Sitemize reklam vermek için [email protected] adresine mail atabilirsiniz
For Advertising Contact [email protected]


Satürn Gezegeni PDT®

turkmmo

Level 1
Üye
Katılım
17 Eyl 2008
Konular
111
Mesajlar
0
Reaksiyon Skoru
203
Online Süresi
0
Başarım Puanı
530
Madalyalar
0
MmoLira
2
DevLira
0
En İyi Cevap Puanı
0
Takipçiler
125
Fiziksel özellikler [değiştir]

Satürn, tüm gezegenler arasında yoğunluğu en düşük olanıdır. Su yoğunluğu ile karşılaştırıldığında 0.69 olan bu değer, Yerküre'nin yoğunluğunun % 12'si kadardır. Düşük yoğunluk, gezegenin akışkan yapısı ve kendi çevresindeki dönüş hızının yüksekliği ile birleşerek, Satürn'e ekvatorda geniş, kutuplarda basık elipsoid görüntüsünü vermektedir. Beyazlık derecesi (albedo) 0.47 olan gezegen, böylece yüzeyine düşen güneş ışığının yarıya yakınını görünür tayfta yansıtmaktadır. Ancak kızılötesi alandaki ışınım ölçüldüğünde, Satürn'ün Güneş'ten aldığı enerjinin 3 kat fazlasını dışarı yaydığı görülür. Bu nedenle gezegen, Güneş'e olan uzaklığına göre hesaplanan 71K' den (-202°C) çok daha yüksek bir etkin sıcaklığa sahiptir ve 95K (-178°C) sıcaklığında bir kara cisim gibi ışır. Satürn'ün kendi içinde yarattığı bu enerji fazlası, gezegenin yerçekiminin etkisi ile yavaşca kendisi üzerine çökerek küçülmesi sırasında dönüştürülen potansiyel enerji ile açıklanmaktadır. Kelvin-Helmholtz mekanizması olarak adlandırılan ve daha sınırlı ölçüde Jüpiter'de de gözlenen bu olgu Satürn'ün yarattığı ısıl enerji fazlasını tek başına açıklamaya yeterli değildir. Ek bir mekanizma olarak, gezegenin yüzeye yakın katmanlarında hidrojen ile karışım halinde bulunan helyumun ağırlığı nedeniyle merkeze doğru süzülerek göç etmesi sırasında potansiyel enerjisinin bir kısmını açığa çıkarması önerilmektedir.

İç yapı [değiştir]

Gaz devleri, içerdikleri elementlerin oranlarına göre iki alt gruba ayrılırlar. Uranüs ve Neptün 'buz' ve 'kaya' oranı daha yüksek Uranian gezegenler grubundadır. Satürn ise Jüpiter ile birlikte, adını yine Jüpiter'den alan Jovian gezegenler grubu içindedir. Jovian gezegenlerin kabaca Güneş'i ve benzer yıldızları oluşturan maddeleri bu yıldızlardakine yakın oranlarda içerdiği düşünülür. 20. yüzyıl başlarından itibaren, gezegenlerin çap, kütle, yoğunluk, kendi etrafında dönme hızları, uydularının davranışları gibi verilerden yola çıkılarak iç yapıları hakkında ortaya atılan görüşler, daha sonra tayfölçümsel çalışmalarla ve son otuz yıl içinde gerçekleştirilen birçok uzay aracı araştırması ile zenginleştirilmiş ve günümüzde oldukça tatminkar modeller geliştirilmiştir.

Bu bilgiler çerçevesinde, Güneş sisteminin ilksel bileşenlerine paralel biçimde Satürn'ün kütlesinin büyük kısmını hidrojen ve helyumun oluşturduğu varsayılır. Hidrojen/Helyum kütle oranı 75/25 civarındadır. Daha ağır elementlerin Güneş Bulutsusu içindeki toplam payı %1 iken, hafif bir zenginleşme ile Satürn'de %3-5 arasında olabileceği hesaplanmaktadır. Bu yapı taşları özgül ağırlıklarına göre tabakalanmış durumdadır:

