- Katılım
- 11 Nis 2010
- Konular
- 4,711
- Mesajlar
- 22,760
- Çözüm
- 2
- Online süresi
- 3d 19h
- Reaksiyon Skoru
- 2,827
- Altın Konu
- 0
- Başarım Puanı
- 474
- MmoLira
- 7,535
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Sigmund Freud Narkissos adli mitolojik kisilikten etkilenerek narsisizm terimini kullanan ilk kisidir. Narsistler baskalarinin halk ve gereksinimlerini goz onune almadan kendilerini one cikarmaya ve her seyi istedikleri gibi yonlendirmek icin baskalarindan yararlanmaya calisirlar. Gercek disi guc, para, basari, guzellik ya da ideal ask fantazileri gelistirirler. Hic bir zaman doymazlar. Bunun sonucunda kendine onem verme duygusunun yerini depresyon ve degersizlik duygulari alir. Çunku sergiledikleri bu ustunluk tavirlari derin bir guvensizligi gizler. duygusal ve sosyall iliskileri cok yogun ve doyurucu gorunmesine ragmen, kendi mutlulugundan cok karsi tarafin ona hayranlik duymasi, ve memnun kalmasini onemsedikleri icin, hic bir zaman tatmin olamazlar. Baska insanlarin dusuncelerini sallamiyor gibi gorunseler de, aslinda bu onlar icin en onemli seydir. İstedikleri en onemli sey kendilerine hayranlik duyan, ilgilenen insanlardir, ve bunun icin hep kisiliklerinden odun verirler, ve gercek olmayan, balon ustun imgelerinin arkasina gizlenirler. Narsisizm bir hastaliktan ote bir dramdir.
Patolojik narsisizmi olan kişiler dıştan bakıldığında kendini herkesten farklı, üstün gören ve kendisini beğenen, seven bir insan görünümü çiziyorlarsa da bu yalnız görünümdedir. Bu kişiler daha derinlerde kendilerini değersiz hisseden kişilerdir. Büyüklenmeci tavırlarının altında yatan da tam olarak budur. Patolojik narsisizmde şişirilmiş bir büyüklenmecilik vardır. Kişi bilinçdışı olarak özdeğerinden kuşku duyduğu için şişirilmiş bir özdeğere gereksinmektedir. Bu tür özdeğerlilik duygusu dışarıdan beslenmeye (sürekli övülme, beğenildiğini duyma, büyüklüğünün onaylanması) gereksinim duyar. Bu tür narsisizm kişiyi eleştiriye aşırı duyarlı hale getirir; kendi değerlilik duygularını etkileyen her türlü etkiye (eleştirilme, küçük düşme, başarısızlık) duyarlıdırlar ve bu tür durumlarda çok öfkelenir ve depresyon yaşarlar. Patolojik narsisizmi olan kişilerin başkalarını sevebilme yetenekleri yoktur. İnsanlarla ilişkilerinde önemsedikleri tek konu kendi büyüklüklerinin onaylanmasıdır. Karşısındaki insanın istek, gereksinim ve duyguları onlar için hiç önemli değildir. Kendisini daha değerli hissetmek için karşıdakini değersizleştirmek, onu yoksamak, onu hiç önemsememek gereksinimi içindedirler. Kendini sevebilmesi için diğer insanları aşağılama ya da küçümseme zorunluluğu duyarlar.
Kendisini sağlıklı bir şekilde sevenler mutlu-huzurlu bir yaşam sürdürürken; büyüklenmeci ve şişinmeci bir şekilde kendini sevenleri kıskançlık, haset, öfke ve depresyon dolu yaşam beklemektedir.
Patolojik narsisizmi olan kişiler dıştan bakıldığında kendini herkesten farklı, üstün gören ve kendisini beğenen, seven bir insan görünümü çiziyorlarsa da bu yalnız görünümdedir. Bu kişiler daha derinlerde kendilerini değersiz hisseden kişilerdir. Büyüklenmeci tavırlarının altında yatan da tam olarak budur. Patolojik narsisizmde şişirilmiş bir büyüklenmecilik vardır. Kişi bilinçdışı olarak özdeğerinden kuşku duyduğu için şişirilmiş bir özdeğere gereksinmektedir. Bu tür özdeğerlilik duygusu dışarıdan beslenmeye (sürekli övülme, beğenildiğini duyma, büyüklüğünün onaylanması) gereksinim duyar. Bu tür narsisizm kişiyi eleştiriye aşırı duyarlı hale getirir; kendi değerlilik duygularını etkileyen her türlü etkiye (eleştirilme, küçük düşme, başarısızlık) duyarlıdırlar ve bu tür durumlarda çok öfkelenir ve depresyon yaşarlar. Patolojik narsisizmi olan kişilerin başkalarını sevebilme yetenekleri yoktur. İnsanlarla ilişkilerinde önemsedikleri tek konu kendi büyüklüklerinin onaylanmasıdır. Karşısındaki insanın istek, gereksinim ve duyguları onlar için hiç önemli değildir. Kendisini daha değerli hissetmek için karşıdakini değersizleştirmek, onu yoksamak, onu hiç önemsememek gereksinimi içindedirler. Kendini sevebilmesi için diğer insanları aşağılama ya da küçümseme zorunluluğu duyarlar.
Kendisini sağlıklı bir şekilde sevenler mutlu-huzurlu bir yaşam sürdürürken; büyüklenmeci ve şişinmeci bir şekilde kendini sevenleri kıskançlık, haset, öfke ve depresyon dolu yaşam beklemektedir.



