Türkiye'de ilk Mobil & PC Aynı Anda Metin2 Oyna. Triarchonline kalıcı ve uzun ömürlü yapısı ile 24 Temmuz'da açılıyor. | 1-99 Mobil Metin2 Triarch HEMEN TIKLA!
Beğenilen başarılı güzel kusursuz değerli değer verilen önemsenen sevilen bir kişi olmayı; kendini değerli benzersiz önemli üstün farklı bir kişi olarak hissetmeyi kim istemez ki? Fakat kibirli olarak nitelenebileceğini düşündüğünden bunları hiç kimse açık açık dile getirmez. Kendini herkesten üstün tutmabaşkalarına yüksekten bakma huyu büyüklenme olarak tanımlanan kibir toplumumuzda hoş görülmez. Tam tersi alçakgönüllülük önemsenir. Kibirliliğe yüklenen anlam öylesine etkilemiştir ki toplumu; bunlarla ilgili içten gelen isteklerin ifade edilmesi bir yana hissedilmesi bile rahatsız edici bir şey olarak yaşanır.
Oysa bu isteklerin günlük yaşamımızı ne kadar etkilediğini görmek için çok fazla çaba harcamaya gerek yoktur. Hiç kimse aynaya yalnız kendisini görmek için bakmaz. Giyimin kuşamın kendisine en yakışanını bulmaya çalışma yalnız eğlence olsun diye yapılmaz. Başkasının nasıl göreceği başkasına nasıl görüneceği ayrı bir zihin uğraşıdır insan için. Yalnız kendisinin göreceği başarıyı elde etmek o kadar da heyecan yaratmaz. Başarılı bulunmak ayrı bir mutluluk kaynağıdır. Hele sevilmek sevildiğini hissetmek insanın en önemli beklentilerindendir.
Günlük yaşamda çok karşılaşılan kırılma darılma gücenme küsme alınma ve geri çekilme de aslında bütün bunların bir göstergesidir. Adam yerine konulmadığınıönemsenmediğini değer verilmeğini sevilmediğini düşünen herkes bunları yaşar. En yakınındaki insana bile kırılmayan gücenmeyen ya da küsmeyen kimse yoktur.
Kişinin kendisini değerli benzersiz önemli üstün farklı bir kişi olarak hissetmesi psikolojik doyum yaratan yaşantılardır. Hiç kimseye yabancı değildir bu duygular. Herkes kendini değişen oranlarda sevme güzel bulma başarılı bulma sevilen birisi olarak görme gereksinimi içindedir. İnsanlar bunları hissettiren insanlarla daha çok birlikte olmak ister bunları yaşattıran ortamlarda bulunmak ister. Yaşandığında hoş duygulardır; hep aranılır o nedenle. Türkçeye özsevi olarak çevirdiğimiz narsisizm kişinin kendisini sevmesidir. Başka bir deyişle narsisizm kişinin kendisi ile ilgili hissettiği değerlilik beğeni benzersizlik üstünlük duygularıdır. Kendini sevme biçimi insandan insana büyük farklılıklar gösterir. Kendini seven bazı insanlarla (kendilerini başkalarını yaşamı seven kişiler) birlikte olmak istenen-aranan bir durum iken bazıları (burnundan kıl aldırmayan kişiler) ile birlikte olmak itici bir durumdur. Başka bir deyişle bir uçta diğer insanlarla ilişkileri besleyen ve psikolojik bir gereksinim olarak bütün insanlarda varolan kendini sevme (normal narsisizm) diğer uçta ise diğer insanlarla ilişkileri baltalayan sahte kendini sevme (patolojik narsisizm) bulunmaktadır. Bu ikisini ayırt edebilmek bazı durumlarda çok zor olmakla birlikte kişiler arası ilişkilerin niteliğine bakıldığında narsisizmin patolojik boyutlarını ayırt etmek mümkün olabilmektedir. Diğer insanlarla birlikteyken karşıdaki/diğeri için ne yaptığı ve ne hissettiği önemli ipuçlarıdır.