* Satürn'ün merkezinde demir ve ağır metallerle birlikte bunları çevreleyen daha hafif elementlerin oluşturduğu bir 'buz' ve 'kaya' tabakasından oluşan bir çekirdek bulunur. Gezegenin ileri derecedeki basıklığının nedeni olarak büyük ve yoğun bir çekirdek varlığı gösterilmektedir. Bazı hesaplamalar, gözlenen basıklık oranını sağlayabilmek için çekirdeğin gezegen kütlesinin dörtte biri kadar büyük bir kısmını oluşturması gerektiği sonucuna ulaşmaktadır. Bu, 25 Yer kütlesine sahip ve yarıçapı 10.000 kilometreyi aşan bir kaya, buz ve metal kütlesi anlamına gelir ve Satürn'ün ağır elementler açısından tahmin edilenden daha da zengin olabileceğini gösterir. Satürn‘ün merkezinde sıcaklığın 12.000K, basıncın 10 megabar (10 milyon atmosfer) üzerinde olduğu tahmin edilir.
* Çekirdeği çevreleyen alanda metalik hidrojenden oluşmuş manto tabakası yer alır. Hidrojen 3 ila 4 Mbar'dan daha yüksek basınçlarda devreye giren van der Waals kuvvetlerinin etkisi ile moleküler yapısını kaybederek metalik özellikler kazanır, ısıl ve elektriksel iletkenliği çok artar. Jüpiter'de olduğu kadar büyük olmayan bu katmanın, yaklaşık 20.000 km.lik bir kalınlıkla çekirdekten gezegen yarıçapının yarısı kadar bir uzaklığa yayıldığı sanılır.
* En dışta, gezegenin hacminin %90'ını oluşturan en az 30.000 km. kalınlığında moleküler hidrojen(H2) tabakası bulunur. Gezegenin yüzeyine yaklaşıldıkça basınç, ısı ve yoğunluk düşer, hidrojen sıvıdan gaza dönüşür ve giderek atmosfer olarak adlandırılabilecek ortama geçilir.

Bu şemada helyumun konumu çok iyi aydınlatılabilmiş değildir. Satürn atmosfer ve dış tabakalarında helyum oranının beklenenden çok daha az olduğu gözlenmiştir. Buna, Jüpiter'e oranla daha soğuk olan gezegende, helyumun en dıştan başlayarak yoğunlaşıp bir süperakışkan şeklinde gezegenin içine doğru yağdığı ve gezegen yüzeyindeki oranının gittikçe düştüğü şeklinde bir açıklama getirilmiştir. Bu olasılığın geçerli olması durumunda helyumun sıvı hidrojen tabakaları içinden geçerek manto ve çekirdek arasında ayrı bir katman oluşturması beklenir. Bugün, metalik hidrojen katmanının da sıvı nitelikte olduğu görüşü yaygın olarak kabul edilmektedir. Katı fazdaki bir manto tabakasının Satürn'ün ürettiği büyük ısıyı dışarı iletemeyeceği ve bu aktarım için madde akımına (konveksiyon) olanak sağlayan sıvı bir ortamın gerekli olduğu düşünülmektedir. Konveksiyon akımlarının katmanlar arasında ne ölçüde madde alışverişine izin verdiği bilinmemektedir. Güçlü yerçekiminin ve akışkan yapının sonuçta ağır elementleri sürekli olarak merkeze doğru çökmeye zorlayacağı tahmin edilmekle birlikte, buz ve kaya oluşturan bileşiklerin tümünün çekirdeğe hapsolmuş durumda olmayabileceği, bir kısmının metalik ve moleküler hidrojen katmanlarında eriyik halinde ya da askıda bulunabileceği varsayılabilir.

Atmosfer [değiştir]

Gaz Oran
Hidrojen
H2 <0.94
Helyum
He <0.06
Metan
CH4 0.002
Su
H2O 0.001
Amonyak
NH3 0.0001
Etan
C2H6 5x10-6
Hidrojen sülfid
H2S 1x10-6
Hidrojen fosfür
PH3 1x10-6
Asetilen
C2H2 1x10-7

Satürn kal&#305;n ve karma&#351;&#305;k bir atmosfer tabakas&#305; ile çevrilidir. Atmosferin temel bile&#351;eni, bir gaz devi gezegenden beklenece&#287;i gibi, Güne&#351; Bulutsusu’nun içeri&#287;ine benzer olarak, hidrojen gaz&#305;d&#305;r. Ancak, Jüpiter'in atmosferinden farkl&#305; olarak, helyum oran&#305;n&#305;n beklenenden dü&#351;ük oldu&#287;u gözlenir.Bu olgunun, helyumun kütleçekimi etkisi ile gezegenin daha derinlerine do&#287;ru çökmesi ile ili&#351;kili olabilece&#287;i dü&#351;ünülür. Satürn atmosferi %94 hidrojen ve %6 helyumdan olu&#351;maktad&#305;r. Bunlar&#305; %0,2 oranla metan (CH4), %0,1 oranla su buhar&#305; (H2O), ve %0,01 oranla amonyak (NH3) izler. Azot, hidrojen, karbon, oksijen, kükürt, fosfor ve di&#287;er elementleri içeren çe&#351;itli bile&#351;iklere milyonda bir düzeyini geçmeyen oranlarda rastlan&#305;r.

