Fethi Polat 1
Fethi Polat
TuZaKK 1
TuZaKK
Hikaye Ekle

Turzm-hava Yolu lks

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan turkmmo
  • Başlangıç tarihi Başlangıç tarihi
  • Cevaplar Cevaplar 0
  • Görüntüleme Görüntüleme 1K

Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!

Turizm-hava yolu ilişkisi
Turizm-havayolu ilişkisi;özellikle toplu –gezi turizminin yapılmaya başlandığı 1950’lerden bu yana önem kazanmış ve tur operatörlerinin, geniş halk kitleleri üzerinde turizm istemini arttırmak için başta gelen uğraşılarından biri olmuştur. Nitekim günümüzde turizm endüstri;bireysel zevklere yönelmeyen ,adeta fabrikasyon yöntemi ile sürekli standart ve ucuz bir üretim için örgütlenmiş bulunmaktadır.
Seyahat hizmetlerinin bu denli örgütlenmiş ve bütünleştirilmiş şekli ise “PAKET TUR” adının alır .Hiç kuşkusuz , toplu-gezi turizmini yaratan ve böylece uluslara arası turizmin hızlandıran paket turlar genellikle en etkin bir biçimde “havayolu” (uçak) ile yapılmaktadır.
Havayolları ile yapılan seyahatların 1950 yılından beri sürekli bir şekilde büyümesi ,şüphesiz “turizm –havayolu ilişkisi “nin birbirine bağımlı olduğunu ve aralarında doğrusalbir fonksiyonun bulunduğunu göstermektedir.
Nitekim,İnternational Civil Aviation Organisation (ICAO)’nun raporuna göre;1987 yılında dünyada havayolları ile seyahat eden yolcu sayısının ,ulusal eve ulusalar arası hatlarda toplam 1,037,000,000 kişiye ulaşması bu hususu doğrulamaktadır.
Özellikle son kırk yıl içinde milyonlarca insan havayolu ulaştırması ile dünyanın en uzak bölgelerine kendi ülkeleri gibi gezip görebilme hale gelmişlerdir. İşte bu özellik;yenilik arayan , ilginç ve fakat uzak olan ülkelerdeki tarih zenginliklerinin gezip görmek isteyen 20, turistini havayollarına çeken en büyük unsur olmuştur . Yine uçaklar sayesinde satın alma gücü normal olan bir kimse hafta sonu tatilini dahi ülkesinin bir başak bölgesinde hatta komşu ülkelerden birinde geçirebilmekte ve Pazar akşamı tekrar evine dönebilmektedir.
Günümüzde uçak şirketlerinin ; zamanlarının %90’ını turizm e harcamaları turizmin başlıca gelişme kaynaklarında biri olmuştur . Bunun sonucu olarak günümüzdeki turizm hareketlerinin büyük bir bölümü için ulaştırma , havayollarını ifade etmektedir. Gerçekten ;1950 Yılında 25,281,000 olan uluslar arası turizm hacmi ,hava paket turları (air package tours)seyahat formülü sayesinde 19610’da 71,200,000’e, 1970’de 169,000,000’a ,1980’de280,050,000’e ,günümüzde ise 390,000,000’a ulaşmıştır.
Uluslar arası turizm hareketlerinde görülen bu denli gelişme aynı zamanda , uluslar arası hava ulaşım pazarının da genişlemesine neden olmuştur .
İşte bu gelişmeler karşısında, turizm ile hava yolu arasında karşılıklı yarara dayanan doğrusal bir ilişki bulunduğu sonucuna varmak mümkündür.
Kanımızca turizmi , hava ulaşımını bir yan ürünü olarak ele almak , yada hava ulaşımını turizmin bir yan ürünü olarak göstermek yapıcı olmaktan uzak basit bir görüştür.
Çünkü ;her iki endüstri arasındaki ilişkiler , karşılıklı yarar ve bağımlılık esasına dayanarak bir gelişme göstermektedir.
