Hikayeler

Reklam vermek için turkmmo@gmail.com

Kazım Karabekir Paşa

  • Konuyu başlatan Sacha
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 0
  • Görüntüleme 745

Sacha

Level 18
TM Üye
Üye
Katılım
3 Ağu 2012
Konular
3,551
Mesajlar
13,282
Reaksiyon Skoru
841
Altın Konu
0
Başarım Puanı
300
TM Yaşı
13 Yıl 8 Ay 22 Gün
MmoLira
-137
DevLira
0

Metin2 EP, Valorant VP dahil tüm oyun ürünlerini en uygun fiyatlarla bulabilir, Item ve Karakterlerinizi hızlıca satabilirsiniz. HEMEN TIKLA!

İçindekiler


Giriş 1
Gençlik Yılları ve Askeri Hayatı 3
Siyasi Yaşamı 5
Ailesi 7
Milli Mücadele`de Kazım Karabekir 8
Doğu Anadolu`nun Kurtuluşu 11
Kazım Karabekir Ve Mustafa Kemal 13
Kazım Karabekir`in Eserleri 14
Sonuç 16
KAYNAKÇA 17











KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ


FEN- EDEBİYAT FAKÜLTESİ


CUMHURİYET TARİHİ SEMİNERİ


KAZIM KARABEKİR PAŞA




HAZIRLAYANLAR


ALİ ERSOY GÜLTEKİN


ABDURRAHMAN MENGİ



2012









Giriş

Türk kurtuluş savaşının temel yapı taşlarından biri olan Kazım Karabekir Paşa`yı askeri ve siyasi yaşamı açısından değerlendirip, onun bu büyük mücadele de ki katkısını anlatmaya çalışacağımız bu çalışmada Paşa`nın öncelikle ailesini tanıtıp, eğitim süreçlerini ele aldıktan sonra, askeri başarılarına ve bu başarılardan sonra artan rütbelerini belirtip, kurtuluş savaşında Mustafa Kemal Paşa ile olan ilişkilerine değineceğiz.
Tarihi kahramanlarla dolu bir milletin torunları olmaktan mutluluk doluyuz. Kahramanlar kendi menfaatlerini görmezden gelerek tamamen milletin değerlerini en kutsal sayan ve bu uğurda elinden gelen bütün çabayı sarf edenlerdir. Kurtuluş savaşımızın her ne kadar mimarı ve lideri Gazi Mustafa Kemal Paşa olsa da ona bu yolda yardımcı olan Kazım Karabekir Paşa`nın katkılarını görmezden gelmek olumsuz bir durum olurdu.Gazi`nin rütbesi ve yetkileri elinden alındığı sırada, Kazım Karabekir Paşa Gazi`nin karşısında hazır ol vaziyette ‘ben ve kolordum emrinizdeyiz Paşa`m` diyerek bu büyük mücadelenin liderini belirtmiş ve sonuna kadar onun yanında olduğunu göstermiştir.İstanbul Hükümeti`nin İngiliz yanlısı politikalarını eleştiren Kazım Karabekir Paşa, aynı zamanda kendisine Gazi Mustafa Kemal`i tutuklaması emrini verenleri de aynı şekilde eleştirmiş ve Gazi`nin yanında bu mücadelede olduğunu dosta düşmana göstermiştir.
Kişiliği ve yardım severliği de dillerde dolaşan Kazım Karabekir Paşa Doğu Anadolu`da 4000 tane yetim çocuğa barınma, giyinme, yeme, eğitim konularında kayıtsız kalmayarak hepsinden yardımını esirgememiştir. Bu yardımlarını sadece Türk çocuklarına yapmayarak Ermeni çocuklarına da bu yardımı yaparak onların da hayatta kalmasını sağlamıştır.Yetim babası olarak Ermenilerin diline düşen bu büyük Paşa, Gümrü`de ki taarruzlarda da yine ününe ün katmaya devam ederek Kars,Artvin gibi şehirlerimizi geri alarak bugün ki Doğu Anadolu sınırlarımızın büyük bir bölümünü çizmiştir.
Büyük dostlukların büyük dargınlıkları olur. Mustafa Kemal ile olan dostluğu cumhuriyetin ilanın dan sonra metodolojik ayrılıklar yüzünden dargınlığa dönüşmüştür.İki büyük paşada yazdıkları üzerinden birbirlerine göndermelerde bulunmuş, ikisi de 1933 yılında izledikleri dargınca tavırdan vazgeçerek dostane olmasa da dostluklarının yeniden başlamasına ılımlı yazışmaları olmuştur.Lakin 1938 yılında Gazi`nin vefatı ile yarım kalmıştır. Gazi`nin vefatından sonra tekrar milletvekili olmuştur. İsmet Paşa ile olan dostluklarından ötürü meclis başkanlığına seçilmiştir.
Hayatının tamamında vatan sevgisi ile dolup taşan bu büyük paşa, askerliğinin yanında fikir ve siyaset adamıdır. Yazdığı eser sayısı 30`dan fazla olan paşa, bir cumhuriyet aynasıdır. Eserlerinin çoğu içinde bulunduğu dönemi anlatmaktadır. Eserlerinde büyük dargınlık beslediğini görmekteyiz. Ama ne olursa olsun onun millet ve vatan sevgisi her şeyin üstündedir.





















Hür ol! Esir yaşama!


