Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Tarihte çekilen ilk Türk filmi, 14 Kasım 1914 tarihli, "Ayastefanos'daki Rus Abidesinin Yıkılışı" olarak kabul edilse de, ırksal değil, sosyolojik ve tarihsel bir bakışla Selanik'te Manakis kardeşlerin gerçekleştirdiği filmleri (ki bu filmler Angelopoulos'un Ulysse'nin Bakışı filmine de konu olmuştur) bu kategoride değerlendirmek bilimsel açıdan daha doğru olacaktır.
1960lı yıllara kadar çekilen film sayısı yaklaşık 100 adettir. 1960 sonrası Yeşilçam da çekilen film sayısı her geçen yıl hızla artmıştır. 1970'li yıllarda televizyonun ortaya çıkmasından sonra sinema sektörü seyirci bulamamaya başlamış ve seks filmi olarak isimlendirilen erotik komedi filmler çekilmeye başlanmıştır.
Cumhuriyet ile atağa geçen, ancak 1980lerde çöküş dönemine giren Türk sineması, 1990larda yeniden yükselişe geçti. Son yıllarda gişe rekorlarına ve ödüllere doymayan Türk filmleri artık Hollywoodun gözde yapımlarını geride bırakır duruma geldi.
Sinemanın doğum gününün 1 Şubat olmasına rağmen, Türk sinemasının başlangıç tarihi 14 Kasım 1914. Osmanlı İmparatorluğunun 1. Dünya Savaşına girdiği ilk günlerde Ayestefanostaki (Yeşilköy) Rus Anıtı yıkılırken, yedeksubay Fuat Uzkınay tarafından görüntülenen ve "Ayestefanostaki Rus Abidesinin Yıkılışı" adlı tarihi belgesel ilk Türk filmi olarak kabul ediliyor.
Cumhuriyetin ilanı ve sinema tekniklerinin gelişmesiyle Türk sinemasının "Yeşilçam Dönemi" başladı. Filmler dönemlere uygun olarak ya tiyatro eserleri ve romanların uyarlamaları ya da yabancı filmlerin Türkçe versiyonu olarak piyasaya çıktı. Türk halkının sinema perdesine ilgisinin artmasıyla da film çekimleri gün geçtikçe artı. Nitekim, Türk sinemasında en fazla film 1914-1973 yılları arasında üretildi ve bu dönemde tam 3 bin 359 film çekildi. En fazla film çekilen yıl da "türler sineması" olarak nitelendirilen bu döneme rastlıyor;
1972 yılına. O yıl tam 301 film yapıldı. Bunun yanında film sayıları 1966da 239, 1967de 209, 1971de 265 ve 1973de 209 gibi önemli rakamlardaydı. Bu yıllar Türk sinema tarihinde önemli bir yere sahip oldu.
Bu dönemi izleyen 1974-1990 yılları arasında ise üretilen film sayısı 2 bin 219a düştü. 1975 yılında 225, 1979da 193, 1974te 189 film çekilirken, 1980-1983 yıllarında yapılan film sayısı ortalama 70 civarında kaldı. Sosyal içerikli fantastik filmler, 12 Eylül filmleri, arabesk filmler, seks komedileri nedeniyle eleştirilen bu dönem, aynı zamanda Türk sinemasının yurt dışında ödüller aldığı bir dönem de oldu.
Bu dönemde Yılmaz Güneyin senaryosundan Şerif Görenin yönettiği "Yol " filmi, 1982 Cannes Film Festivalinde en iyi film seçildi ve Altın Palmiye Ödülünü Costa Gavras ile paylaştı. 1990lara doğru çekilen film sayısı ise maliyetlerin yüksekliği nedeniyle giderek düştü.
1990
Ancak, 1990lı yıllar, "büyük çöküşü" 1980lerde yaşayan Türk sinemasının, tekrar eski günlerine dönemese de "Anka Kuşu gibi küllerinden yeniden doğmasını" temsil etti.
