Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Mistik şehir Jericho
Oyuna geçmeden önce, yapımın geçtiği ve senaryosunu konu aldığı Jericho Şehrinden bahsedelim. Jericho, Tevrata yazanlara göre Dünyanın ilk yerleşim merkezi sayılıyor. Tarihi konusunda ise M.Ö 9000 yıllara kadar gidiyor. Ancak şehrin bu kadar ünlü ve konuşulmasının nedeniyse, surlarının Yahudiler tarafından lanetlenerek şehrin ele geçirilmesi. Yahudiler, Aron Aberitle (10 Emirin içinde bulunduğu kutsal sandık) beraber 7 gün boyunca, kentin çevresini gezmişler. Sonunda, surlar yıkılıyor ve Yahudiler şehri ele geçiriyor. Jerichonun diğer en önemli özelliği duvarları. Tahmin edilenlere göre kentin; 600 metre uzunluğunda, 1.8 metre genişliğinde ve 4 metre yüksekliğinde duvarları varmış. Şehir şuanda halen kullanılıyor. Ancak oyunda halen günümüzde kullanıldığı ve modern bir yerleşim yeri olduğu gerçeği es geçiliyor. Bunun yerine Jericho efsane oluyor ve bir anda ortalıkta beliriyor. Karakterimiz kendini çölde bir çocukla beraber giderken kabus görüyor. Terlemiş bir vaziyette gelen telefonla uyanıyor ve durum bildiriliyor. Şehirden doğaüstü sinyaller alınıyor ve bizde bu tür olayları inceleyen ekibimizle beraber, şehri araştırmak üzere yola koyuluyoruz ve macera başlıyor. Oyun başında takım arkadaşlarımızla beraber helikopterde giderken, şehir hakkında ve olay hakkında bir notebooka bakarak arkadaşlarımıza bilgi veriyoruz. Zaten helikopterden inip bir süre ilerledikten sonra ilk yaratıklar karşımıza çıkıyor.
Jericho çıkmadan önce hakkında çok yazılıp çizildi. Korkutucu olacak, Undying gibi bir tecrübe sunacak denildi. Ancak şunu hemen belirtmem de yarar var. Jerichoda ne yazık ki Undyingteki gibi gerilimli bir atmosfer veya oyun tarzı yok. Bunun yerine aksiyon dolu bir yapım olmuş. Undying aklıma geldikçe onun sunduğu tarzı hatırladıkça, Jerichoda oyun boyunca bunu göremedim. Genel olarak normal bir aksiyon oyunundaki gibi, karşımıza çıkan yaratıkları öldürüp ilerlemek genel amacımız.
Değiştir modeli kullan enerjini
Sürekli yaratık öldürmek dışında arada bu sıradanlığı yok etmeye çalışan iki etmen var. Bunlardan biri takımdaki diğer karakterleri kullanabilmek ve bazı zamanlar çıkan engeller. Yönettiğimiz karakter takımın başı. Ancak adamlarımız arasında değişim yapabiliyoruz. Onların yerine geçip kontrol edebilir veya onlara emir verebiliriz. Ama şunu belirtmemde bir yarar var. Karakter arasındaki bu değişim pek gerekli değil. Çünkü tek bir karakterle bile oyun en baştan sona kadar çok kolay bir şekilde bitirilebilir. Yani karakter geçişleri bu bazda biraz gereksiz gibi bir izlenim veriyor. Ancak bazı zamanlar mecburi olarak başka karaktere geçmemiz lazım oluyor. Bunu da önümüze çıkan engelleri geçmek için yapıyoruz. Her karakteri kullanıp geçmemiz gereken bir takım tuzaklar veya engeller olabiliyor. Engeller genelde bir kapının diğer taraftan açılması, taşlarla tıkanan yolun açılması gibi bilindik şeylerden oluşuyor. Bazı zamanlarda ilginç bir oynanış kendini gösterebiliyor. Tomb Raider Legendtan ve Resident Evil 4ten eğer hatırlarsanız, oyun içi sinematik gibi duran, ancak doğru zamanda doğru tuşa basarak geçtiğimiz yerler oluyordu. Aynısı Jerichoda da geçerli.Bazı zamanlar bir yaratığın saldırısına uğrayabilir veya bir yerden aşağı düşebiliyoruz. Bunlar olurken, gerçek zamanlı olarak bizde doğru zamanda doğru tuşa basarak karakterimizi kurtarmaya çalışıyoruz. Bu kısım oyundaki en güzel özelliklerden biri. Ancak doğru tuşa basma sahneleri, mecburi veya mecburi olmayan karakter değişimi ve engeller sıradanlığı en başlarda bozsa da bir süre sonra, her şey birbirini tekrar etmeye başlıyor. Aslında yapımın en büyük sorunu kendini çok tekrarlaması. Bu bölümlerden, yaptığımız şeylere kadar kendini gösteriyor ki, oyun bu noktada iyice çizgisel hale geliyor.
