Reklam vermek için [email protected]

Avrupa Birligi ve Turizm

turkmmo

Level 1
Üye
Katılım
17 Eyl 2008
Konular
31,096
Mesajlar
0
Reaksiyon Skoru
206
Altın Konu
0
Başarım Puanı
711
TM Yaşı
14 Yıl 15 Gün
Online Süresi
0
MmoLira
9
DevLira
0
Takipçiler
127
[FONT='Verdana','sans-serif']GİRİŞ[/FONT]
[FONT='Verdana','sans-serif']Avrupa, farklı diller, kültürler, gelenekler ve manzaralar içeren bir kaleydoskoptur. Avrupa’nın çeşitliliği, aralarındaki farkları korudukları halde birçok ortak değere sahip olan halklarının yenileşme ve yaratıcılığına tanıktır. ( )[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']Avrupa Birliği; bünyesinde yaklaşık 370 milyon tüketiciyi barındıran bir iç pazardır. AB ülkeleri içinde sınırların kaldırılması ile sağlanan mal ve hizmet sektöründeki büyüme, tüketicilere farklı fiyatlarla çeşitli ürün ve hizmet seçeneklerini sunmuştur. Bu durum beraberinde tüketici sorunlarını getirmiştir. [/FONT]
[FONT='Verdana','sans-serif'](Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Cilt 3, Sayı 3)[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']AB 10 trilyon dolarlık milli geliri ile dünyadaki toplam gelirin yaklaşık %35’ini; 2 trilyon doları aşan ihracatla da dünya ticaret hacminin yaklaşık %40’ını elinde bulundurmaktadır. Dünyanın en büyük ekonomik ve siyasi entegrasyonu olan AB aynı zamanda turistik açıdan en fazla ilgi çeken bölgelerden biridir. (Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O Sektör Araştırmaları Serisi/No:30)[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']Avrupa’da turizme bakıldığında AB üye devletlerinin çıkarlarının farklılaşabildiği konusuna dikkat etmek gerekir. Turist gönderen (esas olarak Kuzey) ve turist alan (esas olarak Güney) ülkeler arasında halen bazı yaklaşım farklılıkları olmakla beraber bütün AB üye devletleri turizmi desteklemek üzere bir araya gelmişlerdir. AB’nin rolü turizm kuruluşlarının temsilcileriyle işbirliği ve yakın ilişkiler kurulmasına dayanmıştır. Böylece ilk başarılı hareket, üye devletlerin danışması için bir “turizm danışma komitesi”nin kurulduğu 1986 yılında gerçekleşmiştir. Bu komite halen 18 Avrupa Ekonomik Sahası ülkelerinin temsilcisinden oluşmaktadır. ( )[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']Turizmin sosyal ve kültürel katkısı, sadece onun yararlı etkisiyle sınırlı değildir. Avrupa’daki kültürlerin ve geleneklerin zenginliği, Avrupa Birliği’ni pazarın %53’üyle dünyanın en büyük turizm bölgesi yapmaktadır. ( )[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']AVRUPA BİRLİĞİ ve TURİZM[/FONT]
[FONT='Verdana','sans-serif']AB üye devletleri arasında yıllarca süren bilgi alış verişleri ve işbirliği sonucunda 7 Şubat 1992’de imzalanan AB Anlaşması’nın 3 no’lu maddesinde topluluk hedeflerine ulaşmak için turizmin geliştirilmesine yönelik tedbirler veya temel ilkeler için yetki verildi. Turizmin geliştirilmesi ve yönetilmesi, her şeyden önce üye devletlerin yetki alanı içinde olduğundan bu yenilik turizme bir Avrupa boyutu verme fırsatı anlamına geliyordu. ( )[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']AB, Roma Anlaşmasından bu yana uzun yıllardır ortak bir