HERAKLES Otomatik Avlı kalıcı sunucu. 19 Haziran'da açılıyor. Atius & Wizard güvencesiyle hemen kayıt ol, ön kayıt ödülleri aktif. HEMEN TIKLA!
Karşıt Tepki Kurma (Reaction-Formation)
Savunma mekanizmaları gerek kişinin ortama adaptasyonunda ve gerekse gelişiminde çok önemli bir rol oynar. Kişilik Gelişiminin en göze çarpan ve önemli gerçeklerinden biri onun sürekli olarak değişimidir. Bu değişim hayat boyunca devam etmekle beraber en belirgin olarak bebeklik çocukluk ve ergenlik devrelerinde gözlemlenir. Gelişim süresince ego yapısal olarak farklılaşır dinamik olarak da enerjinin dürtüsel kaynakları üzerine olan kontrolünü arttırır.
Tüm kişilikte oluşa gelen değişiklikler beş koşulun sonucu ortaya çıkar.
* Olgunlaşma
* Dış dünyadan kaynaklanan ve düş kırıklığı ile sonuçlanan üzüntü verici uyarılar
* Kişisel yetersizlikler
* Sıkıntı
Kişinin olgunlaşma süreci içinde karşılaştığı tüm engelleyiciler ve bunlarla savaşımı bu engelleri yenme yolunda ortaya koyduğu uğraş onun kişiliğini geliştirir. Bu gelişimde ego ait olduğu organizmayı koruma gayretiyle bir takım Savunma Mekanizmaları yaratır. Normal veya nörotik her şahıs hayata uyumda bu savunma mekanizmalarından birini veya birkaçını kullanır.
Özetle Kişilik Davranışları = Gelişim + Savunma Mekanizmaları diyebiliriz.
*Çoğu kişinin farkında olmadan günlük yaşamında kullandığı karşıt tepki oluşturma mekanizmasını. Genelde nörotik hal alan karşıt tepki oluşturma eminim size çok da yabancı gelmeyecektir
Kişi kendi içindeki bilinçdışı dürtü ve eğilimlerin tam karşıtı tepkiler vererek de benliğini savunabilir. Örneğiniçindeki kin nefret ve kabalık eğilimlerine karşı kişi aşırı derecede kibar ve nazik; pislik ve kirlilik eğilimlerine karşı anormal derecede titiz ve temizlik düşkünü olabilir. Benlikçe kabul edilmeyen birçok dürtü ve gereksinimler aşırı baskıcı bağnaz ahlakçı bir tutumla bastırılmaya çalışılabilir.
***
Birey esas güdüsünün tam tersi bir güdüye sahip olduğuna inanarak esas güdüsünü gizleyebilir. Örneğin manevi huzursuzluğa düşen başkasına karşı derin bir kin duyan biri bunu örtmek için yapay bir sevgi davranışına bürünebilir.
Bu durumda saldırgan ve olumsuz duygular daima bu sevgi örtüsü altında kalırlar. Bazı üvey anneler eşlerinin eski çocuklarına yapmacık ve gösterişle bir sevgi gösterirler. Bazen görülen bu davranışlar karşı tepki geliştirmeye örnektir.
***
Suçluluk duygusu yaratan tehlikeli istekler çok yoğun olduğunda bunların baskı altında tutulması da güçlendiğinden kişi bu isteklerinin tam karşıtı olan bilinçli tutum ve davranışlar geliştirerek kendini korumaya çalışır.
Bu şekilde baskıya alınmış düşmanca duygular sevgi gösterileriyle saldırgan istekler sevecenlikle cinsel istekler ahlak savunuculuğuyla eşcinsel eğilimler karşı cinse yönelik abartılmış ilgi ve etkinliklerle maskelenir.
Böylece kişi içsel dürtülerine kesin engeller koyarak baskı mekanizmasını pekiştirir ve duygularını bilinç düzeyinden uzak tutmuş olur. Karşıt-tepki mekanizmasını kullanan kişiler kendi yaşamlarını olduğu gibi yakın çevresindeki insanların davranışlarını da baskı altında tutma eğilimindedirler.
