- Katılım
- 8 Şub 2011
- Konular
- 1,833
- Mesajlar
- 7,302
- Çözüm
- 1
- Reaksiyon Skoru
- 742
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 15 Yıl 4 Ay 2 Gün
- Başarım Puanı
- 265
- Yaş
- 28
- MmoLira
- -240
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
25- CM Punk
Daha WWE kariyerinin en iyi zamanları yeni başlamış bir isim olsa da CM Punk`ın şimdiye kadar başardıkları oldukça etkileyici. İki Money In The Bank zaferi, ikisi bunlardan gelen 3 WHC kemeri, 2 WWE kemeri ve 400 günü aşkın bir kemer koruma rekoru oldukça etkileyici duruyor. Eylül 2007`de defalarca denemeden sonra kazandığı ECW kemerini korurkenki başarısının ona bu yolu açtığı söylenebilir. 4 aydan uzun süren bu şampiyonluğu kaybetmesiyle gelen kısa zamanlı bir ICC başarısının ardından gelen ilk MITB zaferi ve ilk ana kemer, ertesi sene bir diğeri ve Jeff Hardy`i şirketten postalamaya kadar giden, Undertaker gibi bir ismi pes ettirmeyi bile içeren WHC maceraları. Sonunda da 2011 yazında tarihin en iyi tekli mikrofon performanslarından biriyle başlayan WWE kemeri maceraları ve tam manasıyla domine edilen bir 2012 yılı. CM Punk`ın kariyerinde hala çok başarılı geçirebileceği yıllar düşünüldüğünde kariyerini bırakıp bize bu listeyi tekrar hazırlattığında çok daha yukarıda olacağı kesin.
24- Brock Lesnar
The Beast veya hangi ismiyle çağırmak isterseniz isteyin, Brock Lesnar WWE`ye damgasını en kısa sürede vuran süperstarlardan biri oldu. Sadece 4 yılda şirkete damgasını vurmayı başaran Lesnar devamında kısa süren ve başarısız NFL süreci geçirdi. Ardından Puroesu – ki burada Kurt Angle ile rövanş maçını da yapmıştır – günlerini fena geçirmeyen Lesnar sonunda eğitimini alarak MMA kafesine girmeye karar verdi. Gittiği her yer gibi burada da kısa sürede mükemmel başarıların altına imza attı. 3 UFC maçı sonrası UFC Heavyweight kemerini kazanmak? 4.maçta Undistuped şampiyon olmak ? Bunlar Lesnar`ın başarılarından sadece bir kaçı. Fakat bizi ilgilendiren WWE günleri. 3 defa WWE Şampiyonluğu,1 defa ringin kralı olmak ve 2003 Royal Rumble`ı kazanmak? Sadece 4 yılda? İşte bu,taraftarların heel ya da face,tüm dönüşlerinde ona adeta tapmasının sebebi olabilir. Lesnar WWE`nin yeni jenerasyonun lideri olması için yetişmişti ve bence eğer NFL için ayrılmasaydı, şu an Cena yerine Lesnar WWE`nin yüzü olacaktı. Lesnar`ın ani ayrılığı ve sonra da Japonya`da güreşe dönmesi WWE`i o kadar etkiledi ki en genç ana kemer sahibini dahi değiştirmek istedi.
23- Chris Benoit
Onun yaptıklarını WWE`ye ve ilaçlara yıkmayan ufak azınlıktan olabilirsiniz. Chris Benoit gözünüzde bir katil de olabilir hakkını var. Ancak onun haklı olduğu yer de her zaman güreş ringiydi. WCW`nun kurtarıcı politikasında kendisine kemer vermesinden geleceği belliydi aslında. Ancak bunun hemen arkasında WWF`e gittiğinde arkada kaldı. Beklenen ilk ana kemeri nihayet aldığında aradan uzun yıllar geçmişti. Yine de ne olursa olsun Wrestlemania gibi bir organizasyonda, iki efsaneyi yenerek WHC olmak paha biçilemezdi. Benoit ana kemerle fazla haşır neşir olmadı, WWE`deki son döneminde onu izleyenler USC ile bildiler ancak bu da Benoit`nın yeteneğinin alt kısımdaki kemerleri geliştirmek için kullanılmasından kaynaklanıyordu. Birçok güreşçi ring içinde oldukça başarılı olmasına rağmen karizma yokluğundan kaybolur, ilerleyemezler. Benoit`nın farkı yarattığı en büyük nokta da bu zaten. O muazzam ring içi yeteneğini kendine bir karizma yaratmak için kullandı. Başarısız olduğunu söylemek çok zor.