Nitekim ; Manila’da yapılan “Turizm ve hava taşımacılığı” konulu uluslar arası sempozyumunda da bu konu üzerinde durulmuş ve “ Turizm-Hava yolu” ilişkilerinin , karşılıklı yarara dayanan “symbiotic”ve karşılıklı bağımlılık derecesi çok yüksek(3) olan bir eğilim içinde oldukları vurgulanmış, böylece ulaştığımız sonuçla aynı anlama gelen ifade kullanılmıştır.
Bugün uluslar arası seyahat larda turist hedefini pazarlamanın gerekli bir ön koşulu haline gelen hava yollarının turizm bakımından arz ettiği önem şu şekilde özetlene bilir .
a)Hava yolları turistlik seyahatlarda talep yaratıcı üstün hızı ile ;zamanı az değerli olan günümüz turistinin seyahatlara katılmasına , yeni bölgenin turizme açılmasına ve turist çekim merkezindeki konaklama süresinin uzatılmasına imkan sağlamıştır.
b)Hava yoları kişiye seyahatları süresince güven veren ve konfor arz eden özellikleri ile , aktif üretimi sürecini tamamlayan ve boş zamana sahip olan yaşlı insanların oluşturduğu”üçüncü yaş turizmi “ni geliştirmiştir .
c)Havayolları ;ulaştırma , konaklama gastronomi yerel gezilerde ve transferler gibi turistin temel ihtiyaçlarını kapsamayan paket turların en elverişli koşullarda düzenlemesine imkan vere n böylece kitle turizmi için gerekli olan ucuzluğun yaratılmasını organize edilmiş bir seyahatin gerçekleşmesini sağlayan bir ulaştırma türüdür.
d)Havayolları;ortak amaçlı grup gezileri “ common interest group “ ortak ilişkili grup gezileri “ affiniyt group “, ödül grup gezileri “incetive group “ için uygulandığı indirimli tarifeleriyle ve özellikle talebin düşük olduğu kış turların da sezon ( low) uygulamalarıyla turizm mevsiminin uzatılmasına ve evrenselleşmesine katkıda bulunmuştur.
e)Havayolları uluslararası turistik seyahatlarda yatay ve dikey entegrasyon olanakları bakımından büyük bir üstünlüğe sahiptir. Bu entegrasyon;Havayolu-karayolu (fly/drive ), havayolu- denizyolu (air/sea travel ), havayolu-demiryolu (air /rail) şeklinde “yatay” anlamdagerçekleştirile bileceği gibi , havayolu-konaklama işletmeleri , havayolu –seyahat örgütleme işletmeleri (tur operatörleri , seyahat acentaları ) arasında “dikey” anlamada da gerçekleştirilebilir.
Havayollarının sahip olduğu bu tür nitelikler , özellikle turistik amaçlı hava seyahatlarında müşteri yararlarını temelinden değiştirmiş ve havayollarına olan talep için güçlü bir etken olmuştur .
Uluslar arası turistik seyahatlarda havayolu ulaştırma türünün seçimini etkileyen etmenler konusunda yapmış olduğumuz bir araştırmanın sonucuna göre;insanların “HIZ”,”EMNİYET” ve “KONFOR” özelliklerinden dolayı havayolu ulaştırma türünü tercih ettikleri belirlenmiştir.
Yine bu araştırmada,” turist çekim merkezlerine olan uzaklık “, “ ülkenin coğrafi özellikleri” ve kişisel gelir” gibi ulaşım talebini yönlendiren öğelerinde , insanların havayolu ulaştırma türüne olan tercihlerinde etken olduğu sonucuna varılmıştır..
Turizm-havayolu ilişkisi Türkiye açısından inceleme konusu yapıldığında;ulusal havayolunun Mayıs 1990 verilerine göre;ikisi kargo 35 uçaktan oluşan filosu (X) ile arz ettiğim toplam 5602 koltuk kapasitesinin (1) yeterli olmadığı havaalanlarını uluslar arası tarifeli seferlere açılması konusunda geç kalındığı ,dış hatlarda ucuz ve güvenilir bir biçimde kitle taşımacılığı yapacak “charter filosu”nun yıllardır kurulamadığı görülür.
