonu üzerinde barındıran SL’i sonuç olarak gerçekten beğendim. Tartışılmaz Mercedes’in sürüş kalitesi daha da üst bir seviyede yeni SL ile karşımıza çıktı. Dinamik performanstan uzak ama tasarım dili ve karakteriyle bu dinamizmi fazlasıyla yakalamıştı... Peki 600 bin TL bir otomobile ayırabilecek olsanız yeni SL’e düşünmeden biner miydiniz? Yoksa bir süper spor mu tercih ederdiniz?
... Bu sorunun cevabına ben dahil herkesin nasıl bir cevap verebileceğini duyabiliyorum.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst