Türkiye'nin ilk OldSchool MOBİL 1-99 Sunucusu Sezar2 9 Ekim'de Açılıyor! Rekor Açılışı Kaçırma! HEMEN TIKLA!
29 Nisan 1967 yılında Adıyamanın Besni ilçesinde doğdum.Dört erkek,bir kız toplam beş kardeşiz,en büyükleri benim.9 yaşımdayken 1977 yılında babamı trafik kazasında kaybettim.Bu üzücü olaydan sonra okulu bırakıp ailenin en büyük çocuğu olarak çalışmaya başladım. Dokumacılık,taksicilik,pazarlamacılık,araba tamirciliği gibi birçok iş yaptım. Müziğe başlamam 11 yaşımda Mustafa Yasavın (kör Mustafa) yanında bir düğünde darbukayla oldu.O günden bu güne tam 25 yıldır müzikle iç içeyim. Zaten şu anki yorumlarımda ve üslubumda rahmetli Kör Mustafanın izleri vardır. 1987 yılında evlenip aynı yıl askere gittim.1988 yılında ilk çocuğum Seydi Vakkas dünyaya geldi
Bu arada hayatımı kurduğum müzik gurubuyla düğün yaparak sağlıyordum.Kendi bölgemde sayısız düğün yaparak adımı duyurmaya başladım.Kazandığım parayla Besnide Doğan FM adlı bir radyo istasyonu ve bir kaset dükkanı açtım.Bunları yaparken amacım para kazanmak değil kendi parçalarımı radyoda çalarak ve kasetlerimi satarak adımı duyurmaktı.Nitekim belli bir süre sonra amacıma ulaşmıştım.Artık başta Adana olmak üzere Gaziantep ve Mersinde sahne almaya başlamıştım.
Adımın duyulması ile bölgesel televizyonlara konuk sanatçı olarak çağrılmaya başlamıştım.Bu programlarda gösterdiğim performans dikkat çekmiş olacak ki 1995 yılında Gaziantep Olay TVden program yapmam için teklif geldi.1995-1998 yılları arasında 4 yıl boyunca bir şov programı yaptım.Orda edindiğim tecrübe beklide Küstüm Şovda nasıl başarılı olduğumun da cevabıdır.
Aynı yıllarda Mersin Yemişkumunda restoran alarak işletmeciliğe başladım.Öte yandan sahne çalışmalarımda devam etmekteydi. 2000 yılında ilk ulusal kasetim olan Oyun Havası piyasaya çıktı.Bu tarzda bir kaset için çok ciddi bir satış rakamına ulaştı.
2001 yılında deprem nedeniyle müzik yasağı gelince işyerimi kapattım.Bu süreç kazandığım her şeyi kaybettiğim bir sürecinde başlangıcıydı.Maddi imkansızlıklar ve moral çöküntüsü içinde Kurtulam Gitsini yazdım.Geçirdiğim kötü günlerin isyanı haykırışı olmuştu bu eser. Kurtulam Gitsin albümü piyasaya çıktığında Anadoluda yer yerinden oynadı diyebilirim. Artık Anadolu beni bağrına basmıştı.Bu albümdeki 3 parçaya klip çekilmesi ve ulusal Tvler de yayınlanması ,adımın daha geniş kitlelerce bilinmesine neden oldu.
Nihayet Haziran 2003te Küstüm adlı albümüm çıktığında artık ben Türkiyeye mal olmuş bir sanatçıydım.Küstümün piyasaya çıkmasından 3 ay sonra İstanbula taşındım.Aralık 2003te Kanal 7de Küstüm Şovu yapmaya başladım.
Ocak 2004te Müyapın 2003 yılının en çok satan albüm ödülünü aldım. Ocak 2005te ise Radyo,Televizyon gazetecileri Derneği 2004 yılını en iyi şov programı ödülünü Küstüm Şovdan dolayı aldım. İnşallah sizlerin sevgisine layık işler yapmaya devam edeceğim.
Kanal7
Televizyonunda Bülent Serttaşın, Çayda Çıra programına konuk olan sanatçımız Latif DOĞAN, Adıyaman Besninin, süperstarlara kaset satışlarında fark atan yeni parlayan yıldızı. Çıktığından beri 320 bin satan Küstümle zirveye yerleşen Doğanın hayranları şarkıcıya ilgilerini şöyle açıklıyorlar: "Bizim dertlerimizi anlatan şarkılarla meşhur olanlar artık pop-arabesk okuyorlar. Para bulunca bozuldular. Latif Doğan bizim gibi. Biz hâlâ hayata küskünüz. Latif de şarkısında Küstüm diyor."
