- Katılım
- 7 Eki 2010
- Konular
- 9,213
- Mesajlar
- 34,101
- Reaksiyon Skoru
- 4,131
- Altın Konu
- 1
- TM Yaşı
- 15 Yıl 8 Ay 17 Gün
- Başarım Puanı
- 400
- MmoLira
- 183
- DevLira
- 0
HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Konumuz özellikle insan üreme mekanizmaları odaklıdır. Bunun nedeni ise bu konunun diğer üreme sistemleri konularına göre bizlere daha çok ilgilendirmesi çok daha ilgi çekici olmasıdır.
Konu öylesine hassas ince ve ayrıtılıdır ki gerçek bir yaratılış mucizesi olan bu muazzam ve o derece de esrarengiz olaylar dizisinin sırlarını yeterince keşfedebilmiş değiliz. Bu nedenle vereceğimiz bilgiler çok basit ve yüzeysel kalacaktır.
Yazı dizilerimizin gerçek amacı varoluş denen muazzam olgunun rastlantılarla oluşup oluşamayacağını araştırmak ve gerçeği bulmak olduğundan yazılarımızı bu yönden yorumlamak ve değerlendirmek gerekir.
YAZILARIMIZI TERSİNİM VE EVRİM TEORİLERİNİN ÖNGÖRÜLERİNİ DİKKATE ALARAK VE KIYASLAYARAK YORUMLAMAK GERÇEĞİ BULMA YOLUNDA EN ÖNEMLİ BİR İLK ADIM OLACAKTIR.
DOĞRU KIYASLAYIP YORUMLAMAK İÇİN DE HER İKİ TEORİNİN TEMEL VARSAYIMLARINI BİLMEK GEREKİR.
= = =
= = =
= = =
Canlılarda Üreme Sistemleri: Dünya üzerinde yüz binlerce türe en az bir o kadarda farklı çeşide ait milyarlarca canlı vardır. Her canlı gibi bunlara da belirli bir ömür biçilmiştir. Uzun ya da kısa bir yaşamdan sonra ölüp gideceklerdir.
Bu tersinimin kaçınılmaz bir sonucudur. Eğer üreme sistemi olmasaydı bu canlıların tümü belirli bir süre içinde yok olup gideceklerdi.
Canlılarda üreme devamlı bir YENİLENME şeklidir.
Bu nedenle canlılardaki üreme sistemleri yaşam devamlılığının gerçek nedenidir. Üreme sistemleri olmasaydı dünyamızda canlılıktan söz edilemezdi.
Bu nedenle üreme sistemleri diğer yaşamsal sistemler ile birlikte ilk anlardan itibaren mükemmel (eksiksiz tam işlerlik sahibi ve acil) olmak zorundadır.
Yarım eksik işlerliği tam olmayan uzun süreçlere yayılmış oluşumlar yararsızdır. Bu nedenle kademeli evrim en azından üreme konusunda geçersiz olur.
Canlılardaki üreme sistemleri; bu sistemin başlangıcı olan üreme ihtiyacını hissedişin dürtüsü yavrunun oluşumu yeni oluşan yavrunun korunma ve beslenme mekanizmaları ile birlikte kesin olarak basite indirgenemez kompleks sistemlerin bütünselliğindedir.
Bunlardan bir tanesinin eksikliği ya da yokluğu en azından o canlı türünün yok olması demektir.
Bu bütünsellik uzun sayılabilecek bir süreci de kapsar.
Bu sürecin başı ortası ve sonu sonucu hayati öneme sahip olan bütünselliği bozmaması için çok hassas ince ve detaylı planlamalar gerektirir.
Aksi halde basite indirgenemez kompleks sistemlerin bütünselliğinde olan bu hayati oluşumda meydana gelecek her hangi bir aksaklık üremeyi durduracak dolaysıyla o canlı türünün yok olmasına neden olacaktır.
Bu oluşum öylesine hayati bir önem taşır ki hiç bir şekilde şansa rastlantılara yer verilemez.
Bu olayı son derece karmaşık kimyasal yapılardan oluşmuş hormonların canlılar üzerindeki etkileri olarak yorumlayıp basite indirgemeye çalışmak; bir iradeye sahip olmayan sadece karmaşık kimyasal maddelerden oluşmuş bu hormonların; uzun sayılabilecek bir süreci de kapsayan kompleks sistemlerin bütünselliğini nasıl oluşturduğu sorusunu gündeme getirir ki bu sorunun basite indirgenmiş hiç bir yanıtı yoktur.
Canlılar çok sayı ve çeşitte basite indirgenemez yöntemlerle ürerler. Her canlı türün kendine özel bir üreme sistemi vardır.
Bu sistem sadece yavrunun ortaya çıkması üzerine kurulmamıştır. Yavru ortaya çıktıktan sonraki gelişim sürecini de kapsar.
Örneğin penguenler sıcaklığın eksi kırk derecelere kadar düştüğü kutuplarda yaşarlar. Bu ortama uyum sağlamaları için vücutları kalın bir yağ tabakasıyla kaplanmıştır.