Kazım Karabekir





Gençlik Yılları ve Askeri Hayatı


1882 yılında İstanbul`da Kocamustafapaşa semtinde dünyaya gelmiştir.Aslen Karamanın Gafariyat,şimdiki ismi Kazım Karabekir ilçesi kasabasındandır. Babası Oğuzlar`ın Avşar Boyu`ndan olup, Kırım Harbi`ne 16 yaşında gönüllü olarak yazılmış, Silistre ve Sivastopol muharebelerinde savaşıp yaralanmış, sonraları nizamiyeden jandarmaya geçmiş, ve Osmanlı Ordusunda paşalığa kadar yükselmiş olan Karamanlı Mehmet Emin Paşa, annesi ise Hacı Havva Hanımdır. Kazım Karabekir Paşa`nın babası görevi nedeniyle pek çok şehir dolaşmış ve en son Mekke de kolera hastalığına yakalanarak 1893 yılında vefat etmiştir. Kazım Karabekir`in annesi ise, Mehmet Emin Paşa ölünce İstanbul`a göç etmiş, ve İstanbul`da vefat etmiştir. Kazım Karabekir Mekke`ye göç etmeden önce İstanbul`un Zeyrek semtinde ilkokula başlamıştı. Böylece öğrenim hayatı boyunca ‘Kazım Zeyrek` adıyla anılmıştır. Çünkü soyadı kullanımı olmadığı bu dönemde, öğrenciler okullara kaydedilirken öğrenciler oturdukları il veya ilçe semt adlarıyla çağrılırdı. İlk öğrenimini İstanbul, Van, Harput ve Mekke'de tamamladıktan sonra, 1894 yılında İstanbul Fatih Askeri Rüştiyesi'ne giren Karabekir bu okulu 1896 yılında bitirmiştir. 1899'da Kuleli Askeri İdadisi'ni bitirdikten sonra 14 Mart 1900 tarihinde Harp Okulu`na girdi. 6 Aralık 1902`de Mülazım-ı sani bugünkü ismi ile ‘Teğmen` rütbesiyle, piyade sınıfının birincisi olarak p1 sicil numarası ile mezun oldu. Kazım Karabekir bu okulun ardından Harp Akademilerinin karşılığı olan ve kurmay subay yetiştiren Erkan-ı Harbiye Mektebi`ne devam ederek bu okulu 5 Kasım 1905`te Kurmay Yüzbaşı rütbesi ile bitirdi.10 Kasım 1905`te Edirne`de 2. Orduya daha sonra da 11 Ocak 1906 da 3. Ordu`ya verilen Kazım Karabekir 13. Süvari Topçu Alayı 15. Süvari Avcı Taburu ve Manastır Mıntıka Komutanlığı Erkan-ı Harbiyesi`nde görev aldı
Birinci Dünya Savaşı`na kadar askeri faaliyetlerine ve görevlerine Manastır`da başlayan Karabekir stajını tamamladığı bu bölgede Manastır Mıntıkası Kurmay Başkanlığı`nda görev aldı. İttihat ve Terakki'nin Manstır örgütünün kurulmasına katıldı. Daha sonra Manastır Mıntıka Müfettişliği`ne tayin olan Karabekir, bu görevi sırasında Rum ve Bulgar çeteleriyle yapılan çatışmalarda bulundu ve Bulgar çetesinin imhasında gösterdiği başarılarından dolayı 19 Ağustos 1907`de Kol Ağası bugünkü ismi ile ‘Kıdemli Yüzbaşı` rütbesine yükseltildi.9 Nisan 1912`de Bulgar Hududu Edirne Komiserliği`ne atandı ve 27 Nisan 1912`de ‘Binbaşı` rütbesine yükseltildi. Birinci Balkan Savaşı`nda Edirne Kale muharebelerinde Onuncu Tümenin Kurmay Başkanlığını yapmıştır. Bu savaş sırasında Edirne Kale`sinin teslim olması ile 28500 kişi Bulgarlar tarafından esir edildi. Karabekir`de 22 Nisan 1913`de esir edildi.23 Ekim 1913`te Bulgaristan ile imzalanan antlaşma sonucu esirlikten kurtulan Karabekir 2 Aralık 1913`te Balkan Savaşı sırasında Rus halkının uğradığı zararı tespit için oluşturulan Türk-Bulgar-Rus karma komisyonunda Türk temsilcisi olarak bulunan Karabekir, daha sonrada General Limon von Sanders başkanlığında Türk ordusunun ıslah amacıyla gönderilen Alman askeri heyeti İstanbul`a gelince, 11 Ocak 1914`te Genelkurmay İstihbarat Şubesi müdür yardımcılığına görevlendirildi.
1914'te ‘Yarbay` rütbesiyle Birinci Kuvve-i Seferiye komutanlığıyla İran ve ötesi harekâtıyla görevlendirildi. Bir süre sonra İstanbul Kartal'da 14. Fırka komutanlığına atandı ve Çanakkale'ye gönderildi. Kerevizdere'de Fransızlar'a karşı üç ay savaştıktan sonra ‘Albay` rütbesine yükseldi. Buradan, İstanbul'da I. Ordu Erkân-ı Harbiye başkanlığına, sonra Galiçya'ya gidecek ordunun ve ardından Mareşal Vonder Goltz'un Erkân-ı Harbiye başkanlığına atanarak Irak'a gitti. 1916'da Kutü'l-Amare'yi kuşatan18. Kolordu komutanlığına getirildi ve burayı aldıktan sonra Irak'ta İngilizler'le çarpıştı. 1917'de Diyarbakır'daki 2. Kolordu komutanlığına getirildi ve Van, Bitlis, Elaziz (Elazığ) cephelerindeki II.Ordu komutanlığına vekâlet etti. 1918'de Erzincan ve Erzurum'u Ermeniler'den ve Ruslar'dan geri aldı. Ardından Sarıkamış, Kars ve Gümrü kalelerini ve Karakilise'yi (Karaköse) kurtardı. Aynı yıl mirliva ‘Tümgeneral` oldu.

