Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Yazarı: ENVER BEHNAN ŞAPOLYO
1- Romanın Özeti
Kastamonu, Oğuz Türklerinin harman olduğu bir yerdi. Burada büyüyen Türk çocuklarına koç yiğit diyorlardı ve askerliğin en zor mesleği olan serdengeçtilik bu koç yiğitlerinden seçiliyordu. Bu Türk çocuklarının vücutları heykel kadar güzel, ince bir bel, geniş omuz, kuvvetli adaleler, bileklerindeki kuvvet demiri bükebilecek bir kudrette idi. Kanuni Süleyman bunu bildiği için serdengeçtileri ve akıncıları bu havaliden toplardı ve Estergon Kalesinin fethi için yine ihtiyaç vardı.
Serdengeçti için dellal Kastamonunun Çerkez kasasında koç yiğitleri katılmaları için çağırıyordu. Bu kafileye katılanlar arasında iki delikanlı vardı ki birinin adı Dev Ali diğerinin adı Gürz İlyas idi. Kafilede bunlardan dehşetli adam yoktu, belki de ordunun en cesur askerleri bunlar görünüyordu.
Dev Ali ve Gürz İlyas serdengeçti tezkereyi aldıktan sonra bunlara gazilik kınası yakıldı. Sofralar kuruldu, yenildi içildi ve dualar okundu. Bu iki arkadaş ana-babalarına vatanlarını sonuna kadar koruyacaklarını söz verdiler. Ve babaları bunlara al hayvan hediye etti.
Dev Ali ve Gürz İlyas talim için erkenden kalktılar. Bunlar toplam elli kişilik bir gruptu. Bu gruptan kırk altı kişi akıncı olarak ayrıldı. Bunlar arasında Dev Ali ve Gürz İlyas da vardı. Daha sonra bu yiğitler Edirne yolunu tuttular.
Kastamonu kafilesi Tımar Beyin emrinde Çankırıya, oradan da Ankaraya geldi. Buradan da bir çok akıncı ve serdengeçtiler yazılmıştı. Büyük bir kafile karadan İstanbula geldi, fakat burada fazla kalmadılar, Edirneye geçtiler. Bu şehir kışlalar ve askerlerle dolu idi. Ve bu kafile eğitime burada başlayacaktı. Bu kafileyi Seymenler kışlasına misafir ettiler.
Dev Ali ve Gürz İlyas Seymenler kışlasında aynı odaya düştüler. Ve eğitimlerine tokat atma taliminden başladılar. Daha sonra pala sallama talimini de başarıyla bitirdiler. Bu eğitimden sonra Okçular Şeyhi ok atma talimi için gereken bilgiyi verdikten sonra bu kafileyi Edirne dışında bir ok meydanına götürdü. Bu imtihanda bir çok pehlivan başarı kazandı. Bu imtihanda en başarılı yine Dev Ali ve Gürz İlyastı.
Serdengeçti için bütün eğitim tamamlandıktan sonra bu pehlivanlar Kanuninin huzuruna çıktı. Çünkü bu serdengeçtiler Estergon Kalesini fethedeceklerdi. Bu kafilede meşhur serdengeçtilerden Deve Kemal, Benli Karagöz, Solak Havan Delen, Lenduha Cafer, Top İskender, Ahi Haydar, Derviş Balı, Bursalı Sunca vardı. Tabi ilk önce Dev Ali ve Gürz İlyas seçildi ve bu serdengeçtilerden Kanuni Süleymanın dikkatini Dev Ali ve Gürz İlyas çekmişti. Kanuni serdengeçtilerin reisini Dev Aliyi, ikinci reisi de Gürz İlyası seçti.
Daha sonra Estergon Kalesinin fethi için serdengeçtiler Edirneden hareket ettiler ve konaklaya konaklaya Belgradın doğusuna geldiler. Burada Tunayı aşarak karşıya geçtiler. Türk serdengeçtileri günlerce Macar topraklarında yol aldılar ve ev sonunda Estergon Kalesi önüne geldiler, ve kaleyi gördükten sonra Macaristanın içine akın etmeye başladılar.
Serdengeçtiler Macaristanı vurduktan sonra Estergon civarındaki tepeleri karargah yaptılar, o sıralarda Kanuni Süleymanda orduyu hümayun ile Belgrad önlerine gelmişti. Önce Böğür delen kalesini piri Mehmet Paşa fetih etti, daha sonra da Tuna kıyısında bulunan Semenderye kalesi alındı. Sıra Estergon kalesine gelmişti.