Nitekim, 1996da vizyona giren "Eşkıya"nın 2,5 milyon kişilik hasılata ulaşmasıyla Türk sineması için umut doğdu. Bu rakam, o dönem için büyük bir izleyici rekoruydu. Ardından seyirciler, 1997de "Ağır Roman", "Masumiyet" ve "Hamam"; 1998de "Gemide", "Akrebin Yolculuğu" ve "Hoşçakal Yarın"; 1999da "Propaganda", "Her Şey Çok Güzel Olacak", "Gülün Bittiği Yer", "Salkım Hanımın Taneleri", "Harem Suare" ve "Mayıs Sıkıntısı" gibi peş peşe birçok popüler ve sanat filmini görme fırsatı buldu.
1990lı yılların en fazla film üretilen dönemi 1993-1994 dönemi oldu. En az film de 20 film ile 1997de çekildi.
Bu dönem, Türk sinemasının yurt dışında çok sayıda ödül almasıyla da dikkati çekti. Sinan Çetinin yönettiği "Berlin In Berlin"de oynayan Hülya Avşar, 1993 Moskova Film Festivalinde "En İyi Kadın Oyuncu"; Memduh Ün de "Zıkkımın Kökü" adlı filmi ile 1993 yılında İspanya Sinema Festivalinde "En İyi Yönetmen" ödülünü aldı. Yine, "Tabutta Rövaşata" Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Derneği Jüri Ödülünü, "Hamam" filmi de Cannes Film Festivalinde İtalyan Sinema Yazarları Derneğinin seçiminde "En İyi Film", İtalyada yabancı basının seçiminde "En İyi Yönetmen ve En İyi Müzik" Golden Globe ödüllerini aldılar.
2000
Yerli yapımlar, Amerikan filmlerinin neredeyse tümüne hakim olan pazar payını 2000li yıllardan itibaren düşürmeye başladı. 2000 yılında vizyona giren 15 yerli film arasından "Kahpe Bizans" yaklaşık 2 milyon izleyiciye ulaştı. "Vizontele", 2001de 3 milyonu geçen izlenirlikle "Eşkıya"yı geride bıraktı. Derviş Zaim "Filler ve Çimen", Serdar Akar "Dar Alanda Kısa Paslaşmalar" adlı filmlerine bu yıl imza attı.
Bu tırmanış, ilk yıllarda seyirci sayısına çok fazla yansımadı. TUİKin verilerine göre, 2001 yılı hariç, 1997den 2003 yılına kadar yerli yapımlara 2,5 milyon civarında seyirci ilgi gösterdi.
Türk filmleri için asıl dönüm noktası 2004 yılı oldu. "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak", "Bekleme Odası", "Hababam Sınıfı Merhaba", "Neredesin Firuze", "Mustafa Hakkında Her Şey" gibi filmlerin sinema salonlarına geldiği 2004 yılında, "G.O.R.A" ve "Vizontele Tuuba" ciddi rakamlarda seyirci topladı. Aynı yıl yerli filmleri izleyen toplam seyirci sayısı 6 milyon 657 bine çıktı.
2005te vizyona giren 27 yerli yapımı toplam 6 milyon 795 bin kişi izlerken, Türk sineması 2006da rekor yılını yaşadı. Gösterilen 33 yerli filme 10 milyon 838 bin kişi talep gösterdi. Bunun yanında, o yıllarda "Kurtlar Vadisi-Irak", "Babam ve Oğlum", "Organize İşler", "Hababam Sınıfı Askerde", "Hababam Sınıfı Üçbuçuk" seyirci sayısıyla dikkati çekti.
Türk sinemasında 2006 ve 2007 yılları gişe başarıları ve ödüllerin geldiği yıllar oldu. 2008 ise sinemanın "altın yılı" haline geldi. "Rıza", "120", "Vicdan", "O.. Çocukları", "Recep İvedik", "Devrim Arabaları", "A.R.O.G" ve "Osmanlı Cumhuriyeti" geçen yılın gözde yapımları arasında yer aldı.
