Bu başlık benim değil, bu başlık 2-0`dan sonra twitter`da dolaşan bir söylem..
Bir tarafta teknik direktörünü kaybetmiş, hafta boyunca çalkantılarla uğraşan Kasımpaşa, bir tarafta UEFA Kupası`nı almaktan bahseden 150 Milyon Euroluk Fenerbahçe..
Düşünün Kasımpaşa`nın kalecisi ilk kez yere yattığında dakikalar 65`i gösteriyor.. Oysa o dakikaya kadar Kasımpaşa`nın biri direkten dönen, diğeri Uche`nin boş kaleye vuramadığı iki net pozisyonu var..
Fenerbahçe, birinci dakikadan maçın bittiği 95. dakikaya kadar sahada yoktu. Maç iki gün daha oynansa yine sahada olmayacaktı..
Kimse “Fenerbahçe`nin aklı Borussia Mönchengladbach maçındaydı“ demesin çünkü sarı-lacivertli takımın süper ligden başka bir düşüncesi yok..
Ve senin en önemli rakibin bir gün önce deplasmanda mağlup olmuşsa, bu maçı kazanmaktan başka alternatifin olamaz.. Ama görüyoruz ki iki sezondur Galatasaray ne zaman puan kaybetse ertesi gün Fenerbahçe de kaybediyor.
Yani Aykut Kocaman diyor ki “Ben fırsatçı değilim, rakibimin puan kaybetmesini avantaja çeviremem!“
Ligin henüz 6. haftası kaybedilmiş fazla bir avantaj olmamasına rağmen, Fenerbahçe seyircisinin takımından hiçbir umudu yok. İşte onun için başlıkta yazdığım “Kocaman umutlarımızın katilisin“ diyorlar..
Bu maçın yorumunu yapmaya kalksak inanın yapamayız. Çünkü maç tek taraflı oynandı ve kazanan Allah`ına kadar hak ederek kazandı..
“Şu iyiydi bu kötüydü“ demek bile yersiz, Fenerbahçe takım halinde inanılmaz kötüydü.. Hani derler ya “Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir“ diye aynen öyle..
Marsilya karşısında 2-0`ı koruyamayan, Trabzon karşısında mucizevi beraberlik alan Fenerbahçe`nin Kasımpaşa`ya yenileceğini herkes tahmin ediyordu da, kondurmak istemiyordu..
Volkan, grip nedeniyle 4 gün idmanlara çıkmamış, ama maça çıkıyor. Belki Aykut Kocaman takıma moral olsun diye sahaya sürmüş olabilir, ama iki golde de büyük hatası vardı.. Çünkü Volkan gibi bir kaleci ne Uche`nin kalenin ortasına vurduğu topu yerdi ne de Hüseyin`in ayağının altıyla tıngır mıngır yuvarladığı o topu..
Volkan gibi Egemen`in de ikinci golde hatası vardı.. Aynı topa Adem`le çıktılar, adam iki kez vurdu Egemen sıçrayamadı bile..
Sonuçta Kasımpaşa hocasız, çalkantılı çıktığı maçı anasının ak sütü gibi hak ederek kazandı.. En gerideki Yalçın`dan en uçtaki Adem Büyük`e kadar kesinlikle inanarak oynadılar ve kazandılar..
Maçın hakemi İlker Meral sonuca etki edecek hiçbir hata yapmadı. Hatta sahada görünmedi bile.. Ancak yine de hem İlker Meral`e hem tüm Türk hakemlerine bir eleştirimiz olacak o da şu; bir futbolcu sakatlanıyor, ama Türk hakemler o oyuncuyu kenara taşıtmak yerine sahada tedavi olmasına izin veriyor ve maç soğuyup gidiyor..
Kasımpaşa- Fenerbahçe maçında da her sakatlık saha içinde tedavi oldu, iş olsun diye kenara gelip, hemen sahaya girdiler.. Abdurrahman Dereli saha dışında sakatlanıyor ama İlker Meral iyileşip sahaya girmesi için oyunu durduruyor..
UEFA ve FIFA`nın özellikle ‘Topun daha fazla oyunda kalması` ısrarına MHK`nın da önem vermesi ve hakemlerini bu konuda uyarması gerektiğine inanıyoruz..