22- Rey Mysterio
O küçük insanların en büyük umut kaynağı. Meksika`da başlayan, WCW`da maskesinin çıkarılması utancıyla çalkalanan bir kariyerden sonra WWE tarihinin en önemli figürlerinden biri oldu Rey Mysterio. Eddie Guerrero`nun anısına aldığı Royal Rumble zaferi (1 saatin üzerinde ringde kalma zamanıyla), bununla birlikte gelen Wrestlemania`da WHC zaferi (Ardından bir tane daha kazandı), kazanıldığı gün kaybedilen bir WWE kemeri belki çok da etkileyici gelmeyebilir ama bir turnuvanın sonunda kazanılması, Rey Mysterio`nun değerinin büyük bir göstergesi. Bir dönem WWE`nin hafif sıklet sınıfını taşıyan, ana kemerler dahil olmak üzere herhangi bir kemer için oynadığında asla sırıtmayan –ki bu özellik çok az güreşçide görülür- Rey Mysterio bu açıdan da WWE`de her zaman önemli oldu. Meksika tarzıyla, günümüz profesyonel güreşini en iyi harmanlayabilen WWE süperstarı olan küçük adam kariyerinin sonunda bu listede olma onurunu hak ediyor.
21- Randy Savage
WWE tarihinde kendi tarzını yaratmayı ve bunu Main Event seviyesine götürmeyi başarmış isimlerden biri Randy Savage. “Macho Man“ karakteri söyledikleriyle, giydikleriyle, güreşiyle her zaman kendisini göstermeyi bildi. Hulk Hogan zamanında ondan bir sonraki iyi adam olmak kolay değil, ana kemeri tutarken iyi karakterden kötü karaktere geçmek de öyle. Savage`in 2 ana kemeri de olay oldu, Wrestlemania`ya çıkmasını sağlayan senaryolar da öyle. Elizabeth ile yaşadıkları herkesi güldürdü, duygulandırdı ve sonuçta ortaya tarihin en farklı adamlarından ve ilişkilerinden biri çıktı. Huzur içinde yatsın.
20- Ric Flair
Güreş tarihinin en büyük ismi belki de ancak kariyerinin en iyi anlarını hep WCW ve NWA`de yaşadı. Zaten gönlü hep oradaydı, sadece yaratıcı takımla problem yaşayınca WWF`e geldi. WWF`te yaptıkları da azımsanacak şeyler değildi hani. Geldiğinde her zaman sansasyon yaratmayı başardı. İlk ana kemeri tarihte bir tekti, girdiği tüm hikayelerin kıymeti gibi. WWE`de çok fazla güreşmedi ama WWE seyircisi için yeri her zaman ayrı oldu. Sting`i saymazsak WCW/NWA`e en bağlı isimken bile WWE seyircisinin her zaman takdirini görmesi birçok galibiyetten büyük bir başarı.
19- Kevin Nash
WCW`da yaptıkları sayesinde herkes onu kendi adıyla tanısa da eski bir WWF izleyicisi için o hep Diesel olarak kaldı. Federasyon tarihinde Triple Crown yapmayı başaran 3. İsim olması büyük bir başarı, ondan önce bu başarıyı elde eden isimleri düşününce. Müthiş bir Wrestlemania maçını da içeren neredeyse bir yıllık bir kemer koruma süreci onun başarısını anlatmaya yeter mi? Tam olarak değil. Kariyerinin en verimli döneminde WCW`ya gitmeyi seçmeseydi bu listede ilk onda olması kesindi. Ancak o gitti ve orada güreş tarihinin en büyük isimleri arasına girmeyi seçti. Kişisel tercihlere saygımız sonsuz.