Mondros Mütarekesi sırasında sadrazam olan Ahmed İzzet Paşa'nın erkân-ı harbiye-i umumiye reisliği (genelkurmay başkanlığı) önerisini kabul etmeyerek Anadolu'da görev almak istedi. Önce Tekirdağ'daki 14. Kolordu komutanlığına, ardından da Erzurum'daki 15. Kolordu komutanlığına atanmasını sağlayarak Nisan 1919'da göreve başladı. Hazırlıkları yapılan Erzurum Kongresi'nin toplanmasında önemli rol oynadı. Kurtuluş Savaşı'nda Edirne milletvekilliği ve Doğu cephesi komutanlığı yaptı. Ermeniler'in eline geçen Sarıkamış, Kars ve Gümrü kalelerini geri alarak 15 Kasım 1920'de Ermeni ordusunu kesin olarak yendi. Ermeni hükümetiyle Ankara hükümeti adına Gümrü Antlaşması'nı imzaladı. Kars'ın alınmasıyla ferikliğe ‘Korgeneral` yükseldi. Rus Sovyet Sosyalist Federe Cumhuriyeti ve Kafkasya hükümetleriyle Kars Antlaşması görüşmelerini yürüttü. Kurtuluş Savaşı'nın bitiminden sonra I. Ordu müfettişliğine atandı, 5 Aralık 1927`de ordudan emekli edilmiştir.





Siyasi Yaşamı


Kazım Karabekir`in siyasi fikirlerinin daha okul yıllarında belirgin hale geldiğini söylememiz mümkündür. Selanik`te iken Binbaşı Enver Bey ile birlikte daha sonra İttihat ve Terakki adını alacak olan Osmanlı Hürriyet Cemiyeti`nin şubesini kurmuştur. 1909 da yaşanan 31 Mart olayı sırasında Hareket Ordusu`na Edirne`den katılarak Yıldız Sarayı`nın işgalinde başarılı oldu. 1909 seçimlerinde İttihat ve Terakki Cemiyeti`nin meclise milletvekili göndererek siyasi bir fırka olması üzerine ordunun politika ile uğraşmasını doğru bulmadığından bu cemiyetten ve siyasete karışmaktan uzak durmuştur.

Milli mücadele sonrasında Kazım Karabekir, 29 Haziran 1923 tarihinde II. TBMM`ne İstanbul milletvekili olarak seçilen, Kazım Karabekir 17 Kasım 1924`te Hüseyin Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy, Refet Bele, Cafer Tayyar Eğilmez, Dr. Adnan Adıvar gibi isimlerle Terrakkiperver Cumhuriyet Fırkası`nı kurmuşlar ve bu fırkanın genel başkanı olmuştur.3 Haziran 1926 tarihinde partisinin birkaç üyesinin söz ve davranışları ile doğudaki Şeyh Sait isyanına sebebiyet verdikleri gerekçesi ile fırka kapatılmıştır.

22 Haziran 1926 yılında Gazi Mustafa Kemal Paşa`ya düzenlenen suikast girişimi nedeniyle Ankara`da tutuklamalar başlar.Tutuklananlar arasında Kazım Karabekir`de vardır.Şüpheli görülen mebuslar ve mebus paşalar meclisten karar alınmadan tutuklanmışlardır. Kazım Karabekir tutuklanınca Başvekil İsmet Paşa işe müdahale etmeyi lüzumlu görmüş ve emniyet müdürüne emir vererek Kazım Karabekir`i serbest bıraktırmıştır. Bunun üzerine İstiklal Mahkemesi TBMM adına yargı yetkisi kullandığını iddia ederek buna müdahale eden İsmet Paşa`nın da tutuklanmasını gerekli görmüştür.Bu gelişmeler üzerine Kazım Karabekir 27 Haziran`da başlayan mahkeme 13 Temmuz`da tamamlanmış: Sanıklardan bir kısmı ölüm cezasına çarptırılmışlardır. Kazım Karabekir ile birlikte Ali Fuat, Refet, Cafer Tayyar, Mersinli Cemal Paşa`larla bazı mebuslar beraat etmişlerdir.

5 Aralık 1927`de ordudan emekli edilen Kazım Karabekir, İstanbul`a gelerek Erenköy`de ki evinde inzivaya çekilmiştir. 1938 yılına kadar hatıralarını ve eserlerini yazmaya uğraştı.1938 yılında yeni Cumhurbaşkanı ve çok yakın arkadaşı İsmet İnönü`nün Halil Ethem Eldem`in ölümüyle boşalan İstanbul milletvekilliğine aday göstermesi üzerine ikinci defa milletvekili seçildi.1946 yılındaki genel seçimlerde yeniden İstanbul milletvekili seçilen Kazım Karabekir 23 Temmuz 1946 yılında TBMM başkanı seçilmiş ve ölümüne kadarda bu görevini sürdürmüştür.






























Ailesi



Yoğun savaş yılları ve milli mücadele devri boyunca hep vatanın kurtuluşu için mücadele vermiş olan Karabekir Paşa,evlilik hayatına 1924 yılında 42 yaşındayken Aydın`lı Cemal Bey'in kızı İclal Hatun (1900-1954) ile adım atmıştır. Bu evlilikten 1927 yılında Hayat (1927-) ve Emel (1927-1984) adında ikiz ve 1941 yılında 59 yaşında ona tekrar baba olma sevincini yaşatan Timsal (26 Ocak 1941-) adlarında üç kız çocuk sahibi oldu.