Bütün bu değerlendirmeler sonucunda;Türk hava Yolları’nın bu sınırlı kapasite ile bugün gerek kitle turizmi gerekse diğer ulaşım talepleri yeterince karşıladığı söylenemez .Nitekim;ulusal havayolu tarafından taşınan turist sayısı ,1989 yılında 583,321 turistle sınırlı kalmakta ve en önemlisi , bölgeler arasında gerekli ulaşım bağlantılarının ve koordinasyonun sağlanamaması sonucu verimli tur düzenlemelere yapılamamaktadır.
Şayet, Türkiye’ye gelen turist sayısını arttırmak ve bu amaçla kitle turizmine yönelmek isteniyorsa ;havayolu taşımacılığına ve bu ulaşım türü ile düzenlenen organize turlata yönelmek ve bu uygulamaların zorunlu kıldığı kurallara uyum göstermek gerekmektedir. Çünkü, turistik çekim öğeleri olarak;”tabii güzellikler”, “tarihi”, arkeolojik “ ve “turistik” zenginlikler günümüzde turist kabul etmek için yeterli değildir. Bunların her biri çok değerlide olsa turistik bir ürün şekline dönüşmelerinde;mutlaka hızlı, güvenli ve kitle taşımacılığına elverişli bir ulaşım sistemine ihtiyaç vardır.
Ülkemiz turizm açısından çok zengin tarihsel doğal ve tarihsel sunu kaynaklarına sahip olmasına rağmen ,Türk turizminin diğer ülkelere göre yeterince geliştirilmemesinin bizce en önemli nedeni ; günümüzde kitle turizminin temelini oluşturan dinamik öğe hava yolu ulaşım sisteminin gerçekçi akılcı ve etkili bir biçimde konaklama ve seyahat örgütleme ve işlemleriyle entekrasyonun sağlanmasında ve böylece uluslararası ve bu uygulamaların zorunlu kıldığı kurallara uyum gösterebilmesinde aranmalıdır.
Zira, bu turizmde havayolu ;hedefi pazarlamak için hayati bir öneme aizdir .
Özellikle 1000 km ‘yi aşan uzun mesafeli seyahatlarda hava yolu ulaşımı turistik ürünün tüm pazarlama politikasında anahtar unsurlarına birine oluşturmaktadır.Konuya ülkemiz açısından böyle bir yaklaşım yapıldığında; gerek turist gönderen kaynak ülkelere 2000-4000 km’ arasında değişen gerekse ülke sınırlarının genişliği (XX) nedeniyle Türkiye’de turizmin geliştirmenin ilk ve son hedefinin diğer bazı faktörlerin yanı sıra etkin pazarlama sonucu büyük ölçüde havayolu taşımacılığına ve dolayısıyla paket turların düzenlenmesine bağlı olduğu söylenebilir.
Bir ülkenin turizm hareketlerine sahne olabilmesini “ ancak ulusal . havayolu katkısıyla sağlanabileceği gerçeğinden hareket ederek , Türk hava yolları’nın ülke turizminde etkinliğinin arttırabilmesi için şu önlemlerin alınması ve gerçekleştirilmesi yararlı görülmektedir:
a)Türkiye’ nin uluslar arası turizm hareketlerinde hedef bir ülke haline gelebilmesi , ancak ulusal hava yolunun gelişmesiyle sağlanabilir. Bu nedenle, Türk Hava Yolları’nın uçak filosu ; hızı ve kapasitesi yüksek yeni uçaklar satın alınarak güçlendirilmeli, böylece mevcut kapasite arttırılmalıdır.
b)Yabancı uçak şirketlerinden uçak kiralamak suretiyle kitle turizminden beklenen hedefe ulaşmak mümkün değildir. Bu itibarla, Türk Hava Yolları’nın ;kitle turizminin temel ulaşım aracı olan “ charter “ filosunu kuması Türk turizmi açısında zorunlu görülmektedir.
