Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
İkisi de El Kaideye karşı sertlik yanlısı. İkisi de Suriyede Amerikan askerinin müdahalesine karşı. İkisi de Mısırda Mübarekin gitmesinin doğru olduğuna inanıyor. İkisi de İsraili bölgedeki en güçlü müttefik olarak görüyor. İkisi de Afganistandan 2014 sonu çekilme yanlısı. İkisi de Çini uluslararası ticaret kurallarına uyması için sıkıştırma yanlısı. Ve hatta farklı düşündüklerini söyledikleri İranda bile, ikisi de askeri seçeneği en sona saklıyor. Ama bir yandan ikisi de İsraile saldırı olursa ABDnin İsrailin yanında yer alacağını söylüyor. Aralarındaki tek fark, Obamaya göre en önemli ulusal güvenlik tehdidi terör grupları. Romneyye göre ise nükleer silaha kavuşmuş İran. İşin Türkiye boyutuna gelince
Yine ikisi de Suriye meselesinde Türkiye ile yakın çalışma yanlısı. Münazaradan çıkan sonuç: Bu seçimin güvercini şahini yok. Savaştan bezmiş, ekonomik kriz yaşayan bir ulusu yönetmeye talip birbirinin benzeri iki başkomutan adayı var.
ABDde iki hafta sonra yapılacak seçimler öncesi, Demokrat Partili Başkan
ÖNCE LİBYA İLE BAŞLANDISchieffer, geceye Arap Baharı ve Libyadaki olaylarla başladı. İlk sözü de Romney aldı. Libya meselesi ikinci münazarada iki aday arasındaki en kritik konu olduysa da Romney, Eylülde yaşanan saldırılarda biri büyükelçi dört Amerikalının öldüğü olaylar nedeniyle Obamaya fazla yüklenmedi. Hatta Usame Bin Ladinin öldürülmesinden dolayı Obama yönetimini tebrik bile etti. Sadece yönetimin Müslüman ülkelerdeki radikallere karşı daha sert bir tutum sergilemesi gerektiğini savundu.
Obama da Libya olaylarında binlerce Libyalının daha sonra ABDye destek vermek için yürüyüş yaptığını hatırlatarak, Libyada Kaddafiye yönelik operasyonun başarılı olduğunu anlattı. Libyadaki olayların sorumlularının peşinden gideceğini ve bunları adaletin karşısına çıkaracağını söyledi. Arap Baharı konusunda izleyeceği genel stratejiyi ise Gelecekteki tehditlere karşı dünyanın her yerinde dostlar edinmeliyiz diye açıkladı.
RUSYA DİYORDUN NE OLDU
Arap Baharının ikinci turunda Obama ikinci münazarada olduğu gibi yine Romneynin üzerine gitti. Gece boyunca da daha agresif olan, söz kesen, rakibini suçlayan taraf Obamaydı. Konu Müslüman ülkelerdeki aşırı gruplara gelince El Kaideye yönelik stratejisinin başarılı olduğunu hatırlatan Obama, Romneyyi birkaç hafta önceye kadar Rusyayı en büyük düşman saymakla eleştirdi.
Romney ise gece boyunca Obamanın her saldırısında yaptığı gibi geçmiş beyanlarında aslında ne demek istediğini anlatma çabası içine girdi ve Rusyayı en büyük düşman değil, jeopolitik tehdit olarak gördüğünü söyledi. Düzeltmenin ardından da iki adayın Rusyaya yaklaşımlarının birbirine yaklaştığı anlaşıldı.
NE DEDİĞİN BELLİ DEĞİL
Obama bu bölümde Romneynin bir kez daha üzerine giderek, Birkaç hafta önce Irakta daha çok asker istiyordunuz. Afganistanda kalalım, diyordunuz. Tam olarak ne dediğinizi netleştirmeniz lazım çünkü müttefiklere karışık mesajlar veriyorsunuz ve bunlar ABD'yi daha güvenli tutacak düşünceler değil dedi.
SURİYE AMERİKA İÇİN FIRSAT
Libya ve El Kaidenin ardından konu daha sonra Suriyeye geldi. Ve moderatör Schieffer, adaylardan Suriye politikalarını açıklamalarını istedi. Söze bu kez Obama başladı. Ve Suriyenin ABD için bir fırsat olabileceğini söyledi. Bölgedeki en büyük müttefikimiz İsrail diyen Obama, Suriyenin İranla yakın ilişki içinde olmasına değinerek Suriyede ABDyi dost olarak görecek bir yönetimin başa gelmesinin bir fırsat olduğundan bahsetti. Romney de uluslararası toplumun organize olup Esadı izole etmesi ve Suriyedeki ılımlı muhalif güçlerin harekete geçirilmesinin önemine değinerek aralarında Türklerin de bulunduğu bölgedeki müttefiklerle olayların koordine edilmesi gerektiğini söyledi. İki aday da Suriyede Amerikan askerinin içinde yer alacağı bir müdahaleye karşı çıktı. İki aday da Suriyeli muhaliflere yapılacak yardımların çok iyi kontrol edilmesi ve bu yardımların daha sonra Amerika aleyhine dönmemesi gerektiğini söyledi. İki aday da Esadın ardından Suriyede başa gelecek kişinin ABD için fırsat olduğunu vurguladı. Obama bu bölümde, Biz zaten bunları yapıyoruz demek zorunda kaldı.
MISIRDA DA AYNILAR
Üçüncü soru Mısırdı. Moderatör ABD Başkanı Barack Obamanın Mısır lideri
Konu Mısıra geldiğinde tartışma ilk defa, sadece dış politika konuşulması gerekirken iç politikaya kaymaya başladı. Romney bu bölümde ABDnin dünyada zayıf bir görüntü verdiğini iddia ederek bunun sebeplerinden birinin savunma bütçelerindeki kesintiler olduğunu söyledi. Ve başkan seçildiğinde kesintileri kaldıracağı gibi Pentagona ilave bütçe sağlayacağını açıkladı. Bu bölümde Obamayı İsraile karşı mesafeli durmakla da eleştirdi.
ZAYIF LİDER GÖRÜNTÜSÜ
Obamanın dünyaya zayıf lider görüntüsü yaydığını öne süren Romney, Başkanın İrandaki protestolarda muhaliflerin kalkışmalarına destek vermemesinin de bu görüntüyü pekiştirdiğini savundu.
Tek tek konuları ele alışlarında bir farklılık olmasa da iki lider arasındaki en temel paradigma farklılığı da bu bölümde ortaya çıktı. Çünkü Obama Romneynin eleştirisine yanıt verirken, böyle davranarak içe yönelme şansı yakaladığını, ABD'nin içeride yaşadığı gelişmelere eskisinden daha fazla odaklanması gerektiğini söyledi. İsrail ile benzersiz bir savunma ve istihbarat işbirliğine girdiğini belirterek, bu konudaki yaklaşımının Romneyninkinden farklı olmadığının altını çizdi.
İÇ POLİTİKA KONULARI
Bu bölümün ardından iki lider uzun uzun iç politika konularına daldı. Romney önceki münazaralarda tekrarladığı istihdam projelerini bu münazaraya da taşıdı. Hatta iki lider bir ara eğitim politikalarını bile tartışmaya başladı. Bu sırada moderatör, dış politikaya dönmeleri için yeniden müdahale etmek zorunda kaldı. Gecenin en derin fikir ayrılıkları da iç politikanın ele alındığı bu bölümde gerçekleşti.
İSRAİL MESELESİ YİNE GÜNDEMDE
Toplam 90 dakika süren tartışmanın 45'inci dakikasında ise beklenildiği gibi konu İsraile geldi. Ve iki lider yaklaşık 20 dakika İsraile olan yaklaşımlarını tartıştı. Karşılıklı birbirlerini eleştirdiler. Ama eleştiriler, İsraile ben yakınım, Hayır ben daha yakınım tartışmasıydı. İkisi de İsrailin ABDnin bölgedeki en güçlü müttefiği olduğunu özellikle vurguladı.
Moderatörün, İsraile saldırı olursa İsrailin yanında olur musunuz sorusuna iki aday da düşünmeden, Evet yanıtını verdi.
Bu bölümde İranın nükleer programıyla ilgili ABDnin izlediği politika da masaya yatırıldı. Romney, ABDnin İrana uyguladığı yaptırımları olumlu bulurken, farklı olarak, Ben olsaydım bu yaptırımları daha erken uygulamaya başlardım dedi.
İrana yönelik askeri harekât seçeneğinde ise Obama hiçbir ihtimali masadan kaldırmadığını tekrarlayarak, Romneyyi İrana olgunlaşmamış bir harekât önermekle suçladı. Romney ise askeri seçeneğin kendisi için de en son seçenek olduğunu belirterek, söylemde yine Obamanın çizgisine geldi. Bu konuda iki aday arasında yaşanan onca atışmaya rağmen, iki lider dün gece İran konusunda bile birbirlerine çok yakın düşünceler dile getirdi.
Romneynin farklılaştığı nokta İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad için soykırım soruşturması açılmasını istemesiydi. ABDnin soykırım suçlarını düzenleyen Roma Statüsünü imzalamamış olması dikkate alındığında Romneynin önerisi bu açıdan yine bir gaf olarak değerlendirilebilirdi. Ancak tartışmadan sonra önerinin üzerinde çok fazla durulmadı.
AFGANİSTANPAKİSTAN AYNILAR
Daha sonraki Afganistan-Pakistan bölümünde iki lider yine aynı düşünceleri savundular. Romney de Obama da Afganistandan çekilme takvimini savundu. İki lider de nükleer güç olan Pakistan ile olan ilişkilerin koparılmaması gerektiğini söyledi. Ve iki lider de ABDnin son dönem terörle mücadelede ağırlık verdiği insansız hava aracı (İHA) teknolojisini sürdüreceğini açıkladı.
KAPANIŞ ÇİNLE OLDU
Münazaranın kapanışı ise Çinle oldu.
Bir önceki münazarada iki lider arasında Çin yüzünden yine gerilimli atışmalar yaşanmıştı. Obama Romneyye Çin yüzünden yine saldırdı. Romneynin İranla işbirliği yapan Çinli petrol şirketlerine yatırım yaptığını savundu. Ancak iki liderin Çin konusunda izleyecekleri politikalara ilişkin yaklaşımları yine neredeyse bire bir aynıydı. Obama da Romney de Çinle ortak olunabileceğini ama Çinin uluslararası ticaret kurallarına uyması için de mücadele edeceklerini söylediler. Romney biraz daha ileri giderek, bu şekilde bir düşük kur politikası izlemeye devam ederse göreve başladığı birinci gün Çini döviz manipülatörü ilan edeceğini açıkladı.
İki liderin, münazarada farklı cevap verdikleri dış politika sorusu ise bir numaralı ulusal güvenlik tehdidi meselesiydi.
Obama, terör grupları dedi. Romney ise soruyu Nükleer silaha kavuşmuş İran diye yanıtladı.
ABDde iki hafta sonra yapılacak seçimler öncesi, Demokrat Partili Başkan
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
ve Cumhuriyetçi Mitt Romney, dün akşam son kez kozlarını paylaştılar. Konu dış politika olduğundan, üçüncü münazara hem televizyon ekranlarında hem de sosyal medyada en az ilgi çeken, en sıkıcı, en hareketsiz tartışma oldu. 67 milyon kişinin izlediği ilkindeki Romneynin tartışmasız galibiyeti ve 65 milyon Amerikalının takip ettiği ikincisinde Obamanın üstünlüğünden sonra son münazarada da Obama daha başarılı göründü. CNNin anketinde Obama yüzde 48 ile Romneynin 8 puan önünde çıktı. CBS anketinde ise yüzde 53 Obamanın daha iyi olduğunu yüzde 23 ise Romneynin kazandığını söyledi. Ancak dış politika Amerikalı seçmenin radarından o kadar uzak ki iki aday tartışma boyunca formata rağmen sık sık iç politikaya kaydı. Moderatör, CBS anchorı Bob Schieffer da adayları dış politikaya dönmeleri için zaman zaman uyarmak zorunda kaldı. İki aday arasındaki gecenin en gergin anları da iç politikaya kaydıkları sıralarda yaşandı. Çünkü ne kadar münazara ediyor görünseler de Pasifikten
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
ya temel dış politika konularında ikisi de çoğu zaman aynı düşünceleri savundu.ÖNCE LİBYA İLE BAŞLANDISchieffer, geceye Arap Baharı ve Libyadaki olaylarla başladı. İlk sözü de Romney aldı. Libya meselesi ikinci münazarada iki aday arasındaki en kritik konu olduysa da Romney, Eylülde yaşanan saldırılarda biri büyükelçi dört Amerikalının öldüğü olaylar nedeniyle Obamaya fazla yüklenmedi. Hatta Usame Bin Ladinin öldürülmesinden dolayı Obama yönetimini tebrik bile etti. Sadece yönetimin Müslüman ülkelerdeki radikallere karşı daha sert bir tutum sergilemesi gerektiğini savundu.
Obama da Libya olaylarında binlerce Libyalının daha sonra ABDye destek vermek için yürüyüş yaptığını hatırlatarak, Libyada Kaddafiye yönelik operasyonun başarılı olduğunu anlattı. Libyadaki olayların sorumlularının peşinden gideceğini ve bunları adaletin karşısına çıkaracağını söyledi. Arap Baharı konusunda izleyeceği genel stratejiyi ise Gelecekteki tehditlere karşı dünyanın her yerinde dostlar edinmeliyiz diye açıkladı.