Kazım Karabekir (ortada), Aydın eşrafı Cemal Bey`in kızı İclal Hanım (solda) 1927 yılında dünyaya gelen ikiz kızları Hayat ve Emel, 1941 yılında da üçüncü kızı Timsal dünyaya gelmiştir.





Milli Mücadele`de Kazım Karabekir


İstanbul`un işgali ile azalan umutlara karşı içerisinde hala hürriyet umutları olan paşalar vardı. Bunlardan biri Mustafa Kemal Paşa, diğeri de Kazım Karabekir Paşa idi. Her iki paşa da Mondros Mütarekesi`nden sonra Osmanlı Genel Kurmayı tarafından İstanbul`a çağrılmıştır.Mustafa Kemal Paşa İstanbul`da yaklaşık altı ay kalmıştır.Bu sürenin üç ayını siyasi, üç ayını da fikri faaliyetlerle geçirmiştir. Siyasi faaliyetlerinin amacı, harbiye nazırı olarak hükümete girmek ve bu yolla devleti ve milleti kurtarmaktı.Bu hususta yaptığı teşebbüslerden sonuç alamadı. Fakat o, bu üç ay içerisinde İstanbul`dan devleti ve milleti kurtaramayacağını anladı. İkinci üç ay içerisinde gösterdiği fikri faaliyetlerden amacı ise, resmi bir görev alarak, Anadolu`ya geçmek ve Anadolu`da bir milli mücadele başlatmaktı.Bilindiği gibi, Mustafa Kemal Paşa fikri faaliyetlerinden müspet sonuç aldı ve kendisini geniş yetkilerle 9.Ordu Müfettişliği görevine tayin ettirdi.