c)Türk hava yolları kendi finansal gücü oranın da konaklama işletmeleriyle “dikey entegrasyona” gitmelidir.Bu tür örgütlenme ; Ülkemizdeki “TURBAN OTELLERİ VE TATİL KÖYLERİ”,”EMEKLİ SANDIĞI OTELLERİ”,”ALTIN YUNUS KONAKLAMA KOMPLESİ”,”ETAP OTEL VE TUSAN MOTEL ZİNCİRLERİ”,sağlanabileceği gibi ,Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki gerek nitelik , gerek kapasite yönünden paket tur düzenlemelerine elverişli konaklama işletmeleriyle de gerçekleştirile bilir.
Daha önemlisi , Türk Hava Yolları’ nın turist kabul eden komşu ve yakın ülkelerde bu tür işbirliği ve entegrasyon imkanlarını araştırması gerekmektedir.Zira, böyle bir uygulama Türk Hava Yollarının ;
Ca-Yeni Pazar alanlarının doğması;
Cb-İşletme gelirlerinin artması,
cc- Türk turizmine ve dolayısıyla ülke ekonomisine döviz girdisi sağlaması bakımından zorunlu görülmektedir.
d)Türk Hava Yolları tarafından arz edilen hizmetlerin turizm endüstrisinde etkin bir şekilde pazarlana bilmesi için , ulusal taşıyıcı ile gerek ülkemizdeki gerekse yabancı ülkelerdeki seyahat örgütlenme işletmeleri ( Tur operatörleri ,seyahat acenteleri) arasında ciddi ve tutarlı bir işbirliği sağlanmalıdır.
Kanımızca ;Türk Hava Yolları ile seyahat örgütleme işletmeleri arasındaki iletişim eksikliği ,turistlik seyahatlarda işbirliğinin yeterince sağalanamamasına ve detaylı tur düzenlemelerine engel teşkil etmektedir . Aslında Türkiye ‘ nin turizm açısından taşıdığı son derece geniş olanaklarının değerlendirile bilmesi için seyahat örgütleme işletmelerinin de v katkısı gerekmektedir .
Bizim bu konuda önerimiz ; ulusal havayolu işletmesi ve konaklama tesisleri ile eşgüdüm sağlayacak, “ incoming turizm” faaliyetlerini sürdürecek ve pazarlamaya dönük bir biçimde örgütlenmiş ulusal seyahat işletmesinin kurulması şeklinde olacaktır.Gerekleştirilmesini önerdiğimiz bu tür örgütleme biçiminin en iyi örnekleri ; İsrail’de ,” İsrael –Tours “, İspanya da “ Spaın –Tours “ , ve Yugoslavya da “Yugo-Tours” olarak gösterile bilir.Bu örgütler , ülkedeki ulusal taşıyıcılarla ve konaklama kuruluşları ile iş birliği yapmakta ve bu ülkeyi ziyaret etmek isteyen turistlerin seyahatini gerçekleştirmektedirler.
Turizmde ilerlemek isteyen her ülke gibi artık bu tür uygulamaların zorunlu kıldığı kurallara uyum göstermemiz gerekmektedir.
e) Ulusal hava yolunun turizm deki etkinliği arttıra bilmek için;özellikle hava yolu -(fly/drive ), havayolu-denizyolu (air/sea- travel ) işletmeleri arasında hem ulusal hemde ulusalar arası alanda karşılıklı yarara dayanan sürekli bir işbirliği sağlanmalıdır.
f)Türk Hava Yolları’nın dış bürolarında çalışan satış promotörleri bulundukları ülkenin seyahat örgütleme işletmeleri ile sürekli ilişki kurmalı ve Türkiye’ye düzenlemesi konusunda çalışmalar yapılmalıdır ancak bunu yaparken Türk hava yollarının gerek iç gerekse dış bürolara önceden eğitilmiş personel atanmalı bürolara yeterli donatım malzemesiyle techis edilmelidir, etkin bir haberleşme ve rezervasyon sistemi kurularak ciddi bir çalışma yöntemi benimsenmeli ve uygulanmalıdır.