18- Randy Orton
Babasının desteğiyle kariyerine başlayan Randy Orton için bu harika kariyerin hala sonu gelmedi. Buna rağmen şimdiye kadar başardıkları inanılmaz. Belki biraz da şansla gelen WWE tarihinin en genç ana kemer şampiyonluğu kesinlikle eşsiz bir başarı. Bununla başlayan ana kemerler zincirinde şu anda 6 WWE Şampiyonluğu ve 3 Dünya Ağırsıklet Şampiyonluğu bulunuyor ve yenilerini ekleyememesi için hiçbir sebep de yok. 2009`daki müthiş Rumble maçından çıkardığı galibiyeti tekrar etmesi de mümkün. Ancak Randy Orton`ı WWE tarihinde en iyiler arasına sokan tek şey kemerler değil. İlk olarak o hem kötü karakterle hem de iyi karakterle federasyonu taşımayı başaran bir güreşçi ki bunu yapabilecek isimler çok sınırlı. Bir diğeri de Randy`nin birçok izleyiciyi sıkan uzun süreli hikayelerdeki performansı. The Undertaker, John Cena, Triple H hepsi çok uzun süreler devam etti ve seyircinin gözünde çok özel bir yer edindi. Randy`nin payı yadsınabilir mi? Asla.
17- Chris Jericho
Vince McMahon`a umutsuz şekilde sunulan bir fikrin beğenilmesiyle beraber başlayan bir kariyer. Chris Jericho, WCW`dan da tanındığı için WWF`te ilk görüldüğünde başta iyi reaksiyon alması çok doğal karşılanmıştı. Daha sonralarda İlk Undisputed WWE Şampiyonluğu konumuna erişen Chris Jericho`nun daha birçok başarısı var. Bu bile tek başına çok büyük bir başarı. İki şirketin ana kemerini birleştiren ve bunu yaparken aynı gecede Steve Austin`i ve The Rock`ı yenen bir superstar. Güreş Dünya`sında her türlü insanla karşı karşıya gelmiş onlara ayak uydurmaya çalışmış ve büyük ölçüde bunu başarmış bir superstar. Konuşma tarzları, güreş stili onu gerçekten güreşte vazgeçilmez bir halka yapıyor. 2002 yılından sonra PG Era`ya kadar pek büyük işlere sokulmayan Chris Jericho`nun, 2008 yılının ortalarına doğru kötü karakter oluşu belki de kariyeri için dönüm noktası haline geliyordu ve onun için amansız bir kavga olan Shawn Michaels ile çekişmesi başlıyordu. Bu çekişme içinde Jericho olağanüstü bir egoya sahip olduğunu konuşmalarıyla açığa çıkarıyordu. İnişli çıkışlı bir kariyer yaşasa da her zaman performansının yeterli olanın üstünde olduğunu kabul etmek gerekir. 2009 yılında Big Show ile takım olup adeta DX`i tekrar diriltmişlerdir bana göre. Kıtalararası Ünvanını 9 kere kazanarak rekoru elinde tutan Jericho, Reality Era içerisinde senaryo bakımından pek başarılı ve inandırıcı değil gibi. Jericho`nun performansında bir düşüş olmasa da daha çok arka alandaki olayları ve diğer superstarları önemsediğiini söylemek yanlış olmayacaktır.
16- Big Show
WCW henüz batma noktasına gelmemişken, baş adamlarından birinin WWF`e gideceğini kimse tahmin etmezdi. Ancak Paul Wright bunu yaptı. WCW`nun çökmesi için fazla süre gerekmezken Vince McMahon`ın şirketi için Big Show karakteri doğmuş oldu. İstendiği zaman yıkıcı güç, istendiği zaman iyilik meleği oldu Big Show. Belki Royal Rumble`ı hatalı kararlar yüzünden kazanamadı, ana kemerlerinin arasında çok bekledi ve birini yalnızca dakikalarca tutabildi, bunlar önemli değil. Big Show karakteri ilk ortaya çıktığından beri WWE tarafından kullanıldı, hala da kullanılmaya devam ediyor. Wrestlemaniaların medya reklamları için yapılan onca şaklabanlıktan sonra dahi JeriShow gibi bir takımla efsane işler yapmayı başarmış bir isimden bahsediyoruz. Bu sırayı sonuna kadar hak ettiğini söylemek zorundayız.