turizm politikası oluşturma gayreti içerisindedir. Ancak birliğe üye ülkelerin artmasıyla birlikte sınırlar da genişlemiştir. Turizmin her üye ülkenin ekonomisinde ağırlığının farklı olması beraberinde rekabet düzeyindeki farklılıkları getirmekte ve bu farklılık ülke bazında turizm sektörüne verilen önem ve önceliği de değiştirmektedir. ( )[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']1990 yılı, Avrupa’nın yaratılması için turizmin bütünleştirici rolünü vurgulamak ve onun ekonomik ve sosyal önemini belirtmek amacıyla “Avrupa Turizm Yılı” olarak ilan edilmiştir. Topluluk bütçesinden toplam 7,74 milyon euro harcandı. Sektörün rekabet gücünü arttırma ihtiyacı ve diğer politika alanlarında turizm konularını dikkate alma ihtiyacı başlıca görevler olarak tanımlandı. Ortaklar arasında değişimlerin teşvik edilmesi, turizm faaliyetlerinin komisyon bünyesinde ve üye devletler ile eşgüdümlenmesi ve yenilikçi örnek projelerin desteklenmesi vurgulandı. ( )
Tüm olumlu gelişmelere karşın son yıllarda AB’nin dünya turizmi içindeki payı giderek azalmakta, güneydoğu Asya ve Pasifik ülkeleri, turistik açıdan yükselen cazibe merkezleri haline gelmektedir. Yine de sektöre ilişkin orta ve uzun vadeli olumlu beklentilerin kaybedildiğini söylemek güçtür. Sanayileşmiş ülkelerde nüfusun yaşlanması, çalışma saatlerinin azalarak ücretli izinlerin artması, Uzak Doğu’nun özellikle Avrupa’ya yönelik turistik faaliyetlere katılma hususundaki isteklerinin canlılığı, bu beklentinin temelinde yer alan en önemli unsurlardır. [/FONT]
[FONT='Verdana','sans-serif'](Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O Sektör Araştırmaları Serisi/No:30)[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']Son yıllarda yaşanan gelişmeler, önemli bir istihdam kaynağı olarak turizmin rolünü belirginleştirmiştir. Kasım 1997’de Avrupa Komisyonu ve Lüksemburg Başkanlığı, turizm ve istihdam üzerine bir konferans düzenlediler. Bunun bir devamı olarak komisyon bir yüksek düzeyli grup kurdu. Bu grubun tavsiyeleri, Nisan 1999’da “Turizmin İstihdam Potansiyelini Arttırmak” başlıklı Komisyon Tebliği’nde dikkate alındı. Tebliğ, bir istihdam yaratıcısı olarak turizmin potansiyelini kullanmaya ve Avrupa turizminin rekabet gücünü iyileştirmek ve politika önceliklerini belirlemek için bir topluluk stratejisi geliştirmeye yönelik tedbirler öngörüyordu. Turizm ve İstihdam üzerine 21 Haziran 1999 tarihli konsey sonuçları bilgi, insan becerilerinin geliştirilmesi, çevrenin korunması ve sürdürülebilir kalkınma ve turizm ürünlerinin kalitesi gibi bazı öncelikli alanlarda üye devletler ve komisyon arasında işbirliğinin önemini vurgulayarak yeni stratejiyi teyit ediyordu. Turizm politikasının istihdam politikasıyla eşgüdümlenmesi birkaç yıldan beri politik gündemin üst sıralarında yer almıştır. ( )[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']AVRUPA BİRLİĞİ’nin TURİZM POLİTİKALARI[/FONT]
[FONT='Verdana','sans-serif']AB içerisinde turizme yönelik politika oluşturma çabaları, turizmin ekonomik öneminin anlaşılmasından sonra başlar. Birliğin anlaşma metninde de turizm bir hizmet sektörü olarak değerlendirilmektedir. 1980’li yıllardan sonra turizm sektörünü dolaylı olarak etkileyen bir takım yönetmelik, mevzuat planlaması, eylem programları ve protokoller imzalanmış ve turizm sektörünü doğrudan ilgilendirmese de Avrupa Bölgesel Gelişme Fonu oluşturulmuştur.[/FONT]
