Ayyıldız2 | 2008 TR Yapısı • 1-99 Orta Emek Destan • Oto Avsız • 10 Temmuz 21:00 HEMEN TIKLA!
Salon kapıları...
Neden seviyoruz Western`i? “Tüfek çıktı, mertlik bozuldu.“ derken niye Western bize adaletsiz görünmüyor? Delikanlı bir havası var, değil mi? Aradığımız kelime bu: “delikanlı“. Serbestliğe rağmen insanların Amerikan çeteleri dönemine kadar büyük gruplar oluşturmamaları sayesinde türeyen yalnız, donanımlı kovboyların delikanlı hayatta kalma mücadelelerini izliyoruz. Düellolar, teke tek hesaplaşmalar, kanunlar, kanun kaçakları, salonlar, salon kapıları... Salon kapıları yahu! Hangimiz başroldeki ağabeyimizin salon kapılarını iki yana savurarak içeri girişini ve düşmanlarını pencereden dışarı atıp yalakta ıslatmasını izlerken gaza gelmedik? Atıyla kanyon başında ay ışığı süzülürken şahlanan kovboy imgesi yer almıyor mu zihnimizde? Sözüm ona, kovboy şapkası ve oyuncak altıpatlar yerine MMORPG ile büyüyen çocukları görüp iç çekmiyor muyuz? Clint Eastwood diye bir adam vardı yaşantımızda. Çocukluğunu şahsım gibi 90 başlarında yaşayanların pek bilmeyeceği üzere; Teksas Tommiks hastalığı vardı ağabeylerimizin. Bu seriler büyüklerimizden bizlere aktarılsa da çizgi roman kültürünün kaybolmasıyla bu güzel alışkanlıklardan da mahrum ettik yeni nesilleri. Western`i anıyoruz, arıyoruz.
At-Avrat-Altıpatlar
Atsız ne kovboy ne de Western düşünülemez. Birçok at cinsi oyun içerisinde bizleri bekliyor. Kendi atımızı ıslık ile çağırma ve bağlama gibi seçeneklerimiz var. Kasabada ya da düz ovalarda sorun teşkil etmese de nehir kenarında bağlanmadan bırakılmış bir atı bulmanız pek mümkün değil. Gerçi atların “bağlasan durmaz“ nitelikleri tezat oluşturuyor bu durumla. Kaybolmaması için bağlıyorsunuz ancak bağladığınız at biraz oyalanıp geri döndüğünüzde kaybolmuş olabiliyor. Islık çalınca dağların, tepelerinden ardından Teletabi misali çıkıp geliveriyor. Yine GTA`ya benzetecek olursak; atları otomobil, at arabalarını da ağır vasıtalar olarak düşünebiliriz. At arabası kullanmanın zevkini anlatmak mümkün değil. Belirli aralıklarla atları kamçılayarak koşturuyorsunuz ve Western filmlerinin uçurum kenarına doğru kontrolden çıkmış halde ilerleyen at arabası figürü gözünüzde canlanıyor. Genellemeyle “araçlarımızın“ belirli bir direnç miktarı var. Atınızı tam hızla koşturduğunuzda sol alt taraftaki mavi direnç göstergesi düşmeye başlıyor. Normal hızda sürmeye devam ederken yeniden doluyor. Uzun süre kullandığınız bir attan sonra başka bir ata binince o göstergenin daha düşük bir üst sınırı olduğu dikkatinizi çekecektir. Bunun sebebi, atların bağlılıkla birlikte dirençlerinin yükselmesi. Yani aynı atı kullandıkça size bağlılığı ve dolayısıyla direnci yükseliyor. Rockstar`dan bir göz okşatıcı detay daha diyor ve oyunda etkileşimde bulunabileceğimiz eşyalardan bahsetmeye geçiyoruz.
Yerleşim birimleri ticaretle kurulur, bildiğimiz gibi. Kasabaları satıcılar olmadan düşünemeyiz. Kahramanımızla uğrayacağımız ilk yer muhtemelen silah tüccarı olacaktır. Uzun mesafeli, pompalı tüfekler, avcı tüfekleri, tabancalar derken Western detaylarına uygun birçok silah oyunda ilerledikçe elimize geçiyor. At, alet-edevat tüccarına gittiğimizde farklı cins ve özelliklerdeki atlar, geçici ya da kalıcı özellikler veren (tavşan ayağı vs.) eşyaların satıldığını görüyoruz. Kendi sağlığımız için ilaç, atımızın direnci için elma gibi sağlık araçları satan eczanemiz de var. Ticaret ve silahlardan bahsetmişken görev harici para kazanma yollarına değinmemek olmaz.