15- Roddy Piper
Piper`ın bu listede ana kemeri bulunmayan tek güreşçi olması ilginç mi? Onun tüm kariyerini ve kendisini farklı yapan özellikleri düşündüğümüzde hayır. Piper`ın kariyerinin en başarılı kısımlarında Hulk Hogan en büyük şampiyondu ve Piper ondan kemeri hileyle de olsa alabilmek için Andre The Giant kadar uygun bir isim değildi. Ama Piper`ın farkı da buydu kemere ihtiyaç duymazdı. WWF kariyeri boyunca sadece 2 kemer aldı, ama ilk Wrestlemania`da Hulk Hogan`ın karşısına çıkacak kötü karakter olmak bütün kemerlerden daha büyük bir başarıdır. Bağırıp saldırmak yerine laf sokan kötü karakter imajını yaratan isim olan Piper bu tarzı güreş dünyasına kazandırmasının yanı sıra iyi karakteriyle de her zaman en büyük baby face karakterler kadar reaksiyon almayı başardı.
14- Mick Foley
Mankind,Dude Love,Mick Foley veya Cactus Jack. İsim ya da yer farketmiyor,Foley her zaman taraftarlara sahip olduğunun hepsini verdi. Onlar için kanlı maçlara imza attı,kafesin tepesinden fırlatıldı. Ve diğer yandan,tarihin en iyi reyting getiren segmentine imza attı. Yani özetle yeni Hall of Famer`imiz Foley WWE için yapabileceği her şeyi yaptı,bütün rollerde bulundu. Kafesin tepesinden fırlatılırken de,Vince McMahon`u Mr.Sock ile eğlendirirken de aklında geçen tek şey biz taraftarları eğlendirmekti. Ve Foley`in bu denemelerine karşı seyirci de onu hiç bırakmadı. O da 3 defa WWE şampiyonu oldu ancak reignlerinin toplamı 1 ayı bile geçmedi. Ancak tıpkı kendisinin dediği gibi,kimse günleri önemsemez. Herkes anları önemser ve Mick Foley`de güreş tarihinin en iyi anlarından bazılarına imza attı.
13- Bob Backlund
WWWF yıllarının unutulmaz ismi ve hak ettiğini sonunda alıp 2013`te duyurulduğu WWE Şöhretler Müzesinin bir üyesi Backlund. Muhtemelen tarihin sonuna kadar WWE`de ana kemeri toplamda 2000 günün üzerinde taşımış 3 isimden biri olacak kalacaktır. İleriki sıralarda göreceğimiz Bruno Amcaya göre en büyük şanssızlığıysa McMahon Jr oldu. Belki Backlund tarzı güreşçilerin dönemi devam etse güreş şu anda çok daha küçük bir kitleye hitap ediyor olurdu ancak Backlund`un kendi dönemini taşıyan ve Hogan`a bayrağı tam zamanında devreden güreşçi olduğunu inkar edemeyiz. Yıllar sonra gelip Bret Hart`ın elinden aldığı kemerse… Vince McMahon her zaman sürprizleri sevmiştir.