Kazım Karabekir Paşa`ya gelince o da tıpkı Mustafa Kemal Paşa gibi İstanbul`a gelir gelmez, devletin ve milletin ancak Anadolu`da verilebilecek bir mücadele sonucunda kurtarılabileceği kanaatine vardı. O, bununla da kalmadı; Anadolu`da bir görev almak için hemen harekete geçti. Bunun için Genelkurmayda görevli arkadaşı İsmet (İnönü) Bey ile görüştü. Fikrini söyledi ve ondan Erzurum`a tayini için yardım istedi. Fakat İsmet Bey, Karabekir Paşa`nın fikrini ciddiye almadı. ‘Bunu yapma imkansız.İkimizde askerlikten çekilerek bir çiftlik kuralım` şeklinde bir cevap verdi. Amacına ulaşmak hususunda son derece kararlı olan Karabekir Paşa fikrinden vazgeçmedi. Bu defa Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak Paşa`ya gitti. ‘Tasfiye edilirsin, Divan-ı Harb`e verilirsin`, şeklinde sözlerle onu bu gayesinden vazgeçirmeye çalıştı. Bu durum karşısında Kazım Karabekir Paşa`nın cevabı şu oldu : ‘Trabzon`a ayak basmaklığıma mani olmayınız, ötesi milli dava olacaktır.`Karabekir Paşa çabaları sonucunda kendisini merkezi Erzurum`da olan 15. Kolordu Komutanlığı`na tayin ettirdi.
Kazım Karabekir Paşa İstanbul`dan ayrılmadan önce Mustafa Kemal Paşa`yı ziyaret etti. Karabekir Paşa, bu görüşmede kendisini 15.Kolordu Komutanlığı`na tayin ettirdiğini Mustafa Kemal Paşa`ya bildirdikten sonra ‘İstanbul`da İtilaf Devletlerinin arzularına uymaktan başka yapılamayacağı, Devletin ve milletin ancak Anadolu`dan kurtarılabileceği, Doğu Anadolu`da milli bir hükümetin kurulması lazım geldiği, İtilaf Devletlerinin askeri bir müdahaleye taraftar olmadıkları, mücadelenin Doğu da Ermenilerle, Batı da Rumlarla geçeceği bunun için, başta zat-ı devletleri olmak üzere İstanbul`da ki bütün komutanların Anadolu`ya geçmesi gerektiği` şeklinde bir değerlendirme yaparak, fikrini açıkça ortaya koydu. ‘Vaziyet size hak verdiriyor, şeklinde ki ifadesiyle Karabekir Paşa`nın görüşlerini doğru ve isabetli bulan Mustafa Kemal Paşa, en kısa zamanda Anadolu`ya geleceğini bildirdi.Karabekir Paşa, Mustafa Kemal Paşa`nın da kendisi gibi düşündüğünü öğrenince çok memnun oldu.
19 Nisan 1919 tarihinde Kazım Karabekir Paşa Trabzon`a, 19 Mayıs 1919 tarihinde Mustafa Kemal Paşa Samsun`a çıktı.Bu birbirine benzeyen iki tarihten Türk milletinin hayatında birer dönüm noktasıdır.Bunlardan birincisi, Doğu Anadolu`nun ikincisi de, bütün yurdun kurtuluş mücadelesinin başlangıç tarihidir.
Karabekir Paşa, Trabzon Muhafaza-ı Hukuk Heyeti ile görüştükten sonra, Trabzon`dan 30 Nisan`da iki otomobille yola çıkmış yolda,Ardasa,Gümüşhane,Bayburt ve Aşkale`de teftişler yapmıştır.Bu bölgede halkın durumunun iyi olmadığını gözlemlemiştir. 3 Mayıs`ta Erzurum`a ulaşmıştır. Kazım Karabekir Paşa, Erzurum merkez olmak üzere Doğu Anadolu`da şu işlerle meşgul olacaktı: İtilaf devletlerince 15.Kolordunun elinde bulunan silahların alınmasını engelleyerek İngiliz Yarbayı Rawlinson`un nüfuzunu kırmak, yerli aşiret reislerini yanına çekerek bunları Ermeni meselesi ve dış tehlikeler konusunda uyarmak,telsiz ve telgraf istasyonunu haber almayı güçlendirmek için harekete geçirmek, Erzurum Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti`ni güçlendirmek.
Rus işgali ve Ermeni katliamı yüzünden perişan bir halde bulunan bölge halkı , Kazım Karabekir Paşa`yı milli bir kahraman gibi karşıladı.Zira bir yıl önce Erzincan`ı,Erzurum`u, Kars`ı ve Gümrü`yü Ermeni işgalinden kurtarmıştı.Kazım Karabekir Ermeni vahşetini, ‘çarşı ve pazarda dolaşan çocuk, ihtiyar, kadın erkek yol yaptırmak bahanesi ile toplanıyor. Toplanan bu ma`sumin kitlesi kafile kafile Kars kapısı civarında ictima ettiriliyor` şeklinde anlatmaktadır.Bu başarısından dolayı generalliğe yükseltilmişti.Bölgede ki Ermeni mezaliminin etkisi devam etmekteydi.Ermeni çetelerinin geçtikleri köyler,kasabalar ve şehirler, birer mezarlık görüntüsü içindeydi.Babaları anneleri öldürülmüş çocuklar,çıplak bir vaziyette dolaşıyor,açlıktan ölmemek için ot yiyorlardı.Karabekir Paşa, bu duruma kayıtsız kalmadı; 4000 bin civarında yetim çocuğu himayesine alarak onlara, barınak,yiyecek ve eğitim imkanı sağladı.
Bütün Anadolu`da birlikleri dağıtılmamış ve silahları ellerinden alınmamış iki kolordu bulunuyordu.Bunlardan biri merkezi Erzurum olan 15. Kolordu, diğeri de merkezi Ankara`da olan 20. Kolordu idi. 15.Kolordu`nun asker sayısı 15 000 20. Kolordu`nun asker sayısı ise 4 500 civarında idi. Bu duruma göre Doğu Anadolu ve Doğu Anadolu halkının kaderini 15. Kolordu daha doğrusu bu ordunun göstereceği başarı belirleyecekti.Karabekir Paşa ile bölge halkı aynı inançtaydı.Karabekir Paşa bölge halkı ile bütünleşmeyi ve iş birliğini sağladı.Birliklerinin ve halkın tam güvenini kazandı.Bölgede asayişi ve nizami sağladı. 15.Kolordu`nun hiçbir silahını itilaf devletlerine teslim etmedi.
Karabekir Paşa milli menfaatleri her zaman kendi ferdi menfaatlerinin üzerinde tutmuştur. Örnek verecek olursak, onun Mustafa Kemal Paşa`ya karşı olan tutumu.Mustafa kemal Paşa görevinden istifa edip , sivil bir kişi olduğu zaman Erzurum`da Paşa`nın huzuruna gelerek, ‘Paşam, ben ve Kolordum emrindedir` demek suretiyle milli davaya ve onun liderliğine tam desteğini vermiştir.Oysa bu sıralarda Mustafa Kemal Paşa hakkında tutuklama emri bulunmaktaydı. O paşayı tutuklamak yerine onun emrine girerek milli davaya sonuna kadar sahip çıkmıştır.Harbiye Nazırı`nın Mustafa Kemal Paşa`yı tutuklama emrine de cesaretle karşı çıkmıştır.Sadrazam`a yazdığı yazı ile de Hükümetin Mustafa Kemal`e karşı tavrını yine aynı cesaretle eleştirmiştir.Daha da önemlisi, Mustafa Kemal`in ve Rauf Bey`in Kongreye katılmasında, Mustafa Kemal`in başkanlık seçilmesinde, kararların oluşturulmasında ve 14 günlük kongrenin güvenlik içinde geçmesinde önemli rol oynamıştır. Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Sivas`ta ortadan kaldırılma tertibine de şiddetle karşı çıkmıştır.Bu tertipte görev alan Malatya Valisi Ali Galip Bey`i görevinden almıştır.Padişah`a yazdığı bir yazıda, izlediği İngiliz yanlısı politika ile milli davaya zarar veren Damad Ferid Paşa Hükümeti`nin görevden alınmasını istemiştir.Daha da önemlisi, Kazım Karabekir Paşa`nın Mustafa Kemal Paşa hakkında ki müspet tavrını hiçbir teşebbüs değiştirememiştir.Mesela 25 Kasım 1919 tarihinde Sivas`ta yapılacak toplantıya Fevzi Paşa, Mustafa Kemal Paşa`yı tutuklamak ve İstanbul`a götürmek gayesi ile gelmiştir.Fevzi Paşa, bu durumu Kazım Karabekir Paşa`ya açıklamış ve kendisinden karşı koymamasını istemiştir.Kazım Karabekir Paşa, ‘Mustafa Kemal Paşa`nın milletin kurtuluşu ve istiklali hususun da hayatını ortaya koymuş bir zat olduğunu` Fevzi Paşa`yı ikna edip, inandırdığı gibi Fevzi Paşa`yı da fikren kendi safhalarına çekmeyi de başarmıştır.