Genel olarak düşünüldüğünün tam tersine kişinin kendisi hakkındaki olumlu duygu ve düşünceleri (kendini sevmesi normal narsisizm) onun başkaları ile olan ilişkilerini olumlu etkiler. Kendisiyle barışık kendisini seven kendisinden memnun bir kişi başkalarını da (kuşku haset ya da kıskançlık duymadan) sever. Bunun oluşabilmesi kişinin kendi olumlu yönlerini görmesi yanında olumsuz yönlerini de rahatsızlık duymadan kendisinin bir parçası olarak kabullenmesini gerekmektedir.
Patolojik narsisizmi olan kişiler dıştan bakıldığında kendini herkesten farklı üstün gören ve kendisini beğenen seven bir insan görünümü çiziyorlarsa da bu yalnız görünümdedir. Bu kişiler daha derinlerde kendilerini değersiz hisseden kişilerdir. Büyüklenmeci tavırlarının altında yatan da tam olarak budur. Patolojik narsisizmde şişirilmiş bir büyüklenmecilik vardır. Kişi bilinçdışı olarak özdeğerinden kuşku duyduğu için şişirilmiş bir özdeğere gereksinmektedir. Bu tür özdeğerlilik duygusu dışarıdan beslenmeye (sürekli övülme beğenildiğini duyma büyüklüğünün onaylanması) gereksinim duyar. Bu tür narsisizm kişiyi eleştiriye aşırı duyarlı hale getirir; kendi değerlilik duygularını etkileyen her türlü etkiye (eleştirilme küçük düşme başarısızlık) duyarlıdırlar ve bu tür durumlarda çok öfkelenir ve depresyon yaşarlar. Patolojik narsisizmi olan kişilerin başkalarını sevebilme yetenekleri yoktur. İnsanlarla ilişkilerinde önemsedikleri tek konu kendi büyüklüklerinin onaylanmasıdır. Karşısındaki insanın istek gereksinim ve duyguları onlar için hiç önemli değildir. Kendisini daha değerli hissetmek için karşıdakini değersizleştirmek onu yoksamakonu hiç önemsememek gereksinimi içindedirler. Kendini sevebilmesi için diğer insanları aşağılama ya da küçümseme zorunluluğu duyarlar.
Kendisini sağlıklı bir şekilde sevenler mutlu-huzurlu bir yaşam sürdürürken; büyüklenmeci ve şişinmeci bir şekilde kendini sevenleri kıskançlık haset öfke ve depresyon dolu yaşam beklemektedir.
Prof. Dr. Erol Özmen
Oysa bu isteklerin günlük yaşamımızı ne kadar etkilediğini görmek için çok fazla çaba harcamaya gerek yoktur. Hiç kimse aynaya yalnız kendisini görmek için bakmaz. Giyimin kuşamın kendisine en yakışanını bulmaya çalışma yalnız eğlence olsun diye yapılmaz. Başkasının nasıl göreceği başkasına nasıl görüneceği ayrı bir zihin uğraşıdır insan için. Yalnız kendisinin göreceği başarıyı elde etmek o kadar da heyecan yaratmaz. Başarılı bulunmak ayrı bir mutluluk kaynağıdır. Hele sevilmek sevildiğini hissetmek insanın en önemli beklentilerindendir.
Günlük yaşamda çok karşılaşılan kırılma darılma gücenme küsme alınma ve geri çekilme de aslında bütün bunların bir göstergesidir. Adam yerine konulmadığınıönemsenmediğini değer verilmeğini sevilmediğini düşünen herkes bunları yaşar. En yakınındaki insana bile kırılmayan gücenmeyen ya da küsmeyen kimse yoktur.