Yaşam alanlarını dar tutarak kendilerini koruduklarından içsel isteklerini kışkırtabilecek her türlü değişikliğe ve yeniliğe karşı çıkarlar.
Savunma mekanizmaları gerek kişinin ortama adaptasyonunda ve gerekse gelişiminde çok önemli bir rol oynar. Kişilik Gelişiminin en göze çarpan ve önemli gerçeklerinden biri onun sürekli olarak değişimidir. Bu değişim hayat boyunca devam etmekle beraber en belirgin olarak bebeklik çocukluk ve ergenlik devrelerinde gözlemlenir. Gelişim süresince ego yapısal olarak farklılaşır dinamik olarak da enerjinin dürtüsel kaynakları üzerine olan kontrolünü arttırır.
Tüm kişilikte oluşa gelen değişiklikler beş koşulun sonucu ortaya çıkar.
* Olgunlaşma
* Dış dünyadan kaynaklanan ve düş kırıklığı ile sonuçlanan üzüntü verici uyarılar
* Kişisel yetersizlikler
* Sıkıntı
Kişinin olgunlaşma süreci içinde karşılaştığı tüm engelleyiciler ve bunlarla savaşımı bu engelleri yenme yolunda ortaya koyduğu uğraş onun kişiliğini geliştirir. Bu gelişimde ego ait olduğu organizmayı koruma gayretiyle bir takım Savunma Mekanizmaları yaratır. Normal veya nörotik her şahıs hayata uyumda bu savunma mekanizmalarından birini veya birkaçını kullanır.
Özetle Kişilik Davranışları = Gelişim + Savunma Mekanizmaları diyebiliriz.
*Çoğu kişinin farkında olmadan günlük yaşamında kullandığı karşıt tepki oluşturma mekanizmasını. Genelde nörotik hal alan karşıt tepki oluşturma eminim size çok da yabancı gelmeyecektir
Kişi kendi içindeki bilinçdışı dürtü ve eğilimlerin tam karşıtı tepkiler vererek de benliğini savunabilir. Örneğiniçindeki kin nefret ve kabalık eğilimlerine karşı kişi aşırı derecede kibar ve nazik; pislik ve kirlilik eğilimlerine karşı anormal derecede titiz ve temizlik düşkünü olabilir. Benlikçe kabul edilmeyen birçok dürtü ve gereksinimler aşırı baskıcı bağnaz ahlakçı bir tutumla bastırılmaya çalışılabilir.
***
Birey esas güdüsünün tam tersi bir güdüye sahip olduğuna inanarak esas güdüsünü gizleyebilir. Örneğin manevi huzursuzluğa düşen başkasına karşı derin bir kin duyan biri bunu örtmek için yapay bir sevgi davranışına bürünebilir.
Bu durumda saldırgan ve olumsuz duygular daima bu sevgi örtüsü altında kalırlar. Bazı üvey anneler eşlerinin eski çocuklarına yapmacık ve gösterişle bir sevgi gösterirler. Bazen görülen bu davranışlar karşı tepki geliştirmeye örnektir.
***
Suçluluk duygusu yaratan tehlikeli istekler çok yoğun olduğunda bunların baskı altında tutulması da güçlendiğinden kişi bu isteklerinin tam karşıtı olan bilinçli tutum ve davranışlar geliştirerek kendini korumaya çalışır.
Bu şekilde baskıya alınmış düşmanca duygular sevgi gösterileriyle saldırgan istekler sevecenlikle cinsel istekler ahlak savunuculuğuyla eşcinsel eğilimler karşı cinse yönelik abartılmış ilgi ve etkinliklerle maskelenir.
Böylece kişi içsel dürtülerine kesin engeller koyarak baskı mekanizmasını pekiştirir ve duygularını bilinç düzeyinden uzak tutmuş olur. Karşıt-tepki mekanizmasını kullanan kişiler kendi yaşamlarını olduğu gibi yakın çevresindeki insanların davranışlarını da baskı altında tutma eğilimindedirler.
Yaşam alanlarını dar tutarak kendilerini koruduklarından içsel isteklerini kışkırtabilecek her türlü değişikliğe ve yeniliğe karşı çıkarlar.
