[h=2]Aykut Kocaman, FB TV'de yayınlanan 'Teknik Analiz' programında takımın gidişatı ve gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.[/h]
Kocaman, 500. maç çok önemli. Rakamlar önemli, tarihler önemli, Ancak şölene çevirecek şekilde olmadı. Beklenenden aşağıda oldu. Taraftarlar ilgi göstermedi. Oyun olarak ise tam bir hazırlık maçı oldu. Takım kontrol olarak gidip geldi TFF ve Avcıya sitemimi belirtmem gerekir. Ligler çok sıcak, rakiplerimiz açısından da öyle Bütün ligler de benzer özellikler taşıyor. Rakibimiz maçını cuma günü oynuyor, biz cumartesi. Buradaki durumu anlamak mümkün değil. TFFden şunu beklerdim; 5 tane oyuncu Fenerbahçeden başladı, 3 tanesi 90 dakika oynadı. Hasan Ali neredeyse sezonu bitirdi. 27-28 maç oynadı. Gerginlikleri taşıyan bir oyuncu. Gökhan Gönül de dahil. Bize Pazar günü oynayın deselerdi iyi olurdu. Oyuncularım 1 gün daha dinlenirdi. Doğru bir planlama olurdu. Aynı zaman antrenörün de bunu dengelemesini isterdim. Eşitliğin olmadığını biliyorum ama hiç olmasa 90 dakika oynayan oyuncularımızı 1 gün daha dinlendirme şansı olacaktı. TFF, Eskişehirspor maçını pazar gününe alabilirdi. Galatasaray maçını Cuma gününe aldırdı; basından okuduğuma göre Daha önce de sakatlıklar oldu ancak tek kelime etmediğimi de belirtmek isterim. Öneri de bulunmaması sıkıntılıydı.
Sezon başlarken, sahanın dışındaki bölümün daha zor olacağını bekliyordum. Özellikle 1-2 aylık periyot böyleydi. Ciddi şekilde yıpratıldık. Hala da devam ediyor. Bu yıpranmalara rağmen çok kritik maçlar oynadık. 2 Temmuza dönme Spartak Moskova maçından geçiyordu. Kupadaki Galatasaray maçını bile hazırlık olarak görüyordum. Moskova maçına odaklamıştık sadece. Ama öyle olaylar oldu ki, maç ikinci sırada kaldı. Bu kadar önemli bir maç öncesinde kulübün etrafındaki şeyler takımın önünü geçti.
KOCAMANDAN TRANSFER İTİRAFI
Hem ayrılan oyuncularımız hem de gelen oyuncularımıza bakarak planlarımızın dışında transfer oldu. İçerideki sorunların takımın performansının önüne çıktı. Özellikle ligdeki sonuçlar kötü oldu. Beklenmedik sakatlıklar geri dönüşümüzü geciktirdi.
FUTBOL KOŞMADAN OYNANMIYOR
Takımın topla oynama yeteneği gelişiyor. Oyuncu kadromuz buna uygun. 29 yıldır futbolun içindeyim. Alaycı konuşmalar oluyor, futbol koşmak mı diye. İnsanlar bana söylemesin. Tabii ki değil. Bunları söylerken utanıyorum. Tabii ki koşmak değil ama koşmadan oynayamıyorsun. Takım içinde yük dağılımında eşitlik var. Futbol sadece koşu değildir. Söyleyeler haklı ancak önce koşmaktır. Lütfen biraz saygı. Toplam koşu çok önemli. Fiziksel kalite açısında bunu yakalamak zorundayız. Yarışmak istediğimiz takımlar belki bizden biraz daha önemliler. Futbol bu seviyede oynanıyor. Bunu yapabiliriz. Önce bunu yapalım, tekniği ve taktiği üzerine koyalım. 1. sınıf Avrupa takımları baz alıyorsak onların üzerine çıkmalıyız. Örneğin; Xavi Alonso 13 km civarında koşuyor.