Araştırmalar, bir başka gerçeği daha ortaya seriyor. Müzik piyasasındaki canlılık, hareketlilik ve renklilik gözleri kamaştırıp kulakları doldursa da Anadolu, kendisini terk etmeyen yöresel sanatçıları da ilgi ve sevgisinden mahrum bırakmıyor. Anadolunun değişik yörelerinde yaptıkları müzikle öne çıkan isimler, ülkedeki dinleyici kitlesinin çoğunluğuna tanıdık gelmiyor. Ama yine de kasetleri yüz binler satıyor! Ulusal değilse de yerel radyoların en çok istek alan, yerel televizyonların en çok izlenen isimlerinin başında onlar geliyor.
Adıyamanlı arabesk şarkıcısı Latif Doğan, bunların en başta gelenlerinden biri. Adıyaman-Adana hattında oldukça popüler bir isim olan Doğan, son kasedi Küstümle en çok dinlenenler listesinde Yıldız Tilbe, Sezen Aksu, Davut Güloğlu ve İbrahim Tatlısesin üstünde bir numaraydı.
Çıktığından beri 320 bin satan Küstümle zirveye yerleşen Doğanın hayranları şarkıcıya ilgilerini şöyle açıklıyorlar: "Bizim dertlerimizi anlatan şarkılarla meşhur olanlar artık pop-arabesk okuyorlar. Para bulunca bozuldular. Latif Doğan bizim gibi. Biz hâlâ hayata küskünüz. Latif de şarkısında Küstüm diyor."
Öte yandan Doğan, yakınlarda ulusal kanallarda da görünmeye başladı ve artık ünlendiği bölgenin dışına taşarak tüm Türkiyeye hitap eden bir isim olma yolunda ilerliyor.
Sıradakiler gelsin!
Belki günümüzün Anadolu starları da bir gün kendilerine öncülük eden, şimdinin Türkiye starları gibi İstanbulun yolunu tutup bağrından çıktıkları Anadoluya kulak ve ses vermek yerine, daha şen şakrak bir hayatın şarkısını söylemeye başlayacaklar. Ama anlaşılan o ki, Anadolu, onların yerine bağrından yeni starlar doğurmakta pek gecikmeyecek.
Zor ve acılı bir hayatın içinde, onun sesi olarak sevilen, yükselen ve yırtanlar değişse de o hayat aynı kaldıkça, kendisini seslendirecekleri her daim içinden çıkarmaya devam edecek gibi görünüyor.
Küskünler ayini
Latif Doğanın geçtiğimiz pazar gecesi Adana Mimar Sinan Açıkhava Tiyatrosunda verdiği konser, hem alana toplanan kalabalığın coşkusuyla, hem de bir önceki hafta gerçekleştirilen konserde çıkan olayların yarattığı tedirgin havayı gideren sakinliğiyle dikkat çekiciydi. Geçen haftaki konserde çıkan kavga, yaralanmalara yol açmış, Doğan olayları yatıştırmak için çok gayret sarf etmiş, sahneye dönerek en popüler şarkısı Küstümü defalarca sazsız olarak hayranlarıyla söylemişti. Hem başkalarını hem de kendilerini yaralayan gençler, bazılarının kafasında Doğan için yeni bir Müslüm mü oluyor sorularını akla getirmişti.
Latif Doğan bu düşünceleri silme yolunda bir konuşmayla başladı programına. Önleyemediği istenmeyen olaylardan dolayı, Adanalılardan özür diledi ve dostça, kardeşçe beraber olma isteğini iletti. Konser, temenniyi haklı çıkarırcasına neşeli bir havada geçti.
Adıyamanın gururu
Genelde 15-25 yaş arası gençlerin alandaki çoğunluğu dikkat çekerken, çoluklu çocuklu aileler, yaşlılar, annesinin kucağında veya babasının omuzlarında küçük hayranlar da göze çarpıyordu. Gençler hem kız erkek ayrı, hem de kızlı erkekli bir arada halay çektiler. Ritme kendini kaptırmış halde sallanan türbanlı kızlar da şarkılara şevkle katıldılar.