[FONT='Verdana','sans-serif']( )[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']AB Komisyonu’nun ortak turizm politikası 1986 yılının Ocak ayında bakanlar konseyine sunulan bir bildiriye dayanmaktadır. Bu bildiride, turizmin AB açısından ekonomik dönemi, farklı ulusların ve insanların turizm sayesinde birbirlerini tanımaları ve uluslar arası pazarlarda AB’nin rekabet gücünü arttırmasındaki rolün altı çizilerek vurgulanmış ve aynı yıl içinde komisyon tarafından hazırlanan “Turizm Alanında Topluluk Faaliyetleri” başlıklı raporla turizm politikasının çerçevesi çizilmiştir. Birliğin turizme yönelik faaliyetleri 6 başlık altında toplanmıştır.[/FONT]
  • [FONT='Verdana','sans-serif']Birlik içinde turizmin teşvik edilmesi ve turizme yönelin formalitelerin basitleştirilmesi[/FONT]
  • [FONT='Verdana','sans-serif']Turizmin mevsimsel ve coğrafi dağılımlarının iyileştirilmesi[/FONT]
  • [FONT='Verdana','sans-serif']Birliğin finans araçlarının ve yapısal fonlarının turizm alanında daha iyi kullanımının sağlanması[/FONT]
  • [FONT='Verdana','sans-serif']Turistlerin daha iyi bilgilendirilmeleri ve korunmalarının sağlanması[/FONT]
  • [FONT='Verdana','sans-serif']Turizm sektöründe çalışma koşullarının iyileştirilmesi[/FONT]
  • [FONT='Verdana','sans-serif']Birlik içinde turizme yönelik sorunların çözümünde bir danışma ve işbirliği mekanizması oluşturulması[/FONT]
[FONT='Verdana','sans-serif']Çeşitli alanlardaki turizm faaliyetlerini desteklemek amacıyla oluşturulan birliğin finans araçları, turizm sektörüne ve turizm projelerine kaynak sağlamaktadır. 1984 yılında Avrupa Bölgesel Kalkınma Fonu’nda gerçekleştirilen yeni düzenlemelerin ardından fonun turizme tahsis ettiği kaynaklar %1’den %3’e çıkarılmıştır. 1988 yılında ise yapısal fonların yeniden düzenlenmesiyle turizm sektörü birlik düzeyinde desteklenmesi gereken öncelikli sektörler kapsamına alınmıştır. (Avcıkurt, 1997)
AB, 1990’lı yılların başına kadar turizm sektörünün bölgesel kalkınma ve istihdam yaratmasındaki öneminin bilincinde olmakla birlikte sektörel bir yaklaşımda bulunmamayı tercih etmiş ve turizm alanındaki faaliyetleri dolaylı olarak sürdürmüştür. Birliğin ulaştırma, sosyal politika, çevre, vergilendirme, eğitim, rekabet, tüketicilerin korunması gibi alanlarında KOBİ’lere yönelik çalışmalarda ve genel olarak Avrupa tek pazarının gerçekleştirilmesinde turizm sektörü dikkate alınsa da başlıca turizm politikası oluşturma hususunda çekingen davranılmıştır. Hazırlanan raporlarda turizmin sadece ekonomik değeri açısından değerlendirilmesinin yanlış olduğuna dikkat çekilerek özellikle Avrupa vatandaşlığı kavramının yerleştirilmesinde turizmin büyük rol oynayacağı belirtilmiştir. (Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O Sektör Araştırmaları Serisi/No:30)[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']AB Turizm Teşvik Politikası: [/FONT][FONT='Verdana','sans-serif']AB turizm teşvik politikasını 2’ye ayırmak mümkündür:[/FONT]