12- Kurt Angle
Amatör Güreşi Profesyonel Güreşe en iyi uyarlayan isim. Olimpiyatlarda altın madalyayı boynuna taktıktan sonra geldiği WWE`de 10 sene bile kalmadı ancak birçok güreşçinin ulaşmak için her şeyini vereceği başarılara ulaştı. Güreşmesine izin verilmeyen kemerler (Bayanlar, Hafıfsıklet vs) dışında kendi dönemindeki tüm kemerleri kazandı. Invasion senaryosunun en kilit adamı olduğu, biri WCW Şampiyonluğu olmak üzere toplam altı kez ana kemer tuttuğu WWE`de kazanamadığı tek büyük başarı Royal Rumble oldu. Kaldı ki eğer 2006`da kariyeri hala zirvedeyken WWE`den ayrılma kararı almasaydı bu başarıyı da kazanması sürpriz olmayacaktı. Zaten Angle`ı bu kadar geriye iten de son 6 yıldır WWE yerine başka bir güreş federasyonun başarılarını tercih etmesi oldu. Angle`ın yaptıklarını gözümüzün önüne getirince 2006`da gitmeseydi daha neler yapabilirdi diye düşünmemek elde değil.
11- Edge
Emekli oluşunun üstünden 2, Hall Of Fame`e girişinin üstünden de 1 yıl geçti neredeyse ama hiç kimse daha onun yokluğuna alışamadı. Hiç geriye çekilmeden, veteran senaryolarına konu olmadan, 37 yaşında sonlandırılmak zorunda kaldığı bir kariyer Edge`i onca WWE efsanesinin önüne taşıdı. Toplamda 11 ana kemer şampiyonluğu, bir rekor olan 12 takım şampiyonluğu kemeri, Royal Rumble, King Of The Ring derken 14 yıllık kariyeri inanılmaz başarılarla dolu. Şirkette kendi zamanında güreşen kalifiye isimlerin neredeyse hepsiyle müthiş hikayeler çıkarmayı başardı. The Undertaker, John Cena, Kane, Triple H, Chris Jericho… Saymakla bitmez. The Rated R Superstar karakteri tarihin en özel kötü karakterlerinden biriyken kariyerinin son döneminde sergilediği iyi karakter de seyircilerden müthiş reaksiyon alıyordu. Üstelik o kötü karakter bir yıl boyunca The Undertaker`a baş belası olmayı başarmıştı. Her ne kadar kariyerini Vickie Guerrero ve Lita gibi iki sevgili&menajer yükseltmiş olsa da onları yükseltenin de Edge olduğunu kim inkar edebilir?
10- Kane
WWE`de ringe ilk defa çıkmasında tek neden vardı. O da kardeşi olan Undertaker`a karşı beslediği intikam duygusu. Kane`in başlangıcı bu iki kardeşin ailesinin bir yangında ölmesiydi. Kane, bu yangını yüzündeki yanıkla atlatmıştı senaryoya göre. Yangının sorumlusu Undertaker iken suçu Kane`e atmıştı. İntikam duygusu buradan geliyordu. Kane`in gayesi tamamiyle Undertaker`ı alt etmekti. Karakterin çok tutmuş olması onun için çok uzun bir kariyerin başlangıcıydı. Undertaker ile çekişmesinden çok sonralarda Undertaker ile birlikte WWE`nin en korkulan tag teamlarından birini oluşturmuşlardı. Kane kariyerinin ilerleyen yıllarında alışılan ve hâliyle ilk göründüğünde verdiği korku duygusunu veremeyen bir karakter oldu. Hatta çok komik segmentlerde başrol oynadığını da çok gördük, görmeye de devam ediyoruz. Kane, kariyeri boyunca WWE`den geçen tüm ana kemerleri birer defa kazanmış olan Kane, neredeyse tüm WWE kemerlerini kazanmıştır. Ayrıca Kane maskesini ortaya koyduğu maçlara da çıkmıştır. Birinde Triple H`e karşı maskesini kaybetse de 2011 yılının sonunda maskesine tekrar kavuşmuştur.