Asl&#305;nda gaz devlerinin belirli bir yüzeyi oldu&#287;u söylenemez, gezegenden atmosfer olarak adland&#305;r&#305;labilecek en d&#305;&#351; gaz tabakas&#305;na do&#287;ru kesintisiz, yumu&#351;ak bir geçi&#351; sözkonusudur. Bu tür gezegenlerin çaplar&#305; hesaplan&#305;rken 1 bar (yakla&#351;&#305;k 1 atmosfer) s&#305;n&#305;r&#305;n&#305;n d&#305;&#351;&#305;nda kalan k&#305;s&#305;m dikkate al&#305;nmaz, bas&#305;nc&#305;n 1 bar&#305; a&#351;t&#305;&#287;&#305; noktadan itibaren tüm hacim gezegenin s&#305;n&#305;rlar&#305; içinde kabul edilir. Ancak ço&#287;u zaman, atmosfer olarak adland&#305;r&#305;lan alan, hidrojen gaz&#305; yo&#287;unlu&#287;unun s&#305;v&#305; hidrojen yo&#287;unlu&#287;u düzeyine ç&#305;kt&#305;&#287;&#305; 10.000 bar bas&#305;nç s&#305;n&#305;r&#305;na yani gezegenin binlerce kilometre içine dek geni&#351;letilir.

Satürn’ün daha zay&#305;f çekim gücü nedeniyle, atmosferi gezegenin merkezinden uzakl&#305;k bak&#305;m&#305;ndan daha geni&#351; bir alana yay&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r; derinlikle &#305;s&#305; ve bas&#305;nç art&#305;&#351;&#305; Jüpiter’e oranla daha s&#305;n&#305;rl&#305;d&#305;r. Bu nedenle, atmosferin alt s&#305;n&#305;r&#305; olarak kabul edilebilecek fizik ko&#351;ullara çok daha derinlerde ula&#351;&#305;l&#305;r. Ayn&#305; &#351;ekilde, atmosferin çe&#351;itli yükseltilerinde görülen de&#287;i&#351;ik bile&#351;iklerin yo&#287;unla&#351;mas&#305;ndan olu&#351;mu&#351; bulutlar Jüpiter’e oranla birbirinden daha aral&#305;kl&#305; yer al&#305;rlar. En yüksek bulutlar, tropopoz düzeyinin yakla&#351;&#305;k 100 km. alt&#305;nda amonyak, 200 km. alt&#305;nda amonyum hidrosülfid ve 300 km. alt&#305;nda su buzundan olu&#351;mu&#351; bulutlard&#305;r.

Bulutlar ve atmosfer ak&#305;mlar&#305; [de&#287;i&#351;tir]

Jüpiter’dekine benzer ekvatora paralel bulut ku&#351;aklar&#305; Satürn atmosferinde de gözlenir, ancak ku&#351;aklar aras&#305;ndaki renk ve kontrast fark&#305; ayn&#305; derecede çarp&#305;c&#305; de&#287;ildir. Bu silik görünümün nedeni bulut katmanlar&#305;n&#305;n daha geni&#351; bir yükselti aral&#305;&#287;&#305;na da&#287;&#305;lm&#305;&#351; ve kal&#305;n bir atmosfer kütlesi ile örtülmü&#351; olmalar&#305;d&#305;r. Birbirine kom&#351;u ku&#351;aklarda bulutlar&#305;n z&#305;t yönde ve büyük bir h&#305;zla ilerledikleri görülür. Ku&#351;aklar&#305;n da&#287;&#305;l&#305;m ve hareketleri kuzey ve güney yar&#305;mkürelerde Jüpiter’e oranla daha simetriktir. Bat&#305;dan do&#287;uya do&#287;ru 1800 km./saat h&#305;z&#305;nda kesintisiz bir ak&#305;m&#305;n gözlendi&#287;i ekvator ku&#351;a&#287;&#305;, kuzey ve güney yönünde 35. enlem derecelerine kadar uzanarak gezegenin en büyük meteorolojik yap&#305;s&#305;n&#305; olu&#351;turur.

Yeryüzünden yap&#305;lan gözlemlerde baz&#305;lar&#305; devasa boyutlara ula&#351;an 'beyaz leke'ler gözlenmi&#351;tir. Bu olu&#351;umlar&#305;n, günler, bazen haftalar süren f&#305;rt&#305;na alanlar&#305; oldu&#287;u dü&#351;ünülür. Cassini uzay sondas&#305; k&#305;sa süre içinde birçok yeni f&#305;rt&#305;na alan&#305; saptam&#305;&#351;t&#305;r.

2005 y&#305;l&#305;nda Keck Gözlemevi’nden elde edilen yeni bir bulgu, Satürn’ün güney kutbundaki 's&#305;cak burgaç't&#305;r. 87. enlem derecesinden ba&#351;layan birkaç derecelik ani s&#305;cakl&#305;k art&#305;&#351;&#305;, Güne&#351; Sistemi’nde ba&#351;ka örne&#287;i bulunmayan ve aç&#305;klama bekleyen bir olgudur.