Aralarına karışıp konuştuğumuz izleyicilerin çoğunluğunun Adıyamanlı olması beklenmedik değil. Adıyaman ilk defa Türkiye çapında ün kazanmaya aday bir Doğuluyu yetiştirmiş olmanın gurur ve heyecanını duymakta. Adeta Doğanın yükselişiyle memleketlerinin de ülke bazında yükselip ünleneceğini hissediyor gibi Adıyamanlılar. Zaten konseri de Adıyamanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği düzenlemişti.
Burjuva imparator, halkçı prens
Tabii Latiften konuşulduğunda hemen herkes bir karşılaştırma yolunda İbodan da söz etmeden duramıyor. Şurası bir gerçek ki İbrahim Tatlıses artık bir kült şahsiyet. Pek çok izleyici Latif Doğanı İbrahim Tatlısesle kıyaslarken İbonun hayranı olduğunu da vurgulamadan edemiyor. Latife olan sevgilerini dile getirirken İbonun büyüklüğünü tartışmıyorlar. "İbo imparator, Latifse daha yeni çıktı" diye gerçekçi bir değerlendirmede bulunuyorlar.
Ancak bazı bakımlardan eleştirel olmaktan da kaçınmıyorlar. İbonun artık kendilerine yüzünden çok sırtını döndüğünü sitemkâr biçimde dile getiriyor kimi. Hatta eleştirisini sosyoekonomik çözümlemeye vardıranlar da var. Bir Doğan hayranı, "İbo artık burjuvalaştı, üst sınıfa hitap ediyor. Eski şarkıları tamam ama yeni şarkıları bize uzak" diyor ve ekliyor: "Biz halk şarkıları istiyoruz; onları da Latif söylüyor." Bununla birlikte, şimdilerde kendilerini sesinde buldukları sanatçıya da dost acı söyler misali mesaj göndermekten geri durmuyorlar: "Latif bozulmasın, halkın içinde olmaya devam etsin. O da ünlenince yukarıdakilere hitap etmeye başlarsa millet kendisine bir sanatçı her zaman bulur."
İlk Küstüm diyen, kızıydı
Latif Doğanı Adıyaman Adana hattından Türkiye sathına taşıyan Küstüm adlı şarkının doğuş hikâyesi de hayli ilginç. Doğan, yöresel ilginin ötesine geçme çalışmaları için iki buçuk ay İstanbulda kaldığında, eşi ve çocuklarını Adıyamanda bırakmış. Bir gün evi telefonla aradığında daha yeni konuşmaya başlayan kızı, uzun zamandır göremediği babasına, Ben sana küstüm demiş. Çok etkilenen Doğanın kalbinden zihnine açılan yolda Küstümün dizeleri ortaya çıkmış.
Bu arada hayatımı kurduğum müzik gurubuyla düğün yaparak sağlıyordum.Kendi bölgemde sayısız düğün yaparak adımı duyurmaya başladım.Kazandığım parayla Besnide Doğan FM adlı bir radyo istasyonu ve bir kaset dükkanı açtım.Bunları yaparken amacım para kazanmak değil kendi parçalarımı radyoda çalarak ve kasetlerimi satarak adımı duyurmaktı.Nitekim belli bir süre sonra amacıma ulaşmıştım.Artık başta Adana olmak üzere Gaziantep ve Mersinde sahne almaya başlamıştım.
Adımın duyulması ile bölgesel televizyonlara konuk sanatçı olarak çağrılmaya başlamıştım.Bu programlarda gösterdiğim performans dikkat çekmiş olacak ki 1995 yılında Gaziantep Olay TVden program yapmam için teklif geldi.1995-1998 yılları arasında 4 yıl boyunca bir şov programı yaptım.Orda edindiğim tecrübe beklide Küstüm Şovda nasıl başarılı olduğumun da cevabıdır.
Aynı yıllarda Mersin Yemişkumunda restoran alarak işletmeciliğe başladım.Öte yandan sahne çalışmalarımda devam etmekteydi. 2000 yılında ilk ulusal kasetim olan Oyun Havası piyasaya çıktı.Bu tarzda bir kaset için çok ciddi bir satış rakamına ulaştı.