Son birkaç yıldır Türk sineması gösterime giren yabancı filmlerle yarışır hale geldi, hatta onları geçti. Bu nedenle Türk halkı "kendi sinemasını en fazla izleyen halk" oldu. Bunlardan geçen yıl gösterime giren ve 31 hafta gösterimde kalarak en yüksek izleyici rekorunu alan 4 milyon 301 bin 641 izleyici ile "Recep İvedik" adlı yapım oldu. Şahan Gökbakarın senaryo yazarlığını ve başrolünü üstlendiği film, aynı zamanda tüm zamanların en çok izlenen Türk filmi unvanını da taşıyor.
Bu filmi sırasıyla 4 milyon 256 bin 566 izleyici ile 2005 yapımı "Kurtlar Vadisi: Irak" ve 4 milyon bin 711 izleyici ile 2003 yapımı "G.O.R.A" izliyor.
Çağan Irmakın yönettiği ve hala sinemalarda gösterilen "Issız Adam" iyi bir çıkış yaptı. Can Dündarın yönetmenliğini ve senaryo yazarlığını üstlendiği "Mustafa" adlı belgesel de 1 milyon seyirciyi aştı.
Son yıllar Türk sinemasının hem ulusal hem de uluslararası arenada birbiri ardına ödüllerin alındığı yıllar oldu.
Örneğin, Cannes Film Festivalinde Nuri Bilge Ceylana "En İyi Yönetmen" ödülünü getiren "Üç Maymun", Oscarda ilk 9 film arasına girerek "aday aday"ı oldu.
Almanyada yaşayan yönetmen Fatih Akının yönettiği "Yaşamın Kıyısında", Özer Kızıltanın yönettiği "Takva", yönetmen Semih Kaplanoğlunun filmi "Yumurta", Abdullah Oğuzun "Mutluluk" adlı filmleri festivallerden eli boş dönmedi.
Yönetmenliğini Mahsun Kırmızıgülün yaptığı "Beyaz Melek", 41. Houston Film Festivalinde, "En İyi Uluslararası Yabancı Film" ve "Jüri Özel En İyi Yönetmen Ödülü" aldı. Ayrıca film, vizyona girdiği 2007 yılında 2 milyon 30 bin 444 kişiyi sinema salonlarına çekti.
1960lı yıllara kadar çekilen film sayısı yaklaşık 100 adettir. 1960 sonrası Yeşilçam da çekilen film sayısı her geçen yıl hızla artmıştır. 1970'li yıllarda televizyonun ortaya çıkmasından sonra sinema sektörü seyirci bulamamaya başlamış ve seks filmi olarak isimlendirilen erotik komedi filmler çekilmeye başlanmıştır.
Cumhuriyet ile atağa geçen, ancak 1980lerde çöküş dönemine giren Türk sineması, 1990larda yeniden yükselişe geçti. Son yıllarda gişe rekorlarına ve ödüllere doymayan Türk filmleri artık Hollywoodun gözde yapımlarını geride bırakır duruma geldi.
Sinemanın doğum gününün 1 Şubat olmasına rağmen, Türk sinemasının başlangıç tarihi 14 Kasım 1914. Osmanlı İmparatorluğunun 1. Dünya Savaşına girdiği ilk günlerde Ayestefanostaki (Yeşilköy) Rus Anıtı yıkılırken, yedeksubay Fuat Uzkınay tarafından görüntülenen ve "Ayestefanostaki Rus Abidesinin Yıkılışı" adlı tarihi belgesel ilk Türk filmi olarak kabul ediliyor.
Cumhuriyetin ilanı ve sinema tekniklerinin gelişmesiyle Türk sinemasının "Yeşilçam Dönemi" başladı. Filmler dönemlere uygun olarak ya tiyatro eserleri ve romanların uyarlamaları ya da yabancı filmlerin Türkçe versiyonu olarak piyasaya çıktı. Türk halkının sinema perdesine ilgisinin artmasıyla da film çekimleri gün geçtikçe artı. Nitekim, Türk sinemasında en fazla film 1914-1973 yılları arasında üretildi ve bu dönemde tam 3 bin 359 film çekildi. En fazla film çekilen yıl da "türler sineması" olarak nitelendirilen bu döneme rastlıyor;
1972 yılına. O yıl tam 301 film yapıldı. Bunun yanında film sayıları 1966da 239, 1967de 209, 1971de 265 ve 1973de 209 gibi önemli rakamlardaydı. Bu yıllar Türk sinema tarihinde önemli bir yere sahip oldu.