Satürn'ün kendi ekseni etraf&#305;nda dönü&#351;ü [de&#287;i&#351;tir]

Kat&#305; bir yüzeye sahip olmayan Satürn'ün dönü&#351; özelliklerinin, atmosfer yap&#305;lar&#305;n&#305;n gözlenen hareketlerine göre belirlenmesine çal&#305;&#351;&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. Ekvator bölgesi ile kutuplar&#305;n farkl&#305; devirlerle dönmesi, 'Sistem I' ve 'Sistem II' olmak üzere iki ayr&#305; dönme süresi tan&#305;mlanmas&#305;na yol açm&#305;&#351;t&#305;r. Ekvator bölgelerinin dönü&#351;ü 10 saat 14 dakika 00 saniyede tamamlan&#305;r ve Sistem I olarak adland&#305;r&#305;l&#305;r. Kutup bölgelerinde dönü&#351; süresi 10 saat 39 dakika 24 saniyedir ve Sistem II ad&#305;n&#305; al&#305;r. Satürn'den yay&#305;lan mikrodalga ve radyo dalgaboyundaki &#305;&#351;&#305;n&#305;mlar&#305;n ise 10 saat 39 dakika 22,4 saniyelik bir dalgalanma göstermelerine dayanarak, gezegenin manyetik alan&#305;n&#305; belirleyen metalik hidrojen kütlesinin bu h&#305;zla dönmekte oldu&#287;u sonucu ç&#305;kar&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. 'Sistem III' ad&#305; verilen bu periyod Satürn'ün gerçek dönü&#351; h&#305;z&#305; olarak kabul edilir, ve bu de&#287;erin kutuplardaki dönü&#351; h&#305;z&#305; ile hemen hemen ayn&#305; oldu&#287;u, ekvatorda ölçülen farkl&#305; h&#305;z&#305;n bu bölgelerdeki bulutlar&#305;n 1800 km./saat h&#305;za ula&#351;an rüzgarlar nedeniyle do&#287;uya do&#287;ru hareket etmelerinden kaynakland&#305;&#287;&#305; dikkati çeker. Voyager 1 ve Voyager 2 uzay sondalar&#305;n&#305;n 1980 ve 1981 y&#305;llar&#305;ndaki geçi&#351;leri s&#305;ras&#305;nda yapt&#305;klar&#305; duyarl&#305; ölçümlere dayanan bu de&#287;er, 1997 y&#305;l&#305;nda Paris Gözlemevi gökbilimcileri taraf&#305;ndan 6 dakika daha uzun olarak ölçüldü. Cassini uzay arac&#305;n&#305;n 2004 y&#305;l&#305;nda Satürn'e yakla&#351;makta iken yapt&#305;&#287;&#305; ölçümlerde belirledi&#287;i 10 saat 45 dakika 45 saniye uzunlu&#287;undaki radyo dönü&#351; periyodu de bu son bulguyla uyumlu idi. Gezegenin dönü&#351; h&#305;z&#305;nda k&#305;sa sürede bu denli önemli de&#287;i&#351;ikliklerin olanak d&#305;&#351;&#305; oldu&#287;u bilinmekte, öte yandan Voyager ve Cassini sondalar&#305;n&#305;n güvenilirli&#287;i tart&#305;&#351;&#305;lmamaktad&#305;r. Radyo kayna&#287;&#305;n&#305;n dönü&#351; h&#305;z&#305;ndaki bu sapmalar&#305;n ayd&#305;nlat&#305;lmas&#305;, gezegenin iç yap&#305;s&#305; hakk&#305;nda de&#287;erli bilgiler sa&#287;layabilecektir.

Halkalar [de&#287;i&#351;tir]
Cassini uzay arac&#305; taraf&#305;ndan çekilen bir Satürn foto&#287;raf&#305;
Cassini uzay arac&#305; taraf&#305;ndan çekilen bir Satürn foto&#287;raf&#305;

Satürn'ün ilk bak&#305;&#351;ta dikkati çeken belirleyici özelli&#287;i halka sistemidir. Satürn‘ün halkalar&#305;, gökyüzünün basit teleskoplarla izlenmeye ba&#351;land&#305;&#287;&#305; 17. yüzy&#305;ldan bu yana Satürn'ü di&#287;er gezegenlerden ay&#305;rdeden e&#351;siz bir yap&#305; olarak bilinegelmi&#351;tir. 1970'lerden sonra di&#287;er gaz devlerinin de halkalar&#305; bulundu&#287;u ke&#351;fedilmi&#351;tir.