Kocaman, 500. maç çok önemli. Rakamlar önemli, tarihler önemli, Ancak şölene çevirecek şekilde olmadı. Beklenenden aşağıda oldu. Taraftarlar ilgi göstermedi. Oyun olarak ise tam bir hazırlık maçı oldu. Takım kontrol olarak gidip geldi TFF ve Avcıya sitemimi belirtmem gerekir. Ligler çok sıcak, rakiplerimiz açısından da öyle Bütün ligler de benzer özellikler taşıyor. Rakibimiz maçını cuma günü oynuyor, biz cumartesi. Buradaki durumu anlamak mümkün değil. TFFden şunu beklerdim; 5 tane oyuncu Fenerbahçeden başladı, 3 tanesi 90 dakika oynadı. Hasan Ali neredeyse sezonu bitirdi. 27-28 maç oynadı. Gerginlikleri taşıyan bir oyuncu. Gökhan Gönül de dahil. Bize Pazar günü oynayın deselerdi iyi olurdu. Oyuncularım 1 gün daha dinlenirdi. Doğru bir planlama olurdu. Aynı zaman antrenörün de bunu dengelemesini isterdim. Eşitliğin olmadığını biliyorum ama hiç olmasa 90 dakika oynayan oyuncularımızı 1 gün daha dinlendirme şansı olacaktı. TFF, Eskişehirspor maçını pazar gününe alabilirdi. Galatasaray maçını Cuma gününe aldırdı; basından okuduğuma göre Daha önce de sakatlıklar oldu ancak tek kelime etmediğimi de belirtmek isterim. Öneri de bulunmaması sıkıntılıydı.
Sezon başlarken, sahanın dışındaki bölümün daha zor olacağını bekliyordum. Özellikle 1-2 aylık periyot böyleydi. Ciddi şekilde yıpratıldık. Hala da devam ediyor. Bu yıpranmalara rağmen çok kritik maçlar oynadık. 2 Temmuza dönme Spartak Moskova maçından geçiyordu. Kupadaki Galatasaray maçını bile hazırlık olarak görüyordum. Moskova maçına odaklamıştık sadece. Ama öyle olaylar oldu ki, maç ikinci sırada kaldı. Bu kadar önemli bir maç öncesinde kulübün etrafındaki şeyler takımın önünü geçti.
KOCAMANDAN TRANSFER İTİRAFI
Hem ayrılan oyuncularımız hem de gelen oyuncularımıza bakarak planlarımızın dışında transfer oldu. İçerideki sorunların takımın performansının önüne çıktı. Özellikle ligdeki sonuçlar kötü oldu. Beklenmedik sakatlıklar geri dönüşümüzü geciktirdi.
FUTBOL KOŞMADAN OYNANMIYOR
Takımın topla oynama yeteneği gelişiyor. Oyuncu kadromuz buna uygun. 29 yıldır futbolun içindeyim. Alaycı konuşmalar oluyor, futbol koşmak mı diye. İnsanlar bana söylemesin. Tabii ki değil. Bunları söylerken utanıyorum. Tabii ki koşmak değil ama koşmadan oynayamıyorsun. Takım içinde yük dağılımında eşitlik var. Futbol sadece koşu değildir. Söyleyeler haklı ancak önce koşmaktır. Lütfen biraz saygı. Toplam koşu çok önemli. Fiziksel kalite açısında bunu yakalamak zorundayız. Yarışmak istediğimiz takımlar belki bizden biraz daha önemliler. Futbol bu seviyede oynanıyor. Bunu yapabiliriz. Önce bunu yapalım, tekniği ve taktiği üzerine koyalım. 1. sınıf Avrupa takımları baz alıyorsak onların üzerine çıkmalıyız. Örneğin; Xavi Alonso 13 km civarında koşuyor.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 62
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 117
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 84
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 65