- Katılım
- 2 Şub 2012
- Konular
- 69
- Mesajlar
- 132
- Reaksiyon Skoru
- 2
- Altın Konu
- 0
- TM Yaşı
- 14 Yıl 4 Ay 12 Gün
- Başarım Puanı
- 77
- MmoLira
- 0
- DevLira
- 0
ROHAN2 WORLD 1-120 TR TİPİ OFFICIAL YOHARA, BALATHOR VE AMON! 80. GÜNÜNDE! +10.000 ONLİNE! HİLE VE BOT %100 ENGELLİ HEMEN TIKLA!
Bugüne kadar çıkan Tycoon oyunlarına bir yenisi daha ekleniyor. Bu seferki yapım ise, oyun yapımcılığında tecrübesiz bir firma olan, Finlandiyalı Colossal Order tarafından geliştiriliyor. 2011in ilk çeyreğinde çıkması planlanan Cities in Motion, dağıtımı Paradox Interactive tarafından yapılan bir Şehir Simülasyonu. Asıl konu ise; ulaşım. Bir şehrin ulaşım hatlarını bütünüyle kontrol altına alacağımız yapımın çıkışına az bir süre kaldı. Hal böyle olunca, artık elimize yapımla ilgili yeni bilgiler de ulaşmaya başladı.
Gelelim oyunun genel içeriğine; dediğim gibi Cities in Motion, bir toplu taşıma simülasyon oyunu. Konu sanırım biraz klişe gözüküyor, öyle değil mi? Elbette başarılı bir oynanabilirlik ile bu durumu değiştirebilir. Öncelikle, oyun yüz senelik bir zaman dilimini kapsıyor. 1920lerden başlayıp, 2020 yılına kadar sürecek olan Cities in Motionda, dört farklı şehrin kontrolünü ele alabileceğiz. Maalesef oyun sadece Amsterdam, Berlin, Helsinki ve Viyana şehirlerini içeriyor. Gönül isterdi ki, ülkemizin de bazı şehirleri eklenmiş olsun tabii. İletişim ağını otobüsler, tramvaylar, helikopterler, deniz otobüsleri ve metroyla inşa edeceğiz. Metro da olunca, dolayısıyla oyunda bir yer altı görünümü seçeneği de olacak. Toplamda, 30un üstünde farklı araç kullanabileceğiz.
Oyunda, bir ulaşım şirketinde müdür rolünde, inşa-yönetim işlerinden sorumlu kişi olacağız. En önemli görevimiz ise vatandaşların ihtiyaçlarına cevap vermek olacak. Bunun yanında, maaş düzenlemeleri ve bilet fiyatlarını da biz ayarlayacağız. Cities in Motionda beş farklı da ulaşım tipi bulunuyor. En ucuz olan otobüs seçeneği, sanırım başlangıç için iyi bir seçim olacaktır. Tabii, otobüs hattı sadece hali hazırdaki yolları kullanacak ve araçlar trafikte sıkışıp kalabilecek de. Yani, tipik bir İstanbul trafiği manzarasıyla da karşılaşmak olası. Tramvay ve metro içinse önce yeni yollar yapmak gerekecek. Daha hızlı olan demiryolu, aynı zamanda vatandaşları da daha mutlu edecektir. Ayrıca, yer altı metro sistemi, daha pahalı olmasına rağmen trafiği sıkıştırmamak gibi bir avantaja sahip. Deniz otobüsleri ise hız olarak biraz yavaş olmasına rağmen fiyat olarak demiryolu-karayolu arasında bir yerde. Tabii, tüm bunlara ek olarak havayolu ulaşımı da mevcut.
</
Oyunun yüz yıllık bir zaman diliminde geçtiğini söylemiştik. Bu kadar uzun süre içinde, elbette teknoloji de birtakım değişikliklere uğrayacaktır. 1920lerde kullandığımız yavaş ve ufak araçlar, zamanla yerini daha iyi modellere bırakacak. En büyük değişiklik de, 1950lerde helikopter ile yaşanacak. Kısacası, şehrimizin limitleri yok. Farklı araçlar, yeni ulaşım tipleri bir döngü içerisinde ilerleyecek. Konu ulaşım olunca da, yolcular epey kazanıyor. Kimisi aksi, kimisi sessiz. Oyunda yedi farklı sosyal grup olacak; yolcuların davranışlarıyla ve meslekleriyle ilgili. Örneğin; öğrenciler, emekliler gibi ve bunlar da farklı yerlerde yaşayacak; öğrenci yurtları, huzur evleri gibi. Öğrenciler okula gitmek için ulaşım ağını kullanırken, emeklilerin tercihi ise parklardan yana. Görüldüğü gibi epey detay içeriyor oyunumuz.
Senaryo kısmı ise on iki bölümden oluşuyor. Tabii, bir de tüm şehirlerin özgürce oynanabildiği Sandbox kısmı mevcut. Yine senaryo kısmında, oyun bize birtakım görevler sunacak; ulaşımı modernize etme ya da yeni bir ulaşım ağı kurma gibi. Ayrıca, Cities in Motionda yapımcılar canlı bir şehir ve ulaşım yaratmak istemiş. Bu nedenle grafikler konusunda da epey uğraşmışlar. Bir simülasyon oyununa göre görseller gayet güzel gözüküyor. Gerçekçi 3D grafiklerin yanında, 100den fazla yüksek detaylı yapı bulunuyor. Tüm bunların yanında oyun, kendi şehrinizi yaratmak için kullanabileceğiniz bir harita editörünü de kapsıyor.