Bunların üstüne birde yapay zeka noksanlığı eklenince hepsi tamamlanıyor. Ne yazık ki oyundaki düşman yapay zekası iyi değil. Büyülerle dışarıdan saldırı veya üstümüze doğru hızlıca gelip vurmaktan öteye gitmeyen düşmanlar var. Genelde çoğu da keklik gibi avlanıyor. Açıkçası zorluk seviyesi değişimi de etki etmiyor. Takım arkadaşlarımızın yapay zekasını şahsen düşmanlardan çok daha beğendim. Bazı zamanlar bir yerlerde takılıp kalsalar da veya aptallıkları olsa da, düşmanlar gibi keklik davranmıyorlar. Sağlı sollu durup ateş edebilme yetenekleri var. Verdiğimiz emirlere genelde uyuyorlar. Ancak önceden belirttiğim gibi ilginç bir şekilde bazı zamanlar bir yerlere takılma durumları oluyor. Bu durumda takılan karaktere geçip onu oradan kurtarmak gerekebiliyor. Jerichoda karakterlerin çeşitli güçleri var. Hepsinin kullandığı silah ve yöntemler farklı. Mesela adamlarımızdan biri ittirme gücüyle engelleri veya düşmanları geriye ittirebiliyor. Bir diğeri ise düşmanların yaşam enerjilerini çalabiliyor. Büyüler görsel yönden de iyi bir sunum yapıyor.
Çok süslenmiş püslenmiş
Oyunun grafikleri çok iyi değil, ancak görsel yönden efektler çok iyi yedirildiğinden al benisi yüksek. Kaplamalar çok kaliteli değil, fakat çevre detayı çok ilgi çekici olmasa da, bazı zamanlar durup bölümleri inceleyebilirsiniz. Efektler görsel yönden oyunu güzel kılıyor. Ancak Jerichoyla ilgili olarak en beğendiğim kısım, rakiplerimizin modellemeleri. Düşmanlar görsel yönden iyi kotarılmış. Zaten oyunun yapımında modellemelerle ilgili olarak Clive Barker direk müdahale etmiş. Bu durum kendini belli ediyor. Takım arkadaşlarımızın modellemeleri de iyi, ancak düşmanlar üstünde sanki daha çok durulmuş. Bana öyle geldi. Ayrıca yapılan büyüler görsel yönden iyi sayılır. Ancak yeni oyunları da gördükten sonra şahsen bunlar dışında aslında grafiklerde çok üstün bir yön bulamadım.
Ses bakımından oyun istenileni sunuyor. Daha menüdeki sesten bu kendini belli ediyor. Zaten menüdeki görsellikle birleşince çok daha rahatsız edici derecede olmuş. Arka plandaki sesler iyi. Bu sayede korku hissi seslerde anlaşılabiliyor. Seslendirmelerde iyi. Ancak sesteki gerilimli atmosfer ne yazık ki, oyunun genel oynanışının aksiyona kaymasından dolayı bozuluyor.
Oyunda yükleme ekranı da ne yazık ki bolca karşımıza gelecek, bazı açılardan bu durum sıkıcı olabiliyor. Singleplayer bir kere bitirilir, ancak yeniden oynamak için pek bir çekiciliğini bulamadım. Birde bunların üstüne oyunda Multiplayer yok. Online karşılaşmaların olmaması önemli değil. İnsan hiç değilse bir Co-op filan koyar, insan senaryosunu arkadaşlarıyla filan oynayabilsin. Ortada bir takım var, ancak Co-op yok. Eğer olsaydı yeniden oynanabilirlik ve mükemmel bir özellik olurdu. Bir editör de olsaydı, farklı modlarla Co-op olarak harika bir tecrübe sunardı.
Clive Barkerın yeni oyunu olmamış. Potansiyel varmış, ama bunu kullanamamışlar. Kendini bir süre sonra aşırı tekrar etmesi en can sıkıcı kısım. Grafik ve ses yönünden kötülüğü yok, Co-op ve editörü olsa kesinlikle tadında da yenmezdi. Ama potansiyeli harcamışlar. Oyun bu haliyle bir kere bitirilip tozlu raftaki yerini alır. Clive Barker hatırına, yaratıkların modellemesini görmek için, seslerle tırsmak, Jericho sırrını açığa kavuşturmak için bir kere oynanmalı derim. Belki Spoiler, ama oyunun sonu hayatımda gördüğüm en zayıf ve sönük oyun sonlardan biri.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 80