v [FONT='Verdana','sans-serif']AB’nin doğrudan turizmi hedef alan küçük bütçeli teşvik programları [/FONT]
v [FONT='Verdana','sans-serif']Yapısal fon ve Avrupa yatırım bankası gibi kaynaklardan elde edilen, doğrudan turizmle ilgili olmayan ancak ulaştırma, haberleşme ve diğer alt yapı yatırımları gibi turizm sektörü için hayati öneme sahip yatırımları finanse etmekte kullanılan ve büyük miktarlara ulaşan teşvikler
Bunların dışında AB ülkelerinin turizm üst yapısı için kendi bünyelerinde devlet teşviki uygulamaları da mümkündür. Bu tür teşvikler tesis inşaatına verilen yatırım teşviklerinden, modernizasyon ve turistik faaliyetlerin iyileştirilmesine kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsayabilmektedir. (Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O Sektör Araştırmaları Serisi/No:30)[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']AB’nin yeni turizm politikası Türkiye’yi yakından ilgilendirmektedir. Türkiye’yi ziyaret eden turistlerin yarısından fazlasının AB ülkelerinden gelmesi ve Türkiye’nin dünya turizm pazarında AB ülkeleriyle rekabet içinde olması nedeniyle birliğin turizm politikaları Türkiye’yi direkt olarak etkilemektedir. Türkiye’nin turizm sektörüne yönelik kullanabileceği destekler daha çok Avrupa Akdeniz Ortaklığı kapsamındadır. Avrupa Akdeniz Ortaklığının ekonomik işbirliği bünyesinde AB bütçesinden sağlanan hibe ve Avrupa Yatırım Bankasından alınan kredilerden oluşturulan MEDA Programı, Akdeniz Ortaklığı çerçevesinde ortaya konulan işbirliği ve destek projelerinin finansmanı için kullanılmaktadır. MEDA dışında AB’nin eğitim, kültür, çevre politikalarına yönelik bir dizi programı da mevcut olup turizm sektörü kapsamında her birinde yararlanmak da mümkündür. (Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O Sektör Araştırmaları Serisi/No:30)[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']TOPLULUK HEDEFLERİNE BİR KATKI OLARAK TURİZM[/FONT]
[FONT='Verdana','sans-serif']İnsanlar sınır kontrolleri, Avrupa havalimanlarında çifte rezervasyonlar veya gecikmeler, otel rezervasyonunun haber verilmeksizin iptal edilmesi gibi konular söz konusu olmaksızın Avrupa’da seyahat etmek, mavi bayrak taşıyan güvenli plajda yüzmek veya adil muamele gören personel tarafından hizmet edilmek ister. Sadece birkaçını belirtmek gerekirse rekabet, tüketici hakları, çevrenin korunması, işyerinde mesleki güvenlik ve sağlık; turizm sektörünün gelişimi üzerinde dolaysız veya dolaylı etkisi olan AB politikalarıdır.[/FONT]
v [FONT='Verdana','sans-serif']Serbest Dolaşım: [/FONT][FONT='Verdana','sans-serif']AB’nin en büyük başarılarından biri, bütün topluluk ülkelerinde kişilerin, malların, sermayenin ve hizmetlerin serbest dolaşımını sağlamaktır. [/FONT]
v [FONT='Verdana','sans-serif']Rekabet gücünün ve istihdamın teşviki: [/FONT][FONT='Verdana','sans-serif']Avrupa turizm sektöründe GSYH, istihdam ve dış ticaret bakımından AB ekonomisine önemli bir katkı yapan KOBİ hâkimiyeti söz konusudur. Turizm sektörünün ekonomik önemi nedeniyle AB, Avrupa turizminin gelişebilmesi için elverişli bir ekonomik ortamın şartlarını kabul etmiştir.