9- John Cena
Bir iyi karakterin, üstelik de Süper Kahraman olan bir karakterin bu kadar yuhalanmasına alışkın değildik. Üstelik The Rock`ın Hogan karşısında aldığı yuhalama gibi değildi bu, rakibe göre değişmiyordu. 2005`te ilk şampiyon olduğundan beri, hepsinde Wrestlemania`da ana kemer maçına çıktığı 7 yıl boyunca da sürekli onu yuhalayan bir grup vardı. Başlangıçta küçük değildi, gün geçtikçe de büyüdü ve John Cena`yı farklı kılan şey de bu oldu. John Cena bugüne kadar toplam 12 kez şirketin en büyük 2 kemerinden birini tuttu, 4 kez rakipleriyle birlikte takım kemerlerini kazandı, 2 kez 29 adamı yenmeyi başardı, Money In The Bank dahi kazandı hatta bunu boşa kullanmayı başaran ilk güreşçi oldu ancak bir gün bıraktığında onu hatırladığımız şey bu olmayacak. “Let`s Go Cena/Cena Sucks“ atışması onu bizim bildiğimiz Cena yapan özelliği olarak kalacak. Onu sevenler oldu, sevmeyenler de ve o hep iki taraf için de çalıştı. Sevenleri için en büyük zaferleri kazandı, sevmeyenleri için en büyük yenilgileri aldı. Sonuç olarak da son 7 yıldır şirketi sırtında taşıyan isimlerin başında geldi.
8- The Rock
Bir güreş ailesinin içinden çıkan en büyük yıldız. Belki güreş dünyasının içine yaratılan en büyük yıldız. İnsanların şampiyonu, güreş dünyasının en heyecanlandırıcı adamı. Paragraf boyu lakaplarını sayıp herkesin daha iyi kavramasını isterdim ancak yaptıklarından bahsetmem gerekiyor. The Rock, kalıplaşmış sözleriyle ve karizmasıyla, WWE`nin en büyük çağına bir simge olmuştur. Seyirciler her zaman The Rock`ın bir şeyler yapmasını istediler ve The Rock, genellikle bir şeyler yaptı. Güncel kariyerinde çok aktif rol almasa da The Rock geçmişte yaptıklarıyla WWE`nin büyük bir kozu olmaya devam ediyor. Steve Austin ile yaşadığı amansız mücadeleyi Wrestlemania 19`da yaptığı üç Rock Bottom ile üstün kapatmayı başarmıştır. O zaman söylediği gibi tüm hedeflerini gerçekleştirmiş olsa da PG Era`da dönüş yapıp kendine yeni çağın yıldızı olan John Cena`yı seçti ve onu da yenmeyi başardı. Şimdilerde WWE Şampiyonu olan The Rock`ın kariyeri hâlâ devam etmekte ve daha yeni başarılar onu bekliyor gibi.
7- Triple H
13`ü ana kemer olmak üzere 23 şampiyonluk kemeri, Royal Rumble zaferi, King Of The Ring, önde gelen güreş basınından alınmış tonla ödül, hepsi Triple H`i buraya taşımaya yardımcı olmuş olabilir ama hiçbiri tek başına yeterli değil. Yıllardır Triple H`in damat torpili olduğu söylenir durur, şirketteki söz hakkı ve egosunun yol açtıklarını düşünürsek belki de doğru ancak onu buraya taşıyan kesinlikle bu olamaz. 2012 yılında Ric Flair Four Horseman ile birlikte 2. Kez Hall Of Fame yüzüğü alınca ortada bir espri dönmüştü: Triple H bu yüzüğü toplamda kaç kez alacak? Basit bir şaka aslında ama Triple H`in farkını en iyi şekilde ortaya koyuyor. The Kliq`i saymasak bile D-Generation X ve Evolution`un Triple H ile birlikte gösterdiklerini inkar edemeyiz. Bazı güreşçiler sadece takım ya da stable içinde var olabilir, Main Event olabilirler. Triple H bunlardan biri değildi, tek başınayken de ortalığı birbirine katabiliyordu. Ya da Main Event seviyesindeki bir karakter bir grubun içinde bulunduğunda kendini tam olarak gösteremez. Triple H içinde bulunduğu tüm gruplarda kendini göstermesini, stable sürelerinde kendini yükseltmesini bilmişti. Bazı güreşçilerse bir stable içinde yer aldığı zaman tüm ilgiyi üzerine çeker ve geri kalanların parlamasını engeller. Evolution`u düşündüğümüzde Triple H için bu da geçerli değil. Tek başına gerçekleştirdiklerine saygımız sonsuz ama farkını yansıtan ve onu bu sıraya taşıyan kesinlikle bu özelliği.