Doğu Anadolu`nun Kurtuluşu


1920 yıllarının başlarında Ermeni meselesi daha tehlikeli bir şekil almaya başladı.Zira, İtilaf Devletleri Ermeniler ile Gürcülerden bir Kafkas Seddi meydana getirmişlerdi. Amaçları, burada Türk ordusunu ağır kış şartları altında silahlarıyla birlikte karlara gömmek ve Osmanlı hükümetine de istedikleri anlaşmayı imzalatmak idi.
Mebuslar Meclisi yeni toplanmıştı. Mustafa Kemal Paşa, Kazım Karabekir Paşa`nın Azeriler ve Dağıstanlılarla anlaşarak, bu Seddi yıkmak için hemen harekete geçmesini istedi.Fakat kış mevsiminin tam ortasında idi.Bu mevsimde bir harekat tam bir intihar olurdu.Birinci Dünya Savaşı sırasında, Enver ve Hafız Hakkı Paşaların Sarıkamış harekatında 65 000 Türk evladı donarak hayatını kaybetmişti.Mustafa Kemal Paşa, İstanbul`un işgal edildiği gün Kazım Karabekir Paşa`ya telgraf çekerek harekat hakkındaki görüşün sordu. Ağır kış şartlarının nasıl bir felakete yol açacağını çok iyi bilen Karabekir Paşa, Doğu Anadolu`nun on kurtuluş ümidi ordusunu tehlikeye atmak istemiyordu. Bu hususta Mustafa Kemal Paşa`ya gerekli açıklamayı yapan Karabekir Paşa, harekat için ilkbaharın gelmesini beklemeye başladı.12 Haziran 1920 tarihinde Karabekir Paşa 15. Kolordu`yu harekete geçirdi. Düşman karşısında mevkiini kuvvetlendirebilmesi için, onun Ermenilerden önce hareket etmesi gerekiyordu.
14 Haziran tarihinde Bakanlar Kurulu kararıyla ‘Şark Cephesi` kuruldu ve komutanlığına da Kazım Karabekir Paşa atandı. Karabekir Paşa`nın amacı,bu yıldırım harekatı ile Soğanlı dağlarını aşarak,Sarıkamış`ı ele geçirmek, Doğu yolunu açmak ve geçitleri,yani stratejik mevkileri tutmak idi. Ordu hareket halindeyken, 22 Haziran da Ankara`dan ‘Harekat yapılmayacaktır` şeklinde bir emir geldi.Bunun sebebi Rusya`dan gelen bir mektup idi. Ruslar bu mektupta ‘Savaşa sebebiyet vermeyin.Ermenilerle sizi anlaştıracağız`. diyorlardı.Mustafa Kemal Paşa önce barış yolunu denemek istiyordu.Bu arada Mecliste Bolşevik Rusya ile Batılı devletlerin himayesini isteyen gruplar ortaya çıkmaya başladı.Karabekir Paşa her iki grubun da düşüncesini tehlikeli buluyordu.O bu hususta ‘biri ateşte yanmak, diğeri de suda boğulmak` diyor ve kurtuluşu kendi gücümüzde görüyordu.
Harekat durduruldu.Fakat bu beklemeden ve görüşmelerden sonuç çıkmadı.Öte yandan harekat çok gecikmişti.Kış yaklaşmaktaydı.Karabekir Paşa endişeliydi.Nihayet 20 Ekim tarihinde Bakanlar Kurulu`ndan harekat emri çıktı.Karabekir Paşa 9. Ve 12.Tümenleri hemen Sarıkamış istikametinde harekete geçirdi.Süratle ilerleyen Türk ordusu, Kars üzerine ‘ters cephe` harekatı düzenledi.30 Ekim`de Kars düştü, Ermeni ordusu bozgun bir halde Gümrü istikametinde kaçıyorlardı. Ele geçirilen silah ve cephane Türk ordusuna 10 yıl yetecek kadar çoktu.Karabekir Paşa bu başarısından dolayı TBMM tarafından Korgeneralliğe terfi ettirildi.
Karabekir Paşa, Kars`tan sonra orduya Gümrü üzerine yürüme emrini verdi.6 Kasım tarihinde Ermeniler barış istediler.Karabekir Paşa,silahlarıyla birlikte teslim olma şartını koştu ve Ermeniler kabul ettiler.Gümrü`yü teslim ettiler. 25 Kasım`da Gümrü ‘ de barış görüşmeleri başladı. Türk heyetinin başında Karabekir Paşa bulunuyordu.Karabekir Paşa`nın ısrarı ile ermeni heyetine Serv Antlaşması`nda ki imzaları geri aldırıldı. 3 Aralık`ta Ermenilerle Gümrü antlaşması imzalandı.Bu antlaşma gereği Gümrü Ermenilere bırakıldı.Bu Büyük Millet Meclisi`nin imzaladığı ilk uluslar arası imza idi.
Kazım Karabekir Paşa`nın Doğuda henüz işi bitmemişti.Zira, Elviye-i Salese adıyla anılan üç vilayetten ikisi, yani Ardahan ve Artvin vilayetleri işgal altındaydı.Karabekir Paşa, ordusunu tekrar harekata geçirdi, bir yıldırım harekatı düzenleyerek, Ardahan ve Artvin vilayetlerini geri aldı. Mustafa Kemal Paşa, Ahlıkelek ve Ahıska ve Batum`unda alınmasını istedi. Karabekir Paşa aynı hızla ilerleyerek üç vilayeti de ele geçirdi.Böylece Kazım Karabekir Paşa Doğu harekatını tamamlamış, Doğu Anadolu Türk halkını kurtarmıştır.TBMM 16 Mart 1921 yaptığı Moskova Antlaşması ile üç vilayeti de Gürcülere bırakarak Türk – Gürcü sınırını çizmiştir.
Gümrü Antlaşması ile ,TBMM'nin uluslar arası alandaki ilk askeri ve siyasi başarısı olup,imzaladığı ilk antlaşmadır.TBMM'yi ve Misak-i Milli'yi tanıyan ilk yabancı devlet Ermenistan olmuştur.Doğu Cephesi büyük ölçüde kapanmıştır.Ermenilerden alınan silah ve Doğu Cephesindeki askerler Ankara' ya gönderilmiştir.Bu cephede ki askerler Batı Cephesine kaydırılmıştır.


