HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı:
"Bir belgenin aslı."- .
Kök, köken, kaynak:
"Yazının aslı resimdir."- .
Gerçeklik:
"Bu haberin aslı yok."- .
Soy, nesep:
"İnsan, dedi, aslını unutmamalıdır."- S. F. Abasıyanık.
sıfat Gerçek, esas:
"Ama benim asıl niyetim eski sevgilisinin adını öğrenmek."- A. Ümit.
sıfat Bir şeyin temelini oluşturan, ana.
sıfat Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan:
"Asıl sanat budur."- .
sıfat Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı:
"Asıl jüri üyesi toplantıya gelmediğinden yedek üye çağrıldı."- .
zarf (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak:
"Bana umut vermeye çalışıyor ama asıl onun teskin edilmeye ihtiyacı var."- A. Ümit.
"asıl" nasıl hecelerine ayrılır
a-sıl
"Bir belgenin aslı."- .
Kök, köken, kaynak:
"Yazının aslı resimdir."- .
Gerçeklik:
"Bu haberin aslı yok."- .
Soy, nesep:
"İnsan, dedi, aslını unutmamalıdır."- S. F. Abasıyanık.
sıfat Gerçek, esas:
"Ama benim asıl niyetim eski sevgilisinin adını öğrenmek."- A. Ümit.
sıfat Bir şeyin temelini oluşturan, ana.
sıfat Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan:
"Asıl sanat budur."- .
sıfat Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı:
"Asıl jüri üyesi toplantıya gelmediğinden yedek üye çağrıldı."- .
zarf (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak:
"Bana umut vermeye çalışıyor ama asıl onun teskin edilmeye ihtiyacı var."- A. Ümit.
"asıl" nasıl hecelerine ayrılır
a-sıl