Bu dönemi izleyen 1974-1990 yılları arasında ise üretilen film sayısı 2 bin 219a düştü. 1975 yılında 225, 1979da 193, 1974te 189 film çekilirken, 1980-1983 yıllarında yapılan film sayısı ortalama 70 civarında kaldı. Sosyal içerikli fantastik filmler, 12 Eylül filmleri, arabesk filmler, seks komedileri nedeniyle eleştirilen bu dönem, aynı zamanda Türk sinemasının yurt dışında ödüller aldığı bir dönem de oldu.
Bu dönemde Yılmaz Güneyin senaryosundan Şerif Görenin yönettiği "Yol " filmi, 1982 Cannes Film Festivalinde en iyi film seçildi ve Altın Palmiye Ödülünü Costa Gavras ile paylaştı. 1990lara doğru çekilen film sayısı ise maliyetlerin yüksekliği nedeniyle giderek düştü.
1990
Ancak, 1990lı yıllar, "büyük çöküşü" 1980lerde yaşayan Türk sinemasının, tekrar eski günlerine dönemese de "Anka Kuşu gibi küllerinden yeniden doğmasını" temsil etti.
Nitekim, 1996da vizyona giren "Eşkıya"nın 2,5 milyon kişilik hasılata ulaşmasıyla Türk sineması için umut doğdu. Bu rakam, o dönem için büyük bir izleyici rekoruydu. Ardından seyirciler, 1997de "Ağır Roman", "Masumiyet" ve "Hamam"; 1998de "Gemide", "Akrebin Yolculuğu" ve "Hoşçakal Yarın"; 1999da "Propaganda", "Her Şey Çok Güzel Olacak", "Gülün Bittiği Yer", "Salkım Hanımın Taneleri", "Harem Suare" ve "Mayıs Sıkıntısı" gibi peş peşe birçok popüler ve sanat filmini görme fırsatı buldu.
1990lı yılların en fazla film üretilen dönemi 1993-1994 dönemi oldu. En az film de 20 film ile 1997de çekildi.
Bu dönem, Türk sinemasının yurt dışında çok sayıda ödül almasıyla da dikkati çekti. Sinan Çetinin yönettiği "Berlin In Berlin"de oynayan Hülya Avşar, 1993 Moskova Film Festivalinde "En İyi Kadın Oyuncu"; Memduh Ün de "Zıkkımın Kökü" adlı filmi ile 1993 yılında İspanya Sinema Festivalinde "En İyi Yönetmen" ödülünü aldı. Yine, "Tabutta Rövaşata" Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Derneği Jüri Ödülünü, "Hamam" filmi de Cannes Film Festivalinde İtalyan Sinema Yazarları Derneğinin seçiminde "En İyi Film", İtalyada yabancı basının seçiminde "En İyi Yönetmen ve En İyi Müzik" Golden Globe ödüllerini aldılar.
2000
Yerli yapımlar, Amerikan filmlerinin neredeyse tümüne hakim olan pazar payını 2000li yıllardan itibaren düşürmeye başladı. 2000 yılında vizyona giren 15 yerli film arasından "Kahpe Bizans" yaklaşık 2 milyon izleyiciye ulaştı. "Vizontele", 2001de 3 milyonu geçen izlenirlikle "Eşkıya"yı geride bıraktı. Derviş Zaim "Filler ve Çimen", Serdar Akar "Dar Alanda Kısa Paslaşmalar" adlı filmlerine bu yıl imza attı.