Kazım Karabekir Ve Mustafa Kemal


Milli Mücadele yıllarında Atatürk`ün, Karabekir Paşa`ya ne kadar önem verdiği o sırada Türkiye`ye sık sık gelen Fransız gazeteci M.Berthe George Gaulis`in 1924`te yayınladığı ve bizzat Atatürk`ten dinlediğini ifade ettiği yazısında şöyle ifade ediyor. ‘Mustafa Kemal solumdaki masa komşusunu göstererek konuşmaya devam etti.Bu da bizim Kazım Karabekir, Doğu Cephesi Komutanımız, şöhretini duymuşsunuzdur. Kazım, benim ve İsmet Paşa`nın en iyi arkadaşıdır` demiştir. Mustafa Kemal, Kazım Karabekir hakkında ‘Müstesna adam` diyerek dostluklarının ne denli büyük olduğunu belirtmiştir.
Milli Mücadele yıllarının iki büyük dostu ve kader arkadaşı ne yazık ki özellikle Cumhuriyetin ilanından sonra metodolojik görüş ayrılığı içindedir. Bu metodolojik görüş ayrılığına rağmen milli mücadele kahramanlarının, milli mücadeleden sonra da devam etmesi muhtemel birliktelikleri, bu dostluğu çekemeyen üçüncü kişiler tarafından kolaylıkla istismar edilince paşalar arasındaki birliktelik aynı samimiyetle devam ettirilmemiş ve hatta zaman zaman ciddi kırgınlıklara varan çekişmelerin de doğmasına sebep olmuştur.Tarafların dostluğun yeniden sağlanması için 1933`ten itibaren başlattıkları iyi niyetli açıklamalar da maalesef yüz yüze görüşmelerin yapılmaması üzerine sonuçsuz kalmıştır.






Kazım Karabekir`in Eserleri


  • Ankarada Savaş Rüzgarları
  • Bir Duello ve Bir Suikast
  • Birinci Cihan Harbi 1-4
    • Birinci Cihan Harbine Neden Girdik?
    • Birinci Cihan Harbine Nasıl Girdik?
    • Birinci Cihan Harbini Nasıl İdare Ettik?
    • Birinci Cihan Harbini Nasıl İdare Ettik?
  • Cumhuriyet Tarihi Set 1
  • Cumhuriyet Tarihi Set 2
  • İstiklal Harbimiz 1-5
  • Paşaların Kavgası
  • Paşaların Hesaplaşması
  • Cehennem Değirmeni 1-2
  • İzmir Suikasti
  • Çocuklara Öğütler
  • Hayatım
  • İttihat ve Terraki Cemiyeti 1896-1909
  • Ermeni Dosyası
  • İngiltere, İtalya ve Habeş Harbi
  • Kürt Meselesi
  • Çocuk, Davamız 1-2
  • İstiklal Harbimizin Esasları
  • Yunan Süngüsü
  • Sanayi Projelerimiz
  • İktisat Esaslarımız
  • Tarihte Almanlar ve Alman Ordusu
  • Türkiye`de ve Türk Ordusunda Almanlar
  • Tarih Boyunca Türk-Alman İlişkileri
  • İstiklal Harbimizde İttihad Terraki ve Enver Paşa 1-2
  • İstiklal Harbimizin Esasları Neden Yazıldı?
  • Milli Mücadelede Bursa
  • İtalya ve Habeş
  • Ermeni Mezalimi
  • Sırp-Bulgar Seferi
  • Osmanlı Ordusunun Taaruz Fikri
  • Erkan-i Harbiye Vezaifinden İstihbarat
  • Sarıkamış-Kars ve Ötesi
  • Erzincan ve Erzurum'un Kurtuluşu
  • Bulgaristan Esareti -Hatıralar, Notlar
  • Nutuk ve Karabekir'den Cevaplar























Sonuç

Kazım Karabekir Paşa doğumundan ölümüne içinde bulunduğu dönemin bir tarih aynasıdır.Yazdığı kitaplarla kendinden sonra ki nesillere binlerce bilgi bırakırken, insanı düşünmeye yönelten bir fikir insanıdır.
Karabekir doğuda bulunduğu sürece yalnız askeri ve siyasi alandaki eğitim sahasında da çok büyük hizmetler yapmıştır. Ermenilerce katledilen ailelerin yetim yavrularına gerçek bir baba olmuş 4000 Erkek 2000 Kız evladı sefaletten kurtarmış ve vatana faydalı meslek sahibi bireyler haline getirmiştir. Çocukların eğitiminin yanı sıra halkın eğitimi ile de uğraşmıştır. Erzurum ve Sarıkamış`ta okullar kurmuştur.
1927`de emekli edilen Kazım Karabekir 1938 yılına kadar Erenköy`deki bugün müze olan köşkünde inzivaya çekilmiştir. Yakın tarihimize ışık tutan eserlerini bu dönemde kaleme almıştır. Aydın eşrafı Cemal Bey`in kızı İclal Hanımla 1924 yılında evlenmiştir. Bu evliliğinden 1927 yılında ikiz kızları Hayat ve Emel, 1941 yılında da 3. kızı Timsal dünyaya gelmiştir.