6- Bret Hart
WWE tarihinin gördüğü en büyük güreş teknisyeni olabilir. Hart Company`nin Dünyaya en büyük armağanı olduğu da su götürmez bir gerçek. Ringde o kadar iyiydi ki sayesinde Stone Cold Steve Austin bile PWI ve WON`dan Yılın Maçı ödülünü almayı başardı (Wrestlemania 13`teki Submission Maçı). Ringdeki mükemmel Süper Kahraman karizması, böyle bir saf güreş yeteneğiyle birleştiğinde girdiği mücadelelerin hepsi izlenebilir kılınıyor. Genelini kaybedişi olay olan 5 WWF Şampiyonluğu, Hart Foundation ile kazanılmış 2 Takım Şampiyonluğu, Kıtalararası Şampiyonluklar, King Of The Ring ve Royal Rumble zaferleri, hatta 2006`da Hall Of Fame`e girmiş biri olarak 2010`da kazandığı United States Championship… Keşke zamanında Vince McMahon ile ortak bir nokta bulabilselermiş diyor insan. WWE`de kalsa Goldberg gibi bir ayıyla çalışmayacağı için 21. Yüzyılın ilk 5-6 yılında da güreşebilirdi.
5- Bruno Sammartino
Yaptığı şeyleri Wrestlemania içeren bir zamanda yapsaydı gerçek anlamda tanrının güreş dünyası için gönderdiği bir peygamber olurdu. Ancak bu yaptıklarını çöpe atmayı gerektirmiyor, hem de hiç. İlk WWWF Şampiyonluğunu tuttuğu 7 yılı aşkın sürede arenaları doldurmayı üstün bir şekilde başardı. Üstelik o dönemde güreşçi egoları önemsenmezdi bile. Kaynaklar Sammartino`nun yorgunluktan kemeri bırakmayı defalarca istediğini yazıyor ama ondan daha iyisi olmadığı için bir türlü tatile çıkamadığını da. Peki tarihte ondan daha iyisi var mı? Yalnızca 4 kişi sayabiliriz.
4- Shawn Michaels
Her güreş tarzında güreşebilen karakterler ondan önce de oldu, ondan sonra da ancak hepsinde Shawn Michaels kadar üst düzey performans gösteren başka kimse yok, muhtemelen de olmayacak. Dile kolay, PWI`dan 11 kez “Yılın Maçı“ ödülünü almış birinden bahsediyoruz. Ancak onu Kalp Kıran Çocuk yapan sadece ringdeki performansı olmadı. Ödülü aldığı 11 maça çıkmak için çok başka şeyler gerekiyordu. Shawn Michaels`ın güreş için inanılmaz bir karizması vardı. Mikrofonu eline aldığında herkese kendini dinletmek, Montreal 1997`den sonra bile insanları kendinin haklı olduğuna inandırmak kolay iş değil. Michaels hakkında kötü olan tek şey WWE`ye tam zamanlı dönüşünden sonra kendini kemer alarak yüceltmek yerine başka yollar aramasıydı. Belki de Survivor Series 1997`de aldığı haksız kemerin acısını çıkarmaya çalışıyordu. 20. Yüzyılda aldığı 3 WWF Şampiyonluğunun üstüne sadece tarihin ilk Elimination Chamber maçında kazandığı Dünya Şampiyonluğunu koyabildi ama ne fark eder ki? Ardından 2 kez Wrestlemania`da ana kemer maçına çıkmış ama bunları kaybetmiş olması önemli mi? Onun için önemli olan yenilirken bile doğru şeyi yapabiliyor olması, son iki Wrestlemania maçında yaptığı gibi.