Dev Ali her sabah atına binerek Estergon Kalesinin etrafında dolaşıyordu, ancak kale kumandanı kaleyi Türklere teslim etmemeğe karar vermişti. Bu kumandanın Magi adında güzel bir kızı vardı. Güzel Magi, Dev Aliyi harp ederken görünce ona sevdalandı ve Dev Ali de kıza sevdalanmıştı.
Dev Ali hem kızı düşünüyor hem de Estergon Kalesinin fethini düşünüyordu. Artık Dev Ali için Estergon Kalesinin fethi hem vatan hem de kız için mecbur olmuştu.
Serdengeçtiler kalede kanlı bir savaştan sonra ele geçirdiler. Dev Ali Türk Bayrağını kaleye dikti ve kaleye çıkan ilk Türk askeri oldu. Ancak Macarlar bir fırsat bilip Türk bayrağını çekip kendi bayraklarını diktiler. Macar bayrağını dikenle Gürz İlyas mücadele ediyordu. Bu mücadele sırasında Gürz İlyas şehit düştü. Arkadaşının şehit olmasına çok üzülen Dev Ali kesin olarak Estergon Kalesine Türk Bayrağını dikti.
Dev Ali Estergon Kalesini fethetmiş ve Kanuni Süleymana verdiği sözü yerine getirmişti. Gürz İlyası da şehit düştüğü yere bir türbe yapıp içine gömdüler.
Dev Ali binlerce esiri önüne katarak zafer haberini Kanuni Süleymana haber vermek için yola çıktı. Esirler arasında Magi de vardı. Dev Ali ile Maginin sevdası Kanuni Süleymanın kulağına kadar gitmişti.
Daha sonra Dev Ali Kanuni Süleymanın huzuruna çıktı. Esirler de vardı. Bu esirler arsında Magiyi Kanuni süzdükten sonra; ikisinin çok yakıştığını söyleyerek düğünlerini yapacağını söyledi. Ve Kanunide Belgrattan sonra tüm Macaristanı fethetti.
2- Romanın Konusu
Roman; Kanuni Sultan Süleyman Döneminde alınan Estergon Kalesinin Türkler tarafından nasıl fethedildiğini anlatıyor.
3- Romanın Ana Fikri
Türk milleti kahraman azimli bir millettir.
1- Romanın Özeti
Kastamonu, Oğuz Türklerinin harman olduğu bir yerdi. Burada büyüyen Türk çocuklarına koç yiğit diyorlardı ve askerliğin en zor mesleği olan serdengeçtilik bu koç yiğitlerinden seçiliyordu. Bu Türk çocuklarının vücutları heykel kadar güzel, ince bir bel, geniş omuz, kuvvetli adaleler, bileklerindeki kuvvet demiri bükebilecek bir kudrette idi. Kanuni Süleyman bunu bildiği için serdengeçtileri ve akıncıları bu havaliden toplardı ve Estergon Kalesinin fethi için yine ihtiyaç vardı.
Serdengeçti için dellal Kastamonunun Çerkez kasasında koç yiğitleri katılmaları için çağırıyordu. Bu kafileye katılanlar arasında iki delikanlı vardı ki birinin adı Dev Ali diğerinin adı Gürz İlyas idi. Kafilede bunlardan dehşetli adam yoktu, belki de ordunun en cesur askerleri bunlar görünüyordu.
Dev Ali ve Gürz İlyas serdengeçti tezkereyi aldıktan sonra bunlara gazilik kınası yakıldı. Sofralar kuruldu, yenildi içildi ve dualar okundu. Bu iki arkadaş ana-babalarına vatanlarını sonuna kadar koruyacaklarını söz verdiler. Ve babaları bunlara al hayvan hediye etti.
Dev Ali ve Gürz İlyas talim için erkenden kalktılar. Bunlar toplam elli kişilik bir gruptu. Bu gruptan kırk altı kişi akıncı olarak ayrıldı. Bunlar arasında Dev Ali ve Gürz İlyas da vardı. Daha sonra bu yiğitler Edirne yolunu tuttular.
Kastamonu kafilesi Tımar Beyin emrinde Çankırıya, oradan da Ankaraya geldi. Buradan da bir çok akıncı ve serdengeçtiler yazılmıştı. Büyük bir kafile karadan İstanbula geldi, fakat burada fazla kalmadılar, Edirneye geçtiler. Bu şehir kışlalar ve askerlerle dolu idi. Ve bu kafile eğitime burada başlayacaktı. Bu kafileyi Seymenler kışlasına misafir ettiler.