1. Küçük ve orta boy turizm işletmeleri için fırsatların çoğaltılması
2. Ulaştırma alanında tedbirler
3. Euro’ya geçiş
4. Turizm sektörünün çağdaşlaştırılması[/FONT]
v [FONT='Verdana','sans-serif']Bölgesel Kalkınma: [/FONT][FONT='Verdana','sans-serif']AB üye devletleri arasında ve hatta tek bir üye ülkenin bölgeleri arasında ekonomik ve sosyal kalınma düzeyleri açısından farklar vardır. AB bölgesel politikası AB’nin her yerinde eşit fırsatlar sağlamak için bu dengesizlikleri azaltmayı hedeflemektedir.[/FONT]
v [FONT='Verdana','sans-serif']Turizm sektöründe mesleki güvenlik ve sağlık:[/FONT][FONT='Verdana','sans-serif'] İstihdam veya sosyal politika alanında topluluk tedbirleri, turizm sektöründe çalışan 9 milyondan fazla insanı ilgilendirir. İşçilerin temel sosyal haklarına ilişkin topluluk şartında başlıca ilkeler ortaya konulmuştur. AB bu şart yoluyla işgücü piyasasına, yaşama ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik tedbirler için rehber ilkeleri koymaktadır. [/FONT]
v [FONT='Verdana','sans-serif']Tüketici hakları-turistlerin korunması: [/FONT][FONT='Verdana','sans-serif']Avrupa’da turistlerin korunması, turizmin tüketici politikasıyla bütünleştirilmesine yönelik genel AB taahhüdünü açıklar. Bu amaçla, turistlere haklarıyla ilgili daha fazla bilgi sağlanmasını veya tüketiciyi korumayı iyileştiren hukuki araçların pekiştirilmesini hedefleyen eylemler söz konusudur. [/FONT]
v [FONT='Verdana','sans-serif']Özürlülerin bütünleşmesinin kolaylaştırılması: [/FONT][FONT='Verdana','sans-serif']Yapılan düzenlemeler arasında belli başlı özürlülük tiplerine ilişkin bir anlayış ve tatminkâr turizm hizmetlerinin nasıl verileceği konusunda bilgi sağlamak amacıyla “Avrupa’yı Özürlü Turistler için Erişilebilir Kılmak” başlıklı, turizm sektörüne yönelik bir el kitabı yayımlanmıştır. Ulusal ve yerel düzeyde daha büyük dikkat yanında turizm sektöründe bu konulara ilişkin artan bilinçlenme, geçmişte turizm imkânlarından yararlanmaları çoğu zaman mümkün olmamış kişilere bir fırsat eşitliği sağlanmasına katkıda bulunacaktır.[/FONT]
v [FONT='Verdana','sans-serif']Çevrenin korunması: [/FONT][FONT='Verdana','sans-serif']AB’nin beşinci Çevresel Eylem Programı, turizmi, çevre için potansiyel bir tehdit olarak belirlemiştir. Buna göre, topluluk çevre politikası turizm sektörüyle genel olarak ilgilidir ve deniz suyunun kalitesini sağlamaya, havayı kirleten emisyonları azaltmaya veya kentsel çevreyi iyileştirmeye yönelik tedbirleri içerir.[/FONT]
v [FONT='Verdana','sans-serif']Turizm ve kültür arasındaki işbirliği arttırılması: [/FONT][FONT='Verdana','sans-serif']Topluluk tarafından alınan bir kararda şöyle denilmektedir: “Topluluk eylemi, kültürel mirasın turizm için önemini aydınlatmayı ve Avrupalıların kültürleri, gelenekleri ve yaşam biçimlerinin daha fazla tanınmasını sağlamayı hedefler.” Çağdaş kültürler ilgili olarak AB, bir Avrupa boyutu içeren ve en az 3 üye ülkeden katılımcıların yer aldığı kültürel etkinlikleri veya faaliyetleri teşvik etmek için Avrupa Kültür Şehri, Avrupa Kültür Ayı ve Kaleidoscope Programlarını desteklemeye devam etmiştir. ( )[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']TÜRKİYE TURİZM POLİTİKALARI[/FONT]