Besinleri çok hızlı bir şekilde kullanıma hazır hale getiren bir sindirim sistemine de sahiptirler.
Canlılar dünyasında hayli ilginç üreme mekanizmaları vardır ve hemen hemen tüm canlılar yavrularının üzerlerinde titrerler onlara kol kanat germeye çalışırlar ve inanılmaz fedakârlıklarda bulunurlar.
Canlıların bu çok yönlü kompleks davranışlarını basite indirgeyip bazı kimyasal maddelerin canlılar üzerlerindeki etkisidir deyip geçiştirivermek bu harikulade olayı gerektiği gibi anlamamak ve değer vermemekle eşteştir.
Bu bölümde sadece canlılardaki üreme sisteminin yaşam için ne kadar hayati olduğunu belirtmekle yetineceğiz.
Canlılardaki üreme sistemleri konusundaki ayrıntılı bilgileri canlılarla ilgili bölümlerde ayrı ayrı bulabilirsiniz.
= = =
Bir olgunun canlılık olarak tanımlanabilmesi için beslenme üreme -korunma savunma çevreye uyum niteliklere eksiksiz sahip olması gerekir.
Bu niteliklerden herhangi birine eksiksiz sahip olmayan olgular canlı olarak nitelenemez. Her niteliğin ayrı ayrı basite indirgenemez kompleks sistemlerin bütünselliğinde olması tüm varoluş gibi canlılığı da rastlantıların eseri olarak tanımlayıp yorumlayan evrim teorisinin içinden çıkamadığı dev sorunlardan sadece biridir.
Canlıların üreme sistemleri en ilkel kabul edilenden en gelişkini zannedilen insana kadar ilginç şaşırtıcı ve gerçek birer varoluş mucizeleridir.
Bu bölümde örnek olarak insanların üreme sistemleri konusunda bazı bilgiler vereceğiz.
Önce şunu belirtelim ki vereceğimiz bilgiler insanların üreme sistemlerinin ayrıntılı hassas ve kompleks bütünselliğinin yanında son derece yüzeysel kalmakta gelişen teknoloji ve bilim her gün milyonlarca defa gözlerimizin önünde gerçekleşen bu var oluş mucizesinin sırlarını azar azar da olsa ortaya koymakta bizleri defalarca şaşırtıp hayran bırakmaktadır.
Her zamanki gibi amacımız varoluş konusunda gerçekleri arayıp bulmaktır.
Sayın okuyucularımızın ilk amaçları objektif ve bilimsel olması yolunda son derece titizlik gösterdiğimiz bu konuda da tüm mekanizmalarıyla önce evrimi ardından tersinimi sorgulamak olmalıdır.
Konu öylesine hassas ince ve ayrıtılıdır ki gerçek bir yaratılış mucizesi olan bu muazzam ve o derece de esrarengiz olaylar dizisinin sırlarını yeterince keşfedebilmiş değiliz. Bu nedenle vereceğimiz bilgiler çok basit ve yüzeysel kalacaktır.
Yazı dizilerimizin gerçek amacı varoluş denen muazzam olgunun rastlantılarla oluşup oluşamayacağını araştırmak ve gerçeği bulmak olduğundan yazılarımızı bu yönden yorumlamak ve değerlendirmek gerekir.
YAZILARIMIZI TERSİNİM VE EVRİM TEORİLERİNİN ÖNGÖRÜLERİNİ DİKKATE ALARAK VE KIYASLAYARAK YORUMLAMAK GERÇEĞİ BULMA YOLUNDA EN ÖNEMLİ BİR İLK ADIM OLACAKTIR.
DOĞRU KIYASLAYIP YORUMLAMAK İÇİN DE HER İKİ TEORİNİN TEMEL VARSAYIMLARINI BİLMEK GEREKİR.
= = =
= = =
= = =
Canlılarda Üreme Sistemleri: Dünya üzerinde yüz binlerce türe en az bir o kadarda farklı çeşide ait milyarlarca canlı vardır. Her canlı gibi bunlara da belirli bir ömür biçilmiştir. Uzun ya da kısa bir yaşamdan sonra ölüp gideceklerdir.
Bu tersinimin kaçınılmaz bir sonucudur. Eğer üreme sistemi olmasaydı bu canlıların tümü belirli bir süre içinde yok olup gideceklerdi.
Canlılarda üreme devamlı bir YENİLENME şeklidir.
Bu nedenle canlılardaki üreme sistemleri yaşam devamlılığının gerçek nedenidir. Üreme sistemleri olmasaydı dünyamızda canlılıktan söz edilemezdi.
Bu nedenle üreme sistemleri diğer yaşamsal sistemler ile birlikte ilk anlardan itibaren mükemmel (eksiksiz tam işlerlik sahibi ve acil) olmak zorundadır.