Görev harici para kazanma yolları adı altında prestij kazandırdığımız eylem öldürmek ve çalmak aslında. Öldürdüğümüz düşmanların ellerinden fırlayan silah ve kurşunları almakla kalmayıp cesetlerini soyarak para kazanıyoruz. Kimi zaman düşmanların kasalarına da el atıyoruz. Atmosfere yakışan detaylar bunlarla bitmiyor. Zamanın en popüler uğraşı hazine arayışı sizin de en sevdiğiniz sporlardan birisi haline gelecek. Kötü adamlardan kurtardığınız hazine arayıcılarının verdiği haritalar yardımıyla hazine arayışına girişebiliyorsunuz. Bunun yanında kahramanımız için farklı kıyafetler de bulabiliyoruz. Kıyafet parçalarını tek tek bulmanız gerekiyor öncelikle. Şekilden öte işlevsel faydaları da var kıyafetlerin. Nam salmış bir katil olarak şehirde farklı kıyafetle dolaşmak zorunda kalacağınız örneği yeterince açıklayıcı olmuştur sanırım. Oyunda tren olması tren soygunlarının da olacağını belli ediyor oyuna başlarken. Maverick olma niyetindeyseniz oyunda birkaç çeşit kumar, iddia seçeneği de var. Poker masalarında elinize güvenebilir, elinizin etrafında yaptığınız bıçak oyunlarıyla rakibinizi yenmeye çalışabilir ya da halka atabilirsiniz. En güzel detaylardan birisi olarak, kasabadaki filmleri mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum.
Düşmanlarımız küçümsenmeye gelecek tipler değiller. Bazen saçmalasalar da hızlı davranmaz ya da siper almazsanız işinizi oracıkta bitirebiliyorlar. Siper alabiliyorsunuz, evet. Rockstar bunu da düşünmüş maalesef; harıl harıl not kıracak yer aramaktayım. Kayalara, binalara, her türlü siper alınabilecek yere sığınıp düşmanlarınızı indirmek için uygun zamanı bekliyorsunuz. Zaten siper almadan savaşmak ancak düelloda olur. Siz isteyin, düello da olur. Her an düelloya davet edilebilirsiniz yahut düelloya mecbur kalabilirsiniz. Düelloda kurallar aynı gerçekteki gibi işliyor. Uygun zamanda ve seri hareketle rakibi doğru noktadan isabet ettirmeniz gerekli. Red Dead Revolver`dan hatırlayacağımız “Dead Eye“ burada yardımımıza koşuyor. Rakibi haklayacağınız noktayı görmenize olanak tanıyor. Bitirici bir atış yapamazsanız rakibinizin size yapmaktan çekinmeyeceğinden emin olabilirsiniz. Bir ek tercih olarak elinden vurup pes ettirmeniz de mümkün.
Çoklu oyuncu seçeneğiyle de eğlenceyi katlıyor oyunumuz. 16 kişiye kadar “Free Roam“ başlatıp şehirde özgürce doğuyorsunuz. Gerisi tamamiyle sizin keyfinize kalmış. İsterseniz birbirinizi vurabilir, isterseniz birlikte ortalığı birbirine katabilirsiniz. Çoklu oyuncu seçeneğinde kazandıklarınız karakterinizi kalıcı olarak etkiliyor. Karakterinizi geliştirmenin yanında para ve yeni silahlar da elde edebilirsiniz bu sayede. Seviyesi sizden yüksek diye rakiplerden çekinmeyin; yine yetenek ağır basıyor birbirinizi vuracağınızda. Basite indirgeyecek olursak; Western`e 16 yolcu daha ekliyor bu seçenek. Kaçı haydut kaçı iyi adam olacak, bilinmez.