RUSYA DİYORDUN NE OLDU
Arap Baharının ikinci turunda Obama ikinci münazarada olduğu gibi yine Romneynin üzerine gitti. Gece boyunca da daha agresif olan, söz kesen, rakibini suçlayan taraf Obamaydı. Konu Müslüman ülkelerdeki aşırı gruplara gelince El Kaideye yönelik stratejisinin başarılı olduğunu hatırlatan Obama, Romneyyi birkaç hafta önceye kadar Rusyayı en büyük düşman saymakla eleştirdi.
Romney ise gece boyunca Obamanın her saldırısında yaptığı gibi geçmiş beyanlarında aslında ne demek istediğini anlatma çabası içine girdi ve Rusyayı en büyük düşman değil, jeopolitik tehdit olarak gördüğünü söyledi. Düzeltmenin ardından da iki adayın Rusyaya yaklaşımlarının birbirine yaklaştığı anlaşıldı.
NE DEDİĞİN BELLİ DEĞİL
Obama bu bölümde Romneynin bir kez daha üzerine giderek, Birkaç hafta önce Irakta daha çok asker istiyordunuz. Afganistanda kalalım, diyordunuz. Tam olarak ne dediğinizi netleştirmeniz lazım çünkü müttefiklere karışık mesajlar veriyorsunuz ve bunlar ABD'yi daha güvenli tutacak düşünceler değil dedi.
SURİYE AMERİKA İÇİN FIRSAT
Libya ve El Kaidenin ardından konu daha sonra Suriyeye geldi. Ve moderatör Schieffer, adaylardan Suriye politikalarını açıklamalarını istedi. Söze bu kez Obama başladı. Ve Suriyenin ABD için bir fırsat olabileceğini söyledi. Bölgedeki en büyük müttefikimiz İsrail diyen Obama, Suriyenin İranla yakın ilişki içinde olmasına değinerek Suriyede ABDyi dost olarak görecek bir yönetimin başa gelmesinin bir fırsat olduğundan bahsetti. Romney de uluslararası toplumun organize olup Esadı izole etmesi ve Suriyedeki ılımlı muhalif güçlerin harekete geçirilmesinin önemine değinerek aralarında Türklerin de bulunduğu bölgedeki müttefiklerle olayların koordine edilmesi gerektiğini söyledi. İki aday da Suriyede Amerikan askerinin içinde yer alacağı bir müdahaleye karşı çıktı. İki aday da Suriyeli muhaliflere yapılacak yardımların çok iyi kontrol edilmesi ve bu yardımların daha sonra Amerika aleyhine dönmemesi gerektiğini söyledi. İki aday da Esadın ardından Suriyede başa gelecek kişinin ABD için fırsat olduğunu vurguladı. Obama bu bölümde, Biz zaten bunları yapıyoruz demek zorunda kaldı.
MISIRDA DA AYNILAR
Üçüncü soru Mısırdı. Moderatör ABD Başkanı Barack Obamanın Mısır lideri
Linkleri görebilmek için Turkmmo Forumuna ÜYE olmanız gerekmektedir.
ten desteğini çekmesinin bir hata olup olmadığını sordu. İki lider de bunun bir hata olmadığı konusunda uzlaştı.Konu Mısıra geldiğinde tartışma ilk defa, sadece dış politika konuşulması gerekirken iç politikaya kaymaya başladı. Romney bu bölümde ABDnin dünyada zayıf bir görüntü verdiğini iddia ederek bunun sebeplerinden birinin savunma bütçelerindeki kesintiler olduğunu söyledi. Ve başkan seçildiğinde kesintileri kaldıracağı gibi Pentagona ilave bütçe sağlayacağını açıkladı. Bu bölümde Obamayı İsraile karşı mesafeli durmakla da eleştirdi.
ZAYIF LİDER GÖRÜNTÜSÜ
Obamanın dünyaya zayıf lider görüntüsü yaydığını öne süren Romney, Başkanın İrandaki protestolarda muhaliflerin kalkışmalarına destek vermemesinin de bu görüntüyü pekiştirdiğini savundu.