[FONT='Verdana','sans-serif']Türkiye’de turizm politikalarını 1960’tan itibaren planlı dönem öncesi ve sonrası diye ayırmakta fayda vardır. Türkiye’de hazırlanan kalkınma planlarının özel sektöre yöne verici özelliği olması önemli bir husustur. Kamu kesimi içinse bir taahhütler manzumesidir. İlk 3 kalkınma planı ağırlıklı olarak ülkenin ödemeler dengesindeki açığını kapatmada turizmden yararlanılabileceğini belirtmekte, turist sayısının ve tüketim harcamalarının geliştirilmesi, kitle turizmine yönelik yatırımlara ağırlık verilmesi ve bunun için de özel sektörün desteklenmesi konularında yoğunlaşmaktadır. 1978 yılı Geçiş Programı’nda “Turizm Sektörü Ana Politikası”ndan ve yine ilk kez Türkiye’yi tanıtıcı yurtdışı tanıtım kampanyasından söz edilmektedir. [/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']1980 yılı Türkiye’de turizmi sektörü açısından nirengi noktasıdır. 1980 sonrasında sektörde büyük gelişme yaşanmış, gelen turist sayısı ve buna bağlı olarak döviz girdisi artmış ve özellikle 2634 sayılı “Turizmi Teşvik Kanunu” çerçevesinde sektöre şimdiye kadar görülmemiş bir destek sağlanmıştır. Bu dönemde turizm yatırımlarına yönelik teşvikler verilmiş, tamamen kitle turizmine alt yapı oluşturmaya yönelik bu teşvikler; maalesef çevre ve tarihi değerlerin korunması gerekliliğinin göz ardı edilerek kıyılarda betonlaşmaya yol açmıştır. ( )
Yedinci 5 yıllık kalkınma planı turizm çeşitliliği ve tanıtım, pazarlama çalışmalarına önem verilmesi gerekliliği konularını vurgulamıştır. Yatak kapasitesinin arttırılması yoluyla kitle turizminin her şeyden önce geldiği dönemin geri kaldığında ve turizmde sürdürülebilirlik kavramının öneminin anlaşıldığına dair sektörün diğer sorunlarına yönelik politika önerileri taşıması bakımından da önemlidir. [/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']Türkiye, şimdiye kadar oluşturduğu turizm politikalarında özellikle nitelikli işgücü oluşumunda turizm eğitimi, hizmet kalitesinin yükseltilmesi ve turizm planlaması gibi konulara gereken önemi göstermemiştir. Ancak yine de bazı alanlarda Türkiye turizm politikasının AB politikalarıyla örtüştüğünü söylemek mümkündür. Özellikle turizmin mevsimlik özelliğinin yılın her ayına yayılmasını, bölgeler arası gelişim düzeyi farklarının giderilmesinde turizmin ön plana çıkarılmasını, turizmi çeşitlendirmeye yönelik faaliyetlerin geliştirilmesini ve tur güzergâhlarındaki konaklama tesislerinin iyileştirilmesini hedefleyen faaliyetler planlanmıştır.
( )[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']Turizm sektörü yetkililerine göre AB ile bütünleşme aşamasındaki Türkiye, turizm sektöründe tam bir uyum için ekonomi, mevzuat ve örgütlenme açısından ciddi adımlar atmak zorundadır. Turizmle ilgili tüm alanlarda AB politikalarının izlenmesi ve ilgili mevzuata uyum sürecine bir an önce girilmesi gerekmektedir. Bu uyum sürecinde şunlara dikkat edilmelidir:[/FONT]
v [FONT='Verdana','sans-serif']Rekabet gücü yüksek, gelişen ve tercihleri göz önünde bulunduran tutarlı turistik ürünler yaratılmalıdır.[/FONT]
v [FONT='Verdana','sans-serif']Hedefe yönelik, koordine edilmiş tanıtım ve pazarlama politikaları geliştirilmelidir.[/FONT]
v [FONT='Verdana','sans-serif']Turizmin ulaşım, çevre, yerel yönetim boyutlarına daha fazla önem verilmelidir.[/FONT]
v [FONT='Verdana','sans-serif']Turizme AB normlarında etkin bir teşvik sistemi getirilmelidir.[/FONT]
v [FONT='Verdana','sans-serif']Sektörde reform niteliğinde yasal düzenlemelerde bulunulmalıdır.