Genel kriterler
Red Dead Redemption, GTA IV`ün motorunun gelişmiş bir versiyonunu kullanıyor. Bu gelişme oyuncuya hatrı sayılır bir görsel şölen yaşatıyor. Gece-gündüz dengesi, harika ışıklandırmalar, tozlu sarımtrak renklendirmeler ve yansımalar, tozla karışmış ya da pürüzsüz akan nehirler, gerçekçi fırtına efektleri, yüzünüzü okşadığını hissettiğiniz rüzgârlar ve daha niceleri elinizde olmadan o atmosferi gerçekten orada olup yaşamayı istemenize sebep oluyor. Karakter modellemeleri fena değil ancak ana karakterimiz en ince ayrıntısına kadar özenle tasarlanmış. Yara izi, yüz hatları, sakalları ve vücudu kanlı canlı insan izlenimi veriyor. Kaplamalar başarılı, çevre tasarımları mükemmel. Dağın başındaki çete sığınağının kap kacağından umumi tuvaletine kadar detaylar atlanmamış. Euphoria fizik motoru sayesinde atların hareketleri, düzleme göre farklı hareket seyir gösteren at arabaları, insan hareketleri birebir hazırlanmış. Sıkılan her kurşun farklı bir gidişhata sahip oluyor; değişken bir kurşun dinamiği var. Yok, olmuyor, hata bulamıyoruz grafiklerde de.
Ses konusunda Rockstar`ın silah sesleri hakkındaki becerisini zaten biliyoruz. Bu becerisini silahlara, silah seslerinin yankılarına da yansıtmış. Diyaloglar enfes. İnsanlarla oturup kendiniz muhabbet ediyor gibi video ve seslendirmeleri soluksuz takip ediyorsunuz. Düşmanlarınız size saldırırken bir yandan da tehditkâr ifadeler kullanıyorlar. Bulundukları yere göre ses az veya yankılanarak duyuluyor. Ufak, düzeltilebilecek bir hata ancak belirtmeden geçmeyelim; öldürdüğümüz düşmanlarımızın konuşmalarını bazen öldükten sonra duyabiliyoruz. Ölmüş adamın “İşin bitti!“ diye bağırması ilginç oluyor haliyle. Müzikler bangır bangır oyunu inletse tüm atmosferi mahvedebilirdi. Bu konuda da titizlik gösteren Rockstar, temaya uygun, nadiren baskınlaşan müzikler tercih etmiş ve atmosferi bozmak bir kenara, bir hayli desteklemiş. Oynanabilirlik hakkında diyecek pek bir şey yok. Rockstar`ın özgürlüğe dayalı oynanabilirlik sistemini gayet iyi biliyoruz. Oyun kontrollerinde de hiçbir sorun yaşamadım. Zıplama (atlama desek daha doğru olur), eğilme, arkaya bakma gibi hareketliyken kullanılacak aktif tuşların yerleri iyi ayarlanmış. Xbox 360`taki aksiyon oyunlarının klasik tuş düzenine sahip olması sayesinde özgün tuş düzenini değiştirmeden rahatlıkla oynamaya koyuldum. Kamera açısı bildiğimiz üçüncü gözden ancak ceset soyduktan sonra kamera açısının bocalayabilmesi gibi ufak hatalara rastlanılabiliyor bazen.
Düelloyu Rockstar kazanır...
Eleştirme eylemi iyi veya kötü yönlü olmasına rağmen dağarcığımızda hep olumsuz anlamıyla yer edinmiştir. Bir eleştirmen olarak görevimi yerine getirememiş oluyorum bu şartlar altında. Uğraştım, irdeledim ama başaramadım. Uzatmaya hiç gerek yok; oyun Western`i yaşatıyor. Ses efektlerinde bahsettiğim hata, kamera açılarının video sonrasında nadiren yanlış değişmesi ve oyundaki düşmanların yapay zekâlarının bazen bocalaması gibi ufak etkenlerle kırabileceğim yarım puan dışında elim kolum bağlandı. İçerik, grafik, ses, çoklu oyuncu, oynanabilirlik derken hiçbir açıdan vasatlığa bile izin verilmemiş. Şimdi yarım kalan cümlemi bitirebilirim: “Düelloyu Rockstar kazanır ve eleştirmen salonu terk eder.“ İntikamımı almaları ve bu oyundan mahrum kalmalarının hesabını sormaları için PC kovboylarını kasabaya çağırıyorum.
Sizlere harika bir oyunu tanıtmış olmanın mutluluğu ile “eleştirememişliğin“ burukluğu içerisinde cümlelerimi sonlandırıyorum. Başka satırlarda görüşmek üzere dostlar, “ahmet63100“
Şu an konuyu görüntüleyenler (Toplam : 0, Üye: 0, Misafir: 0)
Benzer konular
- Cevaplar
- 3
- Görüntüleme
- 55
- Cevaplar
- 2
- Görüntüleme
- 92
- Cevaplar
- 3
- Görüntüleme
- 189
- Cevaplar
- 0
- Görüntüleme
- 42