Bu tırmanış, ilk yıllarda seyirci sayısına çok fazla yansımadı. TUİKin verilerine göre, 2001 yılı hariç, 1997den 2003 yılına kadar yerli yapımlara 2,5 milyon civarında seyirci ilgi gösterdi.
Türk filmleri için asıl dönüm noktası 2004 yılı oldu. "Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak", "Bekleme Odası", "Hababam Sınıfı Merhaba", "Neredesin Firuze", "Mustafa Hakkında Her Şey" gibi filmlerin sinema salonlarına geldiği 2004 yılında, "G.O.R.A" ve "Vizontele Tuuba" ciddi rakamlarda seyirci topladı. Aynı yıl yerli filmleri izleyen toplam seyirci sayısı 6 milyon 657 bine çıktı.
2005te vizyona giren 27 yerli yapımı toplam 6 milyon 795 bin kişi izlerken, Türk sineması 2006da rekor yılını yaşadı. Gösterilen 33 yerli filme 10 milyon 838 bin kişi talep gösterdi. Bunun yanında, o yıllarda "Kurtlar Vadisi-Irak", "Babam ve Oğlum", "Organize İşler", "Hababam Sınıfı Askerde", "Hababam Sınıfı Üçbuçuk" seyirci sayısıyla dikkati çekti.
Türk sinemasında 2006 ve 2007 yılları gişe başarıları ve ödüllerin geldiği yıllar oldu. 2008 ise sinemanın "altın yılı" haline geldi. "Rıza", "120", "Vicdan", "O.. Çocukları", "Recep İvedik", "Devrim Arabaları", "A.R.O.G" ve "Osmanlı Cumhuriyeti" geçen yılın gözde yapımları arasında yer aldı.
Son birkaç yıldır Türk sineması gösterime giren yabancı filmlerle yarışır hale geldi, hatta onları geçti. Bu nedenle Türk halkı "kendi sinemasını en fazla izleyen halk" oldu. Bunlardan geçen yıl gösterime giren ve 31 hafta gösterimde kalarak en yüksek izleyici rekorunu alan 4 milyon 301 bin 641 izleyici ile "Recep İvedik" adlı yapım oldu. Şahan Gökbakarın senaryo yazarlığını ve başrolünü üstlendiği film, aynı zamanda tüm zamanların en çok izlenen Türk filmi unvanını da taşıyor.
Bu filmi sırasıyla 4 milyon 256 bin 566 izleyici ile 2005 yapımı "Kurtlar Vadisi: Irak" ve 4 milyon bin 711 izleyici ile 2003 yapımı "G.O.R.A" izliyor.
Çağan Irmakın yönettiği ve hala sinemalarda gösterilen "Issız Adam" iyi bir çıkış yaptı. Can Dündarın yönetmenliğini ve senaryo yazarlığını üstlendiği "Mustafa" adlı belgesel de 1 milyon seyirciyi aştı.
Son yıllar Türk sinemasının hem ulusal hem de uluslararası arenada birbiri ardına ödüllerin alındığı yıllar oldu.
Örneğin, Cannes Film Festivalinde Nuri Bilge Ceylana "En İyi Yönetmen" ödülünü getiren "Üç Maymun", Oscarda ilk 9 film arasına girerek "aday aday"ı oldu.
Almanyada yaşayan yönetmen Fatih Akının yönettiği "Yaşamın Kıyısında", Özer Kızıltanın yönettiği "Takva", yönetmen Semih Kaplanoğlunun filmi "Yumurta", Abdullah Oğuzun "Mutluluk" adlı filmleri festivallerden eli boş dönmedi.
Yönetmenliğini Mahsun Kırmızıgülün yaptığı "Beyaz Melek", 41. Houston Film Festivalinde, "En İyi Uluslararası Yabancı Film" ve "Jüri Özel En İyi Yönetmen Ödülü" aldı. Ayrıca film, vizyona girdiği 2007 yılında 2 milyon 30 bin 444 kişiyi sinema salonlarına çekti.
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 12
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 9
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 11
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 10
- Cevaplar
- 1
- Görüntüleme
- 8