HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Arap Baharı rüzgârının tüm dünyayı etkilediği bu zamanda, Ortadoğuyu düşünün ve gelecek yıllarda neler olabileceğini hayal etmeye çalışın. Özellikle Ortadoğunun cazibe merkezi ve petrol ülkesi olan Dubaiyi gözünüzün önüne getirmeye çalışın. Alman Yager firması bu konseptten yola çıkarak Spec Ops: The Lineı tasarlamışlar. Oyun tamamen Dubaide geçiyor ama bu kez Dubai alışılmış bir petrol şehrinin çok uzağında.
Spec Ops: The Line, gelecek bir zamanda, kum fırtınalarıyla çehresi tamamen değişmiş olan Dubai şehrinde geçiyor. Orta Doğunun bu en gözde şehri, her taraf alabildiğine kum yığını, harap olmuş araçlar ve binalarla dolu farklı bir şehir haline gelmiş. ABD hükümeti için bölgede bulunan Albay John Conrad ve 33. Piyade alayı geri çağrılır. Ancak Albay Conrad sivil halkı koruma ve güvenli bölgelere sevk etme işleriyle meşgul olduğundan emirleri dinlemez.
Bir süre sonra da birliğinden ve kendisinden haber alınamaz. Bunun üzerine Delta Force ekibi üyesi Yüzbaşı Martin ve onun komutasında iki asker olan Çavuş Lugo ve Teğmen Adams Dubaiye gönderilir. Albay ve 33. Piyade alayını araştırmak bu üç kişilik Delta Force takımının işidir. Dubaide şehrin hâkimiyetini ele geçirmek isteyen teröristler, görevlerimiz önünde en büyük engel konumundalar. Hikâye bu temel üzerine oturtulmuş. Yapımcılar 1902 yılında yayınlanan Joseph Conradın yazdığı Hearth Of The Darkness romanından etkilendiklerini açıkça ifade ediyorlar. Romandaki olaylar Afrikada geçerken, Sapec Ops The Line Dubaide geçiyor.
Albayın Birliği Nerede
Spec Ops The Line, üçüncü şahıs gözüyle oynayabileceğimiz taktik shooter olarak hazırlanmış. Oyunu açtığımızda, yüksek bir tepede güneş vurmuş ters bir Amerikan bayrağını dalgalanırken görüyoruz. Peki, neden bayrak ters asılmış? Amerikan askerleri, girdiği Dubai topraklarında zor durumda kalmışlar ve (Vietnam, Afganistan, Irak) bayrağı ters asarak yardım istediklerini belirtiyorlar.
Spec Ops: The Line, gelecek bir zamanda, kum fırtınalarıyla çehresi tamamen değişmiş olan Dubai şehrinde geçiyor. Orta Doğunun bu en gözde şehri, her taraf alabildiğine kum yığını, harap olmuş araçlar ve binalarla dolu farklı bir şehir haline gelmiş. ABD hükümeti için bölgede bulunan Albay John Conrad ve 33. Piyade alayı geri çağrılır. Ancak Albay Conrad sivil halkı koruma ve güvenli bölgelere sevk etme işleriyle meşgul olduğundan emirleri dinlemez.
Bir süre sonra da birliğinden ve kendisinden haber alınamaz. Bunun üzerine Delta Force ekibi üyesi Yüzbaşı Martin ve onun komutasında iki asker olan Çavuş Lugo ve Teğmen Adams Dubaiye gönderilir. Albay ve 33. Piyade alayını araştırmak bu üç kişilik Delta Force takımının işidir. Dubaide şehrin hâkimiyetini ele geçirmek isteyen teröristler, görevlerimiz önünde en büyük engel konumundalar. Hikâye bu temel üzerine oturtulmuş. Yapımcılar 1902 yılında yayınlanan Joseph Conradın yazdığı Hearth Of The Darkness romanından etkilendiklerini açıkça ifade ediyorlar. Romandaki olaylar Afrikada geçerken, Sapec Ops The Line Dubaide geçiyor.
Albayın Birliği Nerede
Spec Ops The Line, üçüncü şahıs gözüyle oynayabileceğimiz taktik shooter olarak hazırlanmış. Oyunu açtığımızda, yüksek bir tepede güneş vurmuş ters bir Amerikan bayrağını dalgalanırken görüyoruz. Peki, neden bayrak ters asılmış? Amerikan askerleri, girdiği Dubai topraklarında zor durumda kalmışlar ve (Vietnam, Afganistan, Irak) bayrağı ters asarak yardım istediklerini belirtiyorlar.