Son sözlere gelirsek, Cities in Motion, Colossal Order firmasının ilk oyunu olacak. Hem teknik, hem oynanabilirlik anlamında epey detaylı gözüken yapım büyük ihtimalle 25 Şubat 2011 tarihinde sadece PC platformu için çıkacak. Colossal Orderın CEOsu Mariina Hallikainen ise bu tarz oyunlar yapmayı sevdiklerini ve esin kaynaklarının Transport Tycoon ve Traffic Giant gibi oyunlar olduğunu belirtiyor. Şimdilik bekleyip görelim diyorum, herkese iyi oyunlar!
Gelelim oyunun genel içeriğine; dediğim gibi Cities in Motion, bir toplu taşıma simülasyon oyunu. Konu sanırım biraz klişe gözüküyor, öyle değil mi? Elbette başarılı bir oynanabilirlik ile bu durumu değiştirebilir. Öncelikle, oyun yüz senelik bir zaman dilimini kapsıyor. 1920lerden başlayıp, 2020 yılına kadar sürecek olan Cities in Motionda, dört farklı şehrin kontrolünü ele alabileceğiz. Maalesef oyun sadece Amsterdam, Berlin, Helsinki ve Viyana şehirlerini içeriyor. Gönül isterdi ki, ülkemizin de bazı şehirleri eklenmiş olsun tabii. İletişim ağını otobüsler, tramvaylar, helikopterler, deniz otobüsleri ve metroyla inşa edeceğiz. Metro da olunca, dolayısıyla oyunda bir yer altı görünümü seçeneği de olacak. Toplamda, 30un üstünde farklı araç kullanabileceğiz.
Oyunda, bir ulaşım şirketinde müdür rolünde, inşa-yönetim işlerinden sorumlu kişi olacağız. En önemli görevimiz ise vatandaşların ihtiyaçlarına cevap vermek olacak. Bunun yanında, maaş düzenlemeleri ve bilet fiyatlarını da biz ayarlayacağız. Cities in Motionda beş farklı da ulaşım tipi bulunuyor. En ucuz olan otobüs seçeneği, sanırım başlangıç için iyi bir seçim olacaktır. Tabii, otobüs hattı sadece hali hazırdaki yolları kullanacak ve araçlar trafikte sıkışıp kalabilecek de. Yani, tipik bir İstanbul trafiği manzarasıyla da karşılaşmak olası. Tramvay ve metro içinse önce yeni yollar yapmak gerekecek. Daha hızlı olan demiryolu, aynı zamanda vatandaşları da daha mutlu edecektir. Ayrıca, yer altı metro sistemi, daha pahalı olmasına rağmen trafiği sıkıştırmamak gibi bir avantaja sahip. Deniz otobüsleri ise hız olarak biraz yavaş olmasına rağmen fiyat olarak demiryolu-karayolu arasında bir yerde. Tabii, tüm bunlara ek olarak havayolu ulaşımı da mevcut.
</
Oyunun yüz yıllık bir zaman diliminde geçtiğini söylemiştik. Bu kadar uzun süre içinde, elbette teknoloji de birtakım değişikliklere uğrayacaktır. 1920lerde kullandığımız yavaş ve ufak araçlar, zamanla yerini daha iyi modellere bırakacak. En büyük değişiklik de, 1950lerde helikopter ile yaşanacak. Kısacası, şehrimizin limitleri yok. Farklı araçlar, yeni ulaşım tipleri bir döngü içerisinde ilerleyecek. Konu ulaşım olunca da, yolcular epey kazanıyor. Kimisi aksi, kimisi sessiz. Oyunda yedi farklı sosyal grup olacak; yolcuların davranışlarıyla ve meslekleriyle ilgili. Örneğin; öğrenciler, emekliler gibi ve bunlar da farklı yerlerde yaşayacak; öğrenci yurtları, huzur evleri gibi. Öğrenciler okula gitmek için ulaşım ağını kullanırken, emeklilerin tercihi ise parklardan yana. Görüldüğü gibi epey detay içeriyor oyunumuz.
Senaryo kısmı ise on iki bölümden oluşuyor. Tabii, bir de tüm şehirlerin özgürce oynanabildiği Sandbox kısmı mevcut. Yine senaryo kısmında, oyun bize birtakım görevler sunacak; ulaşımı modernize etme ya da yeni bir ulaşım ağı kurma gibi. Ayrıca, Cities in Motionda yapımcılar canlı bir şehir ve ulaşım yaratmak istemiş. Bu nedenle grafikler konusunda da epey uğraşmışlar. Bir simülasyon oyununa göre görseller gayet güzel gözüküyor. Gerçekçi 3D grafiklerin yanında, 100den fazla yüksek detaylı yapı bulunuyor. Tüm bunların yanında oyun, kendi şehrinizi yaratmak için kullanabileceğiniz bir harita editörünü de kapsıyor.
Son sözlere gelirsek, Cities in Motion, Colossal Order firmasının ilk oyunu olacak. Hem teknik, hem oynanabilirlik anlamında epey detaylı gözüken yapım büyük ihtimalle 25 Şubat 2011 tarihinde sadece PC platformu için çıkacak. Colossal Orderın CEOsu Mariina Hallikainen ise bu tarz oyunlar yapmayı sevdiklerini ve esin kaynaklarının Transport Tycoon ve Traffic Giant gibi oyunlar olduğunu belirtiyor. Şimdilik bekleyip görelim diyorum, herkese iyi oyunlar!