Tek tek konuları ele alışlarında bir farklılık olmasa da iki lider arasındaki en temel paradigma farklılığı da bu bölümde ortaya çıktı. Çünkü Obama Romneynin eleştirisine yanıt verirken, böyle davranarak içe yönelme şansı yakaladığını, ABD'nin içeride yaşadığı gelişmelere eskisinden daha fazla odaklanması gerektiğini söyledi. İsrail ile benzersiz bir savunma ve istihbarat işbirliğine girdiğini belirterek, bu konudaki yaklaşımının Romneyninkinden farklı olmadığının altını çizdi.
İÇ POLİTİKA KONULARI
Bu bölümün ardından iki lider uzun uzun iç politika konularına daldı. Romney önceki münazaralarda tekrarladığı istihdam projelerini bu münazaraya da taşıdı. Hatta iki lider bir ara eğitim politikalarını bile tartışmaya başladı. Bu sırada moderatör, dış politikaya dönmeleri için yeniden müdahale etmek zorunda kaldı. Gecenin en derin fikir ayrılıkları da iç politikanın ele alındığı bu bölümde gerçekleşti.
İSRAİL MESELESİ YİNE GÜNDEMDE
Toplam 90 dakika süren tartışmanın 45'inci dakikasında ise beklenildiği gibi konu İsraile geldi. Ve iki lider yaklaşık 20 dakika İsraile olan yaklaşımlarını tartıştı. Karşılıklı birbirlerini eleştirdiler. Ama eleştiriler, İsraile ben yakınım, Hayır ben daha yakınım tartışmasıydı. İkisi de İsrailin ABDnin bölgedeki en güçlü müttefiği olduğunu özellikle vurguladı.
Moderatörün, İsraile saldırı olursa İsrailin yanında olur musunuz sorusuna iki aday da düşünmeden, Evet yanıtını verdi.
Bu bölümde İranın nükleer programıyla ilgili ABDnin izlediği politika da masaya yatırıldı. Romney, ABDnin İrana uyguladığı yaptırımları olumlu bulurken, farklı olarak, Ben olsaydım bu yaptırımları daha erken uygulamaya başlardım dedi.
İrana yönelik askeri harekât seçeneğinde ise Obama hiçbir ihtimali masadan kaldırmadığını tekrarlayarak, Romneyyi İrana olgunlaşmamış bir harekât önermekle suçladı. Romney ise askeri seçeneğin kendisi için de en son seçenek olduğunu belirterek, söylemde yine Obamanın çizgisine geldi. Bu konuda iki aday arasında yaşanan onca atışmaya rağmen, iki lider dün gece İran konusunda bile birbirlerine çok yakın düşünceler dile getirdi.
Romneynin farklılaştığı nokta İran Cumhurbaşkanı Ahmedinejad için soykırım soruşturması açılmasını istemesiydi. ABDnin soykırım suçlarını düzenleyen Roma Statüsünü imzalamamış olması dikkate alındığında Romneynin önerisi bu açıdan yine bir gaf olarak değerlendirilebilirdi. Ancak tartışmadan sonra önerinin üzerinde çok fazla durulmadı.
AFGANİSTANPAKİSTAN AYNILAR
Daha sonraki Afganistan-Pakistan bölümünde iki lider yine aynı düşünceleri savundular. Romney de Obama da Afganistandan çekilme takvimini savundu. İki lider de nükleer güç olan Pakistan ile olan ilişkilerin koparılmaması gerektiğini söyledi. Ve iki lider de ABDnin son dönem terörle mücadelede ağırlık verdiği insansız hava aracı (İHA) teknolojisini sürdüreceğini açıkladı.
KAPANIŞ ÇİNLE OLDU
Münazaranın kapanışı ise Çinle oldu.
Bir önceki münazarada iki lider arasında Çin yüzünden yine gerilimli atışmalar yaşanmıştı. Obama Romneyye Çin yüzünden yine saldırdı. Romneynin İranla işbirliği yapan Çinli petrol şirketlerine yatırım yaptığını savundu. Ancak iki liderin Çin konusunda izleyecekleri politikalara ilişkin yaklaşımları yine neredeyse bire bir aynıydı. Obama da Romney de Çinle ortak olunabileceğini ama Çinin uluslararası ticaret kurallarına uyması için de mücadele edeceklerini söylediler. Romney biraz daha ileri giderek, bu şekilde bir düşük kur politikası izlemeye devam ederse göreve başladığı birinci gün Çini döviz manipülatörü ilan edeceğini açıkladı.
İki liderin, münazarada farklı cevap verdikleri dış politika sorusu ise bir numaralı ulusal güvenlik tehdidi meselesiydi.
Obama, terör grupları dedi. Romney ise soruyu Nükleer silaha kavuşmuş İran diye yanıtladı.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 23
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 28
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 88