Kişinin kendisini değerli benzersiz önemli üstün farklı bir kişi olarak hissetmesi psikolojik doyum yaratan yaşantılardır. Hiç kimseye yabancı değildir bu duygular. Herkes kendini değişen oranlarda sevme güzel bulma başarılı bulma sevilen birisi olarak görme gereksinimi içindedir. İnsanlar bunları hissettiren insanlarla daha çok birlikte olmak ister bunları yaşattıran ortamlarda bulunmak ister. Yaşandığında hoş duygulardır; hep aranılır o nedenle. Türkçeye özsevi olarak çevirdiğimiz narsisizm kişinin kendisini sevmesidir. Başka bir deyişle narsisizm kişinin kendisi ile ilgili hissettiği değerlilik beğeni benzersizlik üstünlük duygularıdır. Kendini sevme biçimi insandan insana büyük farklılıklar gösterir. Kendini seven bazı insanlarla (kendilerini başkalarını yaşamı seven kişiler) birlikte olmak istenen-aranan bir durum iken bazıları (burnundan kıl aldırmayan kişiler) ile birlikte olmak itici bir durumdur. Başka bir deyişle bir uçta diğer insanlarla ilişkileri besleyen ve psikolojik bir gereksinim olarak bütün insanlarda varolan kendini sevme (normal narsisizm) diğer uçta ise diğer insanlarla ilişkileri baltalayan sahte kendini sevme (patolojik narsisizm) bulunmaktadır. Bu ikisini ayırt edebilmek bazı durumlarda çok zor olmakla birlikte kişiler arası ilişkilerin niteliğine bakıldığında narsisizmin patolojik boyutlarını ayırt etmek mümkün olabilmektedir. Diğer insanlarla birlikteyken karşıdaki/diğeri için ne yaptığı ve ne hissettiği önemli ipuçlarıdır.
Genel olarak düşünüldüğünün tam tersine kişinin kendisi hakkındaki olumlu duygu ve düşünceleri (kendini sevmesi normal narsisizm) onun başkaları ile olan ilişkilerini olumlu etkiler. Kendisiyle barışık kendisini seven kendisinden memnun bir kişi başkalarını da (kuşku haset ya da kıskançlık duymadan) sever. Bunun oluşabilmesi kişinin kendi olumlu yönlerini görmesi yanında olumsuz yönlerini de rahatsızlık duymadan kendisinin bir parçası olarak kabullenmesini gerekmektedir.
Patolojik narsisizmi olan kişiler dıştan bakıldığında kendini herkesten farklı üstün gören ve kendisini beğenen seven bir insan görünümü çiziyorlarsa da bu yalnız görünümdedir. Bu kişiler daha derinlerde kendilerini değersiz hisseden kişilerdir. Büyüklenmeci tavırlarının altında yatan da tam olarak budur. Patolojik narsisizmde şişirilmiş bir büyüklenmecilik vardır. Kişi bilinçdışı olarak özdeğerinden kuşku duyduğu için şişirilmiş bir özdeğere gereksinmektedir. Bu tür özdeğerlilik duygusu dışarıdan beslenmeye (sürekli övülme beğenildiğini duyma büyüklüğünün onaylanması) gereksinim duyar. Bu tür narsisizm kişiyi eleştiriye aşırı duyarlı hale getirir; kendi değerlilik duygularını etkileyen her türlü etkiye (eleştirilme küçük düşme başarısızlık) duyarlıdırlar ve bu tür durumlarda çok öfkelenir ve depresyon yaşarlar. Patolojik narsisizmi olan kişilerin başkalarını sevebilme yetenekleri yoktur. İnsanlarla ilişkilerinde önemsedikleri tek konu kendi büyüklüklerinin onaylanmasıdır. Karşısındaki insanın istek gereksinim ve duyguları onlar için hiç önemli değildir. Kendisini daha değerli hissetmek için karşıdakini değersizleştirmek onu yoksamakonu hiç önemsememek gereksinimi içindedirler. Kendini sevebilmesi için diğer insanları aşağılama ya da küçümseme zorunluluğu duyarlar.
Kendisini sağlıklı bir şekilde sevenler mutlu-huzurlu bir yaşam sürdürürken; büyüklenmeci ve şişinmeci bir şekilde kendini sevenleri kıskançlık haset öfke ve depresyon dolu yaşam beklemektedir.
Prof. Dr. Erol Özmen