Kâzım Karabekir Paşa, 22 Haziran 1926`da İzmir suikastında rolü olduğu ileri sürülerek Ankara`da tutuklanıp İzmir`e götürülmüştür. Suikastı araştırmak amacıyla kurulan İstiklâl Mahkemesi`nde idamla yargılanmıştır. Fakat 23 Temmuz`da söz konusu olayla bir ilgisi olmadığı anlaşılarak, mahkeme üyelerinin oy birliği ile beraat etmiştir.
Doğrusu ile yanlışıyla Kazım Karabekir Paşa bu vatan için canını ortaya koymuş bir kahramandır. Onun yaşadığı bu süreçler dahilinde yazdıkları anlattıkları günümüze ışık olmaya devam edecektir.Atatürk gibi onunda içinde bulunan bağımsız yaşama arzusu, bugün bu topraklar üzerinde yaşayan bizlerin onlara ne kadar çok şey borçlu olduğumuzun kanıtıdır.
Araştırmamıza onun sözü ile başladık onun sözü ile bitiriyoruz.


Hür ol! Esir yaşama!


Kazım Karabekir


KAYNAKÇA,
KARABEKİR Kazım, İstiklal Harbimizin Esasları,İstanbul,1995
KARABEKİR Kazım, İstiklal Harbimiz, İstanbul,1990,
KARABEKİR Kazım,Soykırım Yalanı Ermeni Mezalimi,İstanbul,2005,s.83
KOCA Salim, Fikir Siyaset ve Devlet Adamı Kazım Karabekir Paşa Paneli,Ölümünün 52. Yıldönümü Anısına,Ankara,2000
MUMCU Uğur, Kazım Karabekir Anlatıyor,Ankara, 1998
İPEKÇİ Abdi, İnönü Atatürk`ü Anlatıyor, İstanbul,1968,s.23
SELVİ Haluk, Milli Mücadele`de Erzurum,Ankara,2000,s.71
SEMİZ Yaşar,Atatürk ve Kazım Karabekir Paşa, Bir Dostluğun Dargınlığa Dönüşmesi,Türkiyat Araştırmaları Derğisi, Sayı 4, Konya, 1997, s.209
TURAN Mustafa,Fikir Siyaset ve Devlet Adamı Kazım Karabekir Paşa Paneli,Ölümünün 52. Yıldönümü Anısına,Ankara,2000,s.63
http://www.arastiralim.net/ataturk-ile-kazim-karabekir-birbirlerinin-zitti-miydi.html,23/12/2012, S.22,15


Uğur Mumcu, Kazım Karabekir Anlatıyor,Ankara, 1998, s.6

Mustafa Turan, Fikir Siyaset ve Devlet Adamı Kazım Karabekir Paşa Paneli,Ölümünün 52. Yıldönümü Anısına,Ankara,2000,s.63

Resim, ,

Salim Koca, Fikir Siyaset ve Devlet Adamı Kazım Karabekir Paşa Paneli,Ölümünün 52. Yıldönümü Anısına,Ankara,2000,s.32

Kazım Karabekir, İstiklal Harbimiz, İstanbul,1990, s.18

Haluk Selvi, Milli Mücadele`de Erzurum,Ankara,2000,s.71

Kazım Karabekir, Soykırım Yalanı Ermeni Mezalimi,İstanbul,2005,s.83

Salim Koca, a.g.e,s.35

Salim Koca, a.g.e.,.38

Kazım Karabekir, İstiklal Harbimizin Esasları,İstanbul,1995.s.229

Salim Koca, a.g.e.,.45

Abdi İpekçi, İnönü Atatürk`ü Anlatıyor, İstanbul,1968,s.23

Yaşar Semiz,Atatürk ve Kazım Karabekir Paşa, Bir Dostluğun Dargınlığa Dönüşmesi,Türkiyat Araştırmaları Derğisi, Sayı 4, Konya, 1997, s.209






KAYNAKÇA,
KARABEKİR Kazım, İstiklal Harbimizin Esasları,İstanbul,1995
KARABEKİR Kazım, İstiklal Harbimiz, İstanbul,1990,
KARABEKİR Kazım,Soykırım Yalanı Ermeni Mezalimi,İstanbul,2005,s.83
KOCA Salim, Fikir Siyaset ve Devlet Adamı Kazım Karabekir Paşa Paneli,Ölümünün 52. Yıldönümü Anısına,Ankara,2000
MUMCU Uğur, Kazım Karabekir Anlatıyor,Ankara, 1998
İPEKÇİ Abdi, İnönü Atatürk`ü Anlatıyor, İstanbul,1968,s.23
SELVİ Haluk, Milli Mücadele`de Erzurum,Ankara,2000,s.71
SEMİZ Yaşar,Atatürk ve Kazım Karabekir Paşa, Bir Dostluğun Dargınlığa Dönüşmesi,Türkiyat Araştırmaları Derğisi, Sayı 4, Konya, 1997, s.209
TURAN Mustafa,Fikir Siyaset ve Devlet Adamı Kazım Karabekir Paşa Paneli,Ölümünün 52. Yıldönümü Anısına,Ankara,2000,s.63
http://www.arastiralim.net/ataturk-ile-kazim-karabekir-birbirlerinin-zitti-miydi.html,23/12/2012, S.22,15




Arkadaşlar umarım size yardımcı olabilmişimdir.Çalışma ben ve arkadaşıma aittir. Çalışmamız kısa zamanda hazırlanmış çok basit ama biraz incelemelere dayanarak bilimsellik yönü olan bir çalışmadır. Umarım derslerinizde işinize yarar.



Yukarıda ki videoda Mustafa Kemal Paşa'ya düzenlenen İzmir Suikasti'nden sorumlu olarak İStiklal Mahkemesi'nde Karabekir Paşa'nın yargılanmasını izleyebilirsiniz.



0.59.00 dakikayı dikkatle izlemenizi tavsiye ederim.Mustafa Kemal Paşa ve Karabekir Paşa'nın karşılaşması.
 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Geri
Üst