Dev Ali ve Gürz İlyas Seymenler kışlasında aynı odaya düştüler. Ve eğitimlerine tokat atma taliminden başladılar. Daha sonra pala sallama talimini de başarıyla bitirdiler. Bu eğitimden sonra Okçular Şeyhi ok atma talimi için gereken bilgiyi verdikten sonra bu kafileyi Edirne dışında bir ok meydanına götürdü. Bu imtihanda bir çok pehlivan başarı kazandı. Bu imtihanda en başarılı yine Dev Ali ve Gürz İlyastı.
Serdengeçti için bütün eğitim tamamlandıktan sonra bu pehlivanlar Kanuninin huzuruna çıktı. Çünkü bu serdengeçtiler Estergon Kalesini fethedeceklerdi. Bu kafilede meşhur serdengeçtilerden Deve Kemal, Benli Karagöz, Solak Havan Delen, Lenduha Cafer, Top İskender, Ahi Haydar, Derviş Balı, Bursalı Sunca vardı. Tabi ilk önce Dev Ali ve Gürz İlyas seçildi ve bu serdengeçtilerden Kanuni Süleymanın dikkatini Dev Ali ve Gürz İlyas çekmişti. Kanuni serdengeçtilerin reisini Dev Aliyi, ikinci reisi de Gürz İlyası seçti.
Daha sonra Estergon Kalesinin fethi için serdengeçtiler Edirneden hareket ettiler ve konaklaya konaklaya Belgradın doğusuna geldiler. Burada Tunayı aşarak karşıya geçtiler. Türk serdengeçtileri günlerce Macar topraklarında yol aldılar ve ev sonunda Estergon Kalesi önüne geldiler, ve kaleyi gördükten sonra Macaristanın içine akın etmeye başladılar.
Serdengeçtiler Macaristanı vurduktan sonra Estergon civarındaki tepeleri karargah yaptılar, o sıralarda Kanuni Süleymanda orduyu hümayun ile Belgrad önlerine gelmişti. Önce Böğür delen kalesini piri Mehmet Paşa fetih etti, daha sonra da Tuna kıyısında bulunan Semenderye kalesi alındı. Sıra Estergon kalesine gelmişti.
Dev Ali her sabah atına binerek Estergon Kalesinin etrafında dolaşıyordu, ancak kale kumandanı kaleyi Türklere teslim etmemeğe karar vermişti. Bu kumandanın Magi adında güzel bir kızı vardı. Güzel Magi, Dev Aliyi harp ederken görünce ona sevdalandı ve Dev Ali de kıza sevdalanmıştı.
Dev Ali hem kızı düşünüyor hem de Estergon Kalesinin fethini düşünüyordu. Artık Dev Ali için Estergon Kalesinin fethi hem vatan hem de kız için mecbur olmuştu.
Serdengeçtiler kalede kanlı bir savaştan sonra ele geçirdiler. Dev Ali Türk Bayrağını kaleye dikti ve kaleye çıkan ilk Türk askeri oldu. Ancak Macarlar bir fırsat bilip Türk bayrağını çekip kendi bayraklarını diktiler. Macar bayrağını dikenle Gürz İlyas mücadele ediyordu. Bu mücadele sırasında Gürz İlyas şehit düştü. Arkadaşının şehit olmasına çok üzülen Dev Ali kesin olarak Estergon Kalesine Türk Bayrağını dikti.
Dev Ali Estergon Kalesini fethetmiş ve Kanuni Süleymana verdiği sözü yerine getirmişti. Gürz İlyası da şehit düştüğü yere bir türbe yapıp içine gömdüler.
Dev Ali binlerce esiri önüne katarak zafer haberini Kanuni Süleymana haber vermek için yola çıktı. Esirler arasında Magi de vardı. Dev Ali ile Maginin sevdası Kanuni Süleymanın kulağına kadar gitmişti.
Daha sonra Dev Ali Kanuni Süleymanın huzuruna çıktı. Esirler de vardı. Bu esirler arsında Magiyi Kanuni süzdükten sonra; ikisinin çok yakıştığını söyleyerek düğünlerini yapacağını söyledi. Ve Kanunide Belgrattan sonra tüm Macaristanı fethetti.
2- Romanın Konusu
Roman; Kanuni Sultan Süleyman Döneminde alınan Estergon Kalesinin Türkler tarafından nasıl fethedildiğini anlatıyor.
3- Romanın Ana Fikri
Türk milleti kahraman azimli bir millettir.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 5
- Görüntüleme
- 81
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 14