Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Fizik; doğadaki ve evrendeki olayları kuvvet, enerji..vb kavramlar kullanarak inceleyen bir bilim dalıdır. İncelediği konulara göre; mekanik, elektrik, optik, elektromanyetik, termodinamik, â¦gibi alt dallara ayrılır. Bu alt dalların da alt dalları vardır. Örneğin mekanik; klasik mekanik ve kuantum mekanik olmak üzere iki bölümde; klasik mekanik ise statik, dinamik ve kinematik olmak üzere üç bölümde; kuantum mekaniği ise genel olarak göreli olmayan (non-relativistics) ve göreli (relativistics) şeklinde iki biçimde ele alınır. Diğer elektrik, optik, elektromanyetik..gibi fiziğin alt dallarının da kendi içinde çeşitli alt dalları vardır. Hatta bazı dalların bileşiminden yeni fizik dalları oluşmuştur. Örneğin; elektrikle mekaniğin birleşmesinden elektro-mekanik, elektrikle optiğin birleşmesinden elektro-optik, elektrikle manyetizmanın birleşmesinden elektromanyetikâ¦gibi fizik dalları oluşturulmuştur. Bunların dışında incelediği konulara göre başka adlandırma biçimleri de vardır. Örneğin; atomları inceleyen atom fiziği, molekülleri inceleyen molekül fiziği, katıların yapısını inceleyen katıhal fiziği, sıvıların yapısını inceleyen sıvıhal fiziği, temel parçacıkları (leptonlar ve kuarklar) inceleyen yüksek enerji ve parçacık fiziği, evrenin yapısını inceleyen kozmolojiâ¦vb dir.
Fizik, kendi adıyla olmasa da, insanlığın varlığından bu yana çeşitli disiplinlerin içerisinde var olmuştur. Fizik genel olarak 16. yüz yıla kadar felsefenin içerisinde yer almış (MÖ 3000 yıllarından 17.yüzyıla kadar astronomi ve geometrik optik ayrı dallar olarak yer almış), önce Galileo, sonra Newton ile bir bilim dalı haline gelmiştir. Galileoâdan sonraki fizik artık hem teori hem de deneye dayalıdır. 17. yüzyılda Newton, klasik mekaniğin temel kanunlarını ortaya atmış ve fizikteki matematiksel çözümlemelerin yapımında kullanılan âintegralâ yöntemini geliştirmiştir. Bundan sonra fizik, 19.yüzyılın sonlarına kadar Newton fiziği olarak kalmış, Euler, Reeman⦠gibi bilim insanları tarafından üzerine bir takım eklemeler yapılmış ancak özde her hangi bir değişiklik yapılmamıştır.
20.yüzyıla kadar Newton fiziği sarsılmaz sanılıyordu, fakat 1900 yılında Max Planck kuantum teorisini, 1905âde Albert Einstein özel görelilik teorisini yayınladığında durum değişmiş, Newton fiziği sarsılmıştır. Newton fiziğine göre hız için belli bir sınır yoktur ve zaman mutlaktır. Oysa, Einstein ışık hızından büyük hızın olmadığını, ışık hızına yakın hızlarda zamanın kısaldığını belirtmiş ve bu 1920âden sonra deneylerle ispatlanmıştır. Kuantum teorisi ise enerjinin Newton mekaniğindeki gibi sürekli değil, kesikli yani paketler halinde (kuantumlu) olduğunu öne sürmüştür. Kuantum teorisi atomik düzeydeki olaylar için deneylerle tam bir uyum içindedir (Newton mekaniği değil). Kuantum fiziğinde, Newton fiziğindeki gibi âkesinliktenâ değil, âbelirsizliktenâ (olasılıktan) söz edilir.
1915âde Einstein âgenel görelilik teorisiniâ yayınladı. Bu teori âkütle çekiminin doğasınıâ açıklamaktadır ve oldukça karmaşık bir matematiğe sahiptir. Genel görelilik; ışığın büyük yıldızların yanından geçerken sapmasını, evrenin oluşumuyla ilgili âbig-bang teorisiniâ ve kara delikleri açıklamaya öncülük etmiştir.
1930âlu ve 40âlı yıllarda atom ve molekül fiziği ve nükleer fizikte birçok yöntem ve buluşa sahne olmuştur. 1944âde yapılan atom bombası; zincirleme çekirdek reaksiyonlarına ve fiziğin savaşlara-dolayısıyla ölümlere-etkisinin bir göstergesi olmuştur. Fizikçiler 1960âlı yıllarda uzay çalışmalarına, uydu yapımlarına önem vermiş ve 1969âda Ayâa ayak basılmıştır. 1970âli ve 80âli yıllar parçacık fiziğinde büyük buluşlara sahne olmuştur. Yine 1970âli yıllarda katıhal fiziği ve elektronik alanında âentegre ve mikro-çipâ çalışmalarına önem verilmiş ve bunun sonucunda bilgisayarlar geliştirilmiştir. 1990âlı ve 2000âli yıllar fizikçileri için yeni bir teori, her şeyin teorisi âsicim teorisiâ üzerine çalışmaya itmiştir.