2001 yılında deprem nedeniyle müzik yasağı gelince işyerimi kapattım.Bu süreç kazandığım her şeyi kaybettiğim bir sürecinde başlangıcıydı.Maddi imkansızlıklar ve moral çöküntüsü içinde Kurtulam Gitsini yazdım.Geçirdiğim kötü günlerin isyanı haykırışı olmuştu bu eser. Kurtulam Gitsin albümü piyasaya çıktığında Anadoluda yer yerinden oynadı diyebilirim. Artık Anadolu beni bağrına basmıştı.Bu albümdeki 3 parçaya klip çekilmesi ve ulusal Tvler de yayınlanması ,adımın daha geniş kitlelerce bilinmesine neden oldu.
Nihayet Haziran 2003te Küstüm adlı albümüm çıktığında artık ben Türkiyeye mal olmuş bir sanatçıydım.Küstümün piyasaya çıkmasından 3 ay sonra İstanbula taşındım.Aralık 2003te Kanal 7de Küstüm Şovu yapmaya başladım.
Ocak 2004te Müyapın 2003 yılının en çok satan albüm ödülünü aldım. Ocak 2005te ise Radyo,Televizyon gazetecileri Derneği 2004 yılını en iyi şov programı ödülünü Küstüm Şovdan dolayı aldım. İnşallah sizlerin sevgisine layık işler yapmaya devam edeceğim.
Kanal7
Televizyonunda Bülent Serttaşın, Çayda Çıra programına konuk olan sanatçımız Latif DOĞAN, Adıyaman Besninin, süperstarlara kaset satışlarında fark atan yeni parlayan yıldızı. Çıktığından beri 320 bin satan Küstümle zirveye yerleşen Doğanın hayranları şarkıcıya ilgilerini şöyle açıklıyorlar: "Bizim dertlerimizi anlatan şarkılarla meşhur olanlar artık pop-arabesk okuyorlar. Para bulunca bozuldular. Latif Doğan bizim gibi. Biz hâlâ hayata küskünüz. Latif de şarkısında Küstüm diyor."
Araştırmalar, bir başka gerçeği daha ortaya seriyor. Müzik piyasasındaki canlılık, hareketlilik ve renklilik gözleri kamaştırıp kulakları doldursa da Anadolu, kendisini terk etmeyen yöresel sanatçıları da ilgi ve sevgisinden mahrum bırakmıyor. Anadolunun değişik yörelerinde yaptıkları müzikle öne çıkan isimler, ülkedeki dinleyici kitlesinin çoğunluğuna tanıdık gelmiyor. Ama yine de kasetleri yüz binler satıyor! Ulusal değilse de yerel radyoların en çok istek alan, yerel televizyonların en çok izlenen isimlerinin başında onlar geliyor.
Adıyamanlı arabesk şarkıcısı Latif Doğan, bunların en başta gelenlerinden biri. Adıyaman-Adana hattında oldukça popüler bir isim olan Doğan, son kasedi Küstümle en çok dinlenenler listesinde Yıldız Tilbe, Sezen Aksu, Davut Güloğlu ve İbrahim Tatlısesin üstünde bir numaraydı.
Çıktığından beri 320 bin satan Küstümle zirveye yerleşen Doğanın hayranları şarkıcıya ilgilerini şöyle açıklıyorlar: "Bizim dertlerimizi anlatan şarkılarla meşhur olanlar artık pop-arabesk okuyorlar. Para bulunca bozuldular. Latif Doğan bizim gibi. Biz hâlâ hayata küskünüz. Latif de şarkısında Küstüm diyor."
Öte yandan Doğan, yakınlarda ulusal kanallarda da görünmeye başladı ve artık ünlendiği bölgenin dışına taşarak tüm Türkiyeye hitap eden bir isim olma yolunda ilerliyor.
Sıradakiler gelsin!
Belki günümüzün Anadolu starları da bir gün kendilerine öncülük eden, şimdinin Türkiye starları gibi İstanbulun yolunu tutup bağrından çıktıkları Anadoluya kulak ve ses vermek yerine, daha şen şakrak bir hayatın şarkısını söylemeye başlayacaklar. Ama anlaşılan o ki, Anadolu, onların yerine bağrından yeni starlar doğurmakta pek gecikmeyecek.
Zor ve acılı bir hayatın içinde, onun sesi olarak sevilen, yükselen ve yırtanlar değişse de o hayat aynı kaldıkça, kendisini seslendirecekleri her daim içinden çıkarmaya devam edecek gibi görünüyor.