Yarım eksik işlerliği tam olmayan uzun süreçlere yayılmış oluşumlar yararsızdır. Bu nedenle kademeli evrim en azından üreme konusunda geçersiz olur.
Canlılardaki üreme sistemleri; bu sistemin başlangıcı olan üreme ihtiyacını hissedişin dürtüsü yavrunun oluşumu yeni oluşan yavrunun korunma ve beslenme mekanizmaları ile birlikte kesin olarak basite indirgenemez kompleks sistemlerin bütünselliğindedir.
Bunlardan bir tanesinin eksikliği ya da yokluğu en azından o canlı türünün yok olması demektir.
Bu bütünsellik uzun sayılabilecek bir süreci de kapsar.
Bu sürecin başı ortası ve sonu sonucu hayati öneme sahip olan bütünselliği bozmaması için çok hassas ince ve detaylı planlamalar gerektirir.
Aksi halde basite indirgenemez kompleks sistemlerin bütünselliğinde olan bu hayati oluşumda meydana gelecek her hangi bir aksaklık üremeyi durduracak dolaysıyla o canlı türünün yok olmasına neden olacaktır.
Bu oluşum öylesine hayati bir önem taşır ki hiç bir şekilde şansa rastlantılara yer verilemez.
Bu olayı son derece karmaşık kimyasal yapılardan oluşmuş hormonların canlılar üzerindeki etkileri olarak yorumlayıp basite indirgemeye çalışmak; bir iradeye sahip olmayan sadece karmaşık kimyasal maddelerden oluşmuş bu hormonların; uzun sayılabilecek bir süreci de kapsayan kompleks sistemlerin bütünselliğini nasıl oluşturduğu sorusunu gündeme getirir ki bu sorunun basite indirgenmiş hiç bir yanıtı yoktur.
Canlılar çok sayı ve çeşitte basite indirgenemez yöntemlerle ürerler. Her canlı türün kendine özel bir üreme sistemi vardır.
Bu sistem sadece yavrunun ortaya çıkması üzerine kurulmamıştır. Yavru ortaya çıktıktan sonraki gelişim sürecini de kapsar.
Örneğin penguenler sıcaklığın eksi kırk derecelere kadar düştüğü kutuplarda yaşarlar. Bu ortama uyum sağlamaları için vücutları kalın bir yağ tabakasıyla kaplanmıştır.
Besinleri çok hızlı bir şekilde kullanıma hazır hale getiren bir sindirim sistemine de sahiptirler.
Canlılar dünyasında hayli ilginç üreme mekanizmaları vardır ve hemen hemen tüm canlılar yavrularının üzerlerinde titrerler onlara kol kanat germeye çalışırlar ve inanılmaz fedakârlıklarda bulunurlar.
Canlıların bu çok yönlü kompleks davranışlarını basite indirgeyip bazı kimyasal maddelerin canlılar üzerlerindeki etkisidir deyip geçiştirivermek bu harikulade olayı gerektiği gibi anlamamak ve değer vermemekle eşteştir.
Bu bölümde sadece canlılardaki üreme sisteminin yaşam için ne kadar hayati olduğunu belirtmekle yetineceğiz.
Canlılardaki üreme sistemleri konusundaki ayrıntılı bilgileri canlılarla ilgili bölümlerde ayrı ayrı bulabilirsiniz.
= = =
Bir olgunun canlılık olarak tanımlanabilmesi için beslenme üreme -korunma savunma çevreye uyum niteliklere eksiksiz sahip olması gerekir.
Bu niteliklerden herhangi birine eksiksiz sahip olmayan olgular canlı olarak nitelenemez. Her niteliğin ayrı ayrı basite indirgenemez kompleks sistemlerin bütünselliğinde olması tüm varoluş gibi canlılığı da rastlantıların eseri olarak tanımlayıp yorumlayan evrim teorisinin içinden çıkamadığı dev sorunlardan sadece biridir.
Canlıların üreme sistemleri en ilkel kabul edilenden en gelişkini zannedilen insana kadar ilginç şaşırtıcı ve gerçek birer varoluş mucizeleridir.
Bu bölümde örnek olarak insanların üreme sistemleri konusunda bazı bilgiler vereceğiz.
Önce şunu belirtelim ki vereceğimiz bilgiler insanların üreme sistemlerinin ayrıntılı hassas ve kompleks bütünselliğinin yanında son derece yüzeysel kalmakta gelişen teknoloji ve bilim her gün milyonlarca defa gözlerimizin önünde gerçekleşen bu var oluş mucizesinin sırlarını azar azar da olsa ortaya koymakta bizleri defalarca şaşırtıp hayran bırakmaktadır.
Her zamanki gibi amacımız varoluş konusunda gerçekleri arayıp bulmaktır.
Sayın okuyucularımızın ilk amaçları objektif ve bilimsel olması yolunda son derece titizlik gösterdiğimiz bu konuda da tüm mekanizmalarıyla önce evrimi ardından tersinimi sorgulamak olmalıdır.