2005 yılı 1905 Einsteinâin özel görelilik teorisine atfen âDÜNYA FİZİK YILIâ ilan edildi. Amacımız fiziği sizlere sevdirip, dünya fizik yılının fiziğe yakışır biçimde kutlanmasına, fiziğin savaşa değil âbarışaâ hizmet etmesine katkıda bulunmaktır
Fizik, kendi adıyla olmasa da, insanlığın varlığından bu yana çeşitli disiplinlerin içerisinde var olmuştur. Fizik genel olarak 16. yüz yıla kadar felsefenin içerisinde yer almış (MÖ 3000 yıllarından 17.yüzyıla kadar astronomi ve geometrik optik ayrı dallar olarak yer almış), önce Galileo, sonra Newton ile bir bilim dalı haline gelmiştir. Galileoâdan sonraki fizik artık hem teori hem de deneye dayalıdır. 17. yüzyılda Newton, klasik mekaniğin temel kanunlarını ortaya atmış ve fizikteki matematiksel çözümlemelerin yapımında kullanılan âintegralâ yöntemini geliştirmiştir. Bundan sonra fizik, 19.yüzyılın sonlarına kadar Newton fiziği olarak kalmış, Euler, Reeman⦠gibi bilim insanları tarafından üzerine bir takım eklemeler yapılmış ancak özde her hangi bir değişiklik yapılmamıştır.
20.yüzyıla kadar Newton fiziği sarsılmaz sanılıyordu, fakat 1900 yılında Max Planck kuantum teorisini, 1905âde Albert Einstein özel görelilik teorisini yayınladığında durum değişmiş, Newton fiziği sarsılmıştır. Newton fiziğine göre hız için belli bir sınır yoktur ve zaman mutlaktır. Oysa, Einstein ışık hızından büyük hızın olmadığını, ışık hızına yakın hızlarda zamanın kısaldığını belirtmiş ve bu 1920âden sonra deneylerle ispatlanmıştır. Kuantum teorisi ise enerjinin Newton mekaniğindeki gibi sürekli değil, kesikli yani paketler halinde (kuantumlu) olduğunu öne sürmüştür. Kuantum teorisi atomik düzeydeki olaylar için deneylerle tam bir uyum içindedir (Newton mekaniği değil). Kuantum fiziğinde, Newton fiziğindeki gibi âkesinliktenâ değil, âbelirsizliktenâ (olasılıktan) söz edilir.
1915âde Einstein âgenel görelilik teorisiniâ yayınladı. Bu teori âkütle çekiminin doğasınıâ açıklamaktadır ve oldukça karmaşık bir matematiğe sahiptir. Genel görelilik; ışığın büyük yıldızların yanından geçerken sapmasını, evrenin oluşumuyla ilgili âbig-bang teorisiniâ ve kara delikleri açıklamaya öncülük etmiştir.
1930âlu ve 40âlı yıllarda atom ve molekül fiziği ve nükleer fizikte birçok yöntem ve buluşa sahne olmuştur. 1944âde yapılan atom bombası; zincirleme çekirdek reaksiyonlarına ve fiziğin savaşlara-dolayısıyla ölümlere-etkisinin bir göstergesi olmuştur. Fizikçiler 1960âlı yıllarda uzay çalışmalarına, uydu yapımlarına önem vermiş ve 1969âda Ayâa ayak basılmıştır. 1970âli ve 80âli yıllar parçacık fiziğinde büyük buluşlara sahne olmuştur. Yine 1970âli yıllarda katıhal fiziği ve elektronik alanında âentegre ve mikro-çipâ çalışmalarına önem verilmiş ve bunun sonucunda bilgisayarlar geliştirilmiştir. 1990âlı ve 2000âli yıllar fizikçileri için yeni bir teori, her şeyin teorisi âsicim teorisiâ üzerine çalışmaya itmiştir.
2005 yılı 1905 Einsteinâin özel görelilik teorisine atfen âDÜNYA FİZİK YILIâ ilan edildi. Amacımız fiziği sizlere sevdirip, dünya fizik yılının fiziğe yakışır biçimde kutlanmasına, fiziğin savaşa değil âbarışaâ hizmet etmesine katkıda bulunmaktır