Küskünler ayini
Latif Doğanın geçtiğimiz pazar gecesi Adana Mimar Sinan Açıkhava Tiyatrosunda verdiği konser, hem alana toplanan kalabalığın coşkusuyla, hem de bir önceki hafta gerçekleştirilen konserde çıkan olayların yarattığı tedirgin havayı gideren sakinliğiyle dikkat çekiciydi. Geçen haftaki konserde çıkan kavga, yaralanmalara yol açmış, Doğan olayları yatıştırmak için çok gayret sarf etmiş, sahneye dönerek en popüler şarkısı Küstümü defalarca sazsız olarak hayranlarıyla söylemişti. Hem başkalarını hem de kendilerini yaralayan gençler, bazılarının kafasında Doğan için yeni bir Müslüm mü oluyor sorularını akla getirmişti.
Latif Doğan bu düşünceleri silme yolunda bir konuşmayla başladı programına. Önleyemediği istenmeyen olaylardan dolayı, Adanalılardan özür diledi ve dostça, kardeşçe beraber olma isteğini iletti. Konser, temenniyi haklı çıkarırcasına neşeli bir havada geçti.
Adıyamanın gururu
Genelde 15-25 yaş arası gençlerin alandaki çoğunluğu dikkat çekerken, çoluklu çocuklu aileler, yaşlılar, annesinin kucağında veya babasının omuzlarında küçük hayranlar da göze çarpıyordu. Gençler hem kız erkek ayrı, hem de kızlı erkekli bir arada halay çektiler. Ritme kendini kaptırmış halde sallanan türbanlı kızlar da şarkılara şevkle katıldılar.
Aralarına karışıp konuştuğumuz izleyicilerin çoğunluğunun Adıyamanlı olması beklenmedik değil. Adıyaman ilk defa Türkiye çapında ün kazanmaya aday bir Doğuluyu yetiştirmiş olmanın gurur ve heyecanını duymakta. Adeta Doğanın yükselişiyle memleketlerinin de ülke bazında yükselip ünleneceğini hissediyor gibi Adıyamanlılar. Zaten konseri de Adıyamanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği düzenlemişti.
Burjuva imparator, halkçı prens
Tabii Latiften konuşulduğunda hemen herkes bir karşılaştırma yolunda İbodan da söz etmeden duramıyor. Şurası bir gerçek ki İbrahim Tatlıses artık bir kült şahsiyet. Pek çok izleyici Latif Doğanı İbrahim Tatlısesle kıyaslarken İbonun hayranı olduğunu da vurgulamadan edemiyor. Latife olan sevgilerini dile getirirken İbonun büyüklüğünü tartışmıyorlar. "İbo imparator, Latifse daha yeni çıktı" diye gerçekçi bir değerlendirmede bulunuyorlar.
Ancak bazı bakımlardan eleştirel olmaktan da kaçınmıyorlar. İbonun artık kendilerine yüzünden çok sırtını döndüğünü sitemkâr biçimde dile getiriyor kimi. Hatta eleştirisini sosyoekonomik çözümlemeye vardıranlar da var. Bir Doğan hayranı, "İbo artık burjuvalaştı, üst sınıfa hitap ediyor. Eski şarkıları tamam ama yeni şarkıları bize uzak" diyor ve ekliyor: "Biz halk şarkıları istiyoruz; onları da Latif söylüyor." Bununla birlikte, şimdilerde kendilerini sesinde buldukları sanatçıya da dost acı söyler misali mesaj göndermekten geri durmuyorlar: "Latif bozulmasın, halkın içinde olmaya devam etsin. O da ünlenince yukarıdakilere hitap etmeye başlarsa millet kendisine bir sanatçı her zaman bulur."
İlk Küstüm diyen, kızıydı
Latif Doğanı Adıyaman Adana hattından Türkiye sathına taşıyan Küstüm adlı şarkının doğuş hikâyesi de hayli ilginç. Doğan, yöresel ilginin ötesine geçme çalışmaları için iki buçuk ay İstanbulda kaldığında, eşi ve çocuklarını Adıyamanda bırakmış. Bir gün evi telefonla aradığında daha yeni konuşmaya başlayan kızı, uzun zamandır göremediği babasına, Ben sana küstüm demiş. Çok etkilenen Doğanın kalbinden zihnine açılan yolda Küstümün dizeleri ortaya çıkmış.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 64
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 37
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 23
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 94