g)Tükiye’nin turizm trafiğini en yoğun aldığı EGE bölgesinde 1982 yılında işletmeye açılan Dalaman Hava alanını teknik açıdan eksiklikleri girilmeli ve tüm üniteler ile uluslar arası tarifenin charter uçuşlarını iyi hizmet sunar hale getirilmelidir.
h) Bunun yanı sıra İzmir,Dalaman,Antalya,arasında turizm trafiğini yoğunlaştırmak için turizm zenginlikleri açısından büyük önem arz eden Bergama , Çeşme, Selçuk, Gökova, Bodrum, Kaş, ve Antalya yörelerinde dolmuş uçaklarının inip kalkmasına imkan sağlayan stabilize küçük hava alanları yapılmalı ve bu yörelerde turlar düzenlenebilmelidir.bu uygulamanın , 12 kişi taşıma kapasitesine sahip “ Türk Hava Kurumu” uçaklarıyla gerçekleştirilmesine mümkün görülmektedir.
I)Turizm mi destekleyen ve Türk hava yolları işletmesine verimli kılmak amacıyla bütün bu önemliler planlanırken ve uygulanırken ;alt yapının mükemmel hale getirilmesine ülkede turizm konusunda en etkili merci olan turizm bakanlığının , Türk hava yollarının yatırım programlarının desteklemesine “ Turizm teşvik kanunu” nun Hava Yollarını Türk hava yollarına turist taşımacılı konusunda özendirici yaptırımlar( Örneğin ;) paket tur düzenlemelerin de boş koltuk tazminatı ve grup gezilerini teşvik edici fiyatlardan doğan farklar için Devlet sübvansiyon gibi)uygulamasına özen gösterilmelidir.
İ)Turizmi bir bütün olarak kabul etmeli (ulaştırma , konaklama , pazarlama ) ve bu sektörde çalışma süresi , koşulları yeniden belirlenerek sürekli bir çalışma sağlanılabilir.Özellikle 1980 yılında Türk Hava Yollarında ve ülkemizin önde gelen konaklama tesislerinde görülen grev ve lokavt uygulamaları hem ulusal havayolunu hemde Türk turizmi olumsuz yönde etkilemiştir. Bu nedenle, sendikal sorunlar; turizm mevsimi başlamadan önce Kasım –Mart arasında çözümlenmeli ve bununla ilgili yasal çözümlemeler yapılmalıdır.
J) Kanımızca,Türk Hava Yollarında beklenen başarıyı engelleyen önemli faktörlerden birisinin ;ülke turizmini de olumsuz yönde etkileyen tarife politikası olduğu söylenebilir.Nitekim;THY’nin tarifeleri geç açıklanmakta ,bu nedenle de beklenen randıman elde edilememektedir. Bu durumun önlenmesi için uluslar arası tarife ve programların; uluslar arası pazarlama koşullarına uyum gösterecek şekilde , uygulamaya geçmeden 2-3 ay önce kesinleşip ilgililere duyurulması gerekmektedir.
K)Nihayet; turizm-havayolu ilişkilerinin harmonik ve dengeli bir şekilde gelişiminin sağlanması için,ulusal hükümetlerce gerekli ve ciddi bir teşvik politikası uygulanmaktadır.
Turizm-ulaşım türü ilişkisinde ulaşılan sonuçlar genelleştirilecek olursa; seyahat edenin görüşü açısından ulaştırma , bir amaç için bir araçtır.Ulaşım araçları da;turist in istediği hedefe varmasını sağlayan hızlı , güvenli , düzenli ve elverişli bir yoldur .Bu temel ilişki esasına göre;turizm hizmetleri satıldığında “ULAŞTIRMA HİZMETLERİ”, ulaştırma hizmetleri satıldığında da “ TURİZM HİZMETLERİ”, satılmış olacaktır.
KAYNAK: TURİZM ULAŞTIRMASI
MEHMET GÜRDAL
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)

Geri
Üst