Türkiye, turizm mevzuatı olarak eski bir mevzuata sahiptir. Bu bağlamda Hizmet ve Meslek Birlikleri yasa tasarılarının bir an önce yasalaşması, hem Türkiye turizmi açısından hem de sektörün AB’ye uyumu açısından büyük önem taşımaktadır. [/FONT]
[FONT='Verdana','sans-serif'](Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O Sektör Araştırmaları Serisi/No:30)[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']TURİZM SEKTÖRÜNE YÖNELİK BEKLENTİLER[/FONT]
[FONT='Verdana','sans-serif']Dünya Turizm Örgütü’nün tahminlerine göre 2005 yılı, turizm sektörü açısından oldukça iyi geçecek; Japonya, ABD ve Batı Avrupa ekonomisinde söz konusu olacak canlanma turizm sektörüne de yansıyacaktır.[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']2020 yılına yönelik tahminlerde ise uluslar arası turizm hareketlerine katılan kişi sayısının 1,6 milyara ve turizm gelirlerinin de 2 trilyon dolara ulaşması beklenmektedir.[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']Dünya Turizm Örgütü’nün Türkiye’ye yönelik tahminlerine göre, Türkiye 2010 yılında 17,1 ve 2020 yılında da 27 milyon turist çekecek, turizm geliri ve turist sayısı arasındaki oran aynı düzeyini korursa Türkiye 2010 yılında 12,5 ve 2020 yılında 19,8 milyar dolar turizm geliri elde edecektir.[/FONT]
[FONT='Verdana','sans-serif'](Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O Sektör Araştırmaları Serisi/No:30)[/FONT]






[FONT='Verdana','sans-serif']SONUÇ ve DEĞERLENDİRME[/FONT]
[FONT='Verdana','sans-serif']Turizm sektörü, ekonomik, sosyal, kültürel ve doğal çevre ile sürekli etkileşim içinde çok yönlü bir faaliyet alanı olup; ulaşım, konaklama, yeme-içme, eğlence, alış-veriş ve seyahat organizasyonu gibi hizmetlerin tümünü içeren ve dünyanın en hızlı gelişen sektörüdür. [/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']Uluslar arası turizm hareketleri genel olarak artan bir trende sahiptir. Dünya turizminin ağırlık noktasını ülkemizin de yer aldığı Avrupa Bölgesi oluşturmaktadır. Türkiye konumundan dolayı tüm ulaşım yollarını kullanabilecek bir özelliğe sahiptir. Ancak ülkemize gelen turistlerin ulaşımda havayolunu tercih ettikleri; bunu karayolu, denizyolu ve demiryolunun izlediği görülmektedir.[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']Ülkemizde turizm sektörü gerek turist sayısı ve gerekse turizm gelirlerinde gösterilen önemli gelişmelere rağmen yine de sahip olduğu kapasiteleri sonuna kadar kullanamamaktadır. Turizm her şeyden önce ekonomik ve sosyal bir faaliyettir.[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']Türk turizminin göstermiş olduğu gelişmeye paralel olarak, gelir açısından da tatmin edici düzeye gelmesi için yeniden yapılanmanın sürdürülmesi gerekmektedir. Türkiye’nin turizmdeki başarısı, uluslar arası pazarlardaki rekabet gücüne bağlıdır. Bu nedenle yeni pazarlara açılmak için pazarlama kesimi özellikle desteklenmeli, uluslar arası pazarlardaki gelişmeler izlenerek politikalar oluşturulmalı, turizmin 12 aya yayılması konusunda somut adımlar atılmalı ve turizme “öncelikli sektör” statüsü tanınmalıdır.[/FONT]
[FONT='Verdana','sans-serif'](Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O Sektör Araştırmaları Serisi/No:30)[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']KAYNAKLAR[/FONT]
[FONT='Verdana','sans-serif'](Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O Sektör Araştırmaları Serisi/No:30)
( )[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif'](Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Cilt 3, Sayı 3)
( )[/FONT]

[FONT='Verdana','sans-serif']( )[/FONT]
[FONT='Verdana','sans-serif'](Avcıkurt, 1997)[/FONT]


 
Moderatör tarafında düzenlendi:

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 1, Üye: 0, Misafir: 1)

Üst