Halkalar, ekvator düzleminde gezegenin merkezinden uzakl&#305;kta 67.000 km. ile 480.000 km. aras&#305;nda kalan alan&#305; kaplamaktad&#305;r. Satürn'ün yar&#305;çap&#305; RS=60.250 km. olarak al&#305;n&#305;rsa halkalar&#305;n iç s&#305;n&#305;r&#305;n&#305;n gezegenin yüzeyine 6.700 km. uzakl&#305;kta bulundu&#287;u görülür. D&#305;&#351; s&#305;n&#305;r&#305; ise Satürn için yakla&#351;&#305;k 2,5 RS yani 150.000 km. olan Roche limitinin çok ötesindedir. Halkalar&#305;n kal&#305;nl&#305;&#287;&#305; ise sadece 100 metre kadard&#305;r. Satürn halkalar&#305; ço&#287;unlu&#287;unun çap&#305; 1 cm. ile 10 m. aras&#305;nda de&#287;i&#351;ti&#287;i dü&#351;ünülen büyük say&#305;da buz parçac&#305;klar&#305;ndan olu&#351;mu&#351;tur. Halkalar&#305;n yo&#287;unlu&#287;unun gezegen merkezinden uzakl&#305;&#287;a göre büyük de&#287;i&#351;imler gösterdi&#287;i, baz&#305; alanlarda bo&#351;luklar bulundu&#287;u bilinmektedir. Bunlar&#305;n Satürn uydular&#305;n&#305;n çekim etkileri ile ili&#351;kisi gösterilmi&#351;, hatta yörüngesi halkalar&#305;n içinde bulunan ve çoban uydular olarak adland&#305;r&#305;lan küçük uydular&#305;n halkalar&#305;n bilinen yap&#305;s&#305;n&#305;n korunmas&#305;ndaki rolleri ayd&#305;nlat&#305;lm&#305;&#351;t&#305;r. Ancak son 25 y&#305;lda uzay arac&#305; ara&#351;t&#305;rmalar&#305;ndan elde edilen büyük miktardaki yeni bilgi, Satürn halkalar&#305;n&#305;n bugün için de tam olarak aç&#305;klanamam&#305;&#351; birçok özelli&#287;ini ortaya koymaktad&#305;r.

Manyetosfer [de&#287;i&#351;tir]

Satürn güçlü bir manyetik alana sahiptir. Jüpiter'in manyetik alan&#305;n&#305;n yirmide biri kadar güç sa&#287;layan bu çift kutuplu, Yer ile kar&#351;&#305;la&#351;t&#305;r&#305;ld&#305;&#287;&#305;nda 800 kata ula&#351;an büyüklü&#287;ü ile devasa ölçektedir. Gezegenin manyetik ekseni dönme ekseni ile hemen hemen çak&#305;&#351;&#305;r ve Jüpiter'de oldu&#287;u gibi manyetik kutuplar&#305; Yer'in kutuplar&#305;na göre ters yerle&#351;mi&#351; durumdad&#305;r. Bu çift kutuplunun yan&#305; s&#305;ra, Satürn'ün manyetik alan&#305;n&#305;n, yap&#305;s&#305;n&#305; karma&#351;&#305;kla&#351;t&#305;ran bir dört kutuplu ve bir sekiz kutuplu bile&#351;eni bulunmaktad&#305;r.

Satürn manyetik alan&#305;n&#305;n Güne&#351; rüzgar&#305; ile etkile&#351;imi sonucunda büyük bir manyetosfer olu&#351;ur. Bu bölge, güne&#351; kökenli yüksek enerjili parçac&#305;klardan olu&#351;an plazma ak&#305;m&#305;n&#305;n gezegenin manyetik alan&#305; taraf&#305;ndan sapt&#305;r&#305;larak engellendi&#287;i, Satürn'ün Güne&#351;'e dönük yüzünde 300-1000 km./saniye h&#305;z&#305;ndaki Güne&#351; rüzgar&#305; taraf&#305;ndan gezegene do&#287;ru itilen, karanl&#305;k yüzünde ise yüzlerce milyon kilometre uzunlu&#287;unda bir ‘manyetik kuyruk‘ &#351;eklinde devam eden, damla biçiminde bir hacmi kapsar. Manyetosferin en d&#305;&#351;&#305;nda Güne&#351; rüzgar&#305;n&#305;n çarparak h&#305;zla yava&#351;lad&#305;&#287;&#305; ve yön de&#287;i&#351;tirdi&#287;i bir &#351;ok dalgas&#305; bulunur. Güne&#351; etkinli&#287;ine göre gezegene uzakl&#305;&#287;&#305; de&#287;i&#351;en bu s&#305;n&#305;r, Cassini uzay sondas&#305; taraf&#305;ndan Satürn'den Güne&#351; do&#287;rultusunda 3 milyon km. uzakl&#305;kta saptanm&#305;&#351;t&#305;r. Daha içeride ise güne&#351; kökenli parçac&#305;klar&#305;n a&#351;amayarak çevresinden dola&#351;mak zorunda kald&#305;&#287;&#305; manyetopoz yer al&#305;r. Manyetopoz, Satürn'ün manyetosferini s&#305;n&#305;rlar. Manyetosfer içinde iyonize atomlar, serbest elektronlar, yüklü toz tanecikleri ve nötr atom ve molekülleri içeren bir plazma bulunur, ancak bu plazman&#305;n yo&#287;unlu&#287;u Jüpiter'dekine oranla çok azd&#305;r. Bunun nedenleri, Satürn'ün manyetosferi içinde iyonize madde kayna&#287;&#305; olabilecek &#304;o benzeri bir uydusunun olmamas&#305; ve parçac&#305;klar&#305;n Satürn‘ün halkalar&#305; taraf&#305;ndan yakalanarak sürekli bir &#351;ekilde ortadan kald&#305;r&#305;lmalar&#305;d&#305;r.