3- Hulk Hogan
Kişiliği, yaptıkları, satışları, ringiçi performansı hiç önemli değil. Hulk Hogan seyirciler tarafından nasıl sevileceğini en iyi bilen adam oldu her zaman. Bu sayede de profesyonel güreşi değiştirdi, bu sektörün geleceğini kendisi yazdı. Iron Sheik`ten aldığı kemerle başlayan serüven her zaman ses getirdi. Wrestlemania kavramını doğurdu, hatta Wrestlemania 3`te güreşi zirveye de taşıdı. Sürekli de orada tutmayı başardı, hem güreşi, hem WWF`i hem de kendisini. Öyle ki Wrestlemania 6`da seyircilerin sözde yeni sevgilisi Ultimate Warrior kemer kutlarken bile ilgi odağı oydu. WWF`ten ayrılıp çok fazla para kazanmayı tercih ettikten sonra işler biraz değişti elbette. Ama döndüğünde her şeyi bıraktığı gibi buldu. İnsanlara kendini sevdirmeyi o kadar başarmıştı ki nWo çatısı altında döndü ama herkes onun adını bağırdı. Bu kadar reaksiyon alınca nWo`dan çıktı, güreş tarihinin en büyük gruplarından biri de o olmadan fazla yaşamadı zaten. Hogan büyüklüğü ha?
2- Stone Cold Steve Austin
Attitude Era`yı o yaratmadı belki ancak o dönemin en büyüğü dediğimizde ortak cevap onun adı oluyor. Kaliteli güreşin paraya karşı zaferini sağlayan adamdı Stone Cold Steve Austin. Kazandığı 3 Royal Rumble zaferi, Shawn Michaels`ı emekliliğe gönderişi, onca şampiyonluğu, Vince McMahon`la yaşattığı enfes bir mücadele… Bir de hep anlatılan King Of The Ring zaferi var. O dönem Triple H büyük hatayı yaptığında Steve Austin için hayatının anının geldiğini söylerler. Bu belki de WWF için tarihinin en büyük anıydı. Steve Austin gibi bir adam parlama fırsatını elbette bulurdu ancak WWF onun gibi bir yıldızı bulabilir miydi? Kazandıklarını ve kazandırdıklarını göz önünde bulundurursak hayır, asla.
1- The Undertaker
Listenin hemen hemen tamamında rakamlar var ama The Undertaker için rakamları kullanmak sadece onun değerini düşürmek olacak. The Undertaker`ın etkisini rakamlarla nasıl anlatabiliriz ki zaten? Onu 20 yıldır izleyen bir güruh hala Gong sesini duyduğunda çıldırıyorsa, Ölü Adam`ın bitmek bilmez giriş merasimi sırasında nefesini tutarak bekliyorsa bu rakamlarla açıklanamaz. Bilim Kurgu kültürünü WWF`e taşıyan isim olan The Undertaker yıllar geçtikçe değişti, hatta bir ara Amerikan Gangsteri karakteri bile oldu ama tarzı, dominantlığı ve etkileri hiç değişmedi. Sadece seyircinin gönlündeki yeri gittikçe daha da büyüdü. Hulk Hogan`dan ilk ana kemerini aldığında neyse, Wrestlemania XX`deki efsane dönüşünde de oydu. Giant Gonzalez`in karşısında yıkılmayan Ölü Adam Triple H`i 3 kez mahvederken de aynıydı. Tek sıkıntısı milenyumdan beri yaşadığı ağır sakatlıklar oldu. Seyirciler onu daha fazla görmeyi isterdi elbette ama bu sakatlıklar olmasa, Taker`ın efsane dönüşleri de gerçekleşmezdi. Eğer sakatlık sorunları son 2 yılda onu ringlerden uzak tutmasaydı, o muhteşem 2 maç da yaşanmayabilirdi. Gerçekten bir neslin onu izleyemeden güreşi takip edecek olması onlar için üzücü bir durum. Bu kadar inanılmaz bir adam asla gelmedi. Gelir mi? İmkansız.
Bu listeyi hazırlarken WWE'nin en büyük efsanelerine bir saygı duruşunda bulunmaya çalıştık. Aslında sıralanmaları çok da önemli değil, çünkü bu listede yer alanların hepsinin WWE'ye doğal olarak da Profesyonel Güreşe çok büyük katkıları oldu ve bizim için bundan ötesi yok.
ALINTIDIR.