Serbest kalan yüklü parçac&#305;klar, manyetik alan çizgileri boyunca toplanarak, Van Allen ku&#351;aklar&#305; benzeri &#305;&#351;&#305;n&#305;m alanlar&#305; olu&#351;tururlar. Satürn'ün manyetik kutuplar&#305;ndaki aç&#305;k manyetik çizgiler boyunca ilerleyerek atmosferin yüksek tabakalar&#305;nda kutup &#305;&#351;&#305;klar&#305;n&#305;n ortaya ç&#305;kmas&#305;na neden olurlar.

Uydular [de&#287;i&#351;tir]

Satürn'ün resmi olarak ad verilmi&#351; 34 uydusu vard&#305;r. 2004 y&#305;l&#305; içinde gözlenen ve 4 May&#305;s 2005'te Uluslararas&#305; Gökbilim Birli&#287;i'nin 8523 say&#305;l&#305; sirküleri ile duyurulan 12 yeni uydu ve 2005 y&#305;l&#305; içinde gözlenen ve 5 May&#305;s 2005' te 8524 say&#305;l&#305; sirküler ile duyurulan bir yeni uydu ile bu say&#305; 47'ye ula&#351;maktad&#305;r. Henüz do&#287;rulanmam&#305;&#351; uydular bu say&#305;n&#305;n d&#305;&#351;&#305;ndad&#305;r. Satürn'ün uydular&#305;n&#305;n listesi, Satürn'ün do&#287;al uydular&#305; makalesinde yer almaktad&#305;r

Ayr&#305;ca 2004 y&#305;l&#305;nda satürne gönderilen uzay arac&#305; cassini satürn etraf&#305;ndaki uydular&#305; tespit etmi&#351; ve 2 önemli uydusuna S/2004 S1 D&#304;&#286;ERNE &#304;SE S/2004 S2 ad&#305;n&#305; vemi&#351;tir.

Satürn ara&#351;t&#305;rmalar&#305;n&#305;n tarihçesi [de&#287;i&#351;tir]

* Eski ça&#287;lardan günümüze ula&#351;an kaynaklarda Satürn, Ay, Güne&#351;, Merkür, Venüs, Mars, ve Jüpiter ile birlikte görünür hareketlerinin di&#287;er y&#305;ld&#305;zlardan farkl&#305;l&#305;&#287;&#305;yla tan&#305;nan 7 gökcisminden biri olarak gösterilir. Bu yönüyle, antik gökbilim için oldu&#287;u kadar astroloji aç&#305;s&#305;ndan da önem ta&#351;&#305;yan gezegen, birçok dilde haftan&#305;n yedi gününe ad&#305;n&#305; veren varl&#305;klardan biri olarak, tarihöncesinden günümüze insan kültüründe yerini korumu&#351;tur.
* 1610 y&#305;l&#305;nda Galileo Galilei kendi yapt&#305;&#287;&#305; teleskop yard&#305;m&#305; ile gözledi&#287;i Satürn'ün küresel bir yap&#305;s&#305; oldu&#287;unu farketti, gezegenin her iki yan&#305;nda kendi deyimi ile 'kulak' olarak niteledi&#287;i ve sonradan Satürn‘ün halkalar&#305; olduklar&#305; anla&#351;&#305;lacak olu&#351;umlar&#305; gördü.
* 1655'te Hollandal&#305; bilim adam&#305; Christiaan Huygens Satürn'ün en büyük uydusu Titan'&#305; ke&#351;fetti. Huygens 1659'da Galilei'nin görmü&#351; oldu&#287;u olu&#351;umun Satürn'ün halkas&#305; oldu&#287;unu aç&#305;klad&#305;.
* 1670'ler ve 1680'lerde Frans&#305;z-&#304;talyan gökbilimci Giovanni Domenico Cassini, halkalar içindeki Cassini bölümünü ve dört yeni uyduyu daha (Japetus, Rhea, Tethys, Dione)ke&#351;fetti.
* 1789'da &#304;ngiliz gökbilimci Sir William Herschel Satürn'ün bas&#305;kl&#305;k derecesini hesaplad&#305;, iki yeni uyduyu daha (Mimas, Enceladus)ke&#351;fetti.
* 1837'de Alman gökbilimci Johann Encke halkalardaki kendi ad&#305;yla an&#305;lan bo&#351;lu&#287;u ke&#351;fetti.
* 19.cu yüzy&#305;l&#305;n ikinci yar&#305;s&#305;nda Edouard Roche, James Clerk Maxwell, Daniel Kirkwood halkalar&#305;n yap&#305;s&#305;na ili&#351;kin görü&#351;leri geli&#351;tirdiler.
* 1848'de William Lassell Hyperion'u, 1898'de William Henry Pickering Phoebe'yi ke&#351;fetti.
* 1903 y&#305;l&#305;nda Satürn yüzeyinde bugün f&#305;rt&#305;na alanlar&#305; ile ili&#351;kilendirilen beyaz lekeler ilk kez gözlendi.
* 1966'da Janus ve Epimetheus ke&#351;fedildi.

Pioneer 11 uzay arac&#305; [de&#287;i&#351;tir]

1973 y&#305;l&#305;nda f&#305;rlat&#305;lan Pioneer 11 uzay sondas&#305;, Aral&#305;k 1974'te Jüpiter yak&#305;n geçi&#351;ini gerçekle&#351;tirdikten sonra 1 Eylül 1979'ta Satürn'ün 21.000 km. yak&#305;n&#305;ndan geçti. S&#305;n&#305;rl&#305; teknik donan&#305;ma sahip olmas&#305;na kar&#351;&#305;n bu araç daha sonra gerçekle&#351;tirilen uçu&#351;lar&#305;n planlanmas&#305; için ya&#351;amsal önem ta&#351;&#305;yan bilgiler toplad&#305;.

* Satürn'ün boyutlar&#305; ve çekim gücü duyarl&#305; biçimde ölçülerek yo&#287;unlu&#287;unun ve kütlesinin daha büyük kesinlikle hesaplanmas&#305;na olanak sa&#287;land&#305;.
* Satürn'ün ve uydular&#305;n&#305;n birçok foto&#287;raf&#305; elde edildi. Gezegen ve halkalar&#305; ilk kez karanl&#305;k yüzlerinden gözlendi.
* F halkas&#305; ke&#351;fedildi.

Voyager 1 ve 2 uzay araçlar&#305; [de&#287;i&#351;tir]

1977 y&#305;l&#305;nda f&#305;rlat&#305;lan ve birbirinin ayn&#305; olan Voyager 1 ve Voyager 2 uzay araçlar&#305; s&#305;ras&#305;yla Kas&#305;m 1980 ve A&#287;ustos 1981 tarihlerinde Satürn'ün yak&#305;n&#305;ndan geçerek gözlemlerde bulundular.

* Satürn atmosferindeki Helyum oran&#305;n&#305;n Jüpiter'dekine göre az oldu&#287;u anla&#351;&#305;ld&#305;.
* Gezegenin ve uydular&#305;n&#305;n çok say&#305;da yüksek çözünürlüklü görüntüsü elde edildi.
* Satürn atmosferindeki bantlar, geçici oval yap&#305;lar gözlemlendi. 1800 km./saat h&#305;z&#305;na ula&#351;an büyük ölçekli atmosfer ak&#305;mlar&#305; saptand&#305;.
* Gezegenin karanl&#305;k yüzünden radyo dalgalar&#305; ile yap&#305;lan gözlemlerle atmosferin de&#287;i&#351;ik düzeylerindeki s&#305;cakl&#305;klar ölçüldü.
* Kutup &#305;&#351;&#305;klar&#305; gözlendi. Bu arada, orta enlemlerde mor ötesi bantta kutup &#305;&#351;&#305;klar&#305;na benzer, nedeni aç&#305;klanamayan &#305;&#351;&#305;n&#305;mlar saptand&#305;.
* Halkalar&#305;n ayr&#305;nt&#305;l&#305; yap&#305;s&#305; gözlendi, say&#305;lamayacak kadar çok miktarda küçük halkac&#305;klardan olu&#351;tuklar&#305; anla&#351;&#305;ld&#305;. Yeryüzünden yap&#305;lan gözlemlerde s&#305;n&#305;rl&#305; &#351;ekilde görülebilen D ve E halkalar&#305;n&#305;n varl&#305;&#287;&#305; kan&#305;tland&#305;, G halkas&#305; ke&#351;fedildi.
* B halkas&#305;nda 'araba tekerleklerinin çubuklar&#305;n&#305;' and&#305;ran &#305;&#351;&#305;nsal yo&#287;unluk de&#287;i&#351;imleri gözlendi.
* Satürn'ün 4 yeni uydusu ke&#351;fedildi. Bunlardan Pan'&#305;n farkedilmesi, Voyager 2 uzay arac&#305;n&#305;n gezegeni ziyaretinden 9 y&#305;l sonra eldeki foto&#287;raflar&#305;n yeniden incelenmesi s&#305;ras&#305;nda gerçekle&#351;ti.

Cassini-Huygens program&#305; [de&#287;i&#351;tir]
Cassini'den gözüken Güne&#351; tutulmas&#305;
Cassini'den gözüken Güne&#351; tutulmas&#305;

Satürn ve sisteminin ara&#351;t&#305;r&#305;lmas&#305; amac&#305;yla 1997 y&#305;l&#305;nda f&#305;rlat&#305;lan Cassini-Huygens uzay arac&#305;, gezegenlerin çekim gücünden yararlanarak yolculu&#287;un h&#305;zland&#305;r&#305;labilmesi için Venüs (2 kez), Yer ve Jüpiter yak&#305;n geçi&#351;lerini gerçekle&#351;tirdikten sonra, 1 Temmuz 2004'te Satürn çevresinde yörüngeye girdi. &#304;ki ayr&#305; uzay sondas&#305;ndan olu&#351;an araçtan, Huygens ini&#351; arac&#305; ayr&#305;larak 14 Ocak 2005'te Satürn'ün en büyük uydusu Titan üzerine ini&#351; yapt&#305;. Cassini yörünge arac&#305; ise Satürn çevresinde de&#287;i&#351;en yörüngeler izleyerek gezegen ve çe&#351;itli uydular&#305; ile ilgili gözlemlerine ba&#351;lad&#305;.

* Satürn'ün kendi etraf&#305;nda dönü&#351; h&#305;z&#305; ile ilgili olarak 1997 y&#305;l&#305;nda Frans&#305;z gözlemcilerin saptad&#305;&#287;&#305; ve daha önceki bilgilerle çeli&#351;en veriler do&#287;ruland&#305; ve gezegenin radyo kayna&#287;&#305;n&#305;n dönü&#351; periyodu 10 saat 45 dakika 45 saniye olarak belirlendi.
* Araç, yörünge giri&#351; manevras&#305;ndan önce Satürn halka düzlemini kuzeyden güneye do&#287;ru geçti. F ve G halkalar&#305; aras&#305;ndaki bo&#351;luktan yap&#305;lan bu geçi&#351;, bo&#351;luk olarak kabul edilen bölgedeki parçac&#305;klar&#305;n miktar&#305; konusunda bilgi verdi.
* Phoebe, Titan, Japetus, ve Enceladus yak&#305;n geçi&#351;leri gerçekle&#351;tirilerek uydular&#305;n yüksek çözünürlüklü görüntüleri elde edildi ve bilimsel gözlemler gerçekle&#351;tirildi.
* Huygens sondas&#305;, Titan yüzeyine ini&#351; s&#305;ras&#305;nda uydunun atmosferi ve yüzeyi hakk&#305;nda veriler toplad&#305; ve görüntüler elde etti.
* Satürn'ün 4 yeni uydusu ke&#351;fedildi.
* Program&#305;n 2008 y&#305;l&#305;na dek sürdürülmesi planlanmaktad&#305;r.

Gözlem ko&#351;ullar&#305; [de&#287;i&#351;tir]

Bir d&#305;&#351; gezegen olan Satürn, Güne&#351; çevresinde yakla&#351;&#305;k 30 y&#305;ll&#305;k dolanma süresi ve yakla&#351;&#305;k 12.5 ay olan kavu&#351;um dönemi nedeniyle, sabit y&#305;ld&#305;zlar aras&#305;nda çok yava&#351; ilerledi&#287;i için ayn&#305; tak&#305;m y&#305;ld&#305;z içinde 2 y&#305;ldan daha uzun süre kal&#305;r. Güne&#351;e Jüpiter'den daha uzak ve biraz daha küçük oldu&#287;u için Satürn daha sönük görülür. Sar&#305;ms&#305; rengi ve 1. kadirden parlakl&#305;&#287;&#305; ile y&#305;l&#305;n büyük bir bölümünde kolayl&#305;kla gözlenebilir. Halkalar&#305;n konumuna ba&#287;l&#305; olarak parlakl&#305;&#287;&#305; 30 y&#305;ll&#305;k dönemlerle -0,3 kadire ula&#351;abilir. Satürn'ün halkalar&#305; orta boy teleskoplar ile ay&#305;rt edilebilir. Gezegenin 29,4 y&#305;ll&#305;k yörünge çevrimi içinde, Dünya iki kez Satürn'ün halkalar&#305;n&#305;n düzleminden geçer, bu durumda halkalar görülemez. Kendi etraf&#305;ndaki dönme h&#305;z&#305;n&#305;n yüksekli&#287;i nedeniyle bas&#305;k bir görünüme sahiptir. Satürn'ün uydular&#305;ndan sadece Titan küçük teleskoplar ile görülebilir....

Güne&#351; Sistemi'nde Satürn'ün özel yeri [de&#287;i&#351;tir]

Baz&#305; özellikleri, Satürn'ü e&#351;siz k&#305;lmaktad&#305;r:

* Güne&#351; Sistemi'nin yo&#287;unlu&#287;u en dü&#351;ük gezegenidir. 0,69 g./cm3 yo&#287;unlu&#287;u ile suyun üzerinde batmadan durabilir.
* Bas&#305;kl&#305;k oran&#305; en yüksek gezegendir. Kutuplar aras&#305;ndaki çap&#305; ekvator çap&#305;ndan %10 dü&#351;üktür.
* En geli&#351;mi&#351; halka sistemine sahip gezegendir. Halkalar&#305;n çap&#305; gezegenin çap&#305;n&#305;n 8 kat&#305; kadard&#305;r.
* Üzerinde en h&#305;zl&#305; rüzgarlar&#305;n esti&#287;i gezegendir. Ekvator çevresinde gözlenen sürekli bat&#305; rüzgarlar&#305;n&#305;n h&#305;z&#305; 1800 km./saati bulur.
* Ya&#287;mur ancak bin y&#305;lda bir metan sa&#287;ana&#287;&#305; &#351;eklinde ya&#287;ar.